![]() |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler arkadaşlar şimdi karıncalar üzerin den nasıl bi araştırma yapabiliriz lüffen cevaplarsanız sevinirim |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Karıncalar dünyadaki canlıların en özellerindenler. Onlar en az 130 milyon yıldır yaşamaktadırlar. Yeryüzünde yaşayan kuş türü yaklaşık 9 bindir, ama karıncaların tür sayısı bundan biraz azdır. Onların boylarının 2-33 mm arasında olmaklarına rağmen, Dünyadaki biyolojik kütlenin % 10’dan fazlasını oluşturmuşlar. Bu da sayılarının çok fazla olmasına bağlıdır. Karıncalar çok güçlüler. Örneğin böcekler kendilerinden 25 kere fazla olan bir yükü kaldırabilirler. Karıncalar 100 kere fazlasını, ama şampiyonlar sülüklerdi. Onlar kendilerinden 1500 defa fazlasını kaldırırlar. Karıncalar insanlardan sonra ikinci en sosyal toplumlardırlar. Onlar aileler ile yaşarlar ve bir ailede en az 50 karınca olur. Aynı aninin yavruları, biri diğerine çok daha yardımcı olurlar ve yemeklerini en fazla onlarla paylaşırlar. Aileler, akrabalıkla bağlı oldukları, kendi toplumları içinde yaşarlar. Bir devlet gibi, aynı kanunlara ve emirlere uyan karınca kolonilerinde (toplumlarında) karınca sayısı milyara ulaşabilir. Japonya da rastlaşan böyle çok büyük kolonilerin üyeleri biri diğerleri ile geçitlerle bağlı olan 45 bin karınca yuvasından oluşabilir. Böyle koloni yerleştiği arazinin boyutları 100 kilometre mertebesinde olabilir. Bu kadar büyük alanlarda, böyle çok sayıda karıncalar nasıl iletişimde olurlar ve iyi şekilde idare edilen bir devlet gibi yaşam sürdürürler. Karıncaların kendi boyutları ile karşılaştırıldıkta, dünyadaki en büyük binaları (termitleri) inşa ediyorlar. Çamurdan yapılan en büyük termitin yüksekliği 12.8 metredir. Çin’de rastlanan böyle termitte yaşayan toplumun üye sayısı 50 milyon civarındadır. Bilim adamları böyle büyük inşaatın çok küçük bölgelerinde bile iyi havalandırma sistemlerinin olduğuna şaşırtıyorlar. İnsanlar böyle büyük yaşam binaları yapabilirler mi? En büyük gökdelenin yüksekliği yalnız 250 kişi yüksekliğindedir, ama onlarınki boylarını 2000 defadan fazla aşıyor. Acaba çamura ne ekliyorlar ki onları yerüstü inşaatları güçlü yağmurlara ve rüzgârlara karşı durabiliyor? Karıncalar adeta annelere, yavrulara, her zaman işçilik yapanlara ve ömrü boyu asker olanlara bölünürler. İşçiler askerlik yapmazlar ve savaşlarda dövüşmezler. Göç eden karınca kolonisinde hareket ettikleri ve durdukları zaman anneler, yavrular ve yumurtaları taşıyan işçiler en ortada yerleşirler. Profesyonel askerler yanlarda, önde ve arkada. Askerler diğer kolonilerle savaş yaparak onların besinlerini ve yumurtalarını alırlar. Bu yumurtalardan çıkan karıncaları köle olarak çalıştırırlar. Karıncalar görmüyorlar. Birileri diğerlerini ve akrabalarını kokusu ile tanıyorlar. Onlar sakat olanlarını ömrü boyu besliyorlar. Karıncalardan bazıları çevreni kontrol edenlerdir. Yemek bulunan yerden yuvalarına kader yollar ayarlarlar ve koku ile belirtirler. Sonra bu yolları kullanarak işçiler besinleri yuvalarına taşırlar. Disiplin o kadar iyi ki, sayılarının çokluğuna rağmen trafik sorunu olmuyor. Karıncaların beyinlerinin kütlesinin, kendi kütlelerine oranı canlılar içinde en fazladır. Karıncaların kendi toplumuna karşı sevgi dolu, sosyal ve disiplinli olduklarını sizlere hatırlattık. Şimdi direkt olarak konuya geçelim. Anne