![]() |
İbrahim-Hz İbrahim Peygamber
3 Eklenti(ler)
İbrahim-Hz İbrahim Peygamber
İslam dininin kutsal kitabı olan Kuran'da sık sık adı anılan Hz. İbrahim'in gene Kuran'da yer alan yaşamöyküsü Hıristiyan ya da Yahudi dininin kutsal kitaplarında anlatılanlardan oldukça farklıdır. Kuran'a göre Hz. İbrahim Babilliler'e peygamber olarak gönderilmişti. Ama Babilliler ona inanmadılar ve putlara tapınmayı sürdürdüler. Hz. İbrahim bu putları kırınca Babil Hükümdarı Nemrud onu ateşe attı. Bir mucize sonucu ateş gül bahçesine dönüşüverince halkın bir bölümü ona inandı. Hz. İbrahim, ailesi ve kendisine inananlarla birlikte Babil'den ayrılarak Kudüs'e gitti. Karısı Sârâ'nın çocuğu olmadığından Hacer adlı bir cariyeyle evlendi ve ondan bir oğlu oldu. Çocuğun adını İsmail koydular. Hz. İbrahim oğluyla birlikte Mekke'ye gittiği sırada gördüğü bir rüyada Tanrı ondan oğlu İsmail'i kurban etmesini istedi. Hz. İbrahim Tanrı'nın bu dileğini yerine getireceği sırada bir vahiyle bunun bir sınav olduğu bildirildi ve kurban etmesi için gökten bir koç indirildi. Tanrı kendisine inananlar için bir ibadet yeri yapmasını buyurunca Hz. İbrahim Kabe'yi kurdu. Bu arada bir mucize oldu ve Hz. İbrahim'in karısı Sârâ da bir çocuk dünyaya getirdi. Çocuğa İshak adı verildi. Hz. İbrahim 175 yıl yaşadıktan sonra öldü. Kuran'da en çok Övülen peygamberlerden olan Hz. İbrahim yaşamı boyunca Tanrı'nın tek olduğu inancını yaymaya çalışmıştı. Kuran'a göre, insanlar putlara tapmayı sürdürünce önce Hz. Musa, ardından Hz. İsa, en son peygamber olarak da Hz. Muhammed gönderilmiştir. |
Cevap : İbrahim-Hz İbrahim Peygamber
Mevlid-i Halil Camisi (Merkez) Şanlıurfa’da İbrahim Peygamber’in doğduğuna inanılan mağara yakınında bulunan bu caminin olduğu yerde Seleukoslar dönemine ait bir mabet olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. MS.150 yıllarında bu tapınağın üzerine bir kilise yapılmış, daha sonra 201-203 yıllarında sel nedeniyle harap olan kilisenin olduğu yere 313 yılında Piskopos Qona tarafından yeni bir katedralin yapımına başlanmıştır. Bu katedral Şanlıurfa’nın İslam egemenliğine geçmesinden sonra harap olmuş ve buraya cami yapılmıştır. Hz.İbrahim’in doğduğu kabul edilen mağaranın giriş kapısı üzerinde 1808 tarihli bir kitabe bulunmaktadır. Aslında onarım kitabesi olup, Seyyid Muhammed El Mesud tarafından onarıldığı yazılıdır. Caminin kapısı üzerindeki bir başka onarım kitabesinde de 1852 yılında Mahmut oğlu Mahmut Ağa tarafından onarıldığı yazılıdır. Bu kitabelerin yanı sıra avlunun güneydoğusundaki odalardan birinde 1855 tarihinde Ahmet Bican Paşa tarafından ve Derviş Musa isimli bir kişi tarafından onarıldığını belirten yazılar bulunmaktadır. Caminin avlusu ve avlu kapısı Hacı Müslim Hafız tarafından 1947 yılında halkın yardımı ile yaptırılmıştır. Caminin çeşitli yerlerinde bulunan bu kitabelerden anlaşıldığına göre Hz. İbrahim’in doğduğu sanılan mağara çevresindeki yapılanma XVIII.yüzyılda başlamıştır. Cami bu mağaranın batısına yapılmıştır. Kesme taştan dikdörtgen planlı olan caminin üzeri tonoz örtülüdür. Mağara ile cami arasındaki duvar üzerine de küçük bir minare yerleştirilmiştir. Ayrıca caminin güneydoğusuna ve kuzeybatı köşesine de iki minare daha eklenmiştir. Bu minarelerden birisi Hacı Ayşe Hanım tarafından 1930 yılında yaptırılmıştır. Bu minareler kesme taştan tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir. |
Makam-ı İbrahim'deki ayak izleri..
2 Eklenti(ler)
Makam-ı İbrahim'deki ayak izleri.. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.