![]() |
Kemençe Sanatkari Piçoğlu Osman
Her çevrenin kendine mahsus bir çalgısı vardır. Karadeniz bölgesinin mahalli sazı kemençedir. Giresun ilinde eskiden bu yana usta kemençeciler Görele ilçemizden çıkmıştır.
Türkiye dahilinde tanınan kemençe ustalarının en ileri gelenlerinden Rizeli Sadık, Hüseyin Dilaver, Ferhad Özyakupoğlu, İsbelalı Fehmi, Maçkalı Hasan Tunç, Sahanoylu Mehmet yanında bizim yöreden yetişmiş, Karadeniz kemençesinin ustalarından birisi de Göreleli Piçoğlu Osman’dır. Piçoğlu Osman için “gelmiş geçmiş kemençecilerin en ustasıdır” diyenler de vardır ve doğrudur!.. Sadi Yaver Ataman, “halk ona Piçoğlu diyor aslında Biçoğlu, Bicioğlu olması gerekir” diye yazmakta ise de, lakabı Sadi Yaver Ataman’ın belirttiği gibi Altaylı Türklerin oyun havalarına dedikleri “Bi” ve oyunca anlamına gelen “Bico”dan gelmemektedir. “Piçoğlu” lakabı kendisine Görele’nin yetiştirdiği usta kemençe sanatçılarından olan Karaman tarafından bir kızgınlığın ifadesi olarak “***” diye hitap etmesi üzerine takılmıştır. Karaman’ın kimseye öğretmek istemediği bir havayı gizlice kaparak çalmada maharet göstermesi üzerine (kaynak kişiler bu havayı, bir köprünün altına saklanarak Karaman’dan kaptığı, daha sonra saklandığı yerden çıkarak bu havayı kendisine aynen geçtiğini) Karaman’ın da kızarak kendisine “***-Piço” diyerek hitap ettiğini anlatırlar. Piçoğlu Osman’ın radyo repertuarında 3 türküsü bulunmaktadır. Bunlar, “Altını Bozdurayım” (Giresun Karşılaması), “Fadime” ve Muzaffer Sarısözen tarafından notaya alınan “Geminin İçineyum”. Piçoğlu Osman, Colombia Plâk Şirketine Giresun’dan “Tamzara, Giresun Eşref Bey Şarkısı, Trabzon İskele Kâhya Havası, Fadime, Romiko, Trabzon Sıksara Horon Havası, Irmağın Kenarında, Giresun Karşılaması” adlı parçaları okudu. Kaynak kişilerin ifadesine göre Piçoğlu Osman, “etine dolgun, orta boylu, başından şapka eksik olmayan” bir kimse idi. Yörede düğünlerde Piçoğlu Osman’ın bulunması, düğüne bir başka hava katardı. Atma türküde usta idi. Kendisi ile ilgili tespit ettiğimiz notlar vardır. Bir gün Tirebolu’da Yukarı Ortacami köyünde “Hıdıroğulları”nın düğünündedir. Ama, ne sebepse düğün sahipleri kendisine kızarlar, hatta dövmek isterler, kendisi hakkındaki havayı sezen Piçoğlu, istifini hiç bozmaz, düğünde misafir gelmiş bir yakın arkadaşını kastederek şöyle der: “Ocaktaki tencerem Kurudadır kuruda Hıdırlı beni döverse Var Ordulu burada” Piçoğlu Osman, bir gün Tirebolu’nun Ede köyünde yapılan düğünde kemençeci olarak bulunmaktadır. Düğün bütün hızıyla devam ederken köye jandarmalar gelir ve düğün sahibinden, muhtardan düğünü dağıtmasını isterler. Piçoğlu Osman ise düğüne gelen ve düğünü dağıtacak olan jandarmalardan hiç rahatsız olmaz ve telaşa kapılan köylülere de “siz karışmayın, ben hallederim” der. Başlar horon oynayanların arasında dönmeye ve türkü atmaya. Önce: “Yüksek dağın başında Dil veriyor serçeler Ne has horon tepiyor Yaşasın Edeliler” der ve ardından: “Yüksek dağın başında Eğil fidanım eğil Uşak horonu bozman Candarma bi-şi (bir şey) değil”. Düğünü dağıtmaya gelen jandarmalar köyden çekilir, giderler. Piçoğlu Osman, Espiye’nin bir köyüne düğüne gitmiştir. Düğün sırasında çıkan kavga sonunda başındaki şapkasından olmuştur. Espiye’ye geldiğinde kendisinden başındaki şapkasını sorarlar. O da cevap verir: “Espiye’nin üstünde Bulutlar dönüyordu Siz şapka soruyonuz El beni vuruyordu” Piçoğlu Osman, bir gün yine Tirebolu’da, Yukarı Ortacami köyünde düğüne gitmiş, düğün sonunda Tirebolu’dan gelen bayan misafirlerle birlikte çala-söyleye Halkaovalı’ya kadar gelinmiştir. Tirebolu’dan gelen misafirler Tirebolu’ya, Piçoğlu Osman ise Görele’ye gidecektir. Dayanamaz, aşağıdaki türküyü atar: “Ağacın tepesinde Dil veriyor serçeler Biriniz benim olsun Hey gidi güzelceler”. Bu türkü üzerine kafiledeki “uslu” bir kadın Piçoğlu Osman’a “oldu mu ya?” diyerek sitemde bulunur. Bunun üzerine Piçoğlu Osman, kafilenin gönlünü almak için şu dörtlüğü söyler: “Hey portakal portakal Kabuğundan acısın Darılmayın türküme Dünya ahret bacımsın”. 1899 yılında Görele’de doğan Piçoğlu Osman’ın hayatı, 1946 yılında Zonguldak’ta noktalandı. Tanrı rahmet eyleye!.. (Araştırma: Ayhan YÜKSEL) Bu yazı 13 defa okunmuştur. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.