dışındaki karıncalar çok az yaşarlar. Sadece 7- 13 gün yaşam zamanında onlar bu kader bilinçli olduklarını sergileye bilirler. Bu keder az yaşayarak onların (kendilerini, yumurtaları ve besinleri) yer altında ki yuvalarını, kış boyu su baskınlarından nasıl koruya bildiklerini düşünelim. Karıncaların yuvaları 6 m derinliklere kader yer altına gide bilir. Yuvaların kapıları açık olduğundan yağmur ve sel suları oraya kolaylıkla girer. Acaba karıncaların fizik bilgileri ne seviyededir ki onlar evlerini (yalnızca yuvalarını, yaşam bölgesinin tümünü değil) sudan koruyabilirler. Su ısıyı da çok iyi ilettiğinden yuvalarını soyuta ta bilir. Doğal olarak tam lise seviyesinde bilgiye onlar gerek duymuyorlar. Suyun ıslatmasını ve öz kütlesini, basıncın ne olduğunu ve atmosfer basıncının önemini ve ek olarak hava basıncının onun hacmine nasıl bağlı olduğunu bilmeleri, güvenli yuva yapması için, onlara yeterlidir. Yuvanın ıslanmayan kısmının hacminin karıncaların sayına oranı, havalandırma sistemi ve diğer bilgileri ağaçlarda ve bitkilerin gövdesinde yaşayan karıncalar kader bilmeleri de gerekir. Onlar az yaşadıklarından ve başka nedenlerle Antalya kolyeci 10 sınıf örgencisi olan Kardelen gibi çok bilgi sahibi olamazlar ve gitara çalamazlar. Toprak ıslanan zaman, araçların ve hayvanların ağırlığı altında çöker ve yuva bozula bilir. Bu ve toprağın alt katlarının kışta daha sıcak ve yazında daha serin olduğu nedenlerle karıncalar yuvalarını kayaların, ağaçların ve binaların altında, bu imkanlar bulunmayan yerlerde birkaç metre derinlikte yapıyorlar. Yuvalar giriş koridorları ile U şekildeki borulara benzer (sifon) girişlerle bağlanmalı. Buraya toplanan su tıkaç (mantar) görevini üstlenir. Yer yüzünde su birikip ise, su dışarıda U şekilli kısma kader olan yolu doldurur. Suyun karıncaların yaşam alanlarına girmemesi için, bu alanın duvarları hava geçirmez şekilde önceden karıncaların çıkartıları ile işlenmeli. Böyle havadan yalıtılmış bölge için yaklaşık (sıcaklık sabit kalmadığından) olarak buradaki hava basıncın onun hacmine çarpımı sabit olarak kalır. Anlaşılır ki karıncalar sabit kütlesi ve sıcaklığı olan gaz için PV=sabit (basınç çarpı hacim) kanununu milyar yıldır biliyorlar. Bir atmosfer basınç yaklaşık olarak 10 metre su sütununun basıncına eşit olduğundan karıncaların yer altındaki evlerinde hava basıncı 1.5-1.7 atmosferi aşmaz. Böylelikle evleri kuru kalır ve burada karıncalar için birkaç günlük temiz hava da birikmiş olur. Unutmayalım ki diğer böcekler ve kuşlar da kendilerine suya ve rüzgara karşı dayanaklı yuvalar yapıyorlar. Örneğin yukarıda adını çektiğimiz termitler. İnsan toplumu karınca toplumundan kaliteli eğitimi, bilimsel düşünce ve bilim birikimi, yeni teknolojiler üretimi ile üstündür. |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Karınca yuvalarının kimi toprağın içinde, kimi ağaçların içinde kazılmış olduğu gibi, mukavvadan meydana gelip tropikal orman ağaçlarına asılı olanları da vardır. Bazı karıncalar ise bitkilerle kayaların tabiî oyuklarından yararlanır, ya da başka böceklerin yuvasına yerleşirler. Karınca yuvası daima çevreye uyar. Dikkati çeken bir başka husus da bu yuvaların, arılarla eşek arıları'nınki gibi belli bir mimarisi olmayışıdır. Koridorları ve odaları plansız olarak uzayıp gider. Avrupa'da en yaygın karınca yuvaları toprağın içinde kazılmış olanlardır. Derinlikleri