|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah
ALLAH;
Allah
*Soru:Madem,her şey bir kader defterinde yazılı ve her şey ona göre oluyor;o halde insanlardan niçin hesap soruluyor ve niçin cehenneme gidiyor? Vahdet-ül vucudu açıklarmısın?
Cevap:Evet her şey bir kader defterinde yazılı ve her şey ona göre oluyor;ama, kader defterinde yazılı olduğu için o şey olmuyor
Mesela; Bir insan ne kadar yükseğe çıkarsa hem görüş alanı genişler hem de geleceği de bir manada görebilir Bir meteoroloji uzmanı da uydudan gelen fotoğraflara bakarak bir manada geleceği görebilir Meteoroloji uzmanı, uydudan gelen fotoğraflara ve bilgilere bakarak, görüyor ki, Ülke”nin batısından yağmur bulutları geliyor Bulutların hızını ve yönünü hesaplayarak,hemen defterine şunları yazıyor ”yarın Ülke bulutlu ve yağışlı olacak”
Bulutların gelmesine daha bir gün var Bir gün sonra, Ülke bulutlu ve yağışlı olsa;
Soru: Acaba meteoroloji uzmanı bir gün önceden defterine,bu olayı yazdığı için mi olaylar oluyor?
Yoksa uzman olayları uydudan önceden gördü de mi yazdı?
Cevap;Uzman olayları uydudan önceden gördü de yazdı
Yani;meteoroloji uzmanı; defterine yazdığı için o olaylar olmamakta;fakat olayın öyle olacağını önceden uydudan,görüp, öyle yazmıştır
Mesela;Aklı başında bir adam, bir taksiye binse;taksiciye;”beni çabuk, şu dar, tali yoldan; şu diyara götür dese
Taksici ise;nazik bir biçimde ona;“daha güvenli,doğru ve tehlikesiz, ana bir yoldan,seni daha rahat ve çabuk götürebilirim;hem dediğin yol tehlikeli,dar ve virajlıdır, o yolda başımıza bir kaza gelebilir” diye cevap verse
Ve fakat o adam; taksiciyi zorlasa; ve o tehlikeli,dar, virajlı yolda,bir kaza olsa
Soru:O adam;taksiciye; ”bak senin yüzünden başıma bu kaza geldi” diyebilir mi?
Cevap: Diyemez:Çünkü;kendisi tehlikeli yolu istemiştir Ne zorla arabaya bindirilmiş, nede istemediği bir yoldan götürülmüştür Hem taksiciyi, kendisi zorlamıştır Hem taksici,gerekli uyarıyı da baştan yapmıştır Hem taksici işi gereği; görevini yerine getirmiştir Suç; götüren taksici de değil,tehlikeli yoldan ısrar ile gitmek isteyen; o adamdadır
Hem;küçükler akıl baliğ olunca;yani farık ve mümeyyiz olunca yani iyiyi kötüden fark etmeye başladıklarında; sorumlulukları başlar, amel defterleri açılır Aklı olmayan deli ve mecnunlardan hesap sorulmaz Zorla, cebren imzalatılan senet; hukuken geçerli de değildir
Bir zaman gayet; akıllı, zengin, güçlü ve mahir bir ressam,sadece takdir edilmek amacıyla bir resim sergisi açmış Fakat sahnenin gerisinde durmuş, kendisini konuklara göstermemiş Konuklara her türlü ikramı yapmış Resim sergisini gezen misafirler, harika eserlere bakmışlar;ne kadar güzel resimler diyerek aralarında konuşurlarken, birisi; ressamı göremediği için; “acaba bu harika resimleri kim yapmıştır?” diye bir soru ortaya atmış
Bir kısım insanlar;bu resimler “kendi kendine” olmuştur demişler
Bir kısım insanlar; bu resimleri “tabiat kanunlarının” yaptığını iddia etmişler
Bir kısım insanlar ise; “tabloyu meydana getiren materyaller olan boya, fırça, kağıt, kafa kafaya verip birleşerek, bu harika resimleri meydana getirmiştir” demişler
Bir kısım insanlar ise;harika eserlerin ve ikramların; “ancak akıllı,mahir,güçlü, zengin bir sanatkar tarafından” yapılabileceğini, söyleyip; kendilerine ikramda bulunan,O sanatkarı içeriden, alkışlar ile çağırıp, kendisiyle tanışmış ve teşekkür etmişler
İşte biz de;bu canlı kainatın, tek;sanatkarına,yaratıcısına,Rabb”ine, İlah”ına, Musavvir”ine, Bedii”sine; Allah diyoruz
Bir sanatkarın yaptığı bir eser ile; Allah”ın bir şeyi yaratmasındaki fark şudur ki; sanatkar; Allah”ın yarattığı materyalleri kullanarak ancak bir eser yapabilir
Mesela; bir ressam; boya,fırça vs materyalleri kullanarak ancak cansız bir resim yapabilmektedir Allah ise, bir başkasına veya başka bir şeye muhtaç olmadan ve yine kendisinin yarattığı ve kendi eseri olan zerrecik bir nutfeden, yaklaşık 60 trilyon hücreden, ikiyüz altı kemikten vs müteşekkil koca bir insanı inşa etmekte ve canlı ve cüz-i iradesi, aklı,şuuru,ruhu,duyguları,duyu organları,sinir sistemi vs olan harika bir eser yaratmaktadır
Evet evet;pozitif ilimler;” bu kainat nasıl yaratılmıştır” sorusunu cevaplamaya çalışır Din ise;”bu kainatı kim ve ne için yaratmıştır” sorusunu cevaplamaya çalışır
***Bir eser,sanatkarının bir parçası olmadığı gibi; sanatkar da, eserinin bir parçası değildir Yani mahlukat, Allah”ın bir parçası değil, eseridir Yani vahdet-ül vücudu doğru anlamak gerektir Yoksa Allah mahlukatın bir parçası olsa idi; cehennemde cehennemliklerle birlikte; kendi kendini yakması gibi akla ve mantığa aykırı bir şey olur idi ***
Mesela; bir balona üfleyerek şişiren bir kişinin nefesinin; o balonun içinde olması; o kişinin balonun,bir parçası olduğunu göstermediği gibi;hem balon da o kişiden farklı ve ayrı bir şeydir Hem Allah;Ferd olduğundan,eşi ve benzeri olmadığından; mahlukatın cinsinden olamaz ve Allah; yarattığı hiçbir şeye benzemez
Mesela;bir aynada tezahür eden güneşin timsaline istinaden; o ayna ben güneşim diyemez Belki ben güneşi gösteriyorum diyebilir Hey kendini Nemrut veya Fravun gibi Allah zanneden veya mahlukata bu Allah”tır diyen akılsız; sen kim; Allah kim
Bir esere bakıldığı zaman; eser sahibi unutulmamalı Mana-i harfi ile bakılmalı Yani;Ne güzel bir ayna diyerek, dikkatli ve kem bakıp nazar ile aynanın camını ve aynanın ustasının kalbini kırmamalı “Maşaallah,Fesubhanallah; bu aynanın ustası gerçekten harika ve mahir birisi” diyerek, sanatkarını da sena ve takdir etmeli, ikramları içinde teşekkür etmeli Subhanallahu vebihamdihi demeli
*Soru:Allah”ı kim yaratmıştır?
