ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Bir Tutam Hikaye (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=456)
-   -   Affet Babacığım Masalı (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=981546)

Prof. Dr. Sinsi 10-24-2012 02:14 AM

Affet Babacığım Masalı
 

Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle

sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde

bir fazlalık olduğunu düşünüyordu.

Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.

Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve

"Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak"

diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.

Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası,

sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı.

Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında.

Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla

karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.

Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve

kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce

avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı

kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını.

Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak,

böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.

Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan

sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve

kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can,

"Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince

onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı.

Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı.

Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?"

diye soruyor ama cevap alamıyordu.

Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan

yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve

torununa belli etmemeye çalışıyordu.

Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine

ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki

dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu.

Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve

arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi.

Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da

babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu.

Barakanın içinde fırtına vardı adeta.

Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden

üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve

birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi.

O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak

saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından

bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti,

içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.

Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu.

Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın

vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi,

yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.

Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de

kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve

Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti.

Arabaya bindiler.

Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı,

neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye.

Verecek hiçbir cevap bulamıyordu,

annen böyle istiyor diyemiyordu.

Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni

buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası

başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte

deliler gibi geri çevirdi arabayı.

Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek

babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış

çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı.

Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım

için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...

Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...

"Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı

dağ başına atmadım ki, sen beni atasın...

Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum."




Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.