Konu
:
Masumi Toyotome ''Sevgi''
Yalnız Mesajı Göster
Masumi Toyotome ''Sevgi''
09-06-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Masumi Toyotome ''Sevgi''
Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı
Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor
Ama sevgi nedir
nerede bulunur
biliyor muyuz diye soruyor
Sonra anlatmaya başlıyor: Sevgi üç türlüdür
Birincinin adı "Eğer" türü sevgi
Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar
örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban
annen seni sever
Eğer başarılı ve önemli kişi olursan
seni severim
Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim
Bir şarta bağlı sevgi
Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor
Karşılık bekleyen sevgi
Sevenini
istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar
Nedeni ve şekli bakımından bencildir
Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır
Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor
Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil
hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar
Beklentiler gerçekleşmediğinde
düş kırıklıkları başlıyor
Sevgi nefrete dönüşüyor
En saf olması gereken Anne baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor
Yazar bir örnek veriyor
Bir genç Tokyo üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışıyor
Okul dışında hazırlama kurslarına DA gidiyor
Ama başarılı olamıyor
Babasının yüzüne bakacak hali yok
üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor
Eve döndüğünde babası öfaaale sınavları kazanamadın
Bir de utanmadan Hakone'ye gittin? Diye bağırıyor
Delikanlı "Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın diyor
Baba daha çok kızarak delikanlıyı tokatlıyor
çocuk DA intihar ediyor
Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler
yanılıyorlardı diyor yazar
Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı
insanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında
Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek bu genç adamın yaptığı gibi yaşamı sürdürmekle ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome
ilginç değil MI?
"çünkü" türü sevgi
Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu
bir şeye sahip olduğu ya DA bir şey yaptığı için sevilir
Başka birinin onu sevmesi
sahip olduğu bir niteliğe ya DA koşula bağlıdır
örnek MI? Seni seviyorum
çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın)
Seni seviyorum
çünkü o kadar popüler
o kadar zengin
o kadar ünlüsün ki
Seni seviyorum
çünkü bana o kadar güven veriyorsun
Seni seviyorum
çünkü beni üstü açık arabanla
o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki
Yazar
çünkü türü sevginin Eğer türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor
Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir
Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar
Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir
insanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler
Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır
Ama derin düşünürseniz
bu türün Eğer türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz
Kaldı ki bu tür sevgi de
yükler getirir insana
insanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler
Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar
Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman
sevenlerinin
artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar
Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer
Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler
Sınıfının en güzel kızı
yeni gelen kıza içerler
üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı
Ferrari ile gelene içerler
Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler
O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir MI diye soruyor Toyotome
çünkü türü sevgi de
gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor
Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var
Birincisi; acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz korkusu
Tüm insanların iki yani vardır
Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği
insanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar
ikincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endişesidir
Japonya'da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış
Yüzü fena halde çirkinleşince
nişanlısı nişana bozup onu terk etmiş
Daha acısı ayni kentte oturan Anne ve babası
hastaneye ziyarete bile gelmemişler
artık çirkin olan kızlarını
Sahip olduğu sevgi
sahip olduğu güzellik temeli üstüne kurulmuş olduğundan bir günde ölmüş
Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış
Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş
Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoğu "çünkü" türündendir ve bu tür sevgi
kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor
Peki o zaman
gerçek sevgi
güvenilecek sevgi NE? Ve işte sevgilerin en gerçeği:
"Rağmen"
Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? Eğer türü sevgiden farklı bu
Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için çünkü türü sevgi de değil
Bu üçüncü tür sevgide
insan Bir şey olduğu için değil
Bir şey olmasına rağmen sevilir
Güzelliğe bakar mısınız? Rağmen sevgi
Esmeralda
Quasimodo'yu dünyanın en çirkin
en korkunç kamburu olmasına Rağmen sever
Asil
yakışıklı
zengin delikanlı DA Esmeralda'ya çingene olmasına rağmen tapar
Kişi dünyanın en çirkin
en zavallı
en sefil insanı olabilir
Bunlara rağmen sevilebilir
Tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile
Burada insanın
iyi
çekici ya DA zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor
Kusurlarına
cahilliğine
kötü huylarına ya DA kötü geçmişine rağmen olduğu gibi
o haliyle sevilebiliyor
Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor
Japon yazar yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor
Farkında olsanız da
olmasanız da
bu tür sevgi sizin için yiyecek
içecek
giysi
ev
aile
zenginlik
başarı ya da ünden daha önemlidir
Bunun böyle olduğundan nasıl emin olursunuz?
Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor
Şu soruma cevap verin diyor
Kalbinizin derinliklerinde
dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz
yiyecek
elbise
ev
aile
zenginlik
başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz miydiniz? Devam ediyor Toyotome: Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün
Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi
O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşamınız var
Günlük yaşıyorsunuz
Günün birinde gerçek
derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa
kalan hayatinizi nasıl yaşardınız? diye soruyor ve yanıtlıyor: öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar
Toyotome
hem de nasıl iddialı savunuyor Rağmen sevgiyi
Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni Rağmen türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır
Son sözlerinde biraz umutsuz
Toyotome
Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor
çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var
Kimsede başkasına verecek fazlası yok? diye açıklıyor
Anlatıyor: Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz
Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir
Peki bu dünyada sevgi ne kadar var
Yazara göre
açlığımızı biraz bastıracak kadar
Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi
Bu minnacık tadım
bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor
Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor
Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz
Hani nerede? Hepsi o
Ve asıl çarpıcı cümle en sonda
DüNYADAKi EN BüYüK KITLIK
RAĞMEN TüRü SEVGiNiN YETERiNCE OLMAYIŞIDIR
iYi DüŞüNüN
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
çimlere uzandığınız oldu mu?
çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?
iyi bir yılın
bunlar gibi birçok "küçük şey"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü?
Düşünün
Yayılın çimenlerin üzerine
Acele edin
Er veya geç
çimenler yayılacak üzerinize
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul