ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Kurtuluş Savaşı Yılları - Canlı Tanık.. Necip Fazıl'ın Kaleminden (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=875049)

Prof. Dr. Sinsi 10-06-2012 10:52 PM

Kurtuluş Savaşı Yılları - Canlı Tanık.. Necip Fazıl'ın Kaleminden
 


Kaç yaşındasın nine?

-71?

-Demek İstiklal Savaşı?nda 20-21 yaşlarındaydın?

-Öyle zahir?

-O günden beri çıkmadın mı köyünden?

-Çıkmadım.

-50 yıldır çıkmadın ha?

-50 yıldır?

-O gün, bu gün, dünya çok değişti?

-Öyleymiş?

-Bir daha da evlenmedin, öyle mi?

-Öyle?

-Seni, ardı arkası gelmeyen sorularla sıkıyorum değil mi?

-Estağfurullah?

-Ne yapayım, sen anlatmıyorsun ki, dinleyeyim? Niçin anlatmayı sevmiyorsun?...

-Sevmem!

-Ne seversin?

-Okumayı?

-Ne okursun?..

-Kur?an okurum.

-Okuman yazman var mı?

-Yok! Yalnız Kur?an okurum.

-Kim öğretti sana Kur?an okumayı?

-Babam?

-Peki, Kur?an okuyan, eski harflerle başka şeyleri okuyamaz mı?

-Ben okuyamam. Allah?ın Kelâmı bana kolay gelir. Öbürleri çetin kargacık-burgacıklar?

-Baban da kocan gibi zeybek miydi?

-Babam köy imamıydı. Hem zeybek diye ayrı bir cins yoktu ki? Burada her mert delikanlı bir zeybekti zamanında?

-Ya şimdi?

-Şimdi herkes bebek?

-Ne oldu, nerede öldü baban?

-Seferberlikte (I.Dünya Savaşı) Hicaz taraflarına gitti, bir daha dönmedi.

-Ne kaldı babandan sana?..

-Şu köşede gördüğün yeşil ipek kaplı Kur?an kaldı. Bir de söz?

-Nasıl söz?..

-?Kur?an?dan ayrılma!...?

-Sen o zaman 14-15 yaşlarında bir kızdın?

-Öyleydim?

-Sonra evlendin?

-Beni 19 yaşımda, dayımın oğluna verdiler. Evlendim.

-Tam da Yunanlıların İzmir?e çıktığı yıl?

-Çok geçmeden Yunanlı bu tarafa geldi, bir taburuyla bizim köye yerleşti.

-Anlat, anlat!

-Ne anlatayım?.. Sen sor, ben söyleyeyim!.. Zaten her şeyi öğrenmişsin dışardan?

-Evet ama senin ağzından dinlemek istiyorum. Halk bir şeyi renkten renge sokar, gerçek diye bir şey kalmaz ortada?

-Doğru!.. Kimbilir benim için de neler uydurmuşlardır!

-Sen, tek başına, bir tabur Yunan askerini köyden kaçırmışsın!..

-Yok canım, o benim kuvvetim değil, Kur?an?ın gücü?

-Kur?an?ın gücü mü?

-Ne sandın ya; koynumda Kur?an olmasaydı, hiç o işi becerebilir miydim ben?

-Kur?an?ın, tüfek gibi, top gibi bir gücü olabilir mi?

-Yüzbin top, O?nun tek harfine denk olamaz!..

-Kuzum nine, söyle nasıl oldu?

-Üç aylık kocamı cami avlusunda kurşuna dizdiler.

-Sebep?

-Kızlara saldıran bir Yunanlıyı bıçaklayıp öldürdü diye?

-Sonra?..

-Kalktım, Yunan kumandanına gittim. Sırtıma örtümü çektim, koynuma Kur?anımı aldım gittim.

-Eeee?

-Yunan kumandanı, meydan yerindeki eski jandarma karakolunda bir masa başında, çizmeli ayaklarını masanın üzerine uzatmış, oturuyordu. Yanında da İzmir?in yerlisi bir Rum? Tercüman?

-Nasıl cesaret edebildin aralarına girmeye?

-Cesaret Kur?an?ın emri? Kumandan ?ne istiyorsun?? diye sordu. ?Kocamın kanını dava ediyorum!? dedim.

-?Kime karşı?? dedi.

-?Sana karşı!? dedim.

Kahkahayla güldü. Ayaklarını masadan çekerek doğruldu. Alaycı bir yılışıklıkla ?ne yapmamızı emir buyuruyorsunuz?? dedi. Ellerimle, koynumdaki Kur?an?ı sımsıkı kucaklayarak?

-Ne cevap verdin?

-?Hemen taburunuzu alıp, buradan çıkmanızı istiyorum!? dedim.

-Hayret!..

-Evet, kumandan hayretinden ne diyeceğini bilemedi.

-?Nedir, o koynundaki sımsıkı kavradığın şey?? diye bağırdı. Ben de bağırdım:

-?Dünyanın en güçlü silahı! Hepinizi tuz-buz etmeye yeter!..?

-Müthiş!..

-Tam o anda tercüman avaz avaz ?bomba!? diye bastı çığlığı?

-Akıl alabilecek gibi değil?

-Daha neler var bu dünyada aklın alabileceği gibi olmayan?

-Devam et!

-Kumandan dehşetle irkildi, yan yana yürümeye başladı; gözleri bende ve koynumdaki gizli silahta, arkasıyla çıktı, meydan yerindeki askerlerine doğru yürüdü. Tercüman da iki büklüm, ardında?

-Nasıl oldu da üzerine atlayıp, bomba sandıkları şeyi koynundan almadılar?..

-Sıkı mı, ya onu yere bırakıp da karakolu havaya uçuracak olursam?..

-Sonrası?..

-Sonrası, kumandan askerlerine Rumca bir takım emirler verir ve onları toplarken, birdenbire müezzinin gür sesi işitildi. Öğle ezanı? Kocamın tabutu da musalla taşında? O anda bir yaylım ateş? Olanları haber alan çeteler, bir tepeciğin üstünden kuru-sıkı ateş ediyor. Yunalı askerler kaynaştı. Ne yapacaklarını bilemediler.

Ben, tam o an, kollarım sımsıkı koynumdaki silahı kavramış, kapıdan çıktım, medyam yerinde göründüm. Kumandan haykırdı. Rumca bir kumanda? Yunanlılar köy dışına doğru kaçmaya başladılar. Gidiş o gidiş?

-Demek Kur?an silahtan üstün geldi İstiklal Savaşı?nda?

-O savaşı Kur?an?ın gücü kazandı!...

(Necip Fazıl - Mart 1971)


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.