Cevap:Allah’ı kimse yaratamaz Yaratılan bir şey zaten Allah olamaz
Allah; eşi,benzeri,rakibi, ortağı ve hiçbir şeye muhtaç olmamalı Ölümsüz,ölmeyen ve öldürülemeyen;Ezeli ve Ebedi yani başlangıcı ve sonu olmayan,kusursuz bir şey olmalıdır
Bir varlık; nasıl olur da;başka bir varlık tarafından yaratılmamış, her şeyin tek yaratıcısı, kendisinden evvel hiçbir şeyin olmadığı,kıyametten sonra da bir vakit kendisinden sonra hiçbir varlığın olmayacağı; doğmamış, doğrulmamış, zamandan ve mekandan münezzeh, ölmeyen, varlığı hiç değişmeyen, çok sabırlı, çok merhametli; bir varlık olur?Bu Uluhiyyet sırrı; bizim için, kapalı bir kapı olsun
Farzedelim ki; bir sarayın açık doksan dokuz kapısı olsun Ama bir kapısı kapalı olsun ve sarayın sahibi ancak o kapıyı açabilsin ve anahtarda sadece O”nda olsun Dışarıdan saraya girmeye çalışan biri,açık kapıların herhangi birinden içeri girebilir Ama inat edip, açık kapılardan saraya girmemek ve kapalı kapının önünde durmak; o kapalı kapıyı açamadığı için, bu saraya girilemez demek, saray sahibini;inkar etmek, kabul etmemek, red etmek;hiç akıl karı değildir
Bu sefer biz ;o dessas şeytana; aksi ile kanıt yöntemi ile;şu soruyu soralım
*Peki,Allah yoksa; bu kainatı kim yaratmıştır? Yani resim sergisindeki harika eserleri kim yapmıştır?
Ey şeytan susuyorsun Kibrinden,enaniyetinden,inadından ve kandırdığın dostlarına mahcup olmamak için, Allah”tır diyemiyorsun! Cansız bir eserin bile sanatkarı var iken ve olması lazım iken;canlı bir eserin sahibi evleviyetle, haydi haydi vardır
***Hz Ali”ye bir gün Allah”a ve Ahiret gününe inanmayan birisi gelir ve “insanlar ölünce yok olur;Hem Allah ve Ahiret yoktur”der Hz Ali;o kişiye; ”Ya; varsa” diye cevap verir O kişi;bu ihtimali hiç düşünmemiştim der ***
Evet evet; inanan kişi,inancından dolayı bir şey kaybetmez ama; inanmayan kişi; işini şansa bırakmış olur ki;bu da akıl karı değildir
*Soru:Dua ve tevekkül nedir?Şartları nedir?Niçin her duamız kabul olmuyor?
Cevap:Dua;mahlukatın;Allah”a muhtaç olduğunu anlaması, hissetmesi ve ihtiyacını Allah”a fiili ve kavli arz etmesidir Hem duanın şartları vardır Hem her duada mutlaka kabul edilir diye de bir şey yoktur Fakat her duaya bir cevap vardır Ya dua aynen kabul edilir veya sizin için hayırlı olmadığından kabul edilmez veya ahirete talik edilir,yani ahirette karşılığı verilir
Bir çiftçi, ürün almak için,evvela; toprağını sürecek, tohumu dikecek, sulayacak vs yani; cüz-i iradesini kullanarak, fiili dua edecek
Sonra; küll-i irade sahibi olan, Allah”a;ürün vermesi için kavli,sözlü dua edecek Çünkü bir afet gelir ürünü alıp götürebilir
Mesela;Çekirge,kuraklık ve sel afeti gibi Fiili ve kavli dualardan;yani şartlardan birinin eksik olması neticeye engeldir Hem kavli dua da halisane olmalı;istiğfar,şükür, Peygambere Salat ve Selam ile duaya başlanmalı,mümkün ise;Allah”ın tüm isimleri zikredilmelidir
Önce devemizi sağlam bir kazığa,sağlam bir ip ile bağlamalı, sonra; benim devem kaçmaz veya kaçamaz veya kaçırılamaz dememeli,kavli, sözlü duamızı da hiçbir zaman unutmamalı Devenin dizgini her zaman elinizde olmalı, gerektiğinde o dizgini gevşetmeli, gerektiğinde çekmeli; ama hiçbir zaman dizgini elden bırakılmamalı Her zaman sürünün başında bir çoban olmalı, tedbiri hiçbir zaman elden bırakmamalıdır
Bundan sonra da; Erzurumlu İbrahim Hakkı”nın Marifetname eserinde dediği gibi;”Mevla neyler, neylerse güzel eyler” diyip sabır ile beklemeli; bu kainatın da bir Sultan”ı,Malik”i ve sahibinin olduğu” bilmeli “Hasbunallahu nimel vekil” diyerek;Allah”a; Tevekkül edip,güvenmeli
***Hey gemici kardeş filikayı almayı unutmayasın Hey yüzücü kardeş can yeleği takasın Sakın yanlış anlama;biz sen yüzme bilmiyorsun demiyoruz Allah”a güvenme de demiyoruz Biz diyoruz ki;el ve ayaklarına kramp girdiği zaman boğulma ve kendine de fazla güvenme; tedbiri elden hiçbirzaman bırakma diyoruz Sana gülen olursa da aldırma diyoruz ***
Ey Aziz yolcu, elindeki torbayı, bindiğin geminin üzerine bırak, çünkü ayrıca elde taşıman ve kendine yük etmen hiç akıl karı değildir
Gerekli iş,görev,vazife ve tedbirlerinizi aldıktan sonra da; benim gemimi hiçbir güç batırılamaz veya benim gemim, batmaz,batamaz diyerek, gururlanıp, Gayretullaha toslamamalı
Mesela;bir vakit Tıtanıc isminde, cesim, büyük, bir gemi yapılmış “bu gemiyi Allah bile batıramaz” diye iddia edilmiş O gemi; daha ilk seferinde Allah”ın bir aysbergine toslamış ve batmıştır
Ey Aziz insan;sen bu kainatın Halifesi ve Sultanısın Siz yaprak değilsiniz ki, rüzgar nereye savurursa oraya gidesiniz O halde bir köle gibi değil, bir reis-i cumhur gibi emir ve sorumluluk sahibi ol Dikkat et; sana emanet olarak verilen mülkü ve tebanı ve aileni ve mevcudatı koru Emanete hıyanetlik etme ve bil ki onların her birinden,bir gün mutlaka; bir bir hesaba çekileceksin
***Ayrıca; insanın cüz-i iradesinden başka kendisine ait günahları ve borçları vardır Sevaptaki hissesi ise pek azdır Kötülükte ise tamamen kusur ve günah kendisine ve sebep olan iştirakçilerine aittir ***
Ey Aziz insan;sen, kafa feneri hükmünde olan cüz-i aklın ile ancak dar, kısıtlı ve sınırlı bir alanı aydınlatabilirsin Kendini bir güneş, zan ederek; her şeyi aydınlatamazsın Hem güneş bile sadece dünyanın belli bir yüzünü ancak aydınlatabilmektedir
Her şeye muhtaç olan birisinin, hiçbir şeye muhtaç olmayan ve Samed olan Allah”ın kapısını çalması doğru şeydir Yanlış olan; kişinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını zannetmesi ve dua etmemesidir
Evet evet;oruç;hem insanı terbiye eder,hem Allah”a muhtaç olduğunu hatırlatır Misafirin; babanın çocuğuna ve mazlumun duası ise asla geri çevrilmez
*Soru :Din nedir?Zaten bu din değilmi afyon gibi bizi uyuttu? İlerlememize ve yükselmemize mani oldu!Zaten bütün savaşlarda din yüzünden çıkmadı mı?
