![]() |
Yunanlıların Giyimleri, Yunan Oyunları,
yunanlıların gim oyun ve beslenme şekilleri nelerdir
|
Yunanlıların Giyimleri, Yunan Oyunları,
ANTİK YUNAN GİYSİLERİ
Kumaş ve Kıyafet Üretimi: Yunanistan´ın dağlık bölgelerinde zamanla hayvancılık yaygınlaştı ve koyunların yünleri dokumacılıkta kullanıldı.Dokumacılıkta ketenin kullanılması ise 6.yy´dan sonra gerçekleşti. Keten çoğunlukla Yunanlılar´ın yerleştiği İonya sınır bölgeleri yoluyla Mısır ve Ortadoğu´dan gelmiştir.İpek üretimi Pers yoluyla Çin´den ithal edilen kumaşın ipliklerine ayrılması ve sonrasında keten lifleriyle birleştirilmesi yoluyla yapılıyordu.Pamuklu iplikler ise Büyük İskender ´in askerleriyle getirilmiştir. Yunan kıyafetlerinin büyük bir kısmı yün veya ketenden yapılmıştır.Çok çeşitli kıyafet stilleri , yapmış oldukları değişik dönemlere ait birçok heykelde ve vazo resimlerinde kendisini göstermektedir.Fakat bu renkli yapılmış heykellerin ve vazo resimlerinin zaman içinde rengini kaybetmiş olması uzun yıllar Yunan giysilerinin az çeşitte renge sahip olduğunun düşünülmesine yol açmıştır.Oysa Yunanlılar kumaşlarını bitkilerden , minerallerden ve deniz canlılarından elde ettikleri çeşitli boyalarla renklendirmişlerdi.Kumaşlara ayrıca süsleme işleme ve dekoratif figürler de yaygın olarak uygulanıyordu.Yunanlı kadınlar nakış yapmada , süslemede oldukça başarılıydılar ve çok iyi dokumacıydılar.Ayrıca boyama ve süslemenin yanında kadınlar kumaşı baskılayarak düzleştirme ve pileleme işlemini gerçekleştiriyor , sülfür bileşenleriyle buhara tabi tutup tütsüleyerek beyazlaştırıyorlardı.İşte bu kumaşları kesmeden ve dikmeden çeşitli yollarla kıvrımlı hale getirerek ailenin tüm giysilerini evde kendileri hazırlıyorlardı. Erkek ve Kadınlar İçin Yunan Giysileri : Yunanlılar eskiden beri tunik adıyla kullanılan elbiseyi chiton adıyla kullandılar. Erken dönem resimlerinin çoğunda bu yunan chitonları omuz ve kol altlarından dikilmiş izlenimi verir.Daha sonra görülenleri dikilmemiş biçimdedir.Chitonlar dörtgen bir kumaş parçasının vücuda sarılması ve bir veya daha fazla iğneyle omuzlardan tutturulmasıyla oluşturulur.Chitonlarda kumaşın değişik yerlerinden kemerlenmesi veya katlanıp sarılması ,omuz üzerindeki iğnelerin yerlerinin değiştirilmesi yoluyla çeşitlilik sağlanır.Hem kadınlar hem de erkekler chitonlarla birlikte şal ve pelerin kullanırlar.Bunların bir kısmı dekoratif amaçlı bir kısmı kullanım amaçlıdır. Yunanlılar önceleri Dorian giysileri giyiyorlardı. Yunanlı kadınların Doric chiton dan sonra İonic chitonu kullanmaları zorunlu kılındı.Heredot Pers savaşları adlı hikayesinde bu zorunlu değişikliğin sebebini anlatmıştır.Hikayeye göre ; Pers savaşında tüm Yunan ordusu bozguna uğramış ve tek bir kişi sağ olarak kurtulmuştur.Atinalı kadınlar ise savaşa giden Yunan erkeklerinin dönmesini beklemektedir.Sağ kurtulan tek asker Atina meydanına geldiği zaman kadınlar etrafını çevrelemiş ve kocalarının nerede olduğunu sormuş askerin verdiği kötü haberi duyunca chitonlarının omuz kısmını tutturdukları uzun sivri uçlu ,hançer benzeri broşlar ile askere, kocalarımızı nerede bıraktın diye sorarken aynı zamanda defalarca hançerlemişler. Bu olay üzerine giyilmesi zorunlu kılınan broş gerektirmeyen keten ionic chitonlar düğme benzeri kapatma elemanları ile bağlanıyordu.Erkeklerin klasik dönemde giydiği İonic chitondan Doric chitona geçiş sosyal ve politik tutumlardaki değişikliklerden kaynaklandı.Erkeklerin kullandıkları süslü bol bükümlü ince işli kumaşlar İonic Chitonda kullanılmış ve onların zenginliklerini sergilemelerini sağlayan bir unsur olmuştur.M.Ö. 5.yy. ´da Yunan politikacı ve düşünürlerin demokratik ve eşitlikçi bir düşünceyi benimsemesi doğrultusunda zarif düz çizgilere sahip gösterişsiz Doric chitonlara geçildi. Yunanlılar´ın giydiği bir başka giysi olan himation vücudu tamamen saran geniş dikdörtgen kumaştır.Bu giysi Mezopotamya´da kullanılan vücudu saran şallarla karşılaştırılmıştır.Himationun arkaik dönemdeki adı clania idi.Himationun kullanımının çok çeşitli metodları sanatçılar tarafından betimlenmiştir.Fakat en sık kullanılan şekli kumaşın sol omzun üstünü kapattığı halidir.Kumaş sağ omzun altından geçirilerek sol omzun üstünü kapatıyordu.Kadın ve erkekler himationu chitonun üstüne giyiyordu.Filozof ve tanrılar sanatçılar tarafından değişmez şekilde içleride chiton olmadan yalnız himation giymiş şekilde betimlenmişlerdir Himationun kullanımının yaygın olmasının nedeni atletik vücut yapısını göstermesidir.Yunanlılar ideal insan formu ve oranları üzerine görüşler geliştirmişti. Çıplaklık spor karşılaşmalarında ritüellerin bir parçasıdır.Yunanlılar mükemmel ruh ve mükemmel vücut düşüncesine sahiplerdi.Himationun kullanımının yaygın olmasının başka bir sebebi spor karşılaşmalarında rahatça çıkarılabilmesiydi. Yunanlılarda bir bel altı giysisi olan perizoma erkekler tarafından bir iç kıyafeti olarak ya da spor karşılaşmalarında kullanılıyordu. Diplax kadınların özellikle ionic chitonun üzerine giydikleri ufak dikdörtgen kumaştır.Chlamydon diplax dan daha karışık bir formdadır.Kumaşın kuşağın içine doğru pilelenmesiyle oluşur.Clamys deri veya yünden yapılmış dikdörtgen kumaşın sol omuz üzerinden iğnelenmesi ile oluşturulan özellikle soğuk havalarda kullanılan bir tür pelerindir.Erkekler özellikle chitonun üzerine giyiyordu ve seyahat ederken battaniye olarak da kullanıyorlardı. Erkeklerin saç şekilleri ve kullandıkları aksesuarları: Arkaik dönemde uzun ya da orta boyda saç ve sakal yaygın olarak kullanılıyordu.Klasik dönemde ise genç erkekler kısa saçlı ve sakalsız daha yaşlı erkekler ise uzun saçlı ve sakallıdır.Başlarına ise geniş biçimli kepler ve petasos takıyorlar ve bunları genellikle chlamys ile birlikte kullanıyorlardı.Petasosun geniş kenarları yazın güneşten kışın yağmurdan korunmayı sağlıyordu.Yunan stili olmayan Frigya bonedleri Yunanistan´a Ortadoğu´dan gelen yabancılar tarafından giyilmiş ve Yunan sanatında betimlenmiştir.Bu başlıklar kenarlıksız ve yüksek tepeli keplerdi. Pilos hem erkek hem de kadınlar tarafından sivri uçlu dar kenarlıklı veya kenarlıksız tacı olan şapkadır. Kadınların saç şekilleri ve kullandıkları aksesuarları: Arkaik dönemde kadınların saçları uzun ve kıvırcık buklelidir.Ufak bukleler de yüzün etrafını çevreliyordu.Klasik dönemde ise saçlar başın arkasına doğru bir ciclon içinde toplanıyor veya düğümleniyordu.File ,kurdele ve kep saçı kaplamak için kullanılmıştır.Kadın resim ve heykelleri başlarının üstüne kadar çıkan peçeler giydiklerini göstermiştir. Ayakkabılar: Erkekler ve kadınlar sandalet giyiyorlardı.Ayrıca erkekler yüksek topuklu,boyu baldırın ortasında ayakkabılar ve seyahatler ile savaşlar için önden bağlanan deri botlar giyiyorlardı. Çocukların giydiği kostümler: M.