ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Türkiye (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=414)
-   -   Mevlana Türbesi İle İlgili İlgi, Mevlana Türbesinin Bilinmeyen Sırrı (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=907096)

Prof. Dr. Sinsi 10-14-2012 01:34 AM

Mevlana Türbesi İle İlgili İlgi, Mevlana Türbesinin Bilinmeyen Sırrı
 

Mevlana türbesi ile ilgili ilgi, mevlana türbesinin bilinmeyen sırrı

MEZAR ODASININ SIRRI

O muzenin kapisindan iceri girerken, karsima

‘Da Vinci sifresi’ gibi esrarengiz bir hikayenin

cikacagini bilmiyordum.

Bu, bir sanduka ve onun altindaki mezarin hikayesi.

Ama oyle basit bir hikaye degil.

Hikaye 13’uncu yuzyilda basliyor ve

1930’da esrarengiz bir aile trajedisine

kadar uzaniyor.

Hikaye beni cok etkiledi.

Sizi de etkileyecegini tahmin ediyorum.

SAF TUTMUS SANDUKALAR ARASiNDA

Hayatimda ilk defa Konya’ya gitmistim.

Konya’da Mevlana Muzesi’nin kapisindan

ilk adimimi attigimda, belki de sadece benim

hissettigim mistik bir ruzgar esti ve beni icine

alip goturdu.

Hayatimda hicbir mekan daha ilk anda beni bu

kadar etkilememisti.

icerden cok hafif bir ney muzigi geliyordu.

Sag tarafta, sanki saf tutmus sandukalari

goruyordum.

Yanimda Mevlana Muzesi Mudur Yardimcisi

Dr. Naci Bakirci vardi.

Mevlana’nin sandukasinin onune gelinceye kadar,

mistik bir turistten farkli degildim.

Ancak o sandukanin onunde Dr. Bakirci’nin anlattigi

o muthis hikaye basladi.

Daha dogrusu, o sandukanin altindaki

‘mezar odasinin sirri’...

500 METREYİ SEKİZ SAATTE ALAN CENAZE

Nefesimi kestim ve onu dinledim.

iste ondan dinlediklerim.

Anlatildigina gore her sey 1273’te Konya’da

kaldirilan bir cenazeden sonra basladi.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, 17 Aralik 1273

gunu vefat ediyor.

Cenazesine yuzbinlerce insan katilmis.

Naasi, iplikci Camii’nden, 500 metre ilerdeki

bu turbeye 8 saatte getirilebilmis.

Muslumanlar Mevlana’nin naasini defnedebilmek

icin gayrimuslimlerin cenaze cemaatinden cikmasini

istemisler. Ancak onlar, ‘Bize İsa’yi da Musa’yi da

Mevlana ogretti’ diyerek bunu reddetmisler.

Mevlana’nin kabrinin altina bir ‘mezar odasi’

bulunuyor.

MEZAR ODASİNA 700 YİLDA 1 KİSİ İNDİ

Eski Turklerde mezarlarin altina Farsca ‘zir-i zemin’

yani ‘zeminin alti’ denilen bir mezar odasi yapilirmis.

Mevlana’nin naasi da boyle 4 metrelik bir mezar

odasina konmus.

Ancak o tarihten bu yana mezar odasina kimse

inmemis.

Sadece bir kisi haric.

Rivayete gore Sultan Dorduncu Murad,

Mevlana’nin turbesini ziyarete geldiginde,

mezar odasinin icinde ne oldugunu cok merak etmis

ve bu odaya girmek istemis.

Ancak donemin Mevlevi buyukleri, buna kesinlikle

karsi cikmis ve girmesini engellemisler.

Bunun uzerine Sultan, elindeki tespihi, agzi acik

odanin icine atmis.

Veya dusurmus.

Bu tespihi almak uzere 7 yasinda bir kiz cocugu

mezar odasina indirilmis.

Bilinen tek sey, odanin iki tarafindan asagi dogru

merdivenlerin indigiymis.

Kiz cocugu mezara inip ciktiktan sonra dili tutulmus.

Dr. Naci Bakirci, ‘Cocugun dilinin neden tutuldugu

hala bilinmiyor’ diyor.

KUCUK KİZ MEZAR ODASİNDA NE GORMUSTU

İste bu olaydan sonra ‘mezar odasinin sirri’ iyice

merak edilmeye baslanmis.

Acaba kiz cocugu orada ne gormustu de dili

tutulmustu?

Bir iddiaya gore, oda cok karanlik oldugu icin cocuk

cok korkmus ve gecirdigi travmadan dolayi dili tutulmustu.

Ancak bir baska iddia daha var ki, o ‘mezar odasinin

sirrini’ daha da koyulastiriyordu.

Selcuklu Turkleri o tarihte mumyalama teknigini

biliyorlarmis. Fatih Sultan Mehmed dahil 7 padisahin

naasi mumyalanmis.