ender olarak yarım metreyi geçer ve derine inildikçe ve merkezden uzaklaşıldıkça tünellerinin arası o nispette genişler. Karıncalarımız mandibulalarıyle toprağı kazar ve süpürürler. Toprak zerreleri bu arada birbiri arkasından yuvanın ana deliğinin etrafına yığılır ve bir çeşit krater meydana getirir. «Çayır karıncası» (Formica pratensis), «kırmızı orman karıncası» (Formica rufa) ve «kan kırmızı karınca» lar (Formica sanguinea) çam iğnesi, yaprak parçası ve küçük taş gibi çeşitli malzemeden bir kubbe bina ederler. «Siyah karınca» (Lasius niger) ile «kehlibar şansı karınca» (Lasius flavus) kubbelerinin içi oyuktur. Tabiat bilginleri, bu yapıtın, güneşin ısısını çekip alıkoymaya yaradığı kanısındadırlar. Texas'ın çalışkan «Tachymyrmex turrifex» karıncaları da yuvalarının ana ağzının üzerinde topraktan örülmüş bir kule dikerler. «Dağ karıncalan», yukarıdaki duvarcı karıncalardan farklı olarak, yuvalarını, kendilerine kubbe vazifesi gören yassı taşların altında yaparlar. Taş kaldmlınca, koridorlar ve larva, nimfa ve yumurta dolu odalar meydana çıkar. Taş, burada kubbe ile aynı işi görerek güneş ışınlarını çekmek suretiyle kanncalan ısıtır. 2 000 - 3 000 metredeki karıncaların ısınmak ihtiyacı duymalarına karşılık çöllük bölgelerde yaşayanlar da güneşin kızgınlığından korunmak için çok derin yuvalar kazarlar. Yeraltında kazılanlarının büyüklüğün sınırı yoktur. 50 100 metre kare alanında olup ağzının üzerinde 1 metre yüksekliğinde ve 4 metre çevresinde kubbesi bulunanları görülmüştür. Bu yuvalar insan ölçüsünde büyütülecek olsalar, New York ve Londra gibi dünyanın en büyük şehirleri bunların yanında köy gibi kalırdı. Aynı türlere ait bazı karınca yuvalarının aralarında birleşerek bir konfederasyon meydana getirdikleri de görülmektedir. Fransa'nın Jüra bölgesindeki böyle bir konfederasyon, her biri 5 000-500 000 nüfuslu 200 yuvadan meydâna gelmişti. Birleşik Amerika'nın Penns.vlvania eyaletindeki daha muazzam bir tanesi ise 2 000 metrekarelik bir alan kaplıyor ve yeraltı galerileriyîe birbirine bağlanan 1 600 yuvayı içine alıyordu. |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
KARINCALARIN İLGİNÇ ÖZELLİKLERİ
Bugün yaşayan tüm karıncaların, toplam ağırlığı, yaşayan tüm insanların ağırlığından daha fazladır. Karıncalar, kendi vücut ağırlıklarının20 katını kaldırabilirler. 35 kg. ağırlığında ve 10 yaşındaki bir çocuğun; bir karınca kadar güçlü olabilmesi için, 700 kg. kaldırması gerekir. Dünya üzerinde, 35 bin karınca türü mevcuttur. Çoğu karınca türü, sıcak iklimlerde yaşar. Yaklaşık 9. 500 karınca türü bilinmektedir. Bilim adamları, bunun yaklaşık iki katının, henüz keşfedilmeyi beklediğine inanmaktadır. Tüm böcekler arasında, en büyük beyin karıncanınkidir. Bir karıncanın ortalama ömrü, 45 ila 60 gündür. Bir karıncanın beyninde, yaklaşık 250 bin beyin hücresi bulunur. Bir insanın beyninde 10 bin milyon beyin hücresi mevcuttur. Dolayısıyla, 40 bin karıncalık bir koloninin beyin hücresi toplamı, bir insanınkine denktir. Bazı karıncalar, günde yedi saat uyur. Bir karıncanın dışı, sert kabuktandır, buna dış iskelet adı da verilir. En büyük karıncanın uzunluğu, 2,54 cm dir. En küçük karınca, 0.1 mm dir. Bir karınca kolonisinin nüfusu, yüz binlerden, milyarlara varabilir. Karıncalar, sadece dokunmak değil, koku almak için de antenlerini kullanırlar. Karıncaların, akciğeri yoktur. Oksijen, vücutlarına tüm