Yalnız Mesajı Göster

Hz. Adem Ve Helak Olan Kavimler

Eski 09-08-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hz. Adem Ve Helak Olan Kavimler



İnsanların Çoğalması ve Helak Olan Kavimler
Hz Adem ve Helak Olan Kavimler

İnsan Neslinin Çoğalması ve Helak Olan Kavimler

Yüce Allah (cc) kıyamete kadar yaratacağı insanların önce ruhlarını yaratmıştır Hz Âdem zahiri anlamda ilk yaratılan insan olarak bilinir; ancak batini anlamda ruhu ilk yaratılan, insanların en şereflisi Hz Muhammet (sav) efendimizdir Bu yönüyle baktığımızda bütün peygamberler, Hz Muhammed’in (sav) ümmeti durumundadırlar

Yüce Allah (cc) insanlığın atası olarak bir avuç balçıktan yarattığı Âdem’in sol eğe kemiğinden Havva Anamızı yaratıp, Âdem’e eş kılmıştır Âdem’i yaratan Yüce Rab (cc) meleklerini huzurunda toplamış ve Âdem’e secde etmelerini emretmiştir; ancak meleklerden biri kısmı gece-gündüz ibadet ettiklerini, Allah’ın emrinden hiç sapmadıklarını ileri sürüp, Âdem’e secde etmeyeceklerini söylemişlerdir Bunun üzerine Yüce Rab (cc), isyan eden meleklere “İblis” demiştir Yüce Allah (cc) nefissiz yarattığı meleklere nefisle yarattığı Âdem’i üstün kılmıştır İblisler, kıyamete kadar Âdem’i ve onun soyundan gelenleri yoldan çıkarmak için uğraşacaklarına yemin etmişlerdir

Yüce Allah (cc) üstün varlık (Eşref-i Mahlûkat) olarak yarattığı Âdem’i ve sol eğe kemiğinden yarattığı Havva Anamızı cennetinde çeşitli nimetleriyle şereflendirmiştir Ve İblis, meyve bahçelerinde dolaşan Âdem ile Havva’ya yaklaşıp;
elma ağacındaki güzel elmaları gösterip yemelerini istemiştir Âdem ile Havva, yasaklı elmaları yemek istememişlerdir; ancak İblis ilmini kullanıp, Âdem ile Havva’nın nefislerine üfleyerek elmaların güzel görünmelerini sağlamıştır Elma yeme istekleri artınca; Âdem ile Havva o yasaklı elmalardan yemişlerdir Böylece Allah’ın (cc) emirlerini çiğnemiş olduklarından İblis ile birlikte cennetten kovulmuşlardır Onlar artık bir daha cennete dönmemek üzere yeryüzüne gönderilmişlerdir

Yüce Allah (cc) her şeyi bir sebebe dayandırmıştır İnsan neslinin çoğalabilmesi için “Üstün İnsan”; yani “Takva Sahibi” Âdem ile Havva’yı yeryüzüne göndererek çoğalmalarını murat etmiştir İnsan neslinin çoğalması ile ilgili olarak Yüce Kitabımız Kuran şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve aynı nefisten eşini yaratan ve bu ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize hürmetsizlikten sakının…” (Nisa Suresi; 5/1)

Hemen akıllara şu soru gelmektedir: İnsan nesli kardeşler arası evlilik yoluyla mı çoğaldı? İlk bakışta bunun böyle olduğu düşünülebilir; ancak burada pek çok suallere de cevap aramak gerekir Mesela; neden Havva Anamız, Âdem gibi ayrı yaratılmadı da O’nun sol eğe kemiğinden yaratıldı? Bir diğer sual; neden Havva Anamız her batında biri erkek, diğeri kız olmak üzere pek çok ikiz doğum yaptı? Devamla; neden ilk doğanlarla sonradan doğanlar evlendirilmişte, aynı anda doğan ikiz kardeşler evlendirilmemiştir? İşte tüm bu sualler gerek Kuran ışığında gerek bazı kişilerin yorumlarıyla izah edilmeye çalışılmıştır Elbette Yüce Allah’ın bunu böyle emretmesinde çeşitli hikmetler saklıdır Ancak böyle bir evlilikte amca, dayı, hala, teyze çocuklarının evlenmelerinin yolu açılabilirdi Amca, hala, dayı ve teyze çocuklarının birbirleriyle evlenmelerine Yüce Allah (cc) bir kısıtlama getirmemiştir