Mevlana’nin naasi da mumyalandigi icin muhtemelen

oyle duruyordu.

Kiz cocugu orada yatan Mevlana’yi gorunce bu hale

gelmis olabilirdi.

Bu olay donemin onde gelen Mevlevilerini harekete

geciriyor ve 1640 yilinda mezar odasinin agzi

tuglayla orulup uzeri kursunla kaplaniyor.

O tarihten sonra mezar odasinin agzindaki kursun

hicbir zaman kaldirilmadi.

Mezar odasi, sirlariyla birlikte belki de ebediyete

kadar sessizlige gomuldu.

1930’LU YİLLARDA MUZE MUDURUNUN ODASİNDA

Ancak odanin hikayesi burada bitmiyor.

Aradan 300 yil gectikten sonra, Misir’daki piramit

sirlarina benzeyen bir dizi olay daha yasanacakti.

Bu olayin iki tanigi vardi.

Biri olayi yasayan Yusuf Akyurt isimli biri.

Oteki de onun yasadigini Murat Bardakci’ya anlatan

Abdulbaki Golpinarli Hoca.

1930’lu yillarin guzel bir gununde, Mevlana Muzesi’nin

Muduru Yusuf Akyurt odasinda tek basina otururken,

aklina sandukanin altindaki mezar odasi gelir.

İcinden ‘Acaba su odaya bir girsem de icinde ne

oldugunu gorsem’ diye gecirir.

Ancak tepki cekecegini dusundugu icin kararsizdir.

O AN KAPİ CALİNDİ YASLİ ADAM GİRDİ

Tam o esnada kapi calinir ve iceri, muzenin yasli

odacisi girer.

Bu yasli adam aslinda, Mevlevi dedesidir. Cumhuriyetin

ilanindan sonra tekke ve zaviyeler kapandigi icin muzeye

cevrilen turbede odaci olarak calismayi kabul etmistir.

Yasli Mevlevi dedesi saygili bir sekilde iceri girer ve

Yusuf Akyurt’un tuylerini diken diken eden su cumleyi soyler:

‘Sakin oraya inmeyi dusunmeyin...’

Ancak bu saskinlik, muduru kararindan vazgecirmez.

Mezara inmek uzere kursunla kapli kapagin onune gelir.

Haliyi kaldirir. Tam kapagi acmak uzereyken, bir adam

haykirarak iceri girer:

‘Mudur bey, yetis evin yaniyor...’

Yusuf Akyurt gelinceye kadar evi kul olmustur.

İste tam o sirada eline bir telgraf tutusturulur.

Muze muduru baska bir yere tayin edilmistir.

KONYA-ANKARA YOLUNDAKİ KAZA

Konya-Ankara yolu o gun cok issizdi.

Gun batmis, alacakaranlik etrafa hakim olmaya

baslamisti.

Uzaktan gelen kamyonun farlari, henuz tam karanlik

hale gelmemis ufukta ciliz iki nokta gibi duruyordu.

Soforun yaninda kapiya dayanmis sekilde oturan cocuk

kimbilir hangi hayallere dalmisti.

Kamyon bir kavise girdigi sirada kapi aniden acilir ve

cocuk alacakaranligin icinde kaybolur.

Kamyon durup, icindeki iki adam kapidan ucan

cocuga ulastiklarinda is isten gecmistir.

Cocuk oteki dunyaya gocmustur.

Cocugun basinda duran ikinci adam, basi ellerinin

arasinda hungur hungur aglamaktadir.

O adam, Konya’dan tayini cikan Muze Muduru

Yusuf Akyurt’tur.

Kimine gore, mezar odasinin sirri, onu hala

takip etmektedir.

MEZARİN BASİNDA SOYLENEN SON SOZLER

Yusuf Akyurt oglunun cenazesini alip Konya’ya doner.

Cenaze toreninden sonra dogruca Mevlana Muzesi’ne

gider ve sandukanin basinda ellerini acip haykirmaya baslar:

‘Yetmedi mi? Affet artik...’

Butun bunlar neydi? Efsane mi? Gercek mi?

Kucuk kizin dili niye tutulmustu? Yasli odaci,

mudurun kafasindan gecen dusunceyi nasil anlamisti?

Bunlarin cevabi yok.

Ben bunlari anlatan insanlardan dinledim.

Bildigimiz tek sey var. Mezar odasi 731 yildan

bu yana sirrini muhafaza ediyor.

Umarim bundan sonra da muhafaza etmeye

devam eder.

Cunku bilinmezligin yarattigi bazi mistik duygulara

ebediyen ihtiyacimiz olacak.

Cunku hepimizin icinde, sadece kendimize ait sirlarin

saklandigi kucucuk odalar var.

Uzerleri kursunla kapli kucucuk odalar...




Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.