bedene yayılmış küçük deliklerden girer; karbondioksit de, aynı deliklerden çıkar. Tüm böcekler gibi, karıncaların da altı bacağı vardır. Karıncalar, gri, kırmızı, kahverengi, siyah, sarı, mavi ya da mor olabilirler. Karıncanın vücudu, üç bölümden oluşur: Kafa, göğüs(gövde), ve karın (kuyruk kısmı). Karıncalar, koloni denen büyük gruplar hâlinde yaşarlar. Her karıncanın, kolonide belirli bir görevi vardır. İşçi karıncalar, yuvadan çöpü alıp, dışarıya, özel çöplüğe taşımakla görevlidirler. İşçi karıncalar, dişidir. Koloninin çoğunluğunu, dişi karıncalar oluşturur. Köle-Yapıcı karıncalar, başka karıncaların yuvalarına saldırır ve yumurtalarını çalar. Bu yumurtalar kırılıp, yavru karıncalar çıktığında kolonide köle olarak çalışırlar. Kraliçe karıncaların, doğduklarında kanatları vardır. Başka koloniler kurmak için uçup giderler; sonra kanatları düşer. Kraliçe karınca, 15 yıla kadar yaşayabilir ve bir kez çiftleşmesi gerekir. Her karınca kolonisinin, en az bir, bazen de birden fazla Kraliçe'si vardır. Ahşap karıncaları, önemli yırtıcı böceklerdir ve geniş bir koloni oldukları takdirde, günde binlerce böcek toplayabilirler. Ahşap karıncaları, düşmanını, ağzını açarak tehdit ederler. Normal şartlarda, Marangoz karıncalar canlı ya da ölü ağaçlarda yuva yapıp, kütükleri ya da ağaç gövdelerini çürütürler. Öte yandan, yuvalarını evlere, telefon direklerine ve diğer insan elinden çıkma ahşap yapılara da yapabilirler. Yaprak-kesen karıncalar, yağmur yağarken yaprak kesmezler, ve keserken şiddetli yağmura maruz kalırlarsa, yaprakları genellikle yuvanın dışında bırakırlar. Petek karıncaları, çorak mevsimlerde hayatta kalmak için, kayda değer yöntemler geliştirmişlerdir. Yağmurlar sırasında, bu karıncalar, işçilerini, su ve nektarla beslerler. Bu işçiler, yiyecek fazlasını, sindirim sistemlerinin, kursak denen bölümünde depolarlar. Sphecomyrma freyi-100 milyon yıllık karınca fosili, (Harvard Üniversitesi zooloji müzesi). Karıncaların başlıca düşmanı, insanlardır. Yuvalarını ve yaşam ortamlarını yok edip, böcek ilaçlarıyla onları öldürüyor, hatta bazı yerlerde onları yiyor. Karıncalar, 100 milyon yıldan uzun süredir, Dünya üzerinde yaşamaktadır ve gezegenin her yerine yayılmış durumdadırlar. Dünya'nın bilinen 100 milyon yıllık, en yaşlı karıncası, bir amberin içinde korunmuş şekilde bulunmuştur. Adı Sphecomyrma freyi olan ve eşek arısına benzeyen bu karınca, Harvard Üniversitesi, Zooloji müzesinde, sergilenmektedir. Pompei de ölen Roma generali ve bilgin Plinius(MS 23-79)(Pliny'nin amcası), Doğa Tarihi adlı ansiklopedisinde, karıncaların, insanlardaki şeker hastalığını teşhis ettiğini yazıyor: "İnsanlar, idrarlarını, karınca yuvasına bırakıyorlar ve karıncaların, idrarı, yuvalarına taşıyıp taşımadıklarını gözlüyorlar. Eğer karıncalar, idrarı yuvalarına taşıyorlarsa, kandaki şeker seviyesinin yüksek olduğu anlaşılıyor." Güney Amerika'da yapılan antropoloji ve etnobiyoloji çalışmalarında, yağmur ormanlarında yaşayan ilkel kabilelerin, şeker hastalığını, hala karıncalarla test ettikleri, rapor ediliyor. |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Çiftleşmeden üreyebilen karınca bulundu