Neden Çapraz Evlilik?

Buna verilecek cevap bence şöyle olabilir: Yüce Allah (cc) Havva Anamızı Âdem’in (as) sol eğe kemiğinden yaratmakla kardeşlerin bir yabancı gibi doğmasını murat etmiş olabilir Uygulamada Âdem’in çocuklarına çapraz evlilik yaptırdığı belirtilir İkinci bir hikmet; Âdem’in balçıktan yaratılmış olmasıdır Yüce Allah (cc) Âdem’i böyle yaratırken yine çocukları birbirlerine bir yabancı gibi yaratmayı murat etmiş olabilir Bir başka ihtimal; kızların ve erkeklerin ilk etapta eşeysiz olarak yaratılmış olabileceğidir Eşeysiz doğanlarla, eşeyli doğan Âdem’in çocuklarının evlenmeleri olabilir

Peki, eşeysiz doğum olabilir mi? Yüce Allah (cc) dilerse olur: Örneğin; Hz Meryem, Kuran’da ismi geçen dört seçkin aileden biri olan İmran Ailesi’ndendi ve Zekeriya (as)’nin himayesi altındaydı Hz Meryem, Beytü’l Makdis’te ibadet halindeyken insan suretinde Cebrail ile karşılaştı Bu karşılaşma Kuran’da şöyle anlatılır: Meryem dedi ki; “ben senden Rahman’a sığınırım Eğer O’ndan korkuyorsan bana dokunma!” O da dedi ki; “ben temiz bir oğlan bağışlamak için Rabbinin sana gönderdiği elçiden başkası değilim” Meryem; “bana bir insan temas etmemişken, ben kötü kadın olmadığım halde nasıl oğlum olabilir?” Cebrail; “Bu böyledir; çünkü Rabbin bu bana kolaydır, onu insanlar için bir mucize ve katımızdan da bir rahmet kılacağız” Böylece Meryem, İsa Peygamber’e hamile kalmıştır Hz Meryem başına gelenlere üzülüp; “keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim” diyerek üzüntüsünü dile getirmiştir (Meryem, 19/18–23)

Kur’an ışığında da görülüyor ki; Yüce Allah (cc) dilediğinde kullarına eyeşsiz (eşsiz) nesiller vermeye kadirdir Eşeysiz üremeleri bir mucize olarak sadece kullarında göstermekle kalmamış, yarattığı bitkilerde de eşeysiz üremeleri birer mucize vesikası olarak gözler önüne sermiştir

Bu konu çok karışık ve her insanın cevaplayabileceği bir konu değildir Din adamları bile bu konuda fikir birliğine varamamışlardır Bazı araştırmacılar, Kuran’ın bazı ayetlerinden yola çıkarak Âdem’in çocuklarının uzaylı insanlarla evlendiğini ileri sürmüş olsalar da; niçin insanların uzaylı insanlarla evliliği bir anda veya bir dönem sonunda sona erdi? Uzaylılar, insan formunda mı yaratılmışlardı? Gibi soruları da beraberinde getirmiştir Bu ve benzeri sorulara net cevaplar verilemediği için bu görüşe katılım olmamıştır