Ö.(800-300) yılları arasında bebekler kumaş şeritlerine sarmalanmalanıyordu.Bu yolla bebeklerin kundaklanması Yunanlılar´ın vücudun mükemmelliğine önem vermelerinden kaynaklanıyordu.Az rastlanan eski resimlerde çocukların kundak kıyafeti yerine da gevşek giysilere sarıldığı görülmüştür. Ufak oğlan çocukları çıplak geziyor okul çağındaki oğlan çocukları ise kemerli veya kemersiz kısa chitonlar giyiyordu.Kız çocuklarının chitonları ise kadınların giydiği chitonlar gibiydi ve kemerle değişik şekillerde bağlanıyordu.Ayrıca kız ve erkek çocuklar himation da giyiyorlardı.Kızlar ve erkekler himationu chiton üzerine giyiyorlardı.Erkek çocuklar himationu tek başına da kullanıyordu.Ufak dikdörtgen kumaşların sağ omuz üzerinden tokayla tutturulmasıyla oluşturulan pelerinler de giyiyorlardı.Sivri uçlu kukuletası olan uzun kepler giyiyorlardı.Kızlar yüksek sivri uçlu , düz sert kenarlı şapkalar takıyorlardı.Kız ve erkek çocuklar çoğunlukla çıplak ayak geziyor ayaklarına sandalet ve kapalı ayakkabı giyiyorlardı. Askeri Kıyafetler : Askeri kıyafetler hem arkaik hem de klasik dönem boyunca bir şehirden diğerine çeşitlenmiştir.Bir tuniğin üzerine çeşitli koruyucu kıyafetlerin giyilmesi esasına dayanır. Arkaik dönemde askerler kumaş ve yünden pelerin giyiyorlardı.Koruyucu giysi olarak göğüs zırhı , korse , baldır zırhı ,başlık , geniş metal kemer kalkan kullanmışlardır. Arkaik dönemde; Göğüs zırhı:Metal diş veya levhalardan yapılıyor omuz kayışlarıyla elbiseye tutturuluyordu. Başlıklar ; Deri veya bronzdan yapılan başlıklar çene kayışlarıyla başa tutturuluyordu ve tepesinde savaşçıların daha korkutucu gözükmesini sağlayan yüksek yeleler bulunuyordu. Baldır zırhı:Bacakların alt kısmı için deri veya metalden yapılmış koruyuculardır. Klasik dönem; Chlamys denilen pelerin giyiyorlardı.Üzerine vücudu saran deri curias giyiyorlar ve metal kemer takıyorlardı.Bacaklarına baldır zırhı takıyorlardı.Ağır silahlarla donatılmış piyade askerleri metal veya deriden curias giyiyorlardı.Bu curiasın belden aşağıya sarkan deri şeritleri vardır ve bu şeritler vücudun aşağısını korumaya yarar.Başlıklar boyun yanak ve çeneyi korur. Erkekler yalınayak ya da yüksek botlarla savaşa gidiyordu. Törenler İçin Yunan Giysileri : Düğün giysisi: Yunan gelinlerinin evlilik kostümleri sembolizmle yüklüdür.Düğün giysisi bazı bölgelerde nadir bulunan ve oldukça pahalı olan müreks denilen bir yumuşakçadan elde edilen mor boyayla boyanıyordu.Gelin Herkül´ün düğümü veya gelin düğümü denilen çift düğümlenmiş bir kemer takıyordu. Duvak ya başın arkasından giysiyle birlikte aşağı iner ya da ayrı bir duvak vardır.Bu duvak safran bitkisinden elde edilen sarı bir renkle boyanır.Duvağın üzerinde gelin tacı yer alır.Gelin ve damadın taktığı tac defne yapraklarından oluşur.Gelin ayrıca nymphiudese denilen özel çarıklar giyiyorlardı. KAYNAKÇA: A HİSTORY OF COSTUME İN THE WEST , Françoıs Boucher COSTUME FASHION ,James Laver A HISTORY OF COSTUME , Carl Köhler SURVEY OF HİSTORİC , Keith Eubank ,Phyllis Tortora YUNAN SANATI |
Yunanlıların Giyimleri, Yunan Oyunları,
Yunan Halk Dansları - Yunanlıların Oyunları
