![]() |
Nûrdan Helezon: Mi’Rac Ve Namaz
Nûrdan helezon: Mi’rac ve namaz Hakkında Nûrdan helezon: Mi’rac ve namaz Nûrdan helezon: Mi’rac ve namaz Hz. Ömer Efendimiz (ra), bir gün Ka’be-i Muazzama’yı tavâf ederken Hacerü’l-Esved’e geldiğinde onu istilâm edip selâmlıyor, öpüyor ve karşısında durarak şöyle diyor: “Vallâhi ben kesin olarak biliyorum ki, sen yalnızca bir taşsın. Ne zararın dokunur ne de faydan. Ancak şu kadar var ki, şâyet ben Allah Rasulü’nün seni öptüğünü görmeseydim seni aslâ öpmezdim.” Hadd-i zâtında Mi’râc Gecesi de herhangi bir gece gibi bir gecedir. Onun hususiyeti, değer kazanması yine Efendimiz (sas) vesilesiyledir. O’nun (sas) kudsî yolculuğu bu geceye nasip olduğu için bu gece diğer gecelerden ayrı bir hususiyet kazanmıştır. Her şeyden maksat O (sas) ve O’nun (sas) vesilesiyle Kâinatın Sultânı olan Allah’tır (cc). Rabbimiz bâzı zaman ve mekânlara çeşitli sebeplerle değişik hususiyetler vermiştir. Mekke, Medîne, Mescid-i Aksâ, Tur-i Sînâ.. buraları mübârek mekânlara misâldir. Üç aylar, özellikle Ramazan ayı, Kadîr Gecesi, Mi’rac Gecesi, cuma günü, bunlar Cenâb-ı Hakk’ın, bir vesileyle bunlara kudsiyet atfetmesiyle değer kazanmışlardır. Hz. Ömer’in sözü muvâcehesinde Mi’rac Gecesi’ne bakarsak bunlar karşımıza çıkar. O geceyi Mi’rac Gecesi yapan ve 14 asırdan beri yâd edilip kutlanmasına vesile olan yine Mi’rac Gecesi’nin sultanı olan Hz. Muhammed (sas)’dir. Mi’rac’ın meyveleri Bediüzzaman, ‘Mi’râc–ı Nebeviyeye dâirdir’ dediği 31. Söz’de, Mi’râc’ın netîce ve faydalarından bahsederken, o gecenin beş yüzden fazla meyvesinin (netîce, fayda) bulunduğuna dikkat çekiyor. Oradan da istifâdeyle şunu söyleyebiliriz; Mi’râc’ın meyvelerinden biri, Efendimiz’in, şu madde ve şehâdet âlemini yırtıp, mânâ ve gayb âlemine yelken açmasıdır. ‘Gidip de gelen mi var!’ diyenlere, ‘Evet, var’ diyebilme imkânı bahşetmiştir. Şu tenteneli perdeyi parçalamış, her şeyin künhüne ve aslına vâsıl olmuş, Mutlak Hakîkat’e ulaşmış ve bunu bizlere göstermiştir. Mi’râcla Nebiler Sultânı (sas) bütün insanlığa, özellikle de kıyâmete kadar gelecek olan ümmetine takdim ettiği/edeceği hediye yağmuruyla geri dönüyor ki, o kudsî hediyeler O’na (sas), bizzat Kâinat’ın Sultânı tarafından bahşediliyor. Mi’râc’ın en büyük hediyesi de yerle gök arasındaki Nurdan olan namazdır. Mi’râc Efendiler Efendisi’nin (sas) en büyük mûcizelerinden biridir. En kâmil mânâda sâdece O’na (sas) nasîb olmuş; O’ndan önce ve sonra, bu ölçüde hiçbir varlığa müyesser olmamış ve olmayacaktır da. Bu ilâhî vuslat, sâdece O’na mahsustur. Fakat O’nun açmış olduğu bu kutlu yoldan niceleri istifâde etmiş, kıyâmete kadar da edeceklerdir. O kudsî kaynaktan kana kana içmişler ve içeceklerdir. Mi’rac günü peygamber efendimiz (sas) hediye öz olarak üç sey verilmişti: Bunlar; 5 vakit Namaz, Bakara Sûresi’nin son âyetleri ve şirk koşmamak şartı ile ''Lâ ilâhe illallah'' diyen her Müslümanın Cennet’e girebileceği müjdesi. Mi'rac'a namazla çıkılır * “Mi’râc’a namazla çıkılır, Allah’a namazla ulaşılır.” * “Herkes namazdaki mi'racı kendine göre hisseder ve kabiliyeti nisbetinde yükseldiğini duyar. En mükemmel Mi’râc Efendimiz’in mi’râcıdır.” * “Kılınan her namazı tıpkı bir Mi’râc veya mi’râcın gölgesi gibi bilmelidir.” * Mü’min için, her namaz bir Mi’râc vesilesidir. Mü’mine düşen de her namazda farklı buudlarda olsa mi’râcını tamamlamaktır.” * “...Mi’râc’a yürümek için âdeta bir rampaya yürüyüp kendinden geçmek ve fenâfillah’a, bekabillah’a ulaşıp, kendini düşünemeyecek kadar maiyyet atmosferini duyarak namaz kılmak...” 5 vakit namaz Mi’rac, Nebiler Sultânı Efendimiz’in (sas) önce, bugün kan-revân içindeki Mescid-i Aksâ’ya götürülmesi (Kudüs’teki Beytü’l-Makdis), oradan göğe yükseltilmesi, nebiler ve meleklerle (aleyhimü’s-selâm) görüşüp, nihâyet beş vakit namaz emri ve binlerce lütuflarla aynı gece tekrâr yeryüzünü şereflendirmesi hâdisesidir. Bayram Bursalı |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.