![]() |
Cemre Sadece Havaya, Suya Ve Toprağa Mı Düşer? (Şiir)
Cemre sadece havaya, suya ve toprağa mı düşer? (Şiir)
Cemre sadece havaya, suya ve toprağa mı düşer? (Şiir) Cemre temiz gönüllere düşer... Cemre sadece havaya, suya ve toprağa mı düşer? Bir de topraktan yaratılan insanoğlunun cemresi vardır. Asıl cemre insanoğlunun gönlüne düşer. Tabi insan isterse cemrenin düşmesini… Sonsuz bir baharın kalplerde buluşmasını… Cemre düşecek kalbin güzelliğini Mevlana “Ey dost, şu dünyada gördüğün çiçekli, güzel kokulu bahardan başka gizli bir bahar daha var. O bahar dilberi ay yüzlüdür; bu gördüğün bahardan daha güzeldir, daha hoştur. O, temiz insanların gönüllerinde gizlenmiştir” diyerek ne güzel tasvir eder. Cemre kalbe düşende bahar çiçekleri gibi sevgiler yeşerir. İşte o zaman asıl cemre aşk’ın dili, gözü olur. Cemrenin düşmesi için gönlün kapısını açmalıdır önce. Gönül bir irfan hazinesidir. “Gerçekten de Allah suretlerinize, mallarınıza bakmaz; fakat ancak gönüllerinize ve amellerinize bakar” hadisinde bildirildiği gibi gönül denen hazine Cenab-ı Hakk’ın nazargahıdır. Ve gönle düşen cemre bir daha gitmez geriye. Yeter ki kalbine cemre düşürenlerden olalım. Çünkü cemre gönle düşende dört mevsim bahar olur. İkinci Cemre Gün batar Kuşlar dönerdi Seherler Adama namaz kıldıran ihtişamını yitirdi Artık ne gün batıyor ne kuşlar dönüyor Akşam ile yatsı arası Eğer erirse Kar ilkin damlarda erirdi Sahurlar olurdu İftarlar eskiden Orucu inanmayana tutturan İnanmasa da insan Bu iftar Bu sahur inanılası bir şeydi Cemreler düşerdi eskiden Bir yâsin bir cemre Bir cemre bir çocuk düşerdi Zemheri vardı Kırk gün Mart dokuzu Kocakarı fırtınası Cemreler düşerdi eskiden, Bir yâsin bir cemre Bir cemre bir çocuk düşerdi 'Zahmeti' derdi anam Kırk gün de bu cem'an Gül açardı ardından Üçbin yılın cemresi düştü Teki benim olmayan Bir daha düşerse /çocukken inandığım gibi/ Gökten bağrıma bir kor düşse düşse düşecek /Bütün cemreler düştü mü çocuklar/ Bir işarettir cemre. Kara kışların ardından, soğuk beyazların arasından, pembeli yeşilli baharlar gözümüz önüne serilir. Bilinmezlikler içinden, tam vaktinde, rengi, kokusu, lezzeti yerinde nimetler gönderenden bir işarettir cemre. Kupkuru dallara yaprak yaprak can, suyu çekilmiş ırmaklara gürül gürül heyecan veren... Kuş sütünü eksik etmeyen sofraları kıskandıracak, herkesi doyuran ziyafetlere buyur eden birinden işarettir... Başlangıçtır cemre... Cemre, havaya düşer! Yağmurlar sağılır bulutlardan, uzaklardan tertemiz nefesleri yüklenir getirir rüzgârlar... Güneşin solgun yüzüne kan gelir, ışıl ışıl durdurulur üstümüzde. Gökyüzüne her bakışımızda gözbebeklerimize cemreler düşer... Cemre suya düşer! Bir taze tomurcuktur çocuk... Rahmet, bardaktan boşanırcasına, annelerin göğsüne dolar, oradan dağıtılır bütün yavrulara... Çocuk tomurcuklar çiçeklenir, çocuklar yarın, yarınlar bahar kokar... Cemre, toprağa düşer! Toprağı dost, toprağı kardeş bilenlerin kanla suladıkları vatanlara mükâfattır cemre... İnsan, kaleler geçer toprak için, geçilmesini istemediği topraklara kaleler diker. Gülle gülle kalelere düşer cemre, fetih olur. Cemre, aşk olur kalbe düşer, bir Mehmed bir Mayıs günü Fatih olur... Havaya düşer cemre... Cemre, suya düşer... Toprağa düşer cemre... Cemreler, insan için düşer! İnsan için süslenir baharda yeryüzü, her baharda semâdan, sırlara sarılı ikramlar gönderilir. İstemek ile şükür, tövbe ile affedilmenin binbir yolunda öyle hızlı koşarız ki... Öyle çabuk varırız ki... Kıskanır insanı baharlar... Çünkü... Cemre, insana düşer! |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.