Yine bazı araştırmacılara göre; Âdem, insanın çoğul ismidir; yani birden fazla Âdem (insan) yaratılmıştır Onların çocuklarının birbirleriyle evlenmeleri suretiyle insan nesli çoğalmıştır Bu düşünceler ortaya konmaya devam ede dursun, şurası muhakkak ki; Hz Âdem, bir dönem sonunda çapraz evliliği yasaklamış, yeni akrabalar oluştuğu için evliliklerin akrabalar arasında olmasını emretmiştir

Âdem nesli, atalarından aldığı dini öğretileri zaman içinde unutup, çeşitli sapkınlıklara dalarak takvalarını (dini inançların) yitirmişlerdir Sapkınlıklar öyle artmıştır ki; Yüce Allah (cc) merhametinin bir tecellisi olarak onlara birer peygamber göndermiş, onların doğru yola ulaşmalarını arzu etmiştir Ancak; kavimler sapkınlıkta ısrar edince helak olmaları da kaçınılmaz olmuştur

Helak Olan Kavimlerden Bazıları:

* Nuh Kavmi: Nuh Peygamber (as) Yüce Allah’ın (cc) emir ve yasaklarını kavmine bildirmiş; ancak kavmi, eski inançları olan putperestlikte inat etmişlerdir Allah’ın emirlerine asi gelen bu kavim “Nuh Tufanı” diye bildiğimiz bir tufanla helak olmuştur
* Ad Kavmi: Hud Peygamber, kavmine Allah’ın (cc) tüm emir ve yasaklarını bildirdiği halde kavmi O’nu beyinsizlikle, yalancılıkla suçlamıştır Allah’ın emirlerini çiğneyen bu kavim, şiddetli bir rüzgârla helak olmuştur
* Salih Kavmi: Salih Peygamber, kutsal deveye dokunulmamasını istediği halde kavmi kutsal deveyi boğazlayarak öldürmüştür Semud Kavmi, nereden geldiği bilinmeyen, yürekleri yerinden oynatan korkunç bir sesle helak olmuştur
* Lut Kavmi: Lut Peygamber’de diğer peygamberler gibi Allah’ın (cc) dinini uygulamak istemiş; ancak erkekler kadınlarını bırakıp, erkeklerle cinsel münasebetlerde bulunmuşlardır Bu hal, Yüce Allah’ın (cc) yasalarına apaçık bir isyan olduğundan, bu kavim, depremlerle ve gökten yağan taşlarla helak olmuştur
* Medyen ve Eyke Kavmi: Şuayip Peygamber de, diğer peygamberler gibi Allah’ın (cc) yasalarını halkına bildirmiş; ancak kavmi ölçü, tartı ve hile ile ticari ahlakını yitirmiştir Allah’ın (cc) emirlerine apaçık isyan eden bu kavim, bulutlardan inen şiddetli ateşlerle yakılarak helak edilmiştir (Bulutlardan inen ateşin yıldırım olduğunu düşünebiliriz)
* Yahudi Kavmi: Musa Peygamber, kavmine Allah’ın (cc) tüm emir ve yasaklarını bildirdiği halde halkı bu emirlere itaat etmemiştir Bunun üzerine Yüce Allah (cc) bu kavmin suretlerini maymun, domuz ve fareye çevirmiştir Bu konuda Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Böylece onlar kibirlerinden dolayı kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince, kendilerine aşağılık birer maymun olunuz demiştik” (Araf: 166)

Sonuç olarak; insan nesli nasıl çoğalmış olursa olsun, Yüce Allah’ın (cc) ilmi ve iradesiyle çoğalmıştır Biz aciz insanlar, O’nun neyi nasıl yaptığını asla sorgulama yetkisine sahip değiliz O, ne yaparsa güzel yapar, doğru yapar Bize düşen görev; küfre sapmadan Allah’ın (cc) emirlerine rıza gösterip, şükretmektir Eşref-i Mahlûkata yakışanda bu olur ancak

Saygılarımla,
Halit DURUCAN

Alıntı Yaparak Cevapla