Cevab:Din;Hayatın,hayatıdır Din; Medeniyetin ve insanlığın maddeten ve manen yükselmesini, daha iyiye ve ileri gitmesini savunur Hem;İslam dini;bir lokma bir hırka felsefesine,kölelik ve kast sistemine karşıdır Hem savaş esiri de;köle değildir Yarın ölecekmiş gibi, ahirete; hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya teşvik eder İki günü aynı olan ziyandadır, Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir
Haksız yere bir insanı kasten öldüren, tüm insanlığı öldürmüş gibidir Mesela; öldürülen o kişi ihtimal dahilindedir ki, insanlığı kurtaracak önemli bir buluşa imza atabilir veya bir kişinin katli, öldürülmesi; bir dünya savaşına da sebep olabilir Mesela; birinci dünya savaşında olduğu gibi
Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz Yıkıcı değil, yapıcı olunuz Alan el değil, veren el olunuz Cüz-i bir şer için,küll-i bir Hayrı terk etmeyiniz
Mesela;küll-i bir hayır olan ve sayısız mahlukatın susuzluk ihtiyacını gideren yağmurun yağması ile;üzeri ıslanan birisi” yağmur şerdir” diyemez ve o kişi için de yağmur terk edilemez
Hayırda yarışınız Anne ve babaya;sizleri kötülüğe zorlamadıkları sürece itaat ediniz Yakınları,kimsesizleri, yaşlıları, yolcuları, hastaları, komşuları,dul ve yetimleri, küçükleri, , talebeleri, bekarları, masumları,mecnunları,savaş esirlerini, zorda ve çaresiz durumdaki borçluları koruyunuz ve gözetiniz
Tek İlah vardır O, İlahın adı Allah”dır Zerrece Allah”a imanı olan herkes; hesaptan sonra cennete girecektir
***İslam dininin; Peygamberi, Hz Muhammed”tir,Kitabı Kuran-ı Kerim”dir Bir Müslüman; hem İncile, hem Hz İsa peygambere; hem,Tevrata,hem Hz Musa peygambere; hem Zebur”a, hem Hz Davud peygambere; yani tüm orjinal semavi kitap ve peygamberlere inandığı için;din değiştirmesine gerek olmadığı gibi; hiçmi hiç akıl karı da değildir ***
Evet evet;çoğu savaş ve kavgaların asıl sebebi din değil;menfaat çatışmasıdır Asıl savaş ise; imanı kazanmak veya kaybetmek savaşıdır Hem zulme de rıza göstermemeli Hem komşu devletler ile iyi geçinmeli,karlı ticaret yapmalı Ama iç ve dış hainlere de müsaade etmemeli; daima uyanık ve tedbirli olmalı
*Soru:Allah”ın bir şekli ve sureti varmıdır? Mana-i harfi ve mana-ı ismi ile bakmak ne demektir?Allah”ı kimler ne zaman görebilir;hiç gören varmıdır?
Cevap:Allah”ın bizim anladığımız tasavvur ettiğimiz bir şekilde, bir sureti yoktur Çünkü; Suret ve şekil sınırlı şeyler için söz konusu olabilir Yani başlangıcı ve sonu olan şeylerin sureti ve şekli olur Allah ise; Ezeli ve Ebedi”dir, yani; ne bir başlangıcı ve nede bir sonu vardır
Mesela;belirli iki nokta arasına çizilen bir çizgiden, bir doğru oluşur Üç doğrunun başlangıç ve bitim noktalarının, açı yaparak birleşmesinden de üçgen oluşur Eğer üçgenin kenarını meydana getiren doğruların başlangıç ve bitim noktaları yok ise yani sınırsız ise;baştan bir doğruyu çizemezsiniz Dolayısıyla da bir üçgeni çizemezsiniz Çizemediğiniz içinde o şeye şekil ,biçim ve suret veremezsiniz
Mesela; su girdiği kabın şekilini ve suretini alır Yani suyun şekli kesinlikle sadece şöyledir denemez
Mesela; görüntü bir şeyin üzerine düşen ışığın yansıması ile olur Eğer bir uçak radardan gelen sinyalleri yansıtmaz veya sinyali aksi farklı bir yöne iletir yönlendirir ise o uçak radarda görülemez
Mesela;hayalet uçaklarının radarda görünmemesi ve radara yakalanmaması gibi Sakın yanlış anlama hayalet uçağı radarda görülememesi; göz ile de görülemeyeceği anlamına da gelmez Sakın yanlış anlama bunlar birer temsildir
Mesela; mıknatısın veya güneş veya gezegenlerin çekim kuvvetlerini göremememiz; onun olmadığını göstermez Mez-cezir olayları yani denizin çekilip geri gelmesi buna bir karinedir yani kanıttır
Evet evet;nasıl ki;hava zerreciklerini veya mikropları göremememiz onların olmadığını göstermediği gibi; Allah”ı görememeniz de Allah”ın olmadığını göstermez Nasıl ki;mikropları görmek için mikroskop ve ışık gerektir Öyle de;Allah“ı görebilmek içinde iman ile kabre ve haşirden sonra cennete girmek gerektir
Dikkat ediniz; mana-i harfi ile bakmak demek, Allah“ın tasarrufatını görmek demektir Yoksa zatını görmek demek değildir Hem ancak; ahirette ehl-i cennet Allah“ı görecektir Evet evet; biz sadece Allah“ın Kudret fırçasını ve yaptığı eserlerini ve tasarrufunu görmekteyiz;O bizi görmekte ama biz zatını görememekteyiz
Mesela; bir aynaya bakıyoruz;sadece aynayı ve içindeki görüntüleri görüyoruz Ama aynanın arkasındaki polisleri ve emniyet amirini göremiyoruz İşte aynanın arkasınıda fark etmek; o aynaya mana-i harfi ile bakmak demektir
Mana-i ismi ile bakmak ise;sadece resmi görüp; resmin arkasındaki gizli kudret elini ve resmin sahibi olan ressamı fark edememek demektir Mesela; sevgiliye bakıyor onun Cemali, sureti ve güzelliği ile mest ve aşık oluyor;o sevgiliye hiçbir zaman,bir zarar dokunmaması için içten samimi ve ihlaslı olarak Allah”a dua ediyoruz Ama o güzelliği yaratan; ve cennette Cemalullah ve Muhabbetullah ile mest olup kendimizden geçeceğimiz; Allah”ı hep unutuyoruz
Sadece;Mirac hadisesinde Hz Muhammed peygamber; Allah”ı; bizzat gözleri ile Nur olarak görmüş;ama sureti şöyledir dememiştir
*Soru:Miraç hadisesinde kısaca ne olmuştur?
