Konu
:
Çocuklar İçin Dini Hikayeler - Çocuklara Dini Hikayeler - Dini Hikayeler
Yalnız Mesajı Göster
Çocuklar İçin Dini Hikayeler - Çocuklara Dini Hikayeler - Dini Hikayeler
09-08-2012
#
3
Prof. Dr. Sinsi
Çocuklar İçin Dini Hikayeler - Çocuklara Dini Hikayeler - Dini Hikayeler
Ali Osman’ın Düşü
Raziye SAĞLAM
1960 ların sonuydu
Doğuda küçük bir köyde
Ali Osman birkaç parça eşyasını tahta bavuluna koyup
kapağını kapattı
Odadan çıkmadan
her tarafa son bir kez baktı
Üç göz ker*** evlerinin
bu odasında iki kardeşiyle birlikte yatardı
Bir de kız kardeşi vardı
Ali Osman o sabah erkenden kalkıp hazırlanmıştı
Babasının yanında çömez olarak gurbete gidecekti
14 yaşındaydı ama yaşıtlarından daha büyük gösteriyordu
İlk mektebi geçen yıl bitirmişti
Bütün sene boyunca
kasabadaki ortaokula devam etmek için babasına yalvarmıştı
hatta öğretmeni bile gelip rica etmişti
Ama babası Nuh diyor Peygamber demiyordu
Ali Osman yalvardıkça o aynı acıklı ses tonuyla ‘Ben de isterem oğul
oguyasın
büyük adam olasan ama nidek yoh işte
Paranın gözü kör olsun
’derdi
Aslında para olmadığından değil
okumak ona gereksiz geldiği için göndermemişti okula
Bir gün Ali Osman anasıyla konuşurken duymuştu
‘N’edecek oguyup ta
Tarlada sabanda bana yardım etsin
İlk mektebi bitirdi işte
’O gün karar vermişti Ali Osman ne pahasına olursa olsun düşünü gerçekleştirecekti
Herkesin yaptığı gibi ilk mektep
sonra bağda bahçede çalış
askere gitmeden nişanlanıp evlen
askerlikten sonra köydeki hayatına devam
Ali Osman böyle istemiyordu
Hayatı için kendi istediği şeyleri yapmak istiyordu
Okumak
istediği mesleği seçmek
Köyünü
ailesini çok seviyordu ama burada giderek kaybolduğunu hissediyordu
Köyün bütün erkekleri yazdan güz ortasına kadar tarla işlerini bitirir
güz ortasında gurbete
büyük şehirlere giderlerdi
Ali Osman bu sene ilk gidiyordu
Anası ve gardaşlarıyla vedalaşırken
aslında gurbet için değil de okula gitmek için vedalaşmayı isterdi ama içinden ‘Kader işte
’dedi
Gözleri doldu
İstasyon çok kalabalıktı
Kimileri binmiş
kimileri hala aileleriyle vedalaşıyordu
Ali Osman sırtında yatağı
elinde bavulu ile bineceği sırada son bir kez etrafına bakındı
Uzaktan koşarcasına biri el sallayarak ona doğru geliyordu
Biraz yaklaşınca öğretmeni Kenan olduğunu anladı durup gelmesini bekledi
Yanına gelince eğilip elini öpmek istedi ama sırtında yatağı vardı
Kenan Hoca elini omzuna koyarak nefes nefese;
—Yetişemeyeceğim diye korktum
Sana bu mektubu verecektim
Üzerindeki adrese git Mehmet Hocayı bul
Kendisi beni arkadaşım
Derdini anlat
Gerisini o halleder inşallah
Ali Osman gözleri dolarak hocasına baktı
Bir umut ışığı belirmiş gibiydi
‘Sağ olun var olun Hocam
’derken sesinin titrediğini hissetti
Kompartımanda karşılıklı beşer kişi oturuyordu
İkisi kadındı
Kadınlar ağızlarını örttükleri beyaz tülbentlerinin üstüne büyük yün atkı almışlardı
Çok mahcup duruyorlardı
Hallerinden böyle yolculuklara alışık olmadıkları belliydi
Trenin düdüğü çaldığı anda herkeste bir hareketlenme oldu
Yolcuların çoğu
gurbete gidenler olduğu için
aylar boyunca görüşemeyeceklerdi
Herkes yakınını biraz daha görmek isteğiyle trene yaklaştı
El sallamalar
