![]() |
Karagöz İle Hacivat Arasında Kısa Konuşmalar
Karagöz ile Hacivat arasında kısa konuşmalar Karagöz ile Hacivat http://frmsinsi.net/images/frmsinsim...sinsi.net_.jpg Hacivat’ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat’ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz’üm, bir şey mi istemiştin? “ Karagöz: “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan’ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? “ Hacivat: ” Neden olmasın Karagöz’üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? “ Karagöz: “ Hı?..” Hacivat: “ Yani kaç para verirsin? Küheylan’ı kaça alırsın? “ Karagöz: “ On altın veririm. Sattın mı? “ Hacivat: “ Dur bakalım, Karagöz’üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “ Karagöz: “ Nazarlık taktırırım, Küheylan’a. Anlaştık o zaman. “ Hacivat: “ Yapma Karagöz’üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. “ Hacivat’ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır. Hacivat: “ Çık Karagöz’üm, çık çık. “ Karagöz: “ Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. “ Hacivat: “ Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. “ Karagöz: “ Yirmi, otuz. “ Hacivat: “ Çık, çık. “ Karagöz: “ Elli, altmış. “ Hacivat: “ Çık, çık. “ Hacivat’ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. “ Hacivat: “ Bak Karagöz’üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy.Yüzü geç, yüzü geç.” Karagöz: “ Yüzgeç balıklarda olur, alık. “ Hacivat: “ Hemen sinirlenme Karagöz’üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz’üm, Küheylan’ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. “ Hacivat’ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan’ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat’a küser. Bir hafta ne Hacivat’ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar. Yazan: Serdar Yıldırım DİĞER KONUŞMALARI HACİVAT -Hoş geldin sevgili Karagöz'üm! KARAGÖZ - Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm! HACİVAT - Nereden gelip nereye gidiyorsun bakalım? KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok da oğlumla kaç saattir okuma-yazma çalıştık... Biraz gezeyim dedim. HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim kafan balon olmuştur. KARAGÖZ -Hay hay kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım. HACİVAT - Hemen yanlış anlama yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir. KARAGÖZ - Kafam pişti de soğutmaya çıktım. HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Neyse çalışmalar iyi gidiyor mu? KARAGÖZ - Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav! Sen söyle de müdür benim ilkokul diplomamı hazırlasın... HACİVAT - Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay... KARAGÖZ - Şey okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak? HACİVAT - Bak meselâ artık mühüre lüzum kalmayacak... KARAGÖZ - Yerine kimse bakmayacak mı? HACİVAT - Kimin yerine Karagöz'üm?... KARAGÖZ -"Artık müdüre lüzum kalmayacak..." dedin ya! HACİVAT - Efendim müdür değil mühür! Hani imza yerine bastığın damga yok mu? KARAGÖZ - Öyle söylesene köftehor! HACİVAT - Pekâlâ mektup yazmasını biliyor musun? KARAGÖZ - Biliyorum Hacı Cavcav çok kolay!... HACİVAT - Aferin demek bilgini o kadar ilerlettin? O halde söyle bakalım mektup nasıl yazılır? KARAGÖZ - Oğlum "Hazır Mektuplar" diye bir kitap getirmiş... Onun içinden seçip seçip yazılır. HACİVAT - Allah iyiliğini versin" desene oğlun da senin kafada yetişiyor. Hiç kitaptan kopya edilerek mektup yazılır mı? KARAGÖZ - Niye yazılmasın? Bir yere yazdım oldu. HACİVAT - Pekâlâ cevap geldi mi? KARAGÖZ - Cevap gelmedi mektubun kendisi geri geldi. HACİVAT - Neyse... O zaman seninle biraz mektup üzerine konuşalım. Örnek ister misin? KARAGÖZ - Parasız olursa isterim Hacı Cavcav! Pişirip akşama yeriz. HACİVAT - Yine ne anladın mektup pişirilip yenir mi? KARAGÖZ - Köftehor "Ördek ister misin?" dedin ya!... HACİVAT - Aklın yine başka yerlere gitti. Sen şimdi beni iyi dinle! Bir defa tarihsiz mektup olmaz. KARAGÖZ - Anladım talihsiz mektup olmaz. HACİVAT - Talih değil tarih!... Yani mektup kâğıdının üst-sağ köşesine o günün tarihi yazılır. KARAGÖZ - Hay hay yazılır! HACİVAT - Mektubu kime göndereceksin Karagöz'üm? KARAGÖZ - Yabancıya gitmesin kendime gönderirim. Hem de çabuk gelir. HACİVAT - Saçmalama insan kendine mektup göndermez. Diyelim ki babana yazacaksın! KARAGÖZ - Pataklarım ha! Babam mezarda postacı mektubu ona nasıl verecek? HACİVAT - Allah Allah... Pekâlâ mektubu bana yazıyorsun nasıl başlarsan? KARAGÖZ - "Keçi suratlı Hacı Cavcav çabuk yanıma gel canım seni pataklamak istiyor!" diye yazarım. HACİVAT - Efendim olur mu? "Çok sevgili arkadaşım Hacivat Çelebi Beyefendi" diye yazılır. KARAGÖZ - Ben sana öyle yazamam çok istiyorsan otur kendin yaz! HACİVAT - Pekâlâ bana yazma! Oğluna yazıyorsun "Çok sevgili oğlum!" diye başlarsın. KARAGÖZ - Gerisini biliyorum. Mektup bitince zarfa koyar üstüne de adres yazarım. HACİVAT - Aferin Karagöz'üm sonra?... KARAGÖZ - Sonra da oğluma telefon edip mektubu okurum. HACİVAT - Yine sinirlerim oynamaya başladı. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.