ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Ülke & Şehirler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=413)
-   -   Çin Halk Cumhuriyeti (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=85653)

Şengül Şirin 06-30-2009 10:08 PM

Çin Halk Cumhuriyeti
 
Çin haik cumhuriyeti


II. Dünya Savaşı'nın sonunda Çin yıkılmış bir ülkeydi. Köylüler 50 yıl boyunca ezilmişlerdi. Yabancı ordular ürünlerini çiğnemiş, çiftliklerini yağmalamıştı. Mao, zengin toprak ağalarının elinden topraklan alıp yoksul köylülere dağıtacağını söylüyordu. Milyonlarca köylü Mao'ya inandı ve komünistlerle birleşti. 1947'de Mao'nun Kızıl Ordu'su ile Kuomintang arasında iç savaş patlak verdi.

Komünistler çok geçmeden savaşı kazandı. Çan KayŞek ile yandaşları Tayvan Adası'na çekilmek zorunda kaldı.
1 Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu. İlk iş toprağın paylaştırılması oldu. Toprak ağalarının topraklan köylülere dağıtıldı; kiracılarına kötü ve acımasızca davranmış olan ağalar cezalandırıldı. Yönetim köylüleri, kooperatiflerde birleşmelerinin yararlı olacağına inandırmaya çalıştı. Bu da, tarlalarını ve hayvanlarını birleştirmeleri, işleri de ortaklaşa yürütmeleri anlamına geliyordu.


İkinci görev de sanayinin geliştirilmesi ve modernleştirilmesiydi. Büyük işyerlerine yönetim el koydu. 1952'de Beş Yıllık Plan yürürlüğe girdi. Halk kara ve demiryollarının, fabrikaların, barajlann yapımında elbirliğiyle çalıştı. Plan petrol üretiminin üç kat, çelik üretiminin dört kat artmasını sağladı. Böylece, Çin yarım yüzyıllık karmaşa döneminden çıkmaya başladı.


Çin Halk Cumhuriyeti 1951'de Çin'in doğal bir parçası olarak gördüğü Tibet'i aldı; Kore Savaşı'nda (195053) Kuzey Kore'yi destekledi. Çin özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya' daki bağımsızlık isteyen devrimci güçleri destekledi ve yoksul ülkelere yardım etti. Örneğin, Tanzanya'da TanZam Demiryolu'nun yapımına Çinli mühendislerin katkısı oldu. Çinli birlikler, 1962'de Hindistan, 1969'da ise SSCB ile sınır çatışmalanna girdi. Çin kendi nükleer silahlannı ve roketlerini geliştirdi.


1958'de Çin'deki gelişmenin çok yavaş olduğunu düşünen Mao "Büyük Atılım"ı başlattı. Sanayileşme amacından vazgeçilmemekle birlikte, ekonomide ağırlık köylere kaydırıldı. "Komün" denilen, değişik köylerden on binlerce köylünün bir araya toplandığı büyük üretim birimleri kuruldu. Bu birimler tarım ürünleri yetiştirmelerinin yanında kendi sanayilerini kurmaları için de özendirildi. Bu model ilk yıllarda karmaşa ve kaynak

harcanmasına neden oldu. Kuraklık ve sellerin yol açtığı üç yıl süren kötü hasat da bu karmaşaya eklenince, açlık baş gösterdi ve ülke çapında büyük zorluklar çekildi.
Mao 1966'da, kapitalist yola dönülmesini önlemek amacıyla "Kültür Devrimi"ni başlattı. Okullar ve üniversiteler kapatıldı; öğretmen ve öğrenciler üretime katkıda bulunmak üzere köylere gönderildiler. Üretimle doğrudan ilişkisi olmayan kafa emeğinin değersiz olduğu düşüncesi yaygınlaştı. "Kızıl Muhafızlar" bu yeni görüşlerin zorbalıkla yaşama geçirilmesine aracı oldular. Bu karışıklık sanayi ve tarımda gerilemeye neden oldu.

Karşıt görüşteki komünist gruplar arasındaki yönetim mücadelesi Çin'in bazı kesimlerini iç savaşın eşiğine getirdi. 1968'de Kültür Devrimi'nin amacına ulaştığı açıklandı. İç barış sağlandıkça Çin'in dünyanın geri kalan bölümünden yahtılmışlığı da yavaş yavaş sona erdi ve 1971'de Birleşmiş Milletler'e katılarak Genel Kurul'da ve Güvenlik Konseyi'nde Tayvan'ın (Milliyetçi Çin) yerini aldı. 1976'da Başbakan Çu Enlay'ın (Zhou Enlai) ve Mao ÇeTung' un ölümleriyle birlikte eski önderlik anlayışı sona erdi (bak, Çu Enlay).


Maocu dönemin sona ermesi büyük değişiklikler getirdi. En güçlüleri Deng Xiaoping olan yeni önderler "sürekli devrimin" sona erdirilmesini istediler. "Dörtlü çete" olarak adlandırılan, Mao'nun dul eşi ile üç arkadaşı iktidardan düşürüldü. Deng Xiaoping'in önderliğindeki Çin batıya açıldı; teknoloji, sanayi, inşaat ve ulaştırma alanlannm

geliştirilmesi için yardım istedi. Binlerce Çinli bilim ve teknik konularında çalışmak üzere batı ülkelerine ve Japonya'ya gönderildi. Tüketim ve özel girişim konularında batılı ülkelerdeki bazı örnekler benimsenmeye başlandı. 1989'a gelindiğinde Çin'de yeniden toplumsal karışıklıkların başladığı görülmektedir.

Şengül Şirin 06-30-2009 10:36 PM

Cevap : Çin Haik Cumhuriyeti
 
Çin Halk Cumhuriyeti,

dünyanın en kalabalık ülkesidir. Yüzölçümü bakımından ise üçüncü gelir. Doğudan batıya yaklaşık5.000 km, kuzeyden güneye ise yaklaşık 5.500 km uzanır. Sınır komşuları Kuzey Kore, SSCB, Moğolistan, Afganistan, Pakistan, Nepal, Bhutan, Hindistan, Birmanya, Laos ve Vietnam'dır. Çin Denizi (bak. ÇİN DENİZİ) ile 4.345 km kıyısı vardır. Çin 21 yönetim bölgesi ile içlerinde Tibet, Xinjiang (Sinkiang) ve İç Moğolistan'ın da bulunduğu beş özerk bölgeye ayrılır. Kuzeydoğudaki yönetim


bölgeleriyle birlikte bu özerk bölgelere Dış Çin de denir. Bunlar, düşman saldırılarından korunmak için 2.000 yılı aşkın bir süre önce yapılan Çin Seddi'nin (bak. ÇİN ŞEDDİ) öte yanında yer alırlar. 1949'dan beri yönetimde Çin Komünist Partisi (ÇKP) bulunmaktadır. Bir zamanlar Formoza olarak bilinen Tayvan Adası doğu kıyısı açıklarındadır. Ayrı bir ülke olan Tayvan'a Milliyetçi Çin de denir. Tayvan'ın resmi adı Çin Cumhuriyeti'dir.

Çin Halk Cumhuriyeti’ne ilişkin bilgiler

RESMİ ADI: Çin Halk Cumhuriyeti.

YÖNETİM BİÇİMİ: Tek meclisli, tek partili halk cumhuriyeti.

Y
ÜZÖLÇÜMÜ: 9.572.900 km2.

BAŞKENT: Pekin.

BAŞLICA KENTLER VE NÜFUSLARI (1989): Şanghay (7.330.000), Pekin (6.800.000), Tianjin (5.620.000), Shenyang (4.440.000), Wuhan (3.640.000), Kanton (3.490.000), Harbin (2.930.000), Chongqing (2.750.000), Chengdu (2.740.000), Xi'an (2.650.000), Nanjing (2.430.000), Dalian (2.330.000), Jinan (2.180.000), Changchun (2.020.000), Taiyuan (2.010.000), Ûingdao (2.010.000), Zhengzhou (1.630.000), Kunming (1.480.000), Lanzhou (1.450.000), Anshan (1.350.000), Qiqihar (1.350.000), Hangzhou (1.310.000).

DOĞAL YAPI: Çin üç ana bölgeye ayrılır. Güneybatısı yüksek bir yayla, kuzeybatısı geniş havzaların yer aldığı dağlık bir bölgedir. Doğusu alçak ovalardan oluşur. Doğudan batıya doğru akan Yangtze (Yangçe) Irmağıülkeyi ikiye ayırır.

BAŞLICA ÜRÜNLER: Tarım. Pirinç, buğday, mısır, meyve, şekerkamışı, soyafasulyesi, domuz, koyun, keçi, sığır, balık. Madenler. Çinko, bakır, kurşun, kalay, tungsten, demir cevheri, nikel, boksit, altın.

SANAYİ: Çimento, çelik, yapay gübre, şeker, giyim, saat, bisiklet, dikiş makinesi, televizyon. Dışülkelere satılan önemli ürünler: Petrol ve petrol ürünleri, tahıl kırması, dokuma, ipek, çay, işlenmiş besin maddeleri.

EĞİTİM: Bütün çocuklar altı yıllık temel eğitimden geçer; bunların ancak üçte biri ortaöğrenim görür.

Mao döneminin sona ermesinden sonra, içerideki reformların ve dışa açılmanın getirdiği toplumsal değişiklikler sonucunda, Çin Halk Cumhuriyeti'nde, özellikle gençler arasında demokrasiye yönelik bir hareket doğdu. Çin Komünist Partisi (ÇKP) bu gelişmeler karşısında sert önlemler almaya başladı. Bu ise ülkede siyasal gerginliğin doğmasına yol açtı. Parti içindeki çekişmeler de su yüzüne çıktı. Nisan 1989'da Tiananmen

Meydanı'nda toplanan öğrencilerin demokrasi isteğiyle yaptıkları gösteriler geniş bir kitle desteği kazandı. Göstericilere karşı ılımlı bir tutumu savunan Zhao Ziyang'ın parti içinde saf dışı edilmesinden sonra, Haziran 1989'da öğrenci direnişi kanlı bir biçimde bastırıldı. Yaklaşık bin kişi öldürüldü. Ardından parti içinde ve devlet yönetiminde sertlik yanlılarını güçlendiren değişiklikler yapıldı. Yeni yönetim ekonomik reformlarla birlikte, siyasal ve kültürel alanda sosyalist ideolojiye katı bir bağlılığı geliştirmeye yöneldi.
SSCB Devlet Başkanı#Mihail Gorbaçov'un Mayıs 1989'da Pekin'i ziyaretinden sonra SSCB ile ilişkiler normalleşmiş ve dünyada Çin'le ilgili olumlu bir görüş oluşmuştu. Ama Tiananmen olaylan bu olumlu havayı dağıttı. ABDÇin ilişkileri bunalıma girdi. Doğu Avrupa ülkelerinde demokratikleşme yolunda adımlar atılırken, Çin'de yaşananlar dünyada büyük bir tepki yarattı.

Çin'in reform yanlısı yaşlı önderi Deng Xiaoping'in 1978'de uygulamaya koyduğu reform programı küçümsenmeyecek başarılar elde etmişti, ama buna uygun siyasal reformları yapmamanın doğuracağı sorunlar göz ardı edilmişti. Ekonomik reformların kaçınılmaz sonuçlan öğrenci kesiminde ve aydınlar arasında ortaya çıkan demokratikleşme hareketiyle kendini açığa vurdu. Öte yandan, hayat pahalılığı ve işsizlik artıyor, suç işleme oranı yükseliyordu. Devlet hizmetlerinde görevi kötüye kullanma ve rüşvet de alabildiğine artmaktaydı. Parti içinde liberal reformculann geriletilmesinden sonra, tutucu parti lideri ekonomide tasarrufu ve merkeziyetçiliğe dönüşü temel alan politikalar izlemeye başladı
lar. Reformlan daha ileri götürme yerine, ortaya çıkan sorunlan idari önlemlerle çözmeye çalıştılar. Ekonomik büyüme hızı düştü, dış kaynaklı krediler ve yabancı yatırımlar azaldı. Turizmde büyük düşüş oldu. Ekonomik sıkıntılar arttı.

1989'da yaşanan büyük sarsıntılardan sonra, 1990 boyunca ÇKP'nin birinci kuşak yaşlı önderleri iktidar tekellerini korumaya çalışırken, inanılırlıklannı ve saygınlıklannı korumakta güçlük çektiler. Gorbaçov'a karşı girişilen başansız darbenin ardından SSCB'nin dağılması da uyarıcı oldu. ÇKP ordu üzerindeki denetimini artırmaya yöneldi.
Tiananmen olayının olumsuz etkisini silmekte Çin'in Körfez Bunalımı'ndaki tutumu rol oynadı. Çin, Birleşmiş Milletler'in Irak'ın Kuveyt'ten çekilmesini isteyen kararı lehinde oy kullandı ve barışçı çözüm için girişimlerde bulundu. Tiananmen olayı üzerine kesilen

krediler açıldı. Ekonomik durumda iyileşmeler görülmeye başladı. 1991'de SSCB dağılınca ÇKP yararcı bir politika izleyerek bağımsızlığını ilk ilan eden ülkeler olan Letonya, Estonya ve Litvanya'yı Eylül 1991'de hemen tanıdı. Ardından da öteki 12 eski Sovyet cumhuriyetini tanıdığını açıkladı. ABDÇin ilişkilerindeki bunalım sürüyordu, ama Batı Avrupa ülkeleri ve Japonya ile ilişkiler düzeldi. Çin'le Vietnam arasında uzun süredir devam eden düşmanlık sona erdi.

ÇKP'nin 70. kuruluş yıldönümünde parti genel sekreteri Jiang Zemin yönetimin, Çin'in kendi özelliklerine uygun olarak, sosyalizmi kurma amacına bağlılığını yineledi. Bununla birlikte, Pekin yönetiminin ekonomik reform politikasından ayrılmayacağını ve dış dünyaya açılmayı sürdüreceğini de vurguladı. Ekonomik büyüme 1991'de bir ölçüde hızlandı. Ama Pekin gene de akılcı ve köklü reformlara girişmeye pek istekli görünmüyordu.

Ekim 1992'de Çin Komünist Partisi'nin 14. Kongresi toplandı. Jiang Zemin kongrede okuduğu raporda Çin yönetiminin pazar ekonomisine yönelişini resmen ilan ederken, Batı tipi çok partili bir sisteme geçilmeyeceğini açıkladı. Kongre, Deng Xiaoping'in pazar ekonomisine geçişi öngören reformlannm zaferi ve kapitalizme doğru atılan tarihi bir adım olarak değerlendirildi.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.