![]() |
Kültür Ve Bilgi
Kültür üzerine kafa yoran ve akıl yürüten sosyolog veya teorisyenler onu "Bir milletin maddi ve manevi değerleri toplamı; sanat ve fikir eserlerinin bütünü, ortak duyuş şekilleri ve tarih boyunca biriktirile gelmiş değer yargıları" olarak tanımlarlar.
Milletleri birbirinden ayıran yahut millete özgü ruhu teşkil eden bilimsel düşünce, felsefe, güzel sanatlar, mimari, müzik, gelenek, inanç ve hissediş biçimi gibi göstergeler, hep kültüre ait değerlerdir. Bir yabancıdan sizin bir davranışınız üzerine "Bunu neden böyle yaptın?" sorusu geliyor ve siz de buna cevap veremiyorsanız ortada kültürü ilgilendiren bir davranış var demektir. Çünkü kültür milleti millet yapan, bireye o millet içinde aidiyet biçen kimlik unsurudur ve bu olmadan insan kendisi olamaz. Kültür kolay elde edilen bir şey değildir. İçinde yaşadığınız mekânlar ve toplum size onu zaman içinde öğretir. Tıpkı vicdan gibi. Doğuşta bir kültürümüz yoktur ama gitgide ait olduğumuz topluma ait değer yargılarını içselleştirerek kültür sahibi oluruz. Burada toplumun kültür düzeyinin derin veya sığ oluşu da belirleyicidir. Yani kültürü toplum üretir, birey sahiplenir. Toplumun kültür üretebilmesi için önce bilgi üretmesi gerekir. Bu açıdan kültür bilgiden sonradır. Bir insanın bilgili olması kültürlü olduğunu göstermez. Ama kültürlü olabilmek için toplumun bilgili olması şarttır. Bilgi ile kültür arasında bir sebep sonuç ilişkisi olduğu gibi bir hacim ve derinlik ilişkisi de vardır. Bilgiden bahseden kişi başkalarının fikirlerinden yararlanmak, öğrenmek, biriktirmek ve akıl ile yorumlamaktan bahsediyordur. Bu yüzdendir ki bilimsel bir yazı dipnota ihtiyaç duyar, ansiklopedi karıştırmayı gerektirir ve değişik araştırmalardan yararlanmak ister. Sekiz, on sayfalık bir "makale"den bahsediyorsak konuştuğumuz şey ilimdir. Bilimsel bir konuyu ancak on beş yirmi dakikada izah edebiliriz. Ama eğer kültürel bir yazıdan bahsedeceksek yazının sınırı bir-iki sayfadır ve adına da "deneme" deriz. Deneme türü, kişiye özgüdür, dipnot gerektirmez, şahsî görüş ve yoruma dayanır. Kültürel bir konuyu, sohbet esnasında, hani aklımıza geliverdiği vakit üç-dört dakikada anlatıveririz. Mesela "kalem" konusunda arkadaşlarımıza üç dakika boyunca görüşlerimizi aktarıyorsak kalem kültürüne sahibiz demektir. Ama eğer on, on beş dakika konuşacaksak kalem hakkında araştırmalar yapmak, farklı bilgi kaynaklarından bilgi edinmek, o kaynakları tenkit etmek, kalemin tarihçesini öğrenmek, kalem üzerine yazılanları bilmek vs. gerekir. İsterseniz "kalem, kâğıt, kitap, televizyon, bilgisayar, çay, kahve, otomobil, ev vb." hemen yakınınızda gözünüze çarpan şeyler hakkında üç dakika durmaksızın konuşmayı deneyiniz. İlk dakikada cümleleriniz tükeniyor yahut tekrarlara başlıyorsanız bu konuda "kültür"ünüz henüz gelişmemiş veya oluşmamış demektir. Ama eğer başladığınız konuda mantık ve bilim çerçevesinde on dakika konuşabiliyorsanız o konuda "bilgi"niz var demektir. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.