![]() |
Babai Ayaklanması
Babai ayaklanması
http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1275980579 Baba İlyas yandaşlarının 1239'da başlattığı ve Anadolu Selçuklu tarihinde bir dönüm noktası oluşturan büyük Türkmen ayaklanmasıdır. Yankıları yüzlerce yıl süren ayaklanma özellikle dinsel alanda izler bırakarak Bektaşilik gibi tarikatların oluşumunu etkilemiş, kırsal kesimlerde yayılmasına yardımcı olmuştur. Hareketin önderi, Türkmenler arasında görüşleri hızla yayılarak çevresinde büyük bir kitle toplayan Baba İlyas'tır. Horasan'dan Anadolu'ya göç eden Baba İlyas, Yesevi tarikatına bağlı, bu inançları Anadolu'da yaymaya çalışan bir dervişti. Tann sevgisinin dinin katı kurallarıyla biçimlenemeyeceğini, insanın ancak kendi gönlünce bu sevgiyi yaratabileceğini söylüyordu. Ona göre toplum, kadınerkek ayrımı gözetilmeksizin tüm bireylerin oluşturduğu bir bütündü. Bu bütünün içinde tüm insanlar birbirine eşitti. Ama Selçuklular ve onların egemenliğindeki beylikler böyle olması gereken bu tanrısal düzenden ayrılmışlar ve güçlüler yeryüzünü kendi aralarında paylaşarak eşitliği ortadan kaldırmışlardı. Oysa amaç bütün insanların kardeşçe, barış içinde ve elbirliğiyle üreterek yaşamaları olmalıydı. Baba İlyas'ın bu görüşleri Türkmenler'i çok etkiledi. Bu sırada Moğol baskısıyla çok sayıda Türkmen Azerbaycan ve Horasan'dan Anadolu'ya göçmüştü. Anadolu Selçukluları bu yeni gelen Türkmen boylarının batıya geçmelerine izin vermiyordu. Ayrıca daha önceki göçlerle gelenler, Orta Anadolu bozkırlarında göçerlikten yerleşik yaşama geçmişlerdi. Ellerindeki ekili topraklan yeni gelen göçer Türkmenler'le otlak ve kışlak olarak paylaşmak istemiyorlardı. Böylece Türkmenler Güneydoğu Anadolu'da kısılıp kaldılar ve yığılmaya başladılar. Alışık olma dıkları ormanlık ve dağlık bir bölgede yurt tutmak zorunda kalan göçer Türkmenler hayvanları için gerekli otlağı bulamayarak yoksulluk içine düştüler. Bu durum kaçınılmaz olarak göçerlerin devletin buyruklarını dinlememesine ve topraklara sahip çıkan yerleşik Türkmenler'le yer yer çatışmalarına yol açtı. Böylesi çatışmalarda Anadolu Selçuklu Devleti toprak sahiplerinden yana çıkıp göçerlere ağır cezalar veriyordu. Bunun yanı sıra Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in halkı ezen adaletsiz yönetimi, yoksul ve haksızlığa uğrayan geniş Türkmen kitlelerini başkaldırmaya doğru itiyordu. Bu ortam Baba İlyas'ın düşüncelerinin huzursuz halk arasında hızla yayılmasına yardımcı olmaktaydı. Halifesi Baba İshak, bu düşünceler çevresinde Türkmenler'i örgütlüyor, onları bir ayaklanmaya hazırlıyordu. Türkmenler silah alabilmek amacıyla hayvanlarını satmakta, ayaklanma için Baba İshak' tan gelecek işareti beklemekteydiler. Bu sırada Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in bir ayaklanma hazırlığı içinde olduğundan kuşkulandığı Baba İlyas'ın üzerine 1239'da ansızın saldırması ayaklanmanın başlamasına neden oldu. Bu durum karşısında Baba İshak'ın ayaklanma çağrısına Türkmenler'in yanı sıra, Halep ve Antep yöresine sürülen Harezm Türkleri de katılınca başkaldıranların sayısı arttı. Elbistan'da yenilen Selçuklular Sivas'ı Babailer'e bırakmak zorunda kaldılar. Ardından Amasya ve Kayseri de elden çıkınca Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev başkent Konya'dan uzaklaşmak gereğini duydu. Baba İlyas'ın Amasya Kalesi'nde öldürülmesi ayaklanmanın şiddetini daha da artırdı. Babailer Kırşehir'e doğru ilerlemeye başladılar . Ama Selçuklu ordusu bu arada derlenip toparlanmış, ücretli Frank askerlerinin orduya katılmasıyla da güçlenmişti. Kırşehir çevresinde yapılan savaşı Selçuklular kazandı. Baba İshak'ın 1240'ta Amasya'da asılarak öldürülmesi, Babailer'in büyük çoğunluğunun kılıçtan geçirilip yok edilmesi Babai Ayaklanması'm sona erdirdi. Bu ayaklanma Anadolu Selçuklu Devleti' nin güçsüzlüğünü ortaya çıkardığı gibi var olan gücünün de iyice sarsılmasına yol açtı (bak. ANADOLU SELÇUKLU DEVLETÎ). Anadolu Moğol istilasına uğradı. Buna karşılık Babai inancı etkisini uzun zaman sürdürdü. Değişik dinsel inançları olan toplulukları zamanla kendi içinde eriten ve kaynaştıran bir dinsel akıma dönüştü. Baba İlyas'ın yandaşları Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağılarak zaviyeler kurdular ve Baba İlyas'ın düşüncelerini yaydılar, özellikle kırsal kesimde, Tokat, Amasya ve Sivas dolaylarında, daha sonra Batı Anadolu'da ve 14. yüzyıldan başlayarak Balkanlardaki Müslümanlar arasında bu düşünce kuramsallaştı. Baba İlyas ile Baba İshak, sonradan Bektaşilik adıyla ortaya çıkacak olan kurumun ve bu kurumun düşünce ve inanç ortamını yaratan Hacı Bektaş Veli'nin öncüsü oldular. Rumeli Bektaşileri arasında Baba İshak yalnız bir inanç kurucusu olarak değil, toplumda düzeni sağlayan kişi olarak da saygı gördü. Baba İlyas'ın halifelerinden Edebah' nın ise Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda önemli bir yeri vardır. |
Babailer ayaklanması
1 Eklenti(ler)
Babailer ayaklanması, Anadolu Selçuklu devletine karşı dinsel-siyasal türkmen ayaklanması (1240). Kentlerdeki sünni halka dayalı bir devlet örgütü kuran Anadolu Selçukluları sınırlarda ve kırsal bölgelerde yaşayan Türkmenler'i giderek dışladılar.. Ekonomik ve toplumsal açıdan olduğu kadar dinsel inançları bakımından da kentlilerden ayrılan Türkmenlerin islamlığı kentlerin sünni islamlığından farklı, Türklerin eski şaman geleneklerinin, tasavvuf biçimine girmiş Şiiliğin, bazı yerel inançların etkisini taşıyan bir islamlıktı Kırsal kesimde dinsel yaşamın düzenleyicileri, kentlerdeki sünni ulemadan çok farklı, eski türk şamanlarının islamlaşmış bir devamından başka bir şey olmayan türkmen babalarıydı. Öte yandan iktisadi güçlükler, moğol istilalarının sayılarını daha da artırdığı Türkmenler ile Selçuklu yöneticileri arasındaki çelişkiyi derinleştirmiş, onları devlete karşı asi bir öğe durumuna getirmişti. Bu ortamda Amasya'nın Çat köyüne yerleşen yarı türk şamanı, yarı islam şeyhi Baba ilyas, dinden ve adaletten ayrılmakla suçladığı selçuklu yöneticilerine karşı propagandaya başladı. Gıyasettln Keyhüsrev H'ye karşı açıktan açığa cihat ilan ederek müritleri aracılığıyla taraftarlarını çoğalttı. Bu arada Urfa, Harran bölgesindeki Harizmşahlar'ı da selçuklu sultanına karşı savaşa çağırdı. Baba ilyas'ın halifesi Baba ishak'ın öncülüğünde ayaklanan Türkmenler Sü-meysat (Samsat), Kâhta, Adıyaman bölgesini yakıp yıktılar; kendilerine katılmayan müslüman ve hırlstiyanları öldürüp, mallarını yağmadılar. Üzerlerine gönderilen Malatya subaşısı Muzafferettin Alişir'i iki kez yendiler, ardından Sivas'a yürüdüler. Sivas'ı yağmaladıktan sonra kendilerine katılan göçebe Türkmenler ile sayıları daha da artmış olarak Baba ilyas'a kavuşmak üzere Tokat ve Amasya'ya doğru ilerlediler. Telaşa kapılan Gıyaset-tin Keyhüsrev II, Beyşehir gölü üzerindeki Kubadabad adasına çekildi ve ünlü komutanlarından Mübarizettin Armağan-şah'ı Amasya subaşısı atayarak ayaklanmayı bastırmakla görevlendirdi. Türkmenlerden önce Amasya'ya varan Armağanşah, Baba ilyas'ı yakalayarak kale burcuna astı. Baba ilyas'ın ölümsüzlüğüne inanan Türkmenler Amasya'ya ulaştıklarında kente saldırdılar ve Armağanşah'ı öldürdükten sonra, Konya'ya doğru yürüdüler. Sultan, Moğollar'a karşı Erzurum uc'unda bekleyen ordusunu harekete geçirdi. Selçuklu hizmetindeki frank ve gürcü birlikleri de orduya katıldı. Selçuklu ordusu, Baba İshak önderliğindeki Türkmenler ile Kırşehir'in Malya ovasında karşılaştı. Baba İlyas'ın dinsel gücünden ürken islam askeri savaşmaktan çekindiğinden, ilk olarak hıristiyan askerler savaşa sürüldü. Hıristiyan öncüler Türkmenler'in ilk hücumunu püskürtünce cesaretlenen islam askeri de savaşa girdi ve çok küçük yaştaki çocuklar dışında tüm Türkmenler kılıçtan geçiriidi.( - Baba İlyas, Baba İshak, babailik.) |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.