|
Prof. Dr. Sinsi
|
Seni Özledik Ya Muhammmed (S.A.V.)

Seni Özledik Ya MUHAMMMED (s a v )


ALLAHü teâlânın Habîbi, Sevgilisi,
Mahlûkâtın en üstün, en güzel, en iyisi
ALLAH Onu methetmiş, en çok Onu sevmiştir
Bütün ins’e ve cinne "Peygamber" göndermiştir
ALLAH, her Peygambere ismiyle etti hitâb
Ona, “Habîbim” diye buyurmuştur iltifât
Bir âyette, meâlen buyurdu ki Rabbimiz:
(Seni, rahmet olarak gönderdik âleme biz )
Ve yine buyurdu ki: (Sen olmasaydın eğer,
Hiçbir şey yaratmazdım, olmazdı yer ve gökler )
Her Peygamber, kendinin yaşadığı devirde,
Kavminin, her bakımdan üstünüydü o yerde
"Resûl-i zîşân" ise, dünyâ yaratılandan,
Tâ kıyâmete kadar, her devirde, her zaman,
Dünyânın her yerinde gelmiş veyâ gelecek,
İnsanların hepsinden üstündür, bu bir gerçek
Kimse üstün olamaz Ondan hiçbir bakımdan
Onu öyle yaratmış her şeye kâdir olan
Hicretten elli üç yıl önce, "Mekke şehri"nde,
Rebî’ül evvel ayı, onikinci gününde,
Pazartesi gecesi ve sabaha karşı hem,
Dünyâya teşrîfiyle nûrlandı bütün âlem
Hiçbir şey yaratmadan evvelâ cenâbı Hak,
Peygamber-i zîşânın “Nûr”unu eyledi halk
Önce kendi nûrundan latîf, büyük bir “Cevher”,
Yaratıp, o cevherden var oldu başka şeyler
Görünen görünmeyen, her ne ki varsa hattâ,
Hep ondan yaratıldı, ne varsa kâinâtta
İlk var olan bu cevher, “Nûr-u Muhammedî”dir
Rûhun ve her maddenin menşei bu cevherdir
Suâl etti Resûl'e Câbir ibni Abdullah:
(ALLAH, neyi yarattı önce yâ Resûlallah?)
Buyurdu ki: (Her şeyden evvelâ cenâbı Hak,
Senin Peygamberinin Nûr’unu eyledi halk
Yâni benim Nûr’umu, kendinin Nûr’undan hem,
Yarattı ki, o vakit yok idi Lehv ve Kalem
Ne Cennet, ne Cehennem, yer ve gök, Arş-ü felek,
Yok idi ay ve güneş, yoktu hem ins-ü melek )
Vaktâ ki Âdem Nebî, topraktan halk olundu,
Bu “Nûr-u Muhammedî” onun alnına kondu
Kendi rûhu verilip, etrâfını görünce,
Alnındaki parlıyan bu “Nûr”u gördü önce
Sonra da ilhâm ile bildirdi cenâbı Hak
Ona “Ebû Muhammed” diyerek etti hitâb
Dedi ki: (Yâ ilâhî, bana “Ebû Muhammed”
Diye hitâb edersin, acabâ nedir hikmet?)
(Başını kaldır da bak!) buyurdu Hak teâlâ
Kaldırınca gördü ki, yukarda Arş-ı âlâ
Ve nûrdan “Ahmed” diye yazı vardı hem dahî
Hemen suâl etti ki: (Bu, kimdir yâ ilâhî?)
Buyurdu: (Evlâdından, bir büyük Peygamberdir
İsmi, göklerde “Ahmed”, yerlerde “Muhammed”dir
Eğer O olmasaydı, seni halk eylemezdim
Yeri, göğü ve hattâ hiçbir şey var etmezdim )
alıntı
|