karşılıklı Allah’a emanet etmelerle birlikte tren hareket etti
Önce yavaş yavaş sonra hızlanarak gardan uzaklaştı
Ali Osman
aynı odada oturduğu bu insanların yüzünde garip bir hüzün hissetti
Kendi de aynı duygular içindeydi ama beraberinde tarif edemediği bir sevinç de vardı
Sanki yeni bir hayata adım atıyor gibiydi
22 saat süren bir yolculuktan sonra Haydarpaşa’ya vardılar
Yolda acıktıkça anasının koyduğu dürümlerden yediler
Haydarpaşa’nın merdivenlerinden inerken temiz hava yüzlerine çarptı
Önlerinde uzanan masmavi dalgalı deniz
uçuşan martılar
vapur bekleyen insanların attığı ekmekleri
simitleri yiyen güvercinler
Her şey kendi köyünden ne kadar farklıydı
Ali Osman tüm gördüklerine dikkatle bakıyor
sanki ilk günden şehri tanımaya çalışıyordu
Süleymaniye de bir hana yerleştiler
Babası yol boyunca ‘Bura bizim oralara benzemez
Gendine mugayyet ol
dikkat et
’ türünden sözlerle onu tembihlemeye çalıştı
O gün dinlendikten sonra
ertesi günü mal almaya gittiler
Çarşı çok büyük ve kalabalıktı
Ama babası gideceği yerleri iyi biliyordu
Çakı
çakmak
el feneri
gaz lambası
tarak
ayna gibi birçok mal aldılar
Bir de küçük el arabası alarak hepsini özenle yerleştirdiler
Ali Osman babasının gerek mal alırken
gerek arabaya dizerken çok heyecanlandığını görüyor
kendi aynı şeyleri hissetmediği için hafiften bir vicdan azabı duyuyordu
Dizme işi bittikten sonra babası;
—Birkaç gün beraber çıkar
hem sokakları hem işi öğrenirsin
Daha sonra ben ayrı çıkarım
dedi
Ali Osman cevap vermedi
Ama ‘Babam başka araba almadan bir fırsatını bulup
Kenan Hoca’nın dediği okulu bulmalıyım ’diye düşündü
O gün geç olduğu için işe çıkmayacaklardı
Ali Osman bunu fırsat bilip ‘Ben biraz dolaşayım baba
’diyerek çıktı
Babası ‘Gaybolun ha! Bilmiyon buraları ’dediyse de dinlemedi
Birkaç sokak geçtikten sonra adresi birine gösterdi
Adam ‘Ben sana Fatih’i tarif edeyim
Oraya varınca Şehremini’yi sorarsın
’dedi
Yarım saat yürüyerek Fatih’e vardı
Yolda gördüğü binalar
arabalar
insanlar her şey dikkatini çekiyordu
Orada tekrar sordu
Geldiğinden daha az yol yürüyerek okulu buldu
İçerinin kokusu kendi okulunu hatırlattı
Gözleri doldu
Sonra verdiği kesin kararı hatırladı
‘Ne pahasına olursa olsun okuyacağım
’ Biraz yürüyünce kalın bıyıklı
gözleri boncuk gibi bir adam; ‘Buyur gardaş kime baktın?’diye sordu
Ali Osman biraz da çekinerek
‘Müdürü görecedim
’dedi
Adam ‘Senin müdürle ne işin olur?’der gibi baştan aşağı süzdü ve ‘Ne yapacan müdürü?’ ‘O’na bir mektup getirdim arkadaşından
’ ‘Ben veririm
’ Ali Osman
sonradan adının Murtaza olduğunu öğrendiği hademeyi zor ikna ederek birlikte müdürün odasına vardılar
Müdür mektubu alınca Murtaza’ya
‘Sen çık
bize iki çay getir
’dedi
Ali Osman hazır olda beklerken yüzünün kızardığını
kalp atışlarının hızlandığını hissetti
Müdür gülümseyerek oturması için işaret etti
Ali Osman ilişir gibi otururken o da mektubu okudu
Aslında Kenan Öğretmen
Ali Osman’ın babasıyla İstanbul’a gideceğini duyunca müdüre mektup yazmış durumu anlatmış ve sonunda ‘Sen bilirsin ne yapacağını
Ali Osman’ın emaneti artık sana
’demişti
—Bizim Deli Kenan seni bize emanet etmiş
Eee artık biz de emanete sahip çıkacağız
Peki
söyle bakalım
babanı nasıl ikna edeceksin?