Cevab:Miraç hadisesinde, bizzat Hz Muhammed peygamber; çok kısa bir zaman zarfında; refref”e binip, sidret-ül münteha makamına yükselip; geçmişi, geleceği, cenneti, cehennemi ve kainatın yaratıcısını görmüş; Allah”ı; gidip de gören mi var? veya Ahirete gidipte dönen mi var? Sorularını da cevapsız bırakmamıştır
Soru: Bu kadar kısa zamanda bu kadar çok iş nasıl yapılır,bu kadar hız nasıl olur?Gelecek nasıl görülebilir? Benim aklım bu gibi şeyleri almıyor!
Cevap:Mesela;bir elektronik saat düşünelim Bir saat zarfında;saati gösteren rakam bir defa atarsa, dakikayı gösteren rakam 60 defa atar,saniyeyi gösteren 3600 defa atar Bir mekanik saatte ise; bir saat zarfında yelkovanın aldığı mesafe; akrebin aldığı mesafenin 12 katıdır Hız arttıkça;aynı zaman biriminde, daha çok hareket yapılmaktadır Bunu kronometrede daha bariz bir şekilde görebiliriz
Mesala; farzedelim ki;çok büyük bir saatin akrebine, yelkovanına, saniyesine ve salisesine 4 ayrı kişi binsin Bu kişilerin bulundukları yer,konum, sabit bir sürede kat ettikleri yol,yaptıkları hız ve yapılan hareket sayısı ve neticede hasıl olan iş, dönen çarkların devir sayısı vs aynı değildir Hız arttıkça ; yapılan iş, katedilen mesafe ve hareket de artmaktadır
Mesela; koca bir kütlesi olan dünyamızı,vasıtasız ve saniyede otuz kilometre gibi çok süratli bir hızla, hem kendi ekseninde hemde güneşin çevresinde hiçbir şeye dayanmadan, direksiz, bir topaç ve Mevlevi gibi döndüren Allah; sevgili bir peygamberini Miraç hadisesinde;elbette ve evleviyetle daha hızlı ve kısa bir sürede götürmeye ve geri getirmeye Muktedirdir
Mesela; Büyük okyanusta çok büyük bir deprem veya metan gazı patlaması olduğunu ve bundan dolayı dev dalgaların hızla 2 saat sonra kıyıları vuracağını uydudan gören ve hesaplayan ve Tusinami uyarısında bulunan birisi bir manada geleceği görebilmekte ve insanların tedbir alması için gerekli uyarıları 2 saat önceden yapmaktadır Bu uyarılara kulak veren ve tedbirini alanın kurtulma şansı daha kuvvetlidir
Mesela ;Hz Nuh peygamberin uyarılarını dikkate almayanlar ;suda gark olmuşlar Hatta oğlu bile kurtulamamıştır Hey kardeş ben falan soydan geliyorum diye kendinde ayrıcalıklı bir meziyet olduğunu zannetmeyesin! Allah; Adil ismi gereğince, herkese ve herşeye eşit mesafededir bilesin
Kab-ı Kevseyn makamına çıkarılan Hz Peygamber ise;elbette ve herhalde ve evleviyetle haydi haydi geçmişi ve geleceği görebilir ve görmüştür Hem geçmiş ve geleceğin yazılı olduğu bir Kader defteri de vardır Hem insan; geleceğini öğrenmeye de pek meraklıdır
Evet evet,bir cismin kütlesi değişmediği halde;ağırlık dünyanın farklı yerlerinde farklıdır Çünkü yerçekimi;dünyanın her yerinde de aynı değildir Çünkü ;birşeyin veya biryerin dünyanın merkezine olan uzaklıkları farklı farklı olabilir Altın tacirlerinin veya Hazineden sorumlu kişilerin buna çok dikkat etmesi gerektir Hem bu da bir fizik kaidesidir
Mesela; aya çıkan birisinin ağırlığı ile, dünyadaki aynı kişinin ağırlığı aynı değildir Çünkü ağırlıkta mekana gore değişmektedir Çünkü farklı mekanların yerçekimi de farklı farklıdır Hareket kabiliyetleri de farklı farklıdır Ayda havada uçan ; dünyada uçamamaktadır Demek ki ; havada uçmak için, yerçekimi kuvvetini yenmek veya birşekilde ortadan kaldırmak gerektir
Zaman da; mekana ve kişilerin konumuna göre değişkendir Size göre gelecek bir şey; bir başkasına göre geçmiş olabilir Işık hızında bir şey;ışık hızının altında olan bir şeyden hep bir adım öndedir
Mesela; ışık hızında olan bir kişi; bir merminin tabancadan çıkışını ve istikametini görebilir ve kendisini o mermiden koruyabilir Çünkü ışık hızı; merminin hızından kat ve kat hızlıdır
Mesala; süper bir bilgisayarın hızı ile demode olmuş bir bilgisayarın hızı aynı değildir Dahi birisinin düşünce hızı ile; normal birisinin düşünce hızı aynı değildir
Hem cezbeye giren yani İlahi aşk ile yanan birisinin hali ile; normal birisinin hali de aynı değildir Hem bir peygamberi de kendiniz ile kıyaslamamak gerektir Sen bir zerre isen ;o bir güneştir
Bast-ı zaman yani;az zamanda çok uzun bir zaman yaşamak mümkündür
Mesela;bazen bir dakikalık bir rüyada; bir günde yapamayacağınız çok işleri kısa bir sürede; rüyada yapmanız ve yaşamanız gibi Miraç hadisesinde ;beka alemine giren Hz Peygamber ;bize göre çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı miraç ile Bast-ı zaman yapmıştır
Hem beka aleminin birkaç dakikası şu dünyanın binler senesine denk gelir Miraç; zamanda yolculuktur İlim adamlarının, zaman içinde yolculuk yapmak içi çalışmaları da boşuna değildir Hem sıra dışı olayların ve kişilerin varlığı da bir vakıadır Mesela;peygamberler ve mucizeleri gibi
Güneş günü ile dünya günü de aynı değildir Çünkü dünyanın kendi çevresinde bir dönüş süresi ile;güneşin kendi çevresinde bir dönüş süresi farklıdır Kainat 6 günde yaratılmıştır Burdaki gün dünya günümüdür yoksa başka bir günmüdür bu konuda çeşitli rivayetler vardır
Mesela; tayy-ı mekan yani bir şeyin aynı anda birkaç yerde olması hadiseleri mümkündür Hem ışınlamanın bir çeşidi de keşfedilmiştir Mesela;faklı mekanda olan birisinin aslı olmasada; sureti ve görüntüsü birebir; başka bir yere ilim ve teknoloji sayesinde getirtilebilmektedir Görüntülü telefon veya internet üzerinden kamera ile saat farkı ve mesafesi çok farklı yerlerde olan iki kişi;karşılıklı aynı anda sesli ve görüntülü görüşme yapabilmektedir
Hey kardeş; peygamberleri, mucizeleri, hakikatleri ve sırları merak eder isen; Kuran-ı Kerim okumalısın
*Soru:Allah bize çok yakın,ama biz ona çok uzağız,diyorlar;bu nasıl birşeydir?
Cevap:Mesela;Güneş bize ışık ve ısısı ile çok yakındır Bak güneş ışığı; tenimizi karartmakta ve derimizi yakmakta bazen de kavlamaktadır
Evet evet;biz güneşe zatı; bakımından, çok uzağız Ayna,teleskop,büyüteç vasıtasıyla,güneşin özelliklerini dünyadan bir manada anlayabiliriz
Veya; bir uzay aracı ile; yaşlı dünyamızın lambası ve sobası olan güneşe; yaklaşarak; gerçek mahiyetini, yüzünü, sıcaklığını, yakıcılığını ve Azametini anlayabiliriz
*Soru:Allah; bir iken nasıl aynı anda birçok yerde hazır olabilir?
Cevap: Mesela;birçok aynayı,birçok farklı yerlere koyup yüzlerini tek bir güneşe çevirdiğimiz zaman, her bir aynada güneşin aynı timsalini görebiliriz Güneş bir iken birçok yerde ayna vasıtası ile ve timsali,ışık ve ısısı ile;heryerde hazır ve nazırdır Fakat aslı,yani zatı; o yerde değildir
Allah ise; kudreti ile heryerde hazır ve nazırdır;her şeye tasarruf etmektedir Hem zaman ve mekan ilede kayıtlı değildir
Mesela;uzaktan kumanda aleti ile bir arabayı veya model bir uçağı idare eden kişi; o aracın içinde değildir Ama irtibatsızda değildir
Hem Allah; mahlukatının bir parçası da değildir Bir ressamın tablo ile irtibatı ve teması fırça veya eli iledir Ama ressam o tablonun içinde değildir Hem ressam; tablonun cinsinden de değildir Tablo belirli bir yerde asılı iken;ressam o yer ile kayıtlı da değildir Tablo cansız iken;ressam cansız değildir Tablo; ressama bağlı iken,ressam tabloya bağlı değildir Ve dahi o tablonun; bir Sahibi ve o tabloda O Sahibin bir imzası ve mührü vardır
Mesela;insan elindeki baş ve şehadet parmaklarını birleştirdiğinizde; Allah yazısını görebilirsiniz Hem avuç içindeki çizgilerinde bir manası olsa gerektir Hem hiçbir parmak izide bir başkasınınkine benzememektedir Hem yüzdeki benlerin ve alın çizgilerinin de bir manası olsa gerektir
Hem mahlukat; Allah”ın değil zatına; bir şuasına bile dayanamaz
Mesela;Hz Musa peygamberin Tur dağında, Allah”ın zatını görmek istemesi ve fakat Tur dağının tek bir tecellisine bile dayanamadan o dağın paramparça olması ve Ululazm bir peygamberin bu tecellinin mahafetine dayanamayıp korkup bayılması gibi
Ey aziz insan;Allah”tan kork ve titre Mercimek büyüklüğündeki hafızana ve Azrail”i gördüğünde patlayan ödüne, fazla güvenme
Mesela;herbir televizyondan,aynı anda,birçok farklı yerlerden aynı görüntünün ve sesin herkes tarafından izlenip,dinlenebilmesi Hz Süleyman peygamber zamanındaki bir tahtın, ilim sahibi birisi tarafından, çok uzak bir diyardan, bir anda, hazır edilmesi Nurani bazı evliya ve abdalın aynı anda; farklı yerlerde görülmesi de imkan dahilindedir
Mesela;Azrail”in bir anda; farklı yerlerde farklı kişilerin ruhlarını kabzetmesi ve aynı anda farlı yerlerde görülmesi gibi
*Soru:Şeytan kimdir,amacı nedir?Allah”tan başkasına secde edilmez ise; Şeytan”a “Hz Adem Peygambere secde” emri nasıl bir emirdir? Hz İbrahim”in; oğlu Hz İsmail”i kurban etmeye kalkışması nasıl açıklanabilir? Bir zulmü gördüğümüzde ne yapmalıyız?
Cevap:Şeytan”ın aslı cin olup ateşten yaratılmıştır İnsanın apaçık, bir düşmanıdır Mahlukatı, Allah”a düşman etmek için fırsat kollar Bu hayatı insanlar için cehenneme çevirmeye çalışır
İnsan, şeytan”dan her bakımdan üstündür Hem insan;mahlukatın en eşrefidir
Mesela;Hz Süleyman peygamber, cinleri emri altında tutmakta ve cinlere istediğini yaptırabilmekte idi Fakat şeytan”ıda hafife almamak gerekir Çünkü; Hz Adem babamız ile Hz Havva annemizin; cennetten çıkmasına vesile olmuştur Evet evet; şeytanın inadına,bu dünyayı cennete çevirmek için çalışmalıyız
***Dikkat ediniz!Allah”ı inkar etmemek ayrıdır,Allah”a iman etmek ayrıdır Allah”ı inkar etmek ise; hiç mi hiç akıl karı değildir Yani şeytanın;Allah”ı inkar etmemesi, Allah”a iman ettiğini göstermez ***
Şeytan, kibrinden dolayı; Allah”ın “ Ademe secde et” emrine karşı gelmiş Bu yüzden; Allah’ın Rahmetinden kesin bir şekilde kovulmuş ve imtihanı kaybetmiştir Hey şeytan; ben bir emre karşı geldiğim için ne hale düştüm; Ademoğlu ise kimbilir kaç emre karşı geldiğinde nasıl bir hale düşer mi diyorsun!!!