Bilim adamları, Amazonlar'da çiftleşmeden çoğalan ve tamamı dişi olan bir karınca türü keşfettiler. Bu tür üreme karıncalarda "fazlasıyla ender" görülüyor. ABD'nin Arizona Üniversitesi'nden araştırmacılar, yeni keşfettikleri kraliçe karıncaların kendilerini kopyalayarak genetik açıdan benzerlerini ürettiklerini, böylece eşeysiz ürediklerini tespit ederek, bunun hiç çiftleşme olmaksızın bahçe mantarı gibi ürediği görülen ilk böcek türü olduğunu belirttiler. Karıncaların bu "sekssiz dünyası" ile ilgili bulgularını Proceedings of the Royal Society B. dergisinde yayımlayan Biyolog Anna Himler, "Mycocepurus smithii" türü karıncaların DNA'larının "parmak izini" inceleyerek, tüm karıncaların koloninin kraliçesinin kopyaları olduğunu gördüklerini kaydetti. Dişi karıncaları parçalayıp incelediklerinde bunların fiziksel olarak doğuramayacak durumda olduklarını ve "midye organı" olarak bilinen üreme sistemlerinin özelliğini yitirmiş olduğunu fark ettiklerini söyleyen araştırmacı, erkeklerin ***lenmemiş yumurtadan eşeysiz üremelerinin bazı böcek türleri için normal olduğunu, ancak dişilerin eşeysiz üremelerinin "karıncalarda fazlasıyla ender" olduğunun altını çizdi. "Karınca toplumunda, değişik tiplerde üreme şekilleri görülüyor, ama bu tür kendi görülmemiş üreme şeklini geliştirmiş" diyen Himler, neden özellikle bu türün tamamen eşeysiz olduğunu ve bu fenomenin ne kadar zaman önce ortaya çıktığını bilmediklerini de sözlerine ekledi. Karınca cumhuriyeti İNSANDAN ÖNCE DE VARDI, SONRA DA VAR OLACAK... Teknoloji, kolektif çalışma, askeri strateji, gelişmiş bir iletişim ağı, örnek ve rasyonel bir hiyerarşi... Karıncalar, zorlu rakiplerini bastırmak ve güç doğa koşullarına dayanabilmek için gerekli olan her şeyi icat ettiler. İnsanoğlunun onlardan alacağı çok ders var... http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Kutup böl*geleri dışında dünyanın her yerinde Siz bu satırları okurken, her yeni doğan 40 insana karşı*lık, yeryüzünde 700 mil*yon karıncanın hayata mer*haba dediği aklınıza geldi mi? İnsan ile karıncanın bu bağlamda karşılaştı*rılması öyle rastgele bir seçim değil,.. Çünkü, bu minik böceklerle pek çok ortak noktamız bulunuyor; aynı insa*noğlu gibi, karınca ailesinin 12 bine yakın türü, buzullarla kaplı kutup böl*geleri dışında dünyanın her yerine da*ğılmış durumda... Bir yabanarısı türü olan "Tiphiidae" den türediler Bu minik böceğin geçmişi ise 80 milyon yıl öncesine kadar uzanıyor. O tarihlerde arkaik bir yabanarısı türü olan "Tiphiidae" den türeyen karınca*nın iğnesi, süreç içinde kaybolmuş. Karıncaların ataları, ilk böcek uygarlı*ğının kurucuları olan "termit"lerle (be*yaz karıncalar) amansız bir iktidar sa*vaşma girişmişler. Tüm gezegen yüze*yinde süren bu kanlı ve uzun savaşın sonunda galip gelmişler ve bol besin bulunan geniş alanları fethetmişler, .. Karıncalar, bu savaşta basarı sağla*mak için, kuşkusuz kendilerinden önce belli bir düzen kuran beyazkarıncalardan daha gelişmiş ve daha yardımlaş*maya dayalı bir toplum sistemi oluş*turmak zorundaydılar. Bu müthiş top*lumsal örgütlenmenin somut örnekleri*ni bugün de sürdürüyorlar. Nitekim, bir süre önce zoologlar tarafından Fransa'nın Jura Ormanları'nda ortaya çıkarılan bir karınca kolonisi bu nokta*da ne kadar ileriye gittiklerini açık bir biçimde sergiliyor. Bu koloni, 3 kilo*metrekarelik bir alana yayılmış 45 bin farklı yuvada yaşayan 300 milyon ka*rıncadan oluşuyor. Zoologlar bu koloni içinde tüm üretim araçlarının ve yiye*ceklerin düzenli bir biçimde takas edil*diğini kanıtlayabiliyorlar. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Silahlı kuvvetler...
