ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Şiir Cenneti (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=315)
-   -   Gelme Sakın Perişan Olacağım (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=886724)

Prof. Dr. Sinsi 10-09-2012 11:02 PM

Gelme Sakın Perişan Olacağım
 
Gelme Sakın Perişan Olacağım

Öfkemin gülleridir, yağmura döner yüzünü

Küsüp senin güneşine

İçilecek bir kadeh schnaps'unu

Yarım bıraktım

Gelme.

Gölgeni yıkma yoluma

Bocalıyorum

Kasırgalar yaratma öyle çılgınca

Korkulu soluklarda geniş olmak kim

Yaşadıkça yaklaşırım sandım - oysa

Suyun ateşle uyumsuzluğu gibisin

Kopabilir desem en ince yerinde

Geçmişe uyanan gözlerinin

Ateş gemilerini bir bu ürkütür

Şimdi uzaktan gülüp geçtiğim

Şimdi

Uzaktan

Gülüp geçtiğim

Ne mi çıkar güneş tutulmasından

Nasıl mı çocukluğum

Ben o zamanlar da böyle üşürdüm

Evlerde katı yönetimli kuklalar

Çatışmalara hazırlar saygımı

Beklediğim günlere daha ne kadar

Anlatılmaz umutlara merhaba

Hatırlatma bütün onları ve onları

Benzer benim çektiklerim

Peygamber Yusuf'a

Bir anda çağrışımlar yok edince zamanı

Uzaklaştıkça ölçülere vurması kolaylaşan

Nasıl mı çocukluğum

Geçti mi çocukluğum

Çocukluğum mu - hiç yaşamadığım

Bırakır her yerde kendini hüzne

Unutmak pazarında en pahalı

Buyruklar - buyruklar - buyruklar

Buyruklar - itirazsız - hep baş üzre

Düşünmekti ezen gözlerimi yük

Yanlıştı yanlış şu benim korkularım

Ürkerek birer mum gibi

Yöresi sönük.

Ve bir gün

Yürüdüğünü her şeyin

Ve bir gün

Eh işte nasılsa

Korkularımı bilinçle kovdum

Dur dediler dinlemedim

Koştum

İsyanım onlara oh ola.

Belki özüm orda diye

İlle de İstanbul dersen

Hırçın bir deniz bulacaksın kıyıda

Sonra çok bunalıma itecek seni

Karanlığa kurşunla yazılan teoriler

Ve gölgelerin saygısız büyüklüğü

Aslına oranla

Gerekirse açıp bütün köprüleri

Yılma, yüklen şiirlere

Gücün Kartaca.

Kesin ayrılıklara yeni çiçek serpmek

En duygulu serüveni yaşarken

Güneşi güldürse de arada bir

Buzulları çözmeye yetmez

Ağusunu yüreğime akıtan aşkından

Yeni kavuştum kendime

Yine ayırma

Geçitlerde yol vermez yabanlar

Derim ki kimse aramadı böylesine

Kendini bulmak için

Benim kadar.

Benim kadar hiç kimse

Öyle ülke ülke dolaşıp...

Uzun da olsa yollar ne çıkar

Sabrımı almışım yedeğime

Ne çıkar uzatsa anılar

Ahtapot kollarını

Varsayıp her şeyi hiçbir şeye

Giderim doğacak günlere.

Sen yine eskiden olduğu gibi

Zenci mızrakları havayı yırtarken

Tam tamına katıksız

Malraux'yu mu okuyorsun akşam üzerleri

Bağ bozumu türküler yakılan

o sancılı günlerinde dört mevsim

-Hayli yakın eskidikçe onlar bana -

Ateşleri yak da öyle oku

Çünkü fenerini elinden alıyorlar

Diyojen'in.

Geciken bir şey var güz sularında

Bilmesem bahar belki diyeceğim

Artık hiç olmadık yerlerdeyim senden uzak

Söyleyemeden o çok ezberlediğimi

Düşüncenin yorulduğu yerden

Acıyla bıraktığım o köşeye

yeniden dönmek mi

İstemem bırak

- Çoğalan acılara yeni direnç nerede -

Öz şiirlerin Tanrısal havasında

Gelmesin eski aşklar

Yeni saltanatıyla.

Gelme sakın perişan olacağım.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.