Hem şeytan; Allah”tan,süre istemiş, Kıyamet vaktine kadar, kendisine sınırlı bir süre verilmiş ”Bende Senin ihlaslı kulların hariç,herkesi Sana düşman edeceğim ve onları azdıracağım” diyen şeytan; Hz Adem peygambere ve nesline karşı,büyük bir savaş başlatmıştır
***Sakın sizi şeytan,” Allah afedicidir ” diye yanıltmasın Evet; Allah kesinlikle af edicidir ama, kul hakkı hariçtir Kulun af edip etmiyeceği ise;kulun ihtiyarına bırakılmıştır Hem cehennem dahi luzümsuz değildir Hem; Allah aynı zamanda “Kahhar”dır Nice milletler Allah”ın kahredici gücü ile tarih sahnesinden silinmişlerdir ***
Mesela;Hz Nuh Peygamber zamanındaki isyan ve zulümler neticesinde; Allah”ın emri ve kudreti ile, bir rivayette güneş sistemimizin yakınından geçen büyük bir yıldız; denizleri med-cezir gibi kendine çekmiş denizler dağlara kadar yükselmiş; Hz Nuh peygamberin gemisindekiler kurtulmuş ama o Aziz Peygamber oğlunu kurtaramamış; bu nedenle Allah”a ne düşman olmuş nede oğluna hidayet nasip olmadığı için Allah”a kırılmıştır
Peygamberin vazifesi tebliğdir Hidayeti ise insanın Allah”tan kendisinin talep etmesi gerektir Hem din de zorlama da yoktur Ama iman ettikten sonra da dinin emir ve yasaklarına uyma ve uyulmadığı vakit bunun bir müeyyidesi vardır Herkes imtihana tabidir ve Allah nazarında herkes eşittir Hiç kimsenin; hiç kimseye üstünlüğü yoktur Kim ki; Allah”tan korkar ve itaat eder o kişi üstündür Bu kişi bir çobanda olabilir,bir kralda
Sanığı cezalandırmadan önce,suça sebep olan nedenleri; işsizliği, cahilliği, fakirliği, acizliği, çaresizliği, kaldırarak; suçu önleyici tedbirler alınız Suçluyu öyle bir ceza ile ürkütünüz ki ;o sucun yanına bile yanaşamasın Gaye o ürkütücü cezayı vermek değildir, caydırmak olmalıdır Yoksa o suçlu; suçu tekrar işlemeye devam edecek toplumun huzur ve sükununu bozacaktır
Mesela;Göze göz,dişe diş diye;bir ceza olsa Kimse adam öldüremez Çünkü kendisine de aynı cezanın verileceğinden korkar,yapmaz, yapamaz Hem kan davası da olmaz ve olamaz Cezalar caydırıcı olmalıdır Yani suçu önleyici olmalıdır Yoksa ceza; amaç olmamalıdır Bir suçu işleyen sanık ile birlikte; insanları; suça iten, kullanan, satın alan, azmettiren; perde arkasındaki; gizli, hain ve kurnaz iştirakçiyi hele hiç unutmayınız
Önce tedbir sonra terbiye sonra ceza Islahı gayr-i mümkünse ve cezasıda idam ise infaz etmek gerektir Çünkü dönüşü mümkün olmayan bir yola giren suçlu için en hayırlı yol hem kendisi,hem ailesi, hemde toplum için cezanın infazıdır
Hem sen Allah”tan daha fazla merhametli olamazsın Hem sen kul hakkına da karışamazsın
Hey kardeş;kötü yola düşürene sesini çıkarmazsın Kötü yola düşene ise etmediğini komazsın öyle mi! Niçin bataklığa düşeni kurtarmazsın Niçin bataklığın kökünü kurutmazsın Niçin beşeri kanun ve nizamlarını; Allah” kanunları ile çatıştırır ve çeliştirirsin
Hey şeytan; “bende bir günah keçisiyim; insanlar yapılan günahları benim üzerime yıkıyor Allah ise; “hem beni kullanıyor,hemde mülküne sahib çıkmıyor” deme Sen Kaderi insanlara tersten ve yanlış anlatıyor ve faturayı da Allah”a kesmek istiyorsun ve insanları sinsice, kurnazca ve cerbeze ile Allah”a düşman ediyorsun Hem insanları dönüşü olmayan yola ve bataklığa düşürüyorsun; ondan sonrada onları dolduruşa getirip; haydi şayet Allah var ise ve gücüde yetiyor ise;sizi bu bataklıktan kurtarabilirse kurtarsın diyorsun değil mi!
***Evet evet; şeytana, Hz Adem peygambere secde emri; ubudiyet secdesi değil, Uluhiyet secdesidir Yani şeytanın emre itaat edip etmiyeceğinin tespitidir Yoksa elbetteki Allah”tan başkasına secde edilmez ***
Hem;Hz İbrahim peygamber ile oğlu Hz İsmail peygamber kıssasında ise;Hz İbrahim peygamberin Allah”a vermiş olduğu bir ahdi yerine getirip getirmeyeceğinin bir tespitidir Yoksa; Allah merhametsiz ve gaddar değildir Hem o bıçak Hz İsmail Peygamberi kesmiş de değildir Hem sakın yanlış anlama; hem kendi çocuğunu veya başka birisini de kurban etmeye kalkma!
Hey şeytan;kibirlenip senin gibi kendini birşey zannedip ebedi cehennemde kalmaktan ise; herzaman günahkar ve kusurlu olduğumu bilip; tövbe edip, velevki günahlarımın bedelini ödedikten sonra; cennete girmek; benim için çok büyük bir nimet ve şereftir
Bir kazayı veya zulmü ve zulmü yapanları gördüğünüzde; evvela; devletinizin yetkili mercilerine bildiriniz, gecikmesinde telafisi mümkün olmayacak neticeler hasıl olacaksa, mümkünse hemen elinizle düzeltmeye çalışınız, yoksa dilinizle düzeltmeye çalışınız,yoksa en azından o zulmü yapan, o zalimi Allah”a havale ediniz Bunu da yapmıyor iseniz belaların gelmesini bekleyiniz Bana ilişmeyen, dokunmayan yılan; bin yaşasın demeyiniz Hem; o yılan, birgün mutlaka başınıza bela olacaktır
*Soru:Yerine ve zamanına ve makamına göre akıllıca hareket etmek nasıl olur? Mütevazı olmak ne demektir? Sıhhat nedir? Gerçek zenginlik nedir? İslamiyet nedir? İman nedir? Müflis ve yiğit kime derler?