Asker karıncalar çok güçlü antenlere sahipler... Gelişmiş bir karınca kolonisinde yaklaşık 20 milyon asker karınca yaşayabiliyor. Singapur karıncalarının savaşçılarının alt çeneleri 280 derece açılabiliyor. Bu çeneyi iki gelişmiş ince tel uyarıyor. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Ortak Zeka Karıncalar, besinleri, yumurtaların bakımını ve inşaat aletlerini paylaşı*yorlar. Onların böylesine güçlü bir ör*gütlenmeyi ve iş bölümünü nasıl ger*çekleştirdikleri bugün bile tartışılıyor. Bu konuyu açıklığa kavuşturmaya yö*nelik varsayımlardan bir tanesi "ortak zeka" formülü... Bu teoriye göre, bir karınca kolonisi, hücreleri tek tek ba*ğımsız karıncalarca oluşmuş gelişkin bir canlı organizmayla karşılaştırılıyor. Karıncalar tek başlarına zekalarını gös*teremiyor, onu ortaya çıkaramıyorlar. Ancak, bir karınca yuvasında yaşayan ortalama bir milyon karıncanın sinir hücrelerinin toplamı 20 gramı buluyor. Bu da, fare gibi üst zeka düzeyinde bir memelinin beyninden daha ağır bir kütle oluşturuyor. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Genç kraliçe koloni peşinde... Süper uzmanlaşmış kast sistemi... http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg 100 katlı bir gökdelen Nüfus:Genellikle ormanlık bölgelerde yaşayan bir kırmızı karınca kolonisi yaklaşık 5 milyon nüfustan oluşuyor. Genellikle federasyon biçi*minde örgütlenen kırmızı karıncalar kolonisinde yaklaşık 90 yuva bulunu*yor. Bugün Avrupa'da metrekareye 80 bin karınca düştüğü ileri sürülüyor. Sitenin boyutları:Bir karınca yuvası toprak düzeyinin bir buçuk metre altı*na ve üstüne inşa ediliyor. Genellikle 2 metrekarelik bir alana yayılıyor. Böyle bir yuvayı inşa etmek için işçi karıncalar 500 ayrı odayı birleştirmek amacıyla 120 kilometre uzunluğunda galeriler açıyorlar. Bu inşaat sırasın*da bir tona yakın toprağı dışarıya taşı*yorlar. Üretim ve tüketim:Bir yıl içinde ye*tiştirici karıncalar 50 litre yaprakbiti sü*tü ve 10 litre de kırmızböceği sütü emebiliyorlar. Ortalama bir karınca ko*lonisi, bir yaz boyunca 200 bin böceği öldürüp yuvalarına taşıyor. Aynı süre içinde işçi karıncaların siteye taşıdığı tahıl tanesi sayısı ise 70 bini buluyor. Stratejileri*nin temelinde görev dağılımı yatıyor Karınca ile insan arasında bir başka benzerlik daha söz konusu., her ikisi de savaşçı birer tür... Fetih stratejileri*nin temelinde görev dağılımı yatıyor. Küçük işçi karıncalar yuvanın günlük işleriyle ilgilenirken, iri kız kardeşler meyve ve tohum aramaya koyuluyor*lar. İriyarı asker karıncalar ise, av grupları ya da gerçek karınca orduları*nı oluşturuyorlar. Bu asker karıncalar, rakibi öldürmek, felce uğratmak, kor*kutup kaçırmak için korkunç bir silah donanımına sahipler: güçlü çeneleri ve karıncanın türüne göre formik asit, for*mol, sudkostik ya da zamk salgılayan zehir bezleri... Bu silahlar, kertenkele, kuş gibi kendilerinden yüz kat büyük bir avı, içten zehirleyerek hakkından gelebilmelerini sağlıyor. |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Karınca tedavisi...