Dans etmek tarih boyunca Yunan halkı için hep önemli bir etkinlik olmuştur. Antik Yunan'da dans, şarkı ve müzik tiyatronun ayrılmaz parçalarıydı. Öyle ki, Yunanca “XOPOC” (HOROS) sözcüğü hem dansetmeyi hem de şarkı söylemeyi ifade ediyordu. Nitekim “koro” ve “koreografi” sözcükleri de bu Yunanca sözcükten doğmuştur. Öte yandan Antik Yunan edebiyatında birçok yerde dansa göndermeler yapılmıştır. Örneğin Theseus söylencesinde, Theseus ve Atina'lı gençler Yeranos (Turna) dansını yapmaktadır. Homeros’un İlyada adlı eserinde ise gençler, el tutuşları ve adımları bakımından günümüzdeki Sirto dansını çağrıştıran bir kalkan dansı yapıyorken betimlenmiştir. Antik kaynaklardaki bu değinmelerin yanı sıra, dansçıları ve müzisyenleri betimleyen pek çok çizim, resim ve küçük heykel veya büst de günümüze ulaşmıştır. Bu eserlerde dansçılar çoğu zaman, günümüzdeki Yunan halk danslarında olduğu gibi, bir çember veya sıra halinde, müzisyenler de genellikle bu çemberin ortasında betimlenmektedir. Sirtaki dünyanın pek çok yerinde en önemli, hatta ulusal Yunan dansı olarak bilinir. Oysa Yunanistan içinde durum daha farklıdır; en az Sirtaki kadar hatta belki de ondan daha fazla yaygın olan birçok Yunan dansı bulunmaktadır. Ülke içindeki yaygınlığına bakılacak olursa, Yunanlar'ın ulusaql dansı, Sirtaki'ye oldukça benzeyen Sirto'dur. Belli başlı Yunan danslarını yaygın oldukları bölgelerle birlikte şöyle sıralayabiliriz: Arkadia Bölgesi: Sirtos Botaitikos, Sirtos Koftos, Çakonikos(Tsanikos). Ege Makedonyası Halk Oyunları: Andikristos, Levendikos. Epiros Bölgesi: Beratis, Fisuri, Kleftes, Menusis, Sta Dyo, Sta Tria, Zagorisios. Trakya Bölgesi: Sirtos Thrakis (Singathistos), Tapeinos, Zonaradikos. Selanik Bölgesi: Karaguna(Karagouna), Gayda(Gaida) Adalar Bölgesi: Ikariotikos (İkaria), Susta(Sousta) Rodu (Rodos), Pentozali(Girit),Meleviziotiko(Girit). Pan-Helen veya Taverna müziği Dansları: Hasapikos (Hasaposervikos), Hasapikos Argos(Sirtaki), Sirtos-Kalamatianos, Çamikos(Tsamikos). |
Yunanlıların Giyimleri, Yunan Oyunları,
Yunan Mutfağı - Yunan Mutfağı Hakkında Bilgiler
Yunan mutfağı Vikipedi, özgür ansiklopedi Yunan mutfağı, Yunanistan'ın ulusal mutfağıdır. Yüzlerce yıllık YunanAntik Yunan ve Bizans dahil) mirasçısı mutfaktır. Balkan ve Akdeniz mutfaklarının bir parçasıdır. Girit mutfağını da kapsar. Zeytinyağlı yiyecekler ağırlıklıdır. Batı Anadolu Türk mutfağıyla çok büyük benzerlikler taşır. Yunan Mutfağı: Mitolojik ziyafet Herkes sarmısak ya da soğan kokuyordu Akdeniz'de yaşayan dedelerimizin dedelerinin dedelerinin nasıl yemek yediğini biliyor musunuz? Bu konu hakkında yazılanlar çok az ne yazık ki... Seneler önce, özellikle de mitolojinin doğduğu bu ülkede, sempatik insan Yalvaç Ural ve birkaç kişi dışında kimsenin tanrılar, kahramanlar, onların aşkları, tradejileri hakkında bilgisinin olmaması beni büyük hayal kırıklığına uğratmıştı! Allah'tan birkaç bin yıllık gecikmeyle ülkeye (tabii ki şiirsel anlamda her detayı atlayarak, hatalarla dolu ve ancak fast food yiyen gençlerin ve çağdaş yetişkinlerin hazmedebileceği türden) "Truva" filmi geldi. Bu durumda en sonunda geçmişe merak uyandığına göre, ben de Akdeniz'de yaşayan dedelerimizin dedelerinin dedelerinin nasıl yemek yediği konusunda birkaç bilgi vererek konuya katkıda