Cevap:Mesela;ileriden bir aslan geldiğini gördüğünüzde hemen tedbirinizi alınız Aslan bana bir şey yapamaz, oda Allah”ın bir mahluku, her şey Allah”ın tasarrufunda, Allah istemese hiçbirşey olmaz diyip okşamaya kalkmayınız Çünkü sizde olan bu imanı; aklı ve temyiz kudreti olmayan Aslan”dan da beklemek; hiç akıl karı değildir
Mesela; bir asker görevde ve savaşta; Azametli, heybetli, cesur,atik, güçlü, silahlı, korkusuz ve Celal sahibi olmalı Ama evine geldiğinde ise; Cemal sahibi olmalı, çocuğuna karşı şefkatli, ve eşine karşıda nazik ve hürmetli olmalıdır
Kendinizi; karşınızdaki sahsın yerine koyup, ”acaba aynı hareket bana yapılsaydı, ben ne yapardım”diye düşünmeli Güçlüden değil;Hak”tan, haklıdan, doğrudan ve hakikattan yana olmalıdır
Her dediğiniz doğru olmalı ama her doğruyu söylemekte doğru değildir Karı kocanın arasını düzeltmek için,bir can kurtarmak için veya savaş halinde her doğruyu söylemek doğru değildir Yalana da hiçbir cevaz yoktur Bunun gibi özel hallerde;susmak en doğru bir iş olsa gerektir
Bindiğiniz dalı kesmeyiniz, bindiğiniz gemiyi batırmaya çalışmayınız, ekmeğini yediğiniz yere hainlik etmeyiniz Yoksa;pirinci kurtarayım derken,evdeki bulgurdan da olabilirsiniz
Ve ummadığın ve ihtimal bile vermediğin bir taşın;başını yarması ve seni kahretmesi de imkan dahilindedir
Mesela; İlahlık iddiasında bulunan ve Hz İbrahim peygamberi bir rivayette Urfa şehrinde ateşe atan ve Allah”a ok atmak için kendisine yüksek bir kule yaptırtan,kendini çok; akıllı,güçlü ve zengin zanneden Nemrudu; kahreden şey; emsalleri tarafından alay edilen, bir sivrisinek tarafından öldürüleceğini kahinlerinden öğrenmesi idi
O sivrisinek,Allah”a;”Allah”ım beni niçin eksik yarattın” diye sitem etmiş ve o çilekeş sineğine; cevaben, Allah; ”nemrud”u öldürmen için yarattım “diye ilham edip, taltif edip, memnun etmiş ve gönlünü almıştır Nemrud; sarayının tüm pencere ve kapılarını kapattırmış ama İlahlık iddiasında ki Nemrut; anahtar ve burun deliğini kapamayı unutmuştur Burnundan kafasının içine giden sinek; migren gibi çok şiddetli baş ağrılarına neden olmuş; ağrıyı dindirmek için kafasına vurulmasını emretmiş;sonunda vura vura kafasını patlatmıştır
Mütevazı olmak;dilencilik yapmak veya kendini hakir göstermek veya işini bırakıp daha kötü bir duruma düşmek değildir Her zaman daha iyi nasıl olur diye düşünmeli ve çalışmalı ve yükselmeli; hem namertlere fırsat vermemeli hem namertlere alet olmamalı hem de gizli ve sinsi oyunlarını bozmalı
Kalem sahibi bilginlere,kılıç sahibi askerlere ve ululemre; Haktan ve hakikattan ve adaletten ayrılmadıkları sürece hürmet ve itaat etmek gerektir
İşinizi ehil kişilere yaptırınız Yöneticilerinizi ehil kişilerden seçiniz İşinizi tam ve eksiksiz yapınız Mesela;arabanızı iyi bir ustaya yaptırınız Yani ustanın maharetine bakınız; yoksa ustanın gözünün ve teninin rengine, cinsiyetine, milliyetine vb bakmayınız Yeter ki; o kişi hain olmasın
***İnsanların; aslında Hz Adem ve Hz Havva”dan geldiğini düşünerek, uzaktan da olsa akraba ve kardeş olduğunuzu unutmayınız ***
***Sofradan istekli kalkınız Yani doymadan kalkınız Haddinden fazla yemek, hem sıhhati bozar hemde yattığınızda karabasana davetiye çıkarırsınız Tıbbın piri, İbn-i Sina “sıhhat az yemektir” demiştir ***
Evet,evet;bu dünyada gerçek zenginlik;bedenin, sıhhatli ve ruhun, huzurlu olmasıdır Huzur ise imandadır ve helalinden; çalışmak, kazanmak, paylaşmak insana huzur verir Tersi ise insana tedirginlik verir İslamiyet hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise,Hak”kı kabul ve tasdiktir Hem İslam;güzel ahlaktır İman; tahkiki ise daha güzeldir
Evet evet; ahirette gerçek müflis;hesap günü günahları altında ezilen kişidir Gerçek zengin ise; hesap gününden selametle çıkan;kimseye borçlu olmayan kişidir
Hey genç arkadaş huzur yalnız paradadır diyorsan Git zenginlere huzurlu olup olmadıklarını sor Sakın yanlış anlama;biz fakir ol, zengin olma demiyoruz Mesela; Hz Süleyman peygamber gibi;mal mülk sahibi olmak bunu Hak yolda kullanmak; Hz Davud peygamber gibi hem yol gösterici, hem de Kral gibi olmak gerek diyoruz
Ey fakir kardeş;bilirmisin ki,belki de Allah seni ve mahlukatını sevdiği ve koruduğu için sana vermemektedir Hem bilirmisin ki;çoğu insanlar zengin olduktan sonra Allah”ı unutmaktadır Hem her şeyin en hayırlısını talep etmek gerektir
Belki de; senin hakkını zalimler gasp etmektedir!İsyanını Allah”a değil;o zalimlere yapmalısın Hem üzülme;” sevgilimi en zengin kaptı” diye Sen de zengin olsa idin; o güzeli bir başkasına kesinlikle kaptırmaz idin Hem sana zengin olamazsın diyen mi var Yoksa o diyarda zengin olmana mani gizli kast sistemi mi var!
Hey zengin kardeş; başımı sokacak bir ev,kurusoğan ekmek ve sihhatten başka bir şey istemem Başımın ve gönlümün huzurlu olması; dünya kadar bir servetten daha iyidir mi dersin!
Hem, Karun; “ben ilmim ile zengin oldum “ demişti ve kendini bir şey zannetmiş ve şımarmış idi Sonra toprak onu yuttu
Hey hep dört ayak üzerine düşen kardeş;dikkat et; Fravun da hep dört ayak üzerine düşer idi Hem hiç de hasta olmamıştı Sonra kendini bir şey zannetmiş ve haddi aşmış idi Sonra deniz onu yuttu
Nemrut da; Allah ile savaşmak için kendisine yüksek bir kule yaptırmış idi Güya Allah”a ok atıp onu vurmak istemiş idi Sonra bir sivrisineğe yenildi
Ebrehe de; Allah”ın Beytullahını yıkmak istedi Cesim filleri ile geldi Sonra Ebabil kuşlarına yenildi
***Gerçek yiğit; hasmını yenebilecek durumda iken;öfkesine sahib olan ,zayıf ve küçükleri; garip ve kimsesizleri kollayan ve koruyan; zulme ve haksızlığa da razı olmayan kişidir ***
*Soru:Biz gençlere ne tavsiye edersin?Bataklığa düşmüş insanları; kim, ne zaman, nasıl kurtaracak?