Karıncalar pislik içinde, tahıl tanelerinin ortasında yaşamalarına karşın genellikle hasta*lanmayan hayvanlar... Bağışıklık sistemi en gelişmiş hayvanların başında geliyorlar. Bunun nede*ni, kutikuladan salgılanan ve do*ğal antibiyotik özelliklere sahip özel bir sıvı... Bu sıvıyı dişi karın*caların kutikulası salgılıyor, ama er*kek karıncalara da temas yoluyla bulaştırabiliyorlar. Avustralya yerlile*ri ve Bolivyalılar, karıncaların bu sı*vısından artrit ve romatizma tedavi*sinde yararlanı*yorlar. Miami Üniversitesi' nde yapı*lan bir araştırmaya göre, bu sıvı romatizma vakalarında acıyı yak*laşık yüzde 70, kasların gerilme*sini ise yüzde 75 azaltıyor... http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Karıncalar, robotlar ve bilgisayarlar. |
Karıncalar - Karıncaların İlginç Özellikleri Nelerdir? Karıncalar Hakkında Bilgiler
Örnek bir megapol
Bir metrekare alanda 3,5 milyon nüfus http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg 1. Hava savunma sistemi: Karıncaların en büyük düşmanla*rından biri kuşlar... Bir kuş yuvaya yaklaştığı zaman, savaşçıların bir kısmı yuvanın ağzında karınlarını hemen havaya doğru çeviriyorlar ve kuşlara doğru bir asit maddesi püskürtüyorlar. 2. Solaryum: Güneye bakan bu odada ana kra*liçenin yumurtaları olgunlaşıyor. Odanın sıcaklığı genellikle 38 dere*cede sabit kalıyor. 3. Ana giriş ve yan girişler: Bu girişleri "kapıcı" karıncalar koruyor. Tehlike anında düz kafa-larıyla kapıların girişini kapatıyor*lar. Koloninin diğer sakinleri kapı*dan girmek istediklerinde, kapıcı karıncaların kafasına antenleriyle özel bir ritimle vuruyorlar ve kapıcı karınca da girişi açıyor. Bu ritmi unuttukları takdirde koruyucu ka*rıncalar tarafından oracıkta öldürü*lüyorlar, 4. Hazır odalar: Karıncalar, yuva inşa ettikleri yerde eskiden kalma bir yuva bulurlarsa, bulunan eski yuvanın sağlam kalmış odalarına da el koyuyorlar. Böylece sitenin tamamlanmasında önemli ölçüde zaman kazanıyorlar. 5. Depo-mezarlık: Karıncalar, bu odalara, topladık*ları tahıl tanelerinin tüketemedikleri kabuklarını ve ölen diğer karıncala*rın cesetlerini koyuyorlar. 6. Muhafız birliği odası: Buradaki asker karıncalar 24 saat alarm halindeler. En küçük bir tehlike durumunda hemen harekete ge*çiyorlar. Formlarını korumak için zaman zaman aralarında turnuvalar düzenliyorlar. 7. Dış yalıtım: Çalı-çırpı ve küçük dal parçacıklarından oluşan bu yalıtım, yuvayı sıcaktan, soğuktan ve yağmurdan koruyor. Yalıtım tabakasının azalıp azalmadığı işçi karıncalar tarafın*dan sürekli denetleniyor. 8. Emzirme odası: Emzirici karıncalar karınlarından şekerli bir sıvı salgılıyorlar. Yetiştiri*ci karıncalar ise antenleriyle onların karınlarını delerek bu sıvıdan yarar*lanıyorlar. 9. Et ambarı: Böcekler, sinekler, çekirgeler ve düşman karıncalar öldürüldükten sonra ambarda saklanıyorlar. 10. Tahıl ambarı: Büyük parça tahıl taneleri "değirmenci" karıncalar tarafından öğütülüp küçük tabletler haline getiriliyor. Da*ha sonra kış aylarında bunlardan ek*mek olarak yararlanılıyor. 11. Kurtçuk ve nimfalar için kreş: "Hemşire" karıncalar yavru karın*caları hastalıklardan korumak için an*tibiyotik özellikler taşıyan tükürükleriyle yalıyorlar. 12. Kış odası: Kasım ayının başında kış uykusuna yatıp mayısta yeniden uyanan karın*calar, uzun kış mevsimini bu odada geçiriyorlar. Uyandıklarında da ilk iş olarak bu odayı temizliyorlar. 13. Merkezi ısıtma bölümü: Yaprak parçacıkları ve çalı-çırpıların burada birbirleriyle harmanlan*ması belli bir ısı sağlıyor. Bu ısı tüm yuvaya 20 ile 30 derece arasında de*ğişen bir sıcaklık veriyor. 14. Kuluçka odası: Ana kraliçenin yumurtaları, yumurtlama sırasına göre bu kuluçka odasında istif ediliyor. Daha sonra buradan alınıp zamanı geldiğinde so*laryuma taşınıyor. 15. Kraliyet odası: Ana kraliçe bu odada yumurtluyor. Bu odada sürekli kendisini besleyen ve odanın temizliğini yapan yardımcı*lar bulunuyor. ( Kaynak : Focus Dergisi ) |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.