![]() |
Fatımiler Hanedanı
Fatımiler Hanedanı
Fatımiler (9091171), önce Fas, Cezayir ve Tunus'ta, 969'dan sonra da Mısır ve Suriye'de egemenlik kurmuş bir hanedandır. Hz. Muhammed'in kızı Fatıma (Fatma) ile damadı Hz. Ali'nin soyundan geldiklerini ileri süren Fatımiler Abbasi halifeliğine karşı yeni bir halifelik merkezi yaratmışlardır. Abbasiler'in halifeliğini tanımayan Şiiler 9. yüzyılın ilk yıllarından başlayarak yoğun bir biçimde kendi inançları doğrultusunda düşüncelerini yaymaya giriştiler. Özellikle Şiiler'in İsmailiye koluna bağlı olanlar "dai" adını verdikleri kişiler eliyle gizlice örgütlendiler, uygun buldukları her ortamda Abbasiler'e karşı muhalefeti körüklediler. İran, Irak, Suriye gibi Abbasi egemenliğinin güçlü olduğu bölgelerde izlenmeye başlandıklarında da Kuzey Afrika ve Yemen gibi uzak ülkelerde çalışmalarını yürütmeye başladılar. Bu çalışmalar sonucunda Kuzey Afrika'da siyasal bir güç elde eden Şiiler 909'da Cezayir'deki Rüstemiler'in, aynı yıl Doğu Cezayir ve Tunus'taki Aglebiler'in egemenliklerine son vererek Fatımi Halifeliği'ni kurdular. İlk halife Ubeydullah elMehdi (909934) önceleri yörenin yerli halkı Berberiler'in desteğiyle egemenliğini güçlendirdi. Ama büyük bir ordu kurmak amacıyla koyduğu ağır vergiler yüzünden kısa sürede halkın güvenini yitirdi. Ondan sonraki halifeler de yönetimlerini daha çok Slav kökenli paralı askerlerden oluşan güce dayanarak sürdürdüler. Geleneksel merkezler yerine de Tunus'ta kurdukları Mehdiye kentini başkent edindiler. Askeri bir üs durumundaki Mehdiye'den düzenledikleri deniz seferleriyle Sicilya'yı, kara seferleriyle de Libya'yı ele geçirdiler. Fatımi komutanlarından Cevher 969'da Mısır'daki İhşidi egemenliğine son verdi. Böylelikle Kuzey Afrika'yı tümüyle denetimleri altına alan Fatımiler bundan sonra, etkisiz kılmak istedikleri Abbasiler ile doğrudan çatışmaya giriştiler. Egemenliklerini Filistin üzerinden Suriye'ye, Arabistan Yarımadası'nın içlerine ve Yemen'e kadar yayan Fatımiler en parlak dönemlerini Mustansır zamanında (103694) yaşadılar. Bu arada başkentlerini de Tunus'tan Mısır'a, geleneksel başkent Fustat'ın yanında yeni kurdukları Kahire'ye taşıdılar. Mustansır' in ölümünden az sonra başlayan Haçlı Seferleri Abbasiler'i olduğu kadar Fatımiler'i de etkiledi. Ayrıca Mustansır'ın iki oğlu arasında baş gösteren dinsel ve siyasal çekişme Şiiler'in bölünmesine, birbirine rakip yeni dinsel grupların ortaya çıkmasına yol açtı. Sonunda Fatımiler'in yazgısını Suriye ve Irak'taki gelişmeler belirledi. Haçlılar'ın, Selçuklular'm, Abbasiler'in ve Suriye'nin büyük bölümüne egemen olan Atabeyler'in kendi üstünlüklerini kurmaya çalıştıkları bir ortamda Mısır, Atabeyler'in komutanlarından Şirkuh ile yeğeni Selahaddin Eyyubi'nin eline geçti. Fatımi halifesi Adid'in ölümünden sonra Selahaddin Eyyubi Fatımiler'in varlığını tümüyle ortadan kaldırdı. Kuzey Afrika'ya 340 yıla yakın süreyle egemen olan Fatımiler Özellikle Mısır'ı aldıktan sonra ekonomik ve toplumsal alanda başarılar kazanmışlardır. Mısır onların zamanında Hindistan'ı Akdeniz'e bağlayan önemli bir ticaret merkezi olmuş, denizcilik canlanmıştır. Kahire Bağdat'ı gölgede bırakacak kadar büyük bir ticaret ve kültür kenti durumuna gelmiş; ünlü elEzher Medresesi de Fatımiler zamanında kurulmuştur. Ama halkın büyük çoğunluğunun Sünni mezheplere bağlı olduğu Kuzey Afrika'da Şii Fatımiler'in etkisi sürekli olmamış, yıkılışlarından kısa bir süre sonra hemen hemen bütün izleri silinmiştir. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.