ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Galip Hoca (Celal Bayar) (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=890894)

Prof. Dr. Sinsi 10-10-2012 09:32 PM

Galip Hoca (Celal Bayar)
 
Galip Hoca (Celal Bayar) “Cephe Gerisinde ki Faaliyetleri”

Mebusan Meclisi ne katılan Celâl Bey, Milli direnişle, cephe ile

ilgilenmeye devam etmiştir. Meclis’te Milli Mücadele taraftarı milletvekillerinin

yanı sıra, şartların duyarlıligını dikkate alarak susmayı tercih edenlerin sayısı da

bir hayli kabarıktı. Celâl Bey, çeşitli siyasi hareketlerin etkisi

altında atıl kalan milli direniş hislerini uyandırmaya ve milli gayretleri

kamçılamaya çalışmış , Felah-ı Vatan Grubu’na katılarak Misak-ı Milli’nin kabul

edilmesinde rol oynamtır.

Mebusan Meclisi’nin 13 Mart 1920 tarihli oturumunda, Yunan işgali altındaki

cepheden birisi Demirci Mehmet Efe’den, digeri Salihli Müdafaa-i

Hukuk Cemiyeti Reisi Zahid Bey’den gelen iki telgrafın okunmasını ve üzerinde

görüşme açılmasını teklif eder. Telgraflarda, işgal altında bulunan yerlerden

göç eden halkın nasıl elim bir sefalet içinde bulundukları pek

hazin bir lisanla açıkladıktan sonra, Yunanlılar’ın tahammülün sınırlarını aşan

zulümlerine karşı, silahla karşılık gelmeden başka hiçbir çarenin kalmadıgı ifade

edilmektedir.

Söz alarak kürsüye çıkan Celâl Bey, milletin

maruz kaldıgı zulmü dile getirmiş ; işgalcileri ve destekçilerini agır bir dille

protesto ederek milli direniş hareketinin meşruiyetini, gerekliligini ve haklılıgını

belirtmiştir.

Celâl Bey’in konuşması, parlamenterler üzerinde olumlu etki yapmış,

Meclis’te direniş aleyhinde hoş olmayan kararların alınmamasına

yardımcı olmuştur. Istanbul’da ki işgal kuvvetleri konuşmadan büyük rahatsızlık

duymuş, hükümete baskı yaparak basına sansür koymuş ve konuşmasının gazetelerde

yayınlanmasını yasaklamışlardır.

Celâl Bey’in konuşmasından üç gün sonra (16 Mart 1920) Istanbul, Itilaf

Devletleri tarafından resmen işgal edilmiş ve direniş yanlısı milletvekilleri

tutuklanarak Malta Adasına sürülmüştür. Celâl Bey’i son anda Istanbul’da ki

Ittihatçı dostları ve gizli M.M. Grubu kaçırarak kurtarırlar.

Ayn grup aracılıgıyla Mustafa Kemal Paşa’dan alınan ve kendisini Ankara’ya

davet eden mesaj üzerine Anadolu’ya geçer. Adapazarı’ndan

Mustafa Kemal Paşa’ya çektigi telgrafta Bursa’da ki ailesini alarak Ankara’ya

gelecegini bildirir.

Bursa’da aldıgı yeni bir telgrafta Mustafa Kemal Paşa kendisine Bursa

üzerine yürümekte olan Anzavur’un şiddetli saldırısını önlemek için mahalli

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile işbirligi yapmasını bildirir.

Bursa’da ki Tümen Komutanı Miralay Bekir Sami (Günsav) Bey ve Miralay Osman Bey (Kasap)

ile görüşerek gerekli önlemlerin alınmasına yardımcı olur.

Bursa’da ki ulema ile görüşen Celâl Bey, Bursa’nın ileri

gelen bütün din adamlarının imzaladıgı ve Istanbul fetvasının geçersizligini ilân

eden bir karşı fetvayı hazırlayarak yayınlarlar. Bu hareketin meyveleri

kısa zamanda alınmış, Bursa ve çevresinde milli kuvvetlere katılımlar artmış,

yöre Kuvay Milliyesi her geçen gün biraz daha güçlenmeye başlamıştır.

Bursa’da ki gelişmeleri günü birlik Mustafa Kemal Paşa’ya rapor eden

Celâl Bey, Bekir Sami Bey’in de onayıyla, Ankara’da açılan TBMM’ye

Saruhan Milletvekili olarak katılmak üzere 1920 yılının Mayıs ayı

başlarında Bursa’dan ayrılarak Eskişehir üzerinden Ankara’ya hareket eder.

Eskişehir’deyken, Demirci Mehmet Efe’den kendisini tekrar cepheye davet

eden bir telgraf alır. Durumu Mustafa Kemal Paşa’ya bildiren Celâl Bey onun,

Ankara ya geliniz buyrugu üzerine Ankara’ya gider.

Celâl Bey’i Başkanlık (Riyaset) Odasında kabul eden Mustafa Kemal Paşa,

Istanbul’da ki tehlikeyi atlattıgına sevindigini ifade ederek

Ege’de ki hizmetlerinden övgüyle söz eder.

Milli Mücadele süresince TBMM’de yaptıgı çeşitli konuşmalarında hem

parlamenterlerin, hem de kamu oyunun zihinlerinde Ege’de ki olayların

güncelligini korumasını saglamıştır.

Parlamento ve Mustafa Kemal Paşa’da cephe ile ilgili konularda, meydana gelen

sorunların çözümünde Celâl Bey’in ilgisinden, bilgisinden ve deneyimlerinden

yararlanmayı tercih etmişlerdir.

SONUÇ

Ege Bölgesi’nin Yunan işgaline ugramasından önce iktidarda bulunan ve

ülkenin tek hakimi konumundaki Ittihat ve Terakki Partisi’nin Izmir Katibi

sorumlusu olarak bölgede görev yapan Mahmut Celâl Bey yaptıgı faydalı

hizmetlerle, olumlu icraatlarla yörenin sivil-askerî bürokratlarının sevgi ve

saygısını kazandıgı gibi, bölge halkının da güvenini, begenisini de kazanmıştır.

Başta Izmir olarak bölgenin işgale ugraması üzerine Celâl Bey, kazandıgı

sevgi, saygı ve güveni, deneyim ve birikimleri ile birleştirerek Milli direnme

bilincine dönüştürmüştür. Ege’nin kasabalarında, köylerinde, daglarında,

vadilerinde efelerle birleşerek cephe teşkilinde rol almıştır.

Gelişen siyasal konjonktürde parlamenter olarak cephe gerisine çekilirken

de cephe ile ruhî, hissî birlikteligini koruyarak hem Mebusan Meclisi’nde hem de

TBMM’de cephenin işlevsel sesi olmayı sürdürmüştür. Bu baglamda Bayar, hem

işgal öncesi Izmir’de ve Ege’de, hem de işgal sırasında cephede ve cephe

gerisinde milli direniş bilincini yaymış, milli direniş hareketinin başlamasına,

uyum içinde devam etmesine emek vermiştir.

KAYNAK:

Ege’de Milli Direniş Bilincinin Uyanmasında ve Milli Direniş Hareketinin

Başlamas nda Celâl Bayar’ın Katkıları

Okt. Burhanettin Bilmez

Celal Bayar Üniversitesi Rektörlügü,Manisa


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.