Cevap:Ey gençler;kendinize uygun, önce münasip bir iş ve sonrada eş bulmak için çalışınız Bekar iseniz; Pazartesi,Perşembe günleri ve ay takvimine göre, hicri ayların 13 ,14 ,15 (dolunay) günleri oruç tutunuz Oruç ve evlilik nefsi dizginlediği gibi, şehveti söndürür Batakhanelerin kapısına kepenk vurur Zina hoş görülemez Hiçbir ehl-i namus hatta en serseri bir kişide eşinin zina yapmasına razı olmaz olamaz Bataklıkları ve batakhaneleri kurutmak gerektir Çünkü mikrop ve hastalık yayarlar 
Mesela; sıtma ve aıds gibi
Ey şeytanın ve deccalin bataklığa düşmüş ve düşürülmüş Aziz insan, elbet birgün senin feryadını işiten bir civanmert yiğit, çıkacak; seni ve tüm insanlığı, şeytanın ve deccalin o pis bataklığından kurtaracaktır
O yiğit neden sen olmayasın, Nemrudu öldüren; kör,topal,hasta bir sivrisinekten veya Hz İbrahim peygamber için yakılan ateşi söndürmek için ağzında küçücük bir su damlacığı ile gelen karıncadan daha mı acizsin! Yoksa bir kurtarıcı mı bekliyorsun! Yoksa iş işten geçtikten sonra mı aklın başına gelecek!
Ey aziz insan;Hz Adem peygamber soyundan geldiğini hiçbirzaman unutma Hem sen hiç hafife alınacak bir şey de değilsin Sen bu kainatın halifesi ve sultanısın Niçin o kurtarıcı sen olmayasın Senin diğer kurtarıcılardan neyin eksik Bir musibet geldiğinde mi uyanacaksın
Haydi işverenler;sizlere çok iş düşmektedir Bir kişiye iş vermek;o kişiyi bataklıktan çıkarmak veya bataklığa düşmeye engel olmak demektir Ey zenginler; malınızın kırkta birini bile yatırıma yönlendirseniz;dünyada işsiz kalmayacaktır Hem verdiğiniz sadaka ömrünüzü uzatacak; zekat ise toplumda sosyal;dayanışmayı ve yardımlaşmayı sağlayıp, malınızın kirini giderecektir
Evet evet;cömert zenginler hem ahirette kat kat yaptıkları hayırların karşılığını alacak;hem de,o yanında istihdam ettiği kişinin yaptığı hayıra da hissedar olacaktır
Haydi görevliler,yetkililer,ahlak zabıtaları vs ; insanlar size güvenmekte ırz ve namuslarını, can ve mal güvenliklerini size emanet etmektedirler Görevinizi eksiksiz yapınız Aldığınız maaşı Hak edip; sonrada afiyetle yiyiniz
Mesela; bir kişi boğuluyor,sende yüzme biliyor isen,hemen o kişiyi kurtar Sonrada devletinizin yetkili mercilerine haber ver diyoruz ”Yok benim görevim ve işim bu kişiyi kurtarmak değildir” deme diyoruz Bu çilekeş ve vefalı dünyamıza; bir küçücük bir fidan, bir ağaçta sen dik diyoruz
Mesela;İslam peygamberi,Hz Muhammed ;batıl ve hurafeleri kaldırmış ve şeytanın dünya saltanatlığına son vermiş;aileleri tarafından diri diri mezara gömülen kız çocuklarını gömülmekten ve bir mal gibi alınıp satılan kadınları ve gençleri, batakhanelerden; faiz yüzünden perişan olan borçlularıda, faiz bataklığından kurtarmış, faizi de kaldırmıştır
Mesela;bugün bile kredi faizi yüzünden çok aileler, toplumlar hatta devletler perişan olmakta, yuvalar yıkılmaktadır Hem kredi kartım var;Allah”a ihtiyacım kalmadı diye sevinen; sonrada faiz batağına düşünce “Aman Ya Rabbi” diyen sen değilmisin! Evet,evet; iktisat etmek, ısraf etmemek,çok çalışmak,üretmek, ayağını yorgana göre uzatmak,alacaklı ile anlaşmak,borcun aslını ödemek, helalleşmek, bir daha faize; tövbe etmek gerektir
Ey sarhoş arkadaş; gözünü kapayarak ve aklını iptal ederek; gerçeklerden kaçamazsın Niçin çoluk çocuğunun nafakasını ve sağlığını heba edersin! Artık ayılmanın zamanı gelmedi mi?
Ey kumarbaz kardeş;zengin olmak için mevcut son sermayeni niçin tehlikeye atarsın Hem bilmez misin ki;kumar seni;yenmek için kurulan bir tezgahtır; sakın o zar; cıvalı, o kağıt; işaretli,o torba; çift bölümlü; kumarhanede gizli, özel kamera ve oyun aletleri; özel yapım ve uzaktan kumandalı ve hileli olmasın!
Hey; extazy hapı ile kendini Herkül,Süpermen vs zanneden kardeş; hem sağlığın hem paran gidiyor bilesin Kendini dev aynasının önünde; dev zanneden hata eder bilesin
***Hem bir şey yapmıyorsunuz;hem bir şeyler yapmaya çalışanlara, Mani oluyor ve “dünyayı kurtarmak sana mı düştü ” diye alay ve tenkit ediyorsunuz Dünyada; Tesadüf diye bir şeyin olamayacağını,kendi kendine hiçbir şeyin olmadığını,her şeyin bir sebebe ve kaidelere bağlı olduğunu bilmiyor musunuz!***
Hem kulağınızı tıkayarak veya pembe gözlük takarak gerçeklerden kaçamazsınız ve kendinizi ve başkalarını da aldatamazsınız Hem niçin her şeyi; Allah”a havale ediyorsunuz Neden korkuyorsunuz,neyi bekliyorsunuz! Hem; elbet bir gün ölmeyecek misiniz!İlla bir yılanın sizi ısırmasını,bir taşın başınızı yarmasını mı bekliyorsunuz Niçin o yılanın sokmasına göz yumuyorsunuz! Niçin yoldaki taşı hemen kaldırıp bir kenara koymuyorsunuz! Niçin yapılan zulümlere ses çıkarmıyor ve razı oluyorsun! Bir gün seninde kapını çalabileceklerini düşünmüyor musunuz!
|