bulunabilirim. Konu hakkında yazılanlar gerçekten çok az maalesef. O zamanlar bizim yaptığımız gibi mutfakla ilgili tarifleri yazıya dökmeyi kimse düşünmezdi ve birbirleriyle sözlü iletişim kurmayı tercih ediyorlardı... Ayrıca kadınlar daha az okuyordu! Temel besin maddeleri ekmek, zeytin, zeytinyağı ve şaraptı. Ama bol bol av eti yiyorlardı. Çok fazla pişirmiyor, o zamanlar halklar arasında mal değişiminde kullanılan pek çok baharatla süslüyorlardı. Deniz kıyılarında yaşıyanlar balık ve deniz ürünleri de yiyordu çünkü taşınmalar sırasında eti taze olarak muhafaza edebilmek çok güçtü. Bir de ağaçlarda ve çalılarda buldukları tüm meyveleri yiyor ve bala bayılıyorlardı. Her şeye rağmen otlara ve mantara karşı tedbirli davranıyorlardı çünkü zehirli olanları ile karşılaşmak çok kolaydı. Ayrıca zehiri antipatik bulduklarını öldürmek için kullanıyorlardı. Ama onlar her gün ne yiyorlardı? Kadınlar, çocuklarına ve savaştan ya da işten dönen kocalarına ne hazırlıyordu? Roma İmparatorluğu'nun hakimiyetine kadar konuyla ilgili yazılmış çok az bilgi bulunuyor ama kesinlikle söyleyebiliriz ki, büyük ihtimalle herkes sarmısak ya da soğan kokuyordu. Yazarlar ve şairler tarafından bunun altı sürekli çiziliyordu çünkü ilaç olarak da kullanılıyorlardı. Yunan mutfağı hakkında az da olsa bildiğimiz bir başka konu da anlatılan "mitolojik ziyafetler"di. Bu hikayeler sayesinde gezgin aşçılar olduğunu, bunların Akdeniz'de savaşa giden kahramanların gemileriyle gezip onlara zenginlere pişirilen türden yemekler pişiren, maceraperest halleriyle karışıklıklara karışıklık, dedikodulara dedikodu katan kişiliklere sahip olduklarını biliyoruz. Eski Yunan kitaplarında yazılan, zenginler için hazırlanan yemekler daha çok dini ritüellerle ilgiliydi. Tanrılar görünmez olsalar da hep davetliydiler. Onların onuruna masanın üzerinde çeşitli hayvanlar öldürülür, sonra taşın üzerinde kızartılırdı. İlk lokma her zaman tükürülür ve ilk koyulan şarap havaya doğru atılırdı... Ziyafetler felsefi kantolara, kahramanlık hikayelerine konu olurdu. Büyük ihtimalle çok sıkıcıydılar çünkü mitolojiden öğrendiğimiz kadarıyla, tanrılar son derece kaprisli, hiddetli, seks düşkünü ve ahlaksızdı. Bu uzun yemeklerden yararlanıp ev sahiplerinin karılarını "eğlendiriyor"lardı (hem de sıkça hamile bırakarak). Zavallı kraliçeler bu yemeklere hiç davet edilmez, sarhoş ve kesinlikle çok kötü kokarak dönen kocalarını evde beklerdi. Evet, dediğim gibi az yazılı doküman çok hayal gücü... Sonra gelenler daha şanslılar. Senin, benim, onların sayesinde bir sürü yazılı tarife sahip olacaklar. Tanrıların Savaşı Malzemesi: Bir avuç maydanoz, 1 lt. kırmızı şarap, 1 kaşık şarap sirkesi, 300 gr. saf bal. Hazırlanışı: Maydanozun yapraklarını ve saplarını şarabın içinde, sirke ve bal ekleyerek ve devamlı karıştırarak 10 dakika kadar kaynatın. Bir şişeye boşaltın ve birkaç gün serin yerde dinlenmeye bırakın... Bir rivayete göre tanrılar heyecandan ve aşktan yorulan kalplerine iyi gelsin diye bu şarabı içerlermiş... Yunanistan’da tatmak isteyenlere Yunan mutfağı sade ve çok lezzetli. Yunanlılar sabah kahvaltısını çok hafif geçiştiriyor. Tiropitas adlı bir tür peynirli gözleme yeniyor. Öğlen yemeği 14.00-16.00 arasında. Akşam yemeği ise 22.00-23.00 arasında yeniliyor. Suvlaki (şişte kuzu