![]() |
Bir Bayram Sabahı...
Bir bayram sabahı kanlıydı Kudüs sokakları. Ağlıyordu analar,intikam doluydu yürekler.Boynu büküktü yetimlerin.Cepleri şeker değil taş doluydu.Bayram için özel olarak aldıkları ayakkabıları,elbiseleri de yoktu.Çünkü onlar için bayram, yaşadıkları her bir günden farksızdı.Her gün mücadeleyle doluydu onlar için,her gün şehadetle.Cihat,bayramdı;düğündü onlar****anlarla sulanmış şehadet libası en güzel bayramlıktı onlar için.Çünkü onlar zor günde,yokuş günde doğdular.Bilmediler çocuklularını,bilmediler gençliklerini,bayramları...Ama mutluydu onlar.Mutluydular can pazarında...Mutluydular şehadet güzergahında...Onlar,kendilerine zorluğu seçenler,rahmeti seçenler,şehadeti seçenlerdi.Kan,gözyaşı,kana bulanmıştı bayramları,oyunları,düşleri...Düşleri cenneteydi...Bayramları zafereydi...Yolları Kudüs’e,Mescîdi Aksaya,Mescîdi Harama,mukaddes beldeleriydi.Yürüyordu onlar mukaddes günlerde,mukaddes aylarda,mukaddes olan topraklara yürüyorlardı.Mukaddes olan her şeye karşı gereken duyarlılık gösterilsin diyeydi bu yürüyüş,bu adanış...Öyle ya! Böyle mi geçseydi günlerimiz,böyle mi geçsin Ramazanlarımız, Zilhiccelerimiz, Şevvallerimiz?Böyle mi geçsin bayramlarımız? ‘Öyleyse değiştirmeliyiz bu yanlış takvimleri değiştirmeliyiz yanlış olan bütün her şeyi.Bunun için yürümeliyiz.Bu bayram sabahı da yürümeliyiz.Her doğan sabahla beraber ışımayan güneşimizi bulmak için yürümeliyiz.Yürüyüşümüz güneşe doğru...Yürüyüşümüz aydınlığa doğru...Aydınlık sabahlar için yürümeli,dövüşmeli gerekirse ölmeliyiz.Çünkü biz aydınlık savaşçılarıyız’ diyor ve bileniyorlardı bayram sabahında. İşte bir yerlerde bir bayram sabahı daha.Sahte neşe ve kahkahalarla dolu sokaklar.Sırıtık maskelerini takarak saklamaktalar kırıtan bedenlerini.Zoraki gülüyorlardı birbirlerine.Akrabaları ziyaret edip büyüklerin elini öpmek de tarihe karışıyordu artık.Bu ülkenin çocukları güzel ve temiz giyimliydiler;ayaklarında parlayan potinleri,üzerlerinde cici elbiseleri...Hem o vitrinde gördüğü oyuncağı almak için artık bol parası da var cebinde...Ama mutlu değil bu çocuklar.Onlar hür değil.Cici elbiseleri kirlenmesin diye koşup oynayamıyorlar.Büyüklerin ellerini öpüp şeker toplayamıyorlar.Onlara değer vererek başlarını okşayan bir el uzanmıyor;aldıkları çikolataları rahatça yiyemiyorlardı. Modern dünyanın esiri zavallı çocuklar...Ne farkı vardı onların Kudüs deki çocuklardan. Her ikisi de esir,her ikisi de çocukluklarını yaşamıyor.Modern dünyanın esiri olan çocuklar daha bir çaresizdir.Esiri oldukları düşünceye ve hayata karşı elleri bağlıydı.Taşlayamıyorlardı bu yasakçı ve insafsız sistemi.Ses bile çıkaramıyorlardı.Halbuki Kudüs deki çocuklar daha bir mutluydu onlara göre,hiç olmazsa mücadele veriyorlardı. Hiç olmazsa beğenmedikleri yaşantıyı taşlayabiliyorlardı.Zulmü ve bu zulmü yapan şeytanın dostlarını taşlarıyla recmediyorlardı.Karşılarında susmuyor ve zafere kadar susamaya da and içiyorlardı. Acaba bizler hangi bayram sabahını yaşamak isterdik?... |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.