09-08-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ellerini Alıştır Vedaya... Ve Duaya...
Ellerini Alıştır Vedaya  Ve Duaya  
Ellerini Alıştır Vedaya  Ve Duaya 
Son defa bakıyorum sana bulutlar, gökyüzü… elveda! Kuşların çığlığı,
s/ağırlığı dünyanın  elveda! Acıyanlarım bana; (da) elleri böğründe
kalanlarım  üzülmeyin; biter bir gün, acı yanlarım… Salkım saçak
sancılarım… elveda!
Ey gel geç Leyla, ey dünya… Ey kör sevdalarım  elveda  Ey, çöllerin
Serabı… Ey, yandıkça yandıran tuzlu suyu denizlerin  elveda  
Atamadığım çığlıklarım  Yollardaki izim  Dinmeyen sızım  Besteleri
boynu bükük sazım  elveda  
Gün b/atımları, hey! Dayanamam bu sarı/solgun bu "olgun" ayrılığa  
Bu her akşamki kıyamete  Ah, ben ki sabahlardan geliyorum 
Birdenbire bu vakitli elveda?
Ellerini alıştır vedaya  Ve duaya…
Bak, avuçlarında tuttuğun zamanlar dağların ardına düştü 
Titrek bir istasyona, çığlık bir v/edaya hazır mısın?
Ne zaman gelir bu giden bahar! Bu kış hangi ölümdür! Sonbahar yaprakları kaç
veda mektubudur! Ömrümüz kaç elveda  Kaç sonbahar, kaç çığlık 
Saydın mı aynalarda değişen yüzlerini  
Ellerini alıştır vedaya  Ve duaya…
Yol uzun  Her adım bir ayrılık  Kapı arkası gurbet ya 
Yaka paça götürüyorlar bizi 
Çocukluğumuzu, gençliğimizi  
Bilsen ki her an bir zelzele  Duysan ki ne velvele  
Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya 
Ve duaya  Her derde devaya 
|
|
|
|