ve domuz eti), mezede (mezeler), tzatziki (cacık), patlıcan salatası, patlıcan musakka, baklava Yunan mutfağının spesiyalitelerinden yalnızca bazıları. Yunan kahvesi de Türk kahvesi gibi koyu. Uzo ve metaxa ise en tercih edilen içecekler. Bir restorana gidecekseniz "Estiatorion"ların en pahalı mekanlar olduğunu bilin. Tavernalarda dostlarınız ve ailenizle eğlenebilirsiniz. Psistaria'lar yalnız ızgara et, psarotavernalar ise balık servisi yapıyor. Archeon Gefsis: Restore edilmiş bir villada hizmet sunuyor. Geleneksel Yunan mutfağından örnekler sunuyor. Tel: 523-9661 Bajazzo: Şef Klaus Fioerbach, her akşam yeni ve yaratıcı bir menü sunuyor. Tel: 921-3013 Dafne'nin Restoranı: Freskler, canlı müzik ve bahçede yemek keyfi. Tel: 322-7971 Deals: İki katlı, moda restoran. Mükemmel bir servis. 677-3813 Palia Taverna: Birbirinden leziz geleneksel Yunan yemeklerinden örnekler. Gazeteciler, televizyoncular, politikacılar, sporcular rağbet ediyor. Royal Thai: Kifissia'da sakin bir sokakta hizmet veren Doğu mutfağı. YEREL MUTFAK Katarahtis: Rebetiko ve geleneksel Yunan müziği. Açık ve kapalı disko. Deniz ürünleri ve mantar yemekleriyle ünlü. Tel: 481-4271 Kipos Tis Edem: Libya lokantası. Humus, kibbeh, tabuleh, falafel en önemli tabaklar. Tel: 685-3580 Naeathes: Deniz ürünleri salatası çok ünlü. Tel: 922-3434 Sokrat Tavernası: Akropol'ün yakınında. Kuzu ve domuz eti yemekleri ünlü. Spyros: Ev yapımı yemekleriyle ünlü taverna. Tel: 801-7869 Xynos: Plaka semtinde tipik Yunan tavernası. Tel: 322-1065. DOĞU RESTORANLARI Far East: Atina'noın en mükemmel Doğu restoranı. Servis mükemmel. Tel: 323-4996 Kona Kai: Japon lokantası. Rezervasyon gerekiyor. Tel: 934-7711 Viet-Nam: Şehir merkezine 20 dakika mesafede Vietnam lokantası. Tel: 981-8029 BRUNCH-BAR Flo Café: Espresso, croissant, taze meyve suyu, tatlı, sandiviç. Tel: 823-0755 Neon: Amerikan tarzı kahvaltı ve sandiviç çeşitleri. Tel: 364-6233 VEJETARYEN RESTORANLAR Eden: Plaka mahallesinde salata çeşitleri ve sebze yemekleri. Tel: 324-8858 Yunanistan: Balık Ülkesi Balık ülkesi diyebiliriz Yunanistana. Balık, Yunanistan için temel besindir. Akdeniz ürünlerinden incir, üzüm, portakal ve zeytin bolca yetişen ürünlerdir. Zeytinyağlı yiyeceklerin çok yaygın oluşu, zeytine bolca sahip olduklarındandır. Mutfaklarında her türlü yiyecek bulunur. İçki de çok içtikleri için yemeklerinde mezeyi bolca kullanırlar. Ayrı bir meze kültürü gelişmiştir denebilir. Bizdeki gibi etli kuru fasulye, çok sevdikleri bir yemektir. Daha sonra makarna çok yerler. Fırında makarna yaparlar. Bizim yemek türlerimizin çoğuna da sahip çıkmışlardır. Tatlılarımız, etli yemeklerimiz, kebaplarımıza, zeytinyağlı yemeklerimize onlar da sahip çıkarak dünyaya tanıtmaktadırlar. Zeytinyağlı yemekler, Yunan mutfağının temel özelliğidir. Musakka, güveç, her türlü çorba da yaygın yiyecekler arasındadır. Ekmeği az, fakat yemeği çok yerler. Peynir ve patates kızartması da sofralarında sürekli olarak yer alır. Yemekten sonra Türk kahvesi içerler. Salatalarında genellikle radika ve selino adı verilen otlar kullanılır. Öğle yemeğinde yumurta da bulunur. Yeşil soğan, börek, dolma akşam yemeklerinde sıkça yenir. Yemeklerde bol baharat kullanırlar. Kaynak: Turizm Bakanlığı |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.