—Şey Efendim
Şu anda bilmiyorum ama muhakkak bir yolunu bulacağım
Siz de bir kapı açarsanız…
—Ben bir şeyler düşündüm ama
Kaç yaşındaydın sen?
—14 Efendim
—O zaman şöyle yapalım
Sen gel bu sene okulda çalış
Hem Murtaza Efendi’ye hem kooperatife bir yardımcı lazım
Biz de sana
ortaokul kitapları ile okulda kalacak yer ayarlayalım
Bu sene hazırlan
Eğer imtihanı geçersen seneye liseye başlarsın
Ali Osman okuldan ayrılırken heyecandan uçacak gibiydi
Yine kalbi çarpmaya başladı
Koşarak merdivenleri indi
Ne yapacağını bilemez bir halde bahçede bir iki tur koştu
Sonra hiç durmadan dışarı çıkıp Süleymaniye’ye doğru yürümeye başladı
Birden hızlı bir yağmur başladı
Ama o farkında bile değildi
Kulaklarına yağmurun sesi yerine müdürün ‘Seneye liseye başlarsın
’diyen sesi yankılanıyordu
Hana vardığında babası oda arkadaşlarıyla beraber aş pişiriyordu
Eriyen yağın kokusunu duyunca çok acıktığını hissetti
Babası ‘Nerde galdın Ali Osman? Merahtan öldürdün beni
’derken o gelip hemen kurulan sofraya oturdu
‘Üstünü değiştireydin bari
’ O pilavı kaşıklarken
‘Boş ver baba sonra değiştiririm
’dedi
Babası bir yandan yerken bir yandan keyifli keyifli
nasıl çalışacaklarından
neyi kaça satacaklarından bahsetmeye başladı
Ali Osman elindeki kaşığı bırakıp babasının gözlerinin içine bakarak; ‘Baba ben bir iş buldum
’dedi
Babası ne işi diye sormadan çabuk çabuk; ‘Bir okulda hademe yardımcısı oldum
’dedi
Babası o konuşurken gözlerinde aynı ışıltıyı gördü
Köyde ‘Okumak istiyorum
’diye yalvardığı zamanlardaki ışıltıyı
O anda artık ne yapsa ona engel olamayacağını anladı
—Eyi oğlum
Get çalış
Daha ben sana bir şey demiyom
O anda Ali Osman sofradan kalkıp babasının elini öptü
Bu kadar kolay olacağını tahmin etmemişti
Yol boyunca babasını nasıl ikna edeceğinin provasını yapmış olumlu bir sonuca ulaşamamıştı
Şimdi ise okullu sayabilirdi kendini
Yalnız babası onu kucaklarken ‘Burada kalıp evini köyünü unutmak yok tamam mı?’demeyi ihmal etmedi
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul