ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / CoÄŸrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Akdeniz Bölgesi (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=78031)

Şengül Şirin 05-19-2009 08:59 PM

Akdeniz Bölgesi
 
2 Eklenti(ler)

Akdeniz Bölgesi
CoÄŸrafi Konumu

Akdeniz Bölgesi, adını komşu olduğu denizden alır. Bölge genişliği 120180 km arasında değişen bir şerit halinde, batıda Köyceğiz dolaylarından başlayarak, doğuda Hatay ilinin bitim noktası olan Basit Burnu yakınına kadar sokulur. Yaklaşık 120.000 km2 lik yüzölçümüyle Türkiye'nin toplam yüzölçümünün yaklaşık %15'ini oluşturur. Hatay, Adana, İçel, Antalya, Isparta, Burdur ve Kahramanmaraş ilinin büyük bir bölümü Akdeniz Bölgesi'ndedir. Ayrıca Muğla ilinin Köyceğiz, Dalaman, Ortaca ve Fethiye ilçeleri de Akdeniz Bölgesi'ne girer.

http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1310817277

Yeryüzü Şekilleri


Bölgenin büyük bir kısmı Toros Dağları ve yüksek platolarla kaplıdır. Genel olarak engebeli ve dağlıktır.

Toroslar, III. Jeolojik zamanda oluÅŸmuÅŸ Alp – Himalaya sistemine baÄŸlı genç kıvrım daÄŸlarıdır. Batı ve Orta Toroslar bölge içinde geniÅŸ yer tutar. Batı Toroslar Antalya Körfezi'nin her iki yanında da yer alır. Bey DaÄŸları, Çiçekbaba ve Barla DaÄŸları Antalya Körfezi'nin batısında, güneybatı - kuzeydoÄŸu yönünde uzanırlar. Sultan Dedegöl ve Geyik DaÄŸları Antalya Körfezi'nin doÄŸusunda kuzeybatı - güneydoÄŸu yönlü uzanır. Anamur Burnu'nun kuzeyinden baÅŸlayan Orta Toroslar, güneybatı - kuzeydoÄŸu yönlü uzanan üç kütleden oluÅŸur. Bunlar, Bolkar DaÄŸları, AladaÄŸlar, Tahtalı DaÄŸları ve BinboÄŸa DaÄŸları'dır. Akdeniz Bölgesi'nde Toroslar'dan baÅŸka Hatay - K. MaraÅŸ istikametinde uzanan daÄŸların oluÅŸturduÄŸu bir dış sıra halinde Nur (Amanos) DaÄŸları uzanır.


Dağların kıyıya paralel uzanması, Dalga aşındırmasının fazla olmasına ve kıyılarda yalıyarların (falezlerin) çokluğuna neden olmuştur.

Akdeniz Bölgesi'nde yer yer plato alanları bulunur.

Bunlardan biri Antalya Körfezi'nin batısındaki Teke Platosu, diğeri de Anamur Burnu'nun gerisindeki Taşeli Plâtosu'dur. Antalya Körfezi'nin batısındaki dağlarla ve platolarla kaplı karstik arazi "Teke Yöresi" olarak adlandırılır. Teke Yöresi ve Taşeli Platosu bölgenin en tenha yerleridir. Türkiye'de karstik yapının yaygın olduğu yerlerde yağışın fazla olmasına karşın yeraltına sızmanın çok olması, yerüstü sularının zayıf olmasına yol açar. Bu nedenle de bu yerlerde nüfus yoğunluğu azdır.


Dağlar kıyıdan itibaren yükseldiği ve kıyıya paralel olduğu için iç kısımlarla ulaşım ancak bazı geçitlerle sağlanabilmektedir.


Bölgedeki başlıca geçitler şunlardır: Göller Yöresi'ni Antalya'ya bağlayan Çubuk geçidi, İç Anadolu'yu Silifke'ye bağlayan Sertavul geçidi, Amik Ovası'nı İskenderun'a, hatta Suriye'ye bağlayan Belen geçidi ve Çukurova'yı İç Anadolu'ya bağlayan Gülek geçididir. Bu bölgedeki ovalar çöküntü alanlarında alüvyonların yığılması ile oluşmuş birikim alanlarıdır. Bu birikim alanlarından en önemlileri Çukurova delta ovası ile Hatay çukurluğundaki Amik ovasıdır. Akdeniz Bölgesi'nin batısında da kıyıda Antalya ovası ile Göller yöresinin küçük çöküntü ovaları bulunmaktadır. Akdeniz Bölgesi genel olarak engebeli ve dağlıktır. Bölgenin % 80'ini kıyıya paralel uzanan Toros Dağları ile yüksek platolar oluşturur. Bu durum, bölgede nüfus dağılışını, kara ulaşımını, bitki örtüsünü, turizm çeşitliliğini çok etkiler. Sanayi ürünleri çeşitliliği ise bu durumdan en az etkilenir.


http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1310817277

Akarsu ve Göller

Bölgedeki akarsular düzensiz rejime sahiptirler. Akarsu rejiminin düzensiz olmasında çeşitli faktörlerin etkisi vardır. Bunlar: Bölgede etkili olan Akdeniz ikliminde yağışların çoğu kış aylarında görülür. Yaz ayları ise çok sıcak ve kurak geçer. Bunun sonucu olarak akarsular kışın kabarır, yazın ise kuruyacak seviyeye gelir. Bölgede karstik yeryüzü şekillerinin geniş yer tuttuğu görülür. Bunun sonucu olarak, yağışlı mevsimlerde suyun bir kısmı yer altına sızarak akarsuların fazla kabarmasını önler. Yazın ise yeraltı suyunun akarsuya karışarak su seviyesinin alçalmasını az da olsa engellediği görülür.
Bölgenin en önemli akarsuları, Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman çayıdır. Bölge göl bakımından zengindir.

Batısında tektonik ve karstik etkenlerle oluşan göllerin yer aldığı Göller Yöresi bulunmaktadır. Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Kovada gölleri bulunur. Eğirdir Gölü tatlı su gölüdür. Bunun nedeni fazla sularını yer altından Aksu'ya ve dolayısıyla Akdeniz'e boşaltmasıdır.


Bu göllerden Suğla Gölü, zaman zaman kuruyacak derecede su kaybına uğrar. Doğuda Hatay yöresindeki Amik Gölü de, Asi nehrinin taşkınlarının bataklık şeklinde olduğu bir göldür. Bu alan akarsuların getirdiği alüvyonlarla büyük ölçüde dolmuştur


İklim ve Bitki Örtüsü


Bölgede karakteristik Akdeniz iklimi görülür. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması 18°C'dir. Kıyıda yıllık yağış miktarının 1000 mm yi bulduğu yerler vardır. Akdeniz kıyıları kış mevsiminin en ılık geçtiği bölgemizdir. Buna yol açan nedenler, nemlilik miktarı, güneş ışınlarının düşme açısı ve Toros Dağları'nın doğrultusu ve yükseltisidir. Toroslar, kışın kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinin kıyıya inmesini önler. Yağış maksimumu kış mevsimine rastlar. Bölgedeki yaz kuraklığı ise, dinamik yüksek basınç alanlarının etkili olması, bölgenin alçalıcı hava hareketlerinin etkisine girmesinin sonucudur.

Kıyıdan itibaren yükseldikçe sıcaklık düşmekte, yağış miktarı artmaktadır. Denize dönük yamaçların etekleri bol yağış alır. Batıda Antalya çevresi doğuda, Hatay, Dörtyol, Osmaniye, Kadirli, Bahçe çevresi 1000 mm civarında yağış alır. Oysa ovadaki Mersin ve Adana çevresi 600 - 700 mm yağış almaktadır. Karasallaşmanın belirgin olduğu yerler, bölgenin batı kesiminde genişler. Göller yöresi ve Teke yöresi karasallığın en belirgin olduğu yerlerdir. Sıcaklık farkları artar, kışlar daha uzun sürer. Akdeniz Bölgesi'nde 700 - 800 m'ye kadar maki bitki örtüsü hakimdir. Maki, zeytin, mersin, defne, sakız ağacı, zakkum, keçiboynuzu, vb. kuraklığa dayanıklı bodur bitkilerden oluşur. Bölgedeki ormanlar, makiden sonra başlar, 2400 m'ye kadar devam eder. Daha sonra dağ çayırları yer alır. Orman alanları üzerindeki dağ çayırları yazın kuraklığın etkisi ile kururlar. Akdeniz Bölgesi'nin iç kesimlerine doğru gidildikçe iklim karasallaşır. Özellikle Göller Yöresi'nde yıllık yağış miktarı ve kış sıcaklık değerleri düşmüştür.


Tarım ve Hayvancılık


Bölgede tarım alanları sınırlı olmasına rağmen kıyı şeridinde en önemli ekonomik etkinlik tarımdır.

En önemli tarım alanları başta Çukurova olmak üzere Amik ve Antalya ovalarıdır. İklim özellikleri tarımsal yaşamı şekillendirir. Tarım alanlarından yıl içinde birden çok ürün alma bakımından en elverişli koşullara sahip olan bölgemizdir. Bölgede yetiştirilen başlıca tarım ürünleri şunlardır:


BuÄŸday:
Bölgenin hemen her tarafında yetiştirilir. Çukurova'da pamuk ekilmeyen alanlarda da ekilir.

Pirinç:
Hatay'da Amik Ovası'nda, K. Maraş çevresinde ve Silifke civarında yetiştirilir.

Pamuk:
Başta Çukurova olmak üzere diğer kıyı ovalarında yetiştirilir. Türkiye pamuk üretiminin yaklaşık % 33'ü bölgeden karşılanır. Tütün: Göller Yöresi'nde ve Hatay çevresinde yetiştirilir. Gül: Özellikle Isparta ve Burdur çevresinde tarımı yapılır.

Turunçgiller:
Kıyı boyunca Finike, Antalya, Alanya, Anamur, Silifke, Mersin, ve Dörtyol'da yetiştirilir. Türkiye turunçgil üretiminin yaklaşık % 89'u bölgeden karşılanır.

Muz:
Alanya ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Türkiye'de yetiştirilen muzun tamamı bölgeden karşılanır.

Haşhaş ve ve şekerpancarı:
Özellikle Göller Yöresi'nin ürünleridir.

Zeytin ve üzüm:
Kıyı şeridinde hemen her yerde yetiştirilir. Ancak bölge halkı daha kârlı olan pamuk üretimine önem verdiği için zeytincilik ve bağcılık fazla gelişememiştir.

Bölge soya fasulyesi, yer fıstığı ve mısır üretiminde de Türkiye'de ilk sıradadır.

Seracılığın en yaygın olduğu bölge Akdeniz Bölgesi'dir. Bölgede kış sıcaklığının sıfır derecenin altına düşmemesi turfanda sebze ve meyveciliğin gelişmesine yol açmıştır. Mersin - Antalya kıyı şeridi turfanda sebzeciliğin en yaygın olduğu yerdir.

Akdeniz Bölgesi'nde hayvancılık fazla gelişmemiştir. Sığır, koyun ve keçi Toroslar'da yaylacılık sistemiyle yetiştirilir. Hayvanlardan en yaygın olanı kılkeçisidir. Çünkü bu hayvan Toroslar'ın sarp yamaçlarında yaşamını kolayca sürdürür.


Yeraltı Zenginlikleri


Krom :
Fethiye- Dalaman ve Adana (Aladağlar) çevresinde çıkarılır.
Barit :
Mersin ve Adana çevresinde çıkarılır.
Boksit(alüminyum):
Batı Toroslar'da Seydişehir çevresinde çıkarılır.
Kükürt :
Keçiborlu (Isparta) çevresinde çıkarılır.
Demir :
Adana (Feke ve Saimbeyli) çevresinde çıkarılır.
Asbest :
Doğu Akdeniz'de Hatay çevresinde çıkarılır.

Sanayi


Adana Bölümü'nde sanayi daha fazla gelişmiştir. Adana Bölümü'nde dokuma, tütün, gıda, kimya, tarım araçları, çimento, madeni eşya, cam ve tuğla fabrikaları vardır. Mersin, önemli bir liman kentidir. Mersin'de, Ataş petrol rafinerisi bulunur.

Antalya'da ferro - krom tesisleri, yağ fabrikaları bulunur. Isparta'da gülyağı fabrikaları, çimento fabrikası, tarım araçları yapım merkezleri ve halı fabrikası bulunur. Burdur'da gül yağı fabrikası, şeker fabrikası, tarım araçları fabrikası, süt ve yem fabrikaları yer alır.


Turizm


Bölge turizmden elde edilen gelirler bakımından 3. sıradadır. Burdur'da İnsuyu mağarası, Alanya'da Damlataş mağarası, Tarsus'ta Yedi uyuyanlar mağarası, Antalya yakınlarında Karain mağarası, Düden, Manavgat, Kurşunlu ve Tarsus şelaleleri, Mersin'deki Cennet ve Cehennem obrukları ve Dilek kuyu mağarası bölgede yer alan ve turizm faaliyetlerine neden olan karstik şekillerdir. Ayrıca yazın erken başlaması deniz turizminin de erken başlamasına ve gelişmesine neden olmuştur. Bütün Akdeniz kıyıları boyunca turistik tesisler kurulmuştur ve kurulmaktadır. Akdeniz Bölgesi'nde Olimpos - Beydağları Sahil,Güllük Dağı (Termessos), Kovada Gölü, Kızıldağ, Köprülü Kanyon ve Karatepe - Aslantaş milli parkları bulunur. Antalya'da her yıl düzenlenen Altın Portakal Film Festivali ile Mersin Moda ve Tekstil Fuarı da önemli turizm etkinliklerindendir.

Nüfus ve Yerleşme


1997 nüfus sayımına göre, bölgede 8,1 milyon insan bulunmaktadır. Nüfus sayısı bakımından beşinci sırada yer alır. Nüfus yoğunluğu km2 ye 66 kişidir.
Akdeniz Bölgesi'nde nüfusun %70'i Adana Bölümü'nde toplanmıştır.
Bu durumun başlıca nedenleri;
• Zengin tarım alanı olan Çukurova'nın varlığı,
• Çukurova'da tarım ürünleri iÅŸleyen sanayi kuruluÅŸlarının fazlalığı,
• Adana Bölümü'nün yollarla DoÄŸu, GüneydoÄŸu ve İç Anadolu'ya baÄŸlanmasıdır. Adana Bölümü'nde Adana, Mersin, İskenderun, Antakya, Kahraman MaraÅŸ, Tarsus, Kilis, Kozan, Kadirli, Osmaniye gibi büyük il ve ilçelerde sanayi, tarım ve ticaretin aktif olması nüfusun artmasına neden olmuÅŸtur. Antalya Bölümü'nde ise nüfus, bölge nüfusunun %30 unu oluÅŸturur. Çünkü;
• Antalya Ovası Çukurova kadar verimli deÄŸildir.
• Kalkerli kayaların varlığıyla karstlaÅŸma, tarım hayatını olumsuz yönde etkilemektedir.
• Antalya Bölümü'nde ulaşım fazla geliÅŸmemiÅŸtir. Burdur ve Isparta yöresi demir yoluyla Ege Bölgesi'ne baÄŸlanmış ve İzmir'in ard bölgesi durumuna gelmiÅŸtir.
• Antalya Bölümü'ne baÄŸlı kıyı ovalarının, son yıllarda turizm faaliyetlerine baÄŸlı olarak nüfusu artmaktadır. Buna karşılık toplu yerleÅŸme daha fazladır. Ancak suyun bol olduÄŸu yörelerde dağınık yerleÅŸmeye rastlanır. Bölgenin kıyı ovalarında turistik tesislerin yaygınlığından dolayı dağınık yerleÅŸme hakimdir. Bölgede köy ve kasaba evlerinin yapı malzemesini daha çok kalker taÅŸları oluÅŸturur. Akdeniz Bölgesi nüfus yoÄŸunluÄŸu açısından Türkiye ortalamasının altında bir durum gösterir. Bunun en önemli nedeni bölgenin %90'ını iÅŸgal eden Toroslar'dır. Toroslar, Teke ve TaÅŸeli Yöresi Türkiye'nin en seyrek nüfuslu yerlerindendir. Adana Bölümü'nde özel konumunun etkisiyle nüfus yoÄŸunluÄŸu Türkiye ortalamasının üstündedir. Adana Bölümü'ndeki Çukurova pamuk tarımı nedeniyle, GüneydoÄŸu ve DoÄŸu Anadolu illerinden mevsimlik göç alır. Çukurova'da nüfus yaz mevsiminde artmaktadır. Bu artışta tarım işçilerine olan gereksinimin artması rol oynar.

Bölge İle İlgili Notlar

En fazla yer fıstığı üretimi,
En fazla anason üretimi,
Tek Muz yetişme alanıdır,
En fazla seracılık,
En fazla boksit çıkarımı,
En fazla kükürt çıkarımı,
En fazla intansif tarımın yapıldığı,
En fazla karstik şekillerin görüldüğü, En geniş alüvyon ova Akdeniz Bölgesindedir.

Bölge içerisinde;

En az ve en seyre nüfuslu yerler, Taşeli ve Teke yarım adasındadır.
En çok kıl keçisi Adana bölümünde yetişir.
Antalya bölümünün ekonomiye en önemli katkısı Turizmdir.
Adana bölümünün ekonomiye en önemli katkısı ise Tarımdır.
En Büyük şehri Adana'dır.

Şengül Şirin 07-17-2011 05:18 PM

Cevap : Akdeniz Bölgesi
 
http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1310817277

AKDENİZ BÖLGESİ


Akdeniz bölgesi,Türkiye"nin yedi coğrafi bölgesinden biri.Anadolu"nun güneyinde,Akdeniz kıyısı boyunca uzanır.genişliği 120-180 km.arasında değişir.Batı ve kuzey batısında Ege Bölgesi ,kuzeyinde İç Anadolu Bölgesi,doğusunda.Güneydoğu Anadolu Bölgesi,güneyinde ise Akdeniz bulunur.güneydoğudan Suriye ile komşudur.Yüzölçümü 110.000 km2 dolayındadır.Türkiye toplam alanının yaklaşık yüzde 14"ünü kaplar.Kıyı uzunluğu ,doğuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1.542 km"dir.Bölgenin batı sınırı daha batıdaki Karaağaç Koyuna kadar uzanır.

1990 Nüfus sayımı sonuçlarına göre Akdeniz Bölgesinde 8 milyonu aşkın insan yaşamaktadır.Nüfus yoğunluğu km2"de 74 kişidir.buda km2"de 73 olan Türkiye ortalamasına çok yakındır.Bölge nufusunun yüzde 54"e yakını il ve ilçe merkezlerinde ,yüzde 46 kadarı ise bucak merkezi ve köylerde yaşar.


Türkiye"nin baÅŸka bölgelerinde olduÄŸu gibi Akdeniz Bölgesinde de ,bölge sınırları ile yönetim birimleri olan illerin sınırları tümüyle çakışmaz.Adana,Antalya,Burdur,Hatay,Isparta.İà §el illerinin tümü ile KahramanmaraÅŸ"ın AfÅŸin ve Elbistan ilçeleri dışında kalan bütün ilçeleri,Kayserinin Develi ve Çamardı ve Ulukışla ilçeleri,Konya"nın Halkapınar,TaÅŸkent,Hadım,Bozkır,Ahırlı ,Yalıhöyük,SeydiÅŸehir,Derebucak,Hüyük ve BeyÅŸehir ilçeleri,Karaman"ın BaÅŸyayla ,Sarıveliler ve Ermenek ilçeleri ile Merkez ilçe ve Ayrancı ilçelerinin bazı bölümleri,Afyonkarahisar"ın BaÅŸmakçı ,Dinar ve Dazkırı ilçeleri,Denizlinin Çardak,Serinhisar,Acıpayam,Çameli ilçeleri ile Bozkurt,Tavas,ve BeyaÄŸaç ilçelerinin bir bölümü,MuÄŸlanın Dalaman,Ortaca,KöyceÄŸiz ve Fethiye ilçeleri ile Gaziantep"in Nurdağı,Kilis ve İslahiye ilçeleri bu bölgeye girer.Bölge,doÄŸudaki Adana ve batıdaki Antalya bölümlerinden oluÅŸur.

Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-17-2011 05:36 PM

Akdeniz Bölgesi yüzey şekilleri
 
1 Eklenti(ler)

http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1310912453


AKDENİZ BÖLGESİ YÜZEY ŞEKİLLERİ


Akdeniz Bölgesi Yüzey Şekilleri,Akdeniz Bölgesinin dağlık ve oldukça engebeli bir yapısı vardır.Bölgenin yeryüzü şekillerinin ana çizgilerini Toroslar belirler.Antalya Körfezinin iki yanında yer alan Batı Toroslar kuzeyde Göller Yöresinde birbirine yaklaşıp sıkışır.Teke Yarımadasının batısında beliren Batı Toroslar Taşeli Platosuna kadar uzanır.Genellikle kalker ve ofiyolitli kayalardan oluşan bu dağlar kırıklı ve kıvrımlı bir yapı gösterir.Batı Toroslar"ın en yüksek noktası Beydağları"ndaki 3.086 m"lik Kızlar Sivrisi Tepesidir.Göller Yöresinin kalker oluşumlu ,sarp dağlarının ortalama yüksekliği 2.000 -2.500 m arasındadır.Bu bazı yerlerde daha da artar.Yüksek kütleler arasında Avlan,Gördes ,Söğüt gibi karstik kökenli çanak biçimli çukur alanlar vardır.Bu kesim aynı zamanda düden,obruk,mağara,yeraltı dereleri,ponor ( suyutan) ve voklüz kaynakları gibi karstki şekiller bakımından da zengindir.Türkiye"nin Beyşehir,ve Eğridir gibi büyük tatlı su gölleri de buradadır.Batı Toroslar,dik eğimli yamaçlarından inen bol sulu akarsular tarafından parçalanmış ve genellikle boylamasına uzanan derin vadiler ortaya çıkmıştır.

Orta Toroslar,güneybatıdaki Taşeli Platosu ile kuzeydoğudaki Uzunyayla arasında uzanır.Bu kesimdeki başlıca yüksek kütleler,batıdan doğuya doğru Bolkar Dağları,Aydos Dağı,Aladağlar,Tahtalı Dağlar,ve Binboğa Dağlarıdır.Orta Toroslar"ın en yüksek noktası Aladağlar"da 3.756 m"ye erişen Demirkazık Tepesidir.Orta Toroslar,Uzunyayla"da ortalama 1.500 m yüksekliğindeki bir platoya dönüşür.Orta Toroslar kuzey - güney doğrultusunda akan bol sulu akarsularla parçalanmıştır.Göksu ,Lamas ( Limonlu ) Çayı,Tarsus Çayı bunların başlıcalarıdır.Bu akarsular kalker oluşumlu dağlar arasında derinliği 1.000 m"yi bulan vadiler açar.ve yörenin yüzey şekillerinin sert bir görünüm almasına neden olur.


Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-17-2011 05:53 PM

Akdeniz Bölgesi yüzey şekilleri
 
Amanos Dağları,Toroslar dağ sisteminin en güneyindeki bölümünü oluşturur.ve İskenderun Körfezinin doğusunda dik bir duvar gibi yükselir.Lübnan topraklarından doğarak kuzeye doğru akan ve Antakya yakınlarında dik bir açıyla batıya dönen Asi Irmağı,Amik Ovasının güneybatı ucunda,geniş tabanlı bir vadiden geçer ve Samandağı yakınlarında Akdenize dökülür.Çukurova ,doğuda Amanos Dağları,batıda ise Orta Toroslarla sınırlanır.Bu geniş düzlük batıda Seyhan ,doğuda Ceyhan ırmaklarının taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş büyük bir delta ovasıdır.Çukurovanın kuzey kesimleri bu iki ırmağın kolları ile yer yer parçalanmış bir plato görünümündedir.buna karşılık güneyde tekdüze bir hal alır.

Akdeniz Bölgesinde oldukça dar bir kıyı şeridi vardır.Ancak dağların kıyıdan uzaklaştığı kesimlerde Antalya Ovası ve Çukurova gibi geniş alüvyal ovalar,Dalaman ve Eşen çayları ile Göksu gibi akarsuların oluşturduğu alüvyal delta ovaları ve Finike ,Serik,Manavgat.Alanya gibi küçüklü büyüklü kıyı ovaları bulunur.Oldukça verimli olan bu ovalarda sulu tarım yoğundur.

Bö
lgedeki en önemli akarsular doğudan batıya doğru sırasıyla,Asi,Ceyhan ,ve Seyhan ırmakları ile Göksu,Köprü Suyu,Aksu ,Eşen ve Dalaman çaylarıdır.Başlıca doğal göller Beyşehir,Eğirdir.Burdur ve Suğla gölleridir.Kıyılarda ise irili ufaklı birçok lagün vardır.En önemli yapay göller ise Seyhan ve Aslantaş baraj gölleridir.

Akdeniz kıyıları genellikle,az girintili çıkıntılı olması ve geniş yaylar çizmesi bakımından Karadeniz kıyılarına benzer.kıyı sahanlıklarına da pek rastlanmaz.Bölgenin en batı kesiminde ise dağlar kıyıya dik uzandığı için burada Ege kıyılarına benzeyen daha girintili çıkıntılı bir kıyı tipi ( Dalmaç tipi kıyı) vardır.Bu kıyıların yakın zamanlardaki bir deniz düzeyi yükselmesi sonucu oluştuğu sanılmaktadır.Engebeli kıyının içine sokulmuş küçük koylar ( ölüdeniz).adalar ( Kekova Adası) ve yarımadalar bu yükselme nedeniyle ortaya çıkmıştır.Kalker oluşumların fazla olduğu bu kesimde birtakım karstik şekillerin kısmen deniz basmasına uğramasıyla doğal koylar oluşmuştur.ilkçağda gemilerin sığınak ve barınak yeri olarak kullandıkları bu koylara kalanklı kıyı adı verilir.



Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-17-2011 05:57 PM

Akdeniz Bölgesi iklim ve bitki örtüsü
 
1 Eklenti(ler)
http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1310914573

AKDENİZ BÖLGESİNİN İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ


İklim ve bitki örtüsü.Bölgede genelde yazları sıcak ve kurak,kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimi egemendir.Ancak yüksekliğe bağlı olarak iklim özellikleri oldukça önemli farklılaşmalar gösterir.Dağların denize bakan yamaçlarında ve arkalarındaki çukur alanlarda ise karasal etkilerin arttığı bir iklim tipine rastlanır.Gene de Akdeniz"in etkisi nedeniyle bu kesimlerdeki iklim,İç Anadolu" daki kadar şiddetli karasal özellikler taşımaz.

En sıcak ay ortalaması kıyılarda 27-28 C iç kısımlarda 23-25C"dir.en soğuk ay ortalaması ise kıyıda 10C dolayında iken,iç kısımlarda 1.5 -2 C"ye kadar iner.Benzer biçimde ,yıllık ortalama sıcaklık kıyılarda 18-20C,iç kesimlerde ise12-14C kadardır.

Akdeniz Bölgesi genellikle güney ve güneybatıdan gelen hava kütleleri ile cephelerin etkisi altındadır.Bunlara bağlı olarak da yağışlar orografik ( yükseltiye bağlı) ya da cepheseldir.Yağış miktarı genellikle dağların uzanış biçimlerine ve nemli rüzgarlara açık olan yüzeylerindeki konumlarına ,yani bakılarına göre değişir.Kıyı kesimlerinde, bakı koşullarına bağlı olaak yılda ortalama 700-1.300 mm tutarında yağış düşer.Bu değer iç kesimlerde 400 mm dolayındadır.Bölgede genellikle,bir Akdeniz iklimi özelliği olan kış yağışları egemendir.İç kesimlere gidildikçe karasal iklim etkisi ile yağışlar ilkbahara kayar,gene de en çok yağış kışın düşer.Kıyılarda yağışlar genellikle yağmur biçimindedir.kar,5-10 yılda bir yağar.don olayına da oldukça az rastlanır.Dağların yüksek kesimlerinde ve Göller Yöresinde kışın kar yağışları etkili olur.don olayı ise hemen hemen bütün kış sürer.Yaz kuraklıkları iç kesimlerde de olmakla birlikte kıyılardaki kadar şiddetli değildir.

Bölgede egemen rüzgarlar çoğunlukla kuzey rüzgarlarıdır.Ancak rüzgar rejimi,topografik koşullara ve deniz komşuluğuna göre yerel değişikliklere uğrar.Kıyılarda yazın genellikle batı ve güney yönlü rüzgarlar eser.zaman zaman deniz ve kara meltemleri de etkili olur.

Akdeniz Bölgesinde doğal bitki örtüsü sıcak ve kurak yazlardan etkilenmiştir.Bu nedenle kurakçıl bir nitelik taşır ve kolaylıkla bozulma eğilimi gösterir.Orman örtüsü çok yerde çalılık halini almış,çalılıklar da yer yer seyrekleşmiş,hatta ovalık yerlerde büsbütün ortadan kalkmıştır.Günümüzde Akdeniz Bölgesinde görülen bitki örtüsü başlangıçtaki karakterini tümüyle kaybetmiş gibidir.


Akdeniz Bölgesinde doğal bitki örtüsü beş gruba ayrılır.Kıyıdan 500-600 m yüksekliğe kadar olan yerlerde şiddetli yaz kuraklığına uyan,kışın da yeşil kalan makiler egemendir.Boyları 3-5 m"yi geçmeyen bu bitkiler arasında delice,kocayemiş,sandal ve zakkum en yaygın olanlarıdır.bu bitkiler terra rossa denen killi -demirli ve az kireçli topraklarda yetişir.Kireçli topraklarda yetişen daha seyrek ve cılız bitki tiplerine garig adı verilir.




Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-17-2011 10:11 PM

Akdeniz Bölgesi iklim ve bitki örtüsü
 
600-1.200 m arasında,kızıl çam ve meşelerin egemen olduğu karışık ormanlar ya da yamaç ormanları ortaya çıkar.Kızıl çamların aralarında yer yer meşelikler,daha yükseklere doğru ise Halep çamı ile kara çamlar görülür.Bu kesimde kahverengi orman toprakları yaygındır.Yüksek kesimlerde yağış etkisiyle toprakta yıkanma ( podzolleşme ) görülür.

1.200-2.100 m arasında ise yüksek ormanlar diye adlandırılan ve sedir,göknar ile kayınlardan oluşan orman kuşağı yer alır.Özellikle Batı ve Orta Toroslardaki saf sedir ormanları vardır.Bu katın tipik tanıtıcı ağaçları Toros göknarı,Lübnan sediri,sarı çam ve çeşitli ardıç türleridir.Amanos Dağlarında ise Karadeniz Bölgesindekini andıran bitki örtüsüne ve özellikle doğu kayınına rastlanır.Bu katta podzolik karakterli topraklar yaygındır.

2.000 m"nin üstünde iğne yapraklı ağaçlar seyrekleşir ve bodurlaşır.Bu alan 2.100 -2.300 m"de sona erer ve Alp çayırları denen,renkli çiçeklerle bezenmiş ,yazları da kurumayan yüksek otluklara geçilir.Bu katta kestane renkli çayır taprakları yaygındır.

Göller Yöresi ve Teke Yarımadasındaki yüksek ovalarda step bitkileri yetişir.Buradaki stepler gerçekte ot stepleri değil,meşe ormanlarının tahribi sonucu oluşmuş ağaç stepleridir.Ova kenarlarında ,tapripten kurtulmuş ardıç ve kara çam topluluklarına da rastlanır.Steplerde daha çok kireçli kahverengi ve kestane renkli topraklar yaygındır.


Bölgede ,tipik Akdeniz bitkisi olmadıkları halde,yerel koşullara uyum sağlamış Avustralya okaliptüsleri ile kurakçıl Amerika bitkilerinden kaktüsler ( örn.frenkinciri ) ve agavlar da ( Agave) oldukça geniş alanları kaplar.


Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-17-2011 10:25 PM

Akdeniz Bölgesinde Nüfus
 
AKDENİZ BÖLGESİNDE NÜFUS

Akdeniz kıyılarında ,Doğu Karadeniz kıyılarında görülen yoğun nüfus şeridine rastlanmaz.Dağlık kesimlerin geniş yer tutması nedeniyle kıyı boyu çoğu kez tenhadır.Bununla birlikte dağlar arasına sıkışmış,yoğun tarım yapılan küçük ovalarda ( Alanya,Gilindire,Gazipaşa,Anamur) önemli nüfus birikmeleri göze çarpar.Antalya düzlüğünün tert travertenlerden oluşmuş batı kesimi ile Çukurovanın kumul ve bataklık kıyı kesimi,tenha yerler arasındadır.Nüfus yoğunluğu ,Çukurovanın iç kenarından başlayıp sulanan yerlere doğru giderek artar.İskenderun Körfezi kıyıları da nüfus yoğunluğu oldukça yüksek yerlerdir.Amanos Dağlarının denize dik inen güney yamaçları ise çok tenhadır.Amik Ovasının çevresindeki yoğunlaşma şeridi Antakya"nın güneydoğusundaki tepelik alanlara doğru sokulur.Kahramanmaraş - Hatay Çöküntü Oluğunun çalılık,"Hassa leçeleri" kesimi oldukça tenhadır.Göller Yöresinin dağlık ve ormanlık kesimleri genelde oldukça tenhadır.Göller Yöresinin dağlık ve ormanlık kesimleri genelde oldukça tenhadır.Buna karşılık Yalvaç-Bozkır oluğunun dağ eteği boyları ile Isparta Ovasının sulanan güney bölümünde nüfus oldukça yoğundur.

Akdeniz Bölgesinde toplu kır yerleşmeleri egemendir.Bu durum özellikle dağlık kesimlerde ve dağ eteklerinde belirgindir.Ovalarda toplu yerleşmeler arasına serpilmiş dağınık yerleşmelere de rastlanır.Dağlık kesimlerdeki ya da Antalya travertenleri gibi verimsiz alanlardaki yerleşmeler genellikle daha küçüktür.Bölgenin en büyük kenti 916 bini bulan nüfusuyla Türkiye"nin dördüncü büyük merkezi olan Adana"dır.Nüfusu 500 bin 100 bin arasındaki kentler ise Mersin,Antalya,Kahramanmaraş,Tarsus,İskenderun,A ntakya,Osmaniye ve Ispartadır.


Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-17-2011 10:26 PM

Akdeniz Bölgesi ekonomisi
 
1 Eklenti(ler)
AKDENİZ BÖLGESİ EKONOMİSİ

http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1311085469


Akdeniz Bölgesinde ekonomi tarıma dayanır.Çalışan nüfusun büyük bölümü tarımla uğraşır.Türkiyede tarımda elde edilen gelirin en yüksek olduğu bölge burasıdır.Sanayi ise daha çok bölgenin doğusunda,Adana ,Mersin,arasında ve İskenderun"da yoğunlaşmıştır.Turizm kıyı kesiminde,özellikle Antalya çevresinde önemli bir gelir kaynağıdır.

Bölgede tarımsal etkinlik oldukça çeşitlidir.özellikle bitkisel üretim gelişmiş ve teknik düzeyi yükselmiştir.Ekonomik değeri yüksek birçok ürün yetiştirilir.modern tarım girdileri ve yoğun tarım teknikleri kullanımı yaygındır.üretim iç pazara olduğu kadar dış pazara da dönüktür.Başka alanlarda olduğu gibi tarımsal etkinlik alanında da kıyı kesimi ile iç kesimler arasında hem yetiştirilen ürün türleri hem de yetirtirme biçimi açısından önemli sayılabilecek farklar göze çarpar.

Kıyı kesiminin başlıca ürünleri pamuk,susam,yerfıstığı,turunçgiller,muz,zeyti n ,incir,üzümdür.Bu kesimde yapılan bitkisel üretimin farklılaşmış bir dalı da özellikle Antalya ve Mersin dolaylarında yoğunlaşmış olan turfanda sebzecilik ve seracılıktır.Üretim özellikle son 10 yılda içinde hızla artmıştır.Yumuşak kış koşulları ,havaların erken ısınması,don olaylarının seyrekliği gibi etkenlerin bu gelişmede rolü büyüktür.Bölge üretimi büyük kentlerin sebze gereksinimini karşıladığı gibi,önemli ölçüde ihracat da yapılmaktadır.



Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-19-2011 05:56 PM

Akdeniz Bölgesi ekonomisi
 
Göller Yöresi ve Teke Yöresinin iç kesimlerindeki tarımsal etkinlik ise,iklim ve toprak özelliklerine bağlı olarak,hemen hemen tümüyle farklı bir nitelik taşır.Bu kesimde daha çok kuru tahıl tarımı egemendir.Sulanabilen alanlarda ise iklim koşullarına uygun sanayi bitkileri ( şeker pancarı,haşhaş,gül) ve meyveler ( elma,armut) yetiştirilir.Bu yörelerdeki dağlık alanlar hem ovaların doğal su deposu,hem de yazın ovalardan getirilen sürüler için yaylak işlevi görür.Tarım takviminin farklı oluşu yüzünden ,dağlık alanlardaki kırsal kesimde yaşayan halkın bir bölümü zaman zaman aşağıdaki ovalara inerek tarla işlerinde çalışır.

Modern tarım teknikleri kullanıldığından üretim miktarları fazladır.Yetiştirilen birçok ürünün Türkiye içindeki payı yüksektir.Türkiye pamuk üretiminin yüzde 41"i,gül yaprağı ve muz üretiminin tümü,turunçgillerin yüzde 89"u ,yerfıstığı üretiminin yüzde 90"ı soya üretiminin yüzde 91"i,karpuz üretiminin yüzde 29"u ,domates üretiminin yüzde 21"i üzümün yüzde 17"si ve zeytin üretiminin de yüzde 15"i Akdeniz Bölgesinden sağlanır.

Bitkisel üretimdeki yüksek teknoloji düzeyi,hayvancılıkta yerini geleneklere ve ilkel yöntemlere bırakır.bu nedenle hayvancılık pek gelişmemiştir.Daha çok küçükbaş hayvanlar beslenir.Ülkedeki kıl keçilerinin dörtte biri ,koyunların ise yüzde altısı Akdeniz Bölgesindedir.Bitkisel üretimden elde edilen gelirin hayvancılıktan elde edilen gelire göre çok yüksek olması hayvancılıkla uğraşan göçerlerin bitkisel üretime kaymasına yol açmaktadır.Yaygın olarak tavukçuluk ve arıcılıkyapılan bölgede elde edilen bal miktarının Türkiye üretimi içindeki payı yüzde 12"dir.Deniz canlıları açısından pek zengin olmayan Akdenizde küçük çapta balıkçılık yapılır.



Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-19-2011 06:22 PM

Akdeniz Bölgesi ekonomisi
 
Akdeniz Bölgesinde varlığı bilinen maden yatakları oldukça çeşitli ise de rezervleri fazla değildir.Bölgenin dağlık yapısı nedeniyle ulaşım güçleşmekte.buda maliyeti yükselterek,madenciliği bir ölçüde kısıtlamaktadır.Ülke ölçeğinde önemli sayılabilecek tek maden Batı Toroslar kesimindeki boksit yataklarıdır.Fethiye yakınlarında krom ve zımpara taşı yatakları vardır.Keçiborludaki kükürt yatakları ülkede işletilen tek kükürt yatağıdır.

Sanayi kuruluşları özellikle bölgenin doğusunda Adana Bölümünde yoğunlaşmıştır.Bu bölümün bölge toplam üretimindeki payı tarımda olduğu sanayi sektöründe de çok yüksektir.Pamuklu ve sentetik ,dokuma,petrokimya,çimento,bitkisel yağ,tütün işleme,başta konserve olmak üzere gıda,sabun,deterjan,içki,tarım alet ve makineleri,un, hazır giyim ,pil,orman ürünleri,tuğla ve kiremit fabrikaları da vardır.Sanayi özellikle Adana-Tarsus -Mersin hattı üzerinde yoğunlaşmıştır.ATAŞ Rafinerisi Mersin"de kısa adı İSDEMİR OLAN İskenderun Demir-Çelik Tesisleri ise İskenderun ilçesindedir.


Akdeniz Bölgesinde,özellikle Adana"da sermaye birikimi önemli ölçeklere ulaşmış ve bölge sınırları dışına taşmıştır.Ülke çapındaki birçok yatırımda bu kesim sermayesinin payı vardır.


Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 07-19-2011 06:55 PM

Akdeniz Bölgesi ekonomisi
 
Doğal güzellikler ve tarihsel değerler nadeniyle bölgede turizm giderek önem kazanmaktadır.Yılın sekiz ayında denize girilebilen geniş doğal plajlar ve antik kentler,sayısı her yıl artan yerli ve yabancı turist çekmektedir.Özellikle Antalya yöresinde gelişmiş olan turizm kıyılarda yaşayan halkın en önemli gelir kaynaklarındandır.Turizm yatırımları giderek artmaktadır.Doğal ve tarihsel değerler açısından zengin olan bölgede bazı çalışmalar yapılarak koruma alanları oluşturulmuştur.Bunlardan başlıcaları Güllük Dağı,( Termessos) Karatepe- Aslantaş,Kızıldağ ,Kovada Gölü,Köprülü Kanyon,Olimpos- Beydağları Sahil milli parklarıdır.

Ulaşım giderek gelişmektedir.Mersin ve İskenderun limanları ayrı bir önem taşır.Çukurovanın ticaret iskelesi konumundaki Mersin limanı,yöredeki petrol rafinerisi nedeniyle daha işlek bir hale gelmiştir.İskenderun limanı da ticeret ve petrol açısından önem taşır.Son yıllarda her iki limanında Akdenizde yapılan ithal ve ihraç taşımacılığındaki payı artmaktadır.Bölgenin batısındaki Alanya,Antalya,ve Fethiye limanları turizm açısından önem taşır.Akdeniz Bölgesinin Türkiye"nin tüm bölgeleri ile havayolu bağlantısı vardır.Başlıca yollar E-5 ve E24 karayollarıdır.Bunların bir bölümü paralı otoyol haline getirilmektedir.Adana,Antalya,ve Dalamandaki havaalanlarından başka merkezlere dözenli uçak seferleri yapılır.Mersin,Taşucu"ndan KKTC"ye feribot seferleri yapılmaktadır.

Kaynak:AnaBritannica cilt 1 forumsinsi.net için derlenmiştir.

Şengül Şirin 09-07-2011 10:52 PM

Akdeniz Bölgesi ve Özellikleri
 
Akdeniz Bölgesi ve Özellikleri

AKDENİZ BÖLGESİ


Türkiye’nin 7 coÄŸrafi bölgesinden biridir. Anadolu’nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır; geniÅŸliÄŸi 120-180 km arasında deÄŸiÅŸir. Batı ve k.batısında Ege Böl., kuzeyinde İç Anadolu Böl. , doÄŸusunda G.DoÄŸu Anadolu Böl. Güneyinde ise Akdeniz bulunur. G.doÄŸudan Suriye ile komÅŸudur. Yüzölçümü 110000 km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14’nü kaplar. Kıyı uzunluÄŸu doÄŸuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1542 Km’dir. Bölgenin batı sınırı daha batıdaki KaraaÄŸaç koyuna kadar uzanır.

1990 nüfus sayımı sonuçlarına göre Akdeniz bölgesinde 8 milyona aÅŸkın insan yaÅŸamaktadır. Nüfus yoÄŸunluÄŸu km2’de 74 kiÅŸidir; bu da km2’de 73 olan Türkiye ortalamasına çok yakındır. Bölge nüfusunun %54’e yakın kısmı il ve ilçe merkezlerinde,
% 46 kadarı ise bucak merkezi ve köylerde yaşar.

Türkiye’nin baÅŸka bölgelerinde olduÄŸu gibi Akdeniz Bölgesi’nde de bölge sınırları ile yönetim birimleri olan illerin sınırların tümüyle çakışmaz. Adana , Antalya, Burdur , Hatay, Isparta , İçel illerinin tümü ile KahramanmaraÅŸ’ın AfÅŸin ve Elbistan ilçeleri dışında kalan bütün ilçeleri, Kayserinin Develi ve Yahyalı ilçelerinin bazı bölümleri, Konya’nın halk pınar, TaÅŸkent , Hadım , Ahırlı , Yalıhöyük , SeydiÅŸehir ,Derebıçak , Höyük ve BeyÅŸehir ilçeleri , Karaman’ın BaÅŸyayla, Sarıveliler ve Ermenek ilçeleri ile merkez ilçe ve Ayrancı ilçelerinin bazı bölümleri, Afyon Karahisar’ın BaÅŸmakçı, Dinar ve Dazkırı ilçeleri , Denizli’nin Çardak, Serinhisar, Acıpayam , Çemeli ilçeleri ile Bozkurt, Tavas ve BeyaÄŸaç ilçelerinin bir bölümü, MuÄŸla’nın Dalaman, Ortaca, KöyceÄŸiz ve Fethiye ilçeleriyle Gaziantep’in Nurdağı, Kilis ve İslahiye ilçleri bu bölgeye girer. Bölge , doÄŸudaki Adana ve batıdaki Antalya bölümlerinden oluÅŸur.

YÜZEY ŞEKİLLERİ :

Akdeniz bölgesinin daÄŸlık ve oldukça engebeli bir yapısı vardır. Bölgenin yeryüzü ÅŸekillerinin ana çizgilerini Toros’lar belirler. Antalya Kör.’nin iki yanında yer alan B. Toroslar, K.’de Göller yöresinde birbirine yaklaşıp sıkışır. Teke Yarımadası’nın batısında beliren batı Toroslar TaÅŸeli Plato’suna kadar uzanır. Genellikle kalker ve ofiyolitli kayalarından oluÅŸan bu daÄŸlar kırıklı ve kıvrımlı bir yapı gösterir. Batı Torosların en yükse noktası Bey DaÄŸlarındaki 3096 m’lik Kızlar Sivrisi tepesidir. Göller Yöresi’nin kalker oluÅŸumu, Sarp daÄŸlarının ortalama yüksekliÄŸi 2000-2005 m arasındadır; Yüksek kütleler arasında Avlan, Gördes, Söğüt gibi karstik kökenli çanak biçimli çukur alanlar vardır.

Bu kesim aynı zamanda düden, obrük, maÄŸara , yer altı dereleri ponor (suyutan) ve voklüz kaynakları gibi karstik ÅŸekiller bakımından da zengindir. Türkiye’nin ,BeyÅŸehir ve EÄŸridir gibi büyük tatlı su gölleri buradadır. Batı Toroslar, dik eÄŸimli yamaçlarından inen bol sulu akarsular tarafından parçalanmış ve genellikle boylamasına uzanan derin vadiler ortaya çıkmıştır.


Orta Toroslar, g.batıdaki Taşeli platosu ile k.doğudaki uzun yayla arasında uzanır. Bu kesimdeki başlıca yüksek kütleler batıdan doğuya doğru Bolkar dağları, Aydos Dağları, Aladağlar , Tahtalı Dağlar ve Binboğa dağlarıdır. Orta Torosların en yüksek noktası
AladaÄŸlar’da 3756 m’ye yetiÅŸen Demirkazık Tepesidir. Orta Toroslar Uzun Yayla’da 1500m yüksekliÄŸindeki bir platoya dönüşür. Orta Toroslar kuzey-güney doÄŸrultusunda akan bol sulu akarsular tarafından parçalanmıştır. Göksu, Lamaz (Limonlu) çayı , Tarsus çayı bunların baÅŸlıcalarıdır. Bu akarsular kalker oluÅŸumlu daÄŸlar arasında, derinliÄŸi 1000m’yi bulan vadiler açar ve yörenin yüzey ÅŸekillerinin sert bir görünüm almasına neden olur.
Amanos Dağları, Toroslar dağ sisteminin en güneyindeki bölümünü oluşturur ve İskenderun Körfezinin doğusunda dik bir duvar gibi yükselir. Lüblan topraklarından doğarak kuzeye doğru akan ve Antakya yakınlarında dik bir açıyla batıya dönen Asi ırmağı , Amik ovasının G.batı ucunda , geniş tabanlı bir vadiden geçer ve Samandağı yakınlarında Akdenize dökülür. Çukurova , doğuda Amanos Dağları, batıda ise orta Toroslarla sınılanır.
Bu geniÅŸ düzlük batıda Seyhan doÄŸuda Ceyhan ırmaklarının taşıdığı alüvyonlarla oluÅŸmuÅŸ büyük bir delta ovasıdır. Çukurova’nın kuzey kesimleri bu iki ırmağın kolları ile yeryer parçlanmış bir plato görünümündedir; buna karşılık güneyde tekdüze bir hal alır.
Bölgedeki en önemli akarsular doğudan batıya doğru sırasıyla Asi, Ceyhan ve Seyhan ırmakları ile Göksu, Köprü Suyu, Aksu, Eşem ve Dalaman çaylarıdır. Başlıca doğal göller Beyşehir, Eğridir, Burdur ve Suğla gölleridir. Kıyılarda ise irili ufaklı birçok lagün vardır. En önemli yapay göller ise Seyhan ve Aslantaş baraj gölleridir.

Akdeniz kıyıları genellikle, az girintili çıkıntılı olması ve geniş yaylar çizmesi bakımından Karadeniz kıyılarına benzer; kıyı sahanlıklarına da pek rastlanmaz. Bölgenin en batı kesiminde ise dağlar kıyıya dik uzandığı için, burada Ege kıyılarına benzeyen daha girintili çıkıntılı bir kıyı tipi vardır. Bu kıyıların, yakın zamanlardaki bir deniz düzeyi yükselmesi sonucu oluştuğu sanılmaktadır. Engebeli kıyının içine sokulmuş küçük koylar, adalar ve yarımadalar bu yükselme nedeniyle ortaya çıkmıştır. Kalker oluşumların fazla olduğu bu kesimde birtakım karstik şekillerin kısmen deniz basmasına uğramasıyla doğal koylar oluşmuştur.; ilkçağda gemilerin sığınak ve barınarak yeri kullandıkları bu koylara kalanklı kıyı adı verilir.

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:

Bölgede genelde yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimi egemendir. Ancak yüksekliÄŸe baÄŸlı olarak iklim özellikleri oldukça önemli farklılaÅŸmalar gösterir. DaÄŸların denize bakan yamaçlarında ve arkalarında çukur alanlar ise karasal etkilerin arttığı bir iklim tipine rastlanır. Gene de Akdeniz’in etkisi nedeniyle bu kesimlerdeki iklim , İç Anadolu’daki kadar ÅŸiddetli karasal özellikler taşımaz.
En sıcak ay ortalaması kıyılarda 27-28 derece , iç kısımlar 23-25 derecedir; en soğuk ay ortalaması ise kıyıda 10 derece dolayında iken iç kısımlarda 1,5-2 dereceye kadar iner. Benzer biçimde, yıllık ortalama sıcaklık kıyılarda 18-20 derece , iç kısımlarda ise 12-14 derece kadardır.

Akdeniz Bölgesi genellikle güney ve güneybatıdan gelen hava kütleleri ile cephelerin etkisi altındadır. Bunlara baÄŸlı olarak da yağışlar orografik ya da cepheseldir. Yağış miktarı genellikle daÄŸların uzanış biçimlerine ve nemli rüzgarlara açık olan yüzeylerindeki konumlarına, yani bakılarına göre deÄŸiÅŸir. Kıyı kesimlerinde, bakı koÅŸullarına baÄŸlı olarak yılda ortalama 700-1300 mm. tutarında yağış düşer. Bu deÄŸer iç kesimlerde 400 mm. dolaylarındadır. Bölgede genellikle, bir Akdeniz iklimi özelliÄŸi olan kış yağışları egemendir. İç kesimlere gidildikçe karasal iklim etkisi ile yağışlar ilkbahara kayar; gene de en çok yağış kışın düşer. Kıyılarda yağışlar genellikle yaÄŸmur ÅŸeklindedir ; kar, 5-10 yılda bir yaÄŸar; don olayına da oldukça az rastlanır. DaÄŸların yüksek kesimlerinde ve Göller Yöresi’nde kışın kar yağışları etkili olur; don olayı ise hemen hemen bütün kış sürer. Yaz kuraklıkları iç kesimlerde olmakla birlikte kıyılardaki kadar ÅŸiddetli deÄŸildir.

Bölgede egemen rüzgarlar çoğunlukla kuzey rüzgarlarıdır. Ancak rüzgar rejimi, topografik koşullara ve deniz komşuluğa göre yerel değişikliklere uğrar. Kıyılarda yazın genellikle batı ve güney yönlü rüzgarlar eser. Zaman zaman deniz ve kara meltemleri etkili olur.
Akdeniz bölgesinde doÄŸal bitki örtüsü sıcak ve kurak yazlardan etkilenmiÅŸtir. Bu nedenle kurakçıl bir nitelik taşır ve kolaylıkla bozulma eylemi gösterir. Orman örtüsü çalılık halini almış, çalılıklarda yer yer seyrekleÅŸmiÅŸ , hatta ovalık yerlerde büsbütün ortadan kalkmıştır. Günümüzde Akdeniz Böl.’nde görülen bitki örtüsü, baÅŸlangıçtaki karakterini tümüyle kaybetmiÅŸ gibidir.

Akdeniz bölgesinde doÄŸal bitki örtüsü beÅŸ gruba ayrılır. Kıyıda 500-600 m yüksekliÄŸe kadar olan yerlerde ÅŸiddetli yaz kuraklığına uyan, kışın da yeÅŸil kalan makilerdir. Boyları 3-5 m’yi geçmeyen bu bitkiler delice, kocayemiÅŸ, sandal ve zakkum en yaygın olanlarıdır. Bu bitkiler terra rossa denen killi demirli ve az kireçli topraklarda yetiÅŸir. Kireçli topraklarda yetiÅŸen daha seyrek bitki tiplerine garig adı verilir.

600-1200m arasında kızıl çam ve meşelerin egemen olduğu karışık ormanlar yada yamaç ormanları ortaya çıkar. Kızıl çamların aralarında yer yer meşelikler, daha yükseklere doğru ise halep çamı ile kara çamlar görülür. Bu kesimde kahverengi orman toprakları yaygındır. Yüksek kesimlerde yağış etkisiyle toprakta yıkanma (podzolleşme) görülür.

1200-2100m arasında ise yüksek ormanlar diye adlandırılan ve seydir , köknar ile kayınlardan oluÅŸan orman kuÅŸağı yer alır. Özellikle batı ve orta toroslarda saf sedir ormanları vardır. Bu katın tipik tanıtıcı aÄŸaçları toros köknarı , lübnan sediri , sarı çam ve çeÅŸitli ardıç türleridir. Amanos dağında ise Karadeniz böl’ndeki bitki örtüsüne ve özellikle doÄŸu kıyınına rastlanır. Bu katta podzolik karakterli topraklar yaygındır.

2000m’nin üstünde iÄŸne yapraklı aÄŸaçlar seyrekleÅŸir ve bodurlaşır. Bu alan 2100-2300m sonra erer ve Alp çayırları denen , renkli çiçeklerle bezenmiÅŸ yazları da kurumayan yüksek otluklara geçilir. Bu katta kestane renkli çayır toprakları yaygındır.
Göller yöresi ve Tekke yarımadasındaki yüksek ovalarda step bitkileri yetiştirilir. Buradaki stepler gerçekte ot stepleri değil, meşe ormanının tahribi sonucu oluşmuş ağaç stepleridir. Ova kenarlarında, tahripten kurtulmuş ardıç ve kara çam



topluluklarına da rastlanır. Steplerde daha çok kireçli kahverengi ve kestane renkli topraklar yaygındır.
Bölgede , tipik Akdeniz bitkisi olmadıkları halde yerel koşullara uyum sağlamış Avustralya okaliptüsleri ile kurakçıl Amerika bitkilerinden kaktüsler ve agavlar da oldukça geniş alanları kaplar.

NÜFUS:

Akdeniz kıyılarında, D.Karadeniz kıyılarında görülen yoÄŸun nüfus ÅŸeridine rastlanmaz. DaÄŸlık kesimlerin geniÅŸ yer tutması nedeniyle kıyı boyu çok kez tenhadır. Bununla birlikte daÄŸlar arasına sıkışmış , yoÄŸun tarım yapılan küçük ovalarda önemli nüfus birikmeleri göze çarpar. Antalya düzlüğünün sert travertenlerden oluÅŸmuÅŸ batı kesimi ile Çukurova’nın kumul ve batıklık kıyı kesmi tenha yerler arasındadır. Nüfus yoÄŸunluÄŸu Çukurova’nın iç kenarından baÅŸlayıp , sulanan yerlere doÄŸru giderek artar. İskenderun körfezi kıyılarıda nüfus yoÄŸunlu oldukça yüksek yerlerdir ; Amanos DaÄŸlarını denize dik inen güney yamaçları ise çok tenhadır. Amik ovasının çevresindeki yoÄŸunlaÅŸma ÅŸeridi Antakya’nın güney doÄŸusundaki tepelik alanlara doÄŸru sokulur. KahramanmaraÅŸ, Hatay çöküntü oluÄŸunun çalılık “Hassa leçeleri” kesimi oldukça tenhadır. Göller yöresinin daÄŸlık ve ormanlık kesimleri genelde oldukça tenhadır. Buna karşılık yalvaç-bozkur oluÄŸunun daÄŸ eteÄŸi boyları ile Isparta odasının sulanan güney böülümünde nüfus oldukça yoÄŸundur.
Akdeniz böl’nde toplu kır yerleÅŸimleri egemendir. Bu durum özellikle daÄŸlık kesimlerde ve daÄŸ eteklerinde belirgindir. Ovalarda toplu yerleÅŸmeler arasında serpilmiÅŸ yerleÅŸmelere de rastlanır. DaÄŸlık kesimlerdeki ya da Antalya travertenleri gibi verimsiz alanlardaki yerleÅŸmeler daha küçüktür. Bölgenin en büyük kenti 916000 bulan nüfusuyla Türkiye’nin 4. Büyük merkezi olan Adana’dır. Nüfusu 500000 ile 100000 arasında ki kentler ise Mersin , Antalya, KahramanmaraÅŸ , Tarsus, İskenderun, Antakya, Osmaniye ve Isparta’dır.

EKONOMİ:

Akdeniz Böl’nde ekonomi tarıma dayanır. Çalışan nüfusun büyük bölümü tarımla uÄŸraşır. Türkiye’de tarımdan elde edilen gelirin en yüksek olduÄŸu bölge burasıdır. Sanayi ise daha çok bölgenin doÄŸusunda, Adana ,Mersin , arasında ve İskenderun'da yoÄŸunlaÅŸmıştır. Turizm kıyı kesimlerde özellikle Antalya çevresinde önemli bir gelir kaynağıdır.
Bölgede tarımsal etkinlik oldukça çeşitlidir; özellikle bitkisel üretim gelişmiş ve teknik düzeyi yükselmiştir. Ekonomik değerleri yüksek birçok ürün yetiştirilir; modern tarım girdileri ve yoğun tarım teknikleri kullanımı yaygındır; üretim iç pazarada olduğu kadar dış pazarada dönüktür. Başka alanlarda olduğu gibi tarımsal etkinlik alanında da kıyı kesimi ile iç kesimler arasında hem yetiştirilen ürün türleri , hem de yetiştirme açısından önemli sayılabilecek farklar göze çarpar.

Kıyı kesiminin başlıca ürünleri pamuk, susam , yer fıstığı , turunçgiller, muz , zeytin , incir , üzümdür, Bu kesimde yapılan bitkisel üretimi farklılaşmış dalı da özellikle Antalya ve Mersin dolaylarında yoğunlaşmış olan turfanda sebzecilik ve seracılıktır; üretim özellikle son 10 yıl içinde hızla artmıştır. Yumuşak kış koşulları , havaların erken ısınması, don olaylarının seyrekliği gibi etkenlerin bu gelişmede rolü büyüktür. Bölge üretimi büyük kentlerin sebze gereksinimini karşıladığı gibi önemli ölçüde ihracat da yapmaktadır.
Göller yöresi ve Teke yöresinin iç kesimlerindeki tarımsal etkinlik ise iklim ve toprak özelliklerine bağlı olarak hemen hemen tümüyle farklı bir nitelik taşır. Bu kesimde daha çok kuru tahıl tarımı egemendir. Sulana bilen alanlarda ise iklim koşullarına uygun sanayi bitkileri ve meyveler yetiştirilir. Bu yörelerdeki dağlık alanlar hem ovaların doğal su deposu hem de yazın ovalardan getirilen sürüler için yaylak işlevi görür. Tarım takviminin farklı oluşu yüzünden , dağlık alanlardaki kırsal kesimde yaşayan halkın birbölümü zaman zaman aşağıdaki ovalara inerek tarla işlerinde çalışır.

Modern tarım teknikleri kullanıldığından üretim miktarı fazladır. YetiÅŸtirilen birçok ürünün Türkiye içindeki payı yüksektir. Türkiye pamuk üretiminin %41 gül yaprağı ve muz üretiminin tümü turunçgillerin %89, yer fıstığı üretiminin % 90 , soya üretiminin %91, karpuz üretiminin %29, domates üretiminin %21, üzümün %17 ve zeytin üretiminin de %15 Akdeniz Böl’nden saÄŸlanır.

Bitkisel üretimindeki ileri teknoloji düzeyi hayvancılıkta yerini geleneksel ve ilkel yöntemlere bırakır; bu nedenle hayvancılık pek geliÅŸmemiÅŸtir. Daha çok küçük baÅŸ hayvanlar beslenir. Ülkedeki kıl keçilerinin ¼’ü koyunların ise %06’sı Akdeniz bölgesindedir. Bitkisel üretimden elde edilen gelirin hayvancılıktan elde edilen gelire göre çok yüksek olması hayvancılıkla uÄŸraÅŸan göçerlerin bitkisel üretime kaymasına yol açmaktadır. Yaygın olarak tavukçuluk ve arıcılık yapılan bölgede elde edilen bal miktarının Türkiye üretimi içindeki payı %12’dir. Deniz canlıları açısından pek zengin olmayan Akdeniz’de küçük çapta balıkçılık yapılır.
Akdeniz Böl’nde varlığı bilinen maden yatakları oldukça çeÅŸitli ise de rezervleri fazla deÄŸildir. Bölgenin daÄŸlık yapısı nedeniyle ulaşım güçleÅŸmekte , bu da maliyeti yükselterek madenciliÄŸi bir ölçüde kısıtlamaktadır. Ülke ölçeÄŸinde önemli sayılabilecek tek maden batı toroslar kesimindeki boksit yataklarıdır. Fethiye yakınlarında krom ve zımpara taşı yatakları vardır. Keçiborlu’da ki kükürt yatakları ülkede iÅŸletilen tek kükürt yatağıdır.

Sanayi kuruluşları özellikle bölgenin doğusunda , Adana bölümünde yoğunlaşmıştır. Bu bölümün bölgeye toplam üretimindeki payı, tarımda olduğu gibi sanayi sektöründe de çok yüksektir. Pamuklu ve sentetik dokuma, petrokimya, çimento, bitkisel yağ, tütün işleme başta konserve olmak üzere gıda, sabun , deterjan , içki , tarım araç ve gereçleriyle , madeni eşya ve ****l doğrama başlıca sanayi kollarıdır. Bölgenin çeşitli yörelerinde kağıt, şeker, gül yağı, yem, gübre, süt ürünleri , tarım alet ve makineleri , un , hazır giyim , pil , orman ürünleri , tuğla ve kiremit fabrikaları vardır. Sanayi özellikle Adana-

Tarsus-Mersin hattı üzerinde yoÄŸunlaÅŸmıştır. ATAÅž rafinerisi Mersin’de , kısa adı İSDEMİR olan İskenderun Demir-Çelik Tesisleri ise İskenderun ilçesindedir.
Akdeniz böl’nde , özellikle Adana’da sermaye birikimi önemli ölçeklere ulaÅŸmış ve bölge sınırlarına taÅŸmıştır. Ülke çapındaki birçok yatırımda bu kesim sermayesinin payı vardır.
Doğal güzellikler ve tarihsel değerler nedeniyle bölgede turizm önem kazanmaktadır. Yılın 8 ayında denize girilebilen geniş doğal plajlar ve antik kentler sayısı her yıl artan yerli ve yabancı turisti çekmektedir.

Özellikle Antalya yöresinde gelişmiş olan turizm kıyılarda yaşayan halkın en önemli gelir kaynaklarındandır. Turizm kaynakları giderek artmaktadır. Doğal ve tarihsel değerler açısından zengin olan bölgelerde bazı çalışmalar yapılarak koruma alanları oluşturulmuştur. Bunlardan başlıcaları Güllük dağı, Karatepe-Aslantaş, Kızıl dağ , Kovada gölü, Köprülü kanyon, Olimpos-Bey dağları sahil milli parklarıdır.

Ulaşım giderek geliÅŸmektedir. Mersin ve İskenderun limanları ayrı bir önem taşır. Çukurova’nın ticaret iskelesi konumundaki Mersin limanı yöredeki petrol rafinerisi nedeniyle daha iÅŸlek bir hale gelmiÅŸtir. İskenderun limanı da ticaret ve petrol açısından önem taşır. Son yıllarda her iki limanında Akdeniz’de yapılan ithal ve ihraç taşımacılığındaki payı artmaktadır. Bölgenin batısındaki Alanya, Antalya ve Fethiye limanları turizm açısından önem taşır. Akdeniz Böl’nin Türkiye’nin tüm bölgeleriyle kara yolu, ayrıca büyük yerleÅŸim merkezleriyle hava yolu baÄŸlantısı vardır. BaÅŸlıca yollar E-5 ve E-24 kara yollarıdır. Bunların bir bölümü paralı otoyol haline getirilmektedir. Adana , Antalya ve Dalamandaki havaalanlarından baÅŸka merkezle düzenli uçak seferleri yapılır. Mersin , TaÅŸucu’ndan KKTC’ye feribot seferleri yapılmaktadır.

Şengül Şirin 09-07-2011 10:53 PM

Akdeniz Bölgesi ve Özellikleri
 
Akdeniz Bölgesi ve Özellikleri

Akdeniz Bölgesi, adini komsu oldugu denizden alir. Bölge genisligi 120180 km arasinda degisen bir serit halinde, batida Köycegiz dolaylarindan baslayarak, doguda Hatay ilinin bitim noktasi olan Basit Burnu yakinina kadar sokulur. Yaklasik 120.000 km2Ôlik yüzölçümüyle Türkiye'nin toplam yüzölçümünün yaklasik %15'ini olusturur. Hatay, Adana, Içel, Antalya, Isparta, Burdur ve Kahramanmaras ilinin büyük bir bölümü Akdeniz Bölgesi'ndedir. Ayrica Mugla ilinin Köycegiz, Dalaman, Ortaca ve Fethiye ilçeleri de Akdeniz Bölgesi'ne girer.


Akdeniz Bölgesi'nde tarim ve sanayi genis yer tutar. Bölgenin kiyi kesimlerinde son yillarda sanayi bitkileri ekimine genis yer verilmekle birlikte, tahil tariminin büyük önem tasidigi görülür. Nitekim Akdeniz Bölgesi'ndeki ekili alanlarin yaklasik üçte ikisi tahil tarlalariyla kaplidir. Tahil ürünleri arasinda, bölgenin bütün illerinde bugday basta gelir ve onu arpa izler. Sanayi bitkilerinden pamuk, bölgenin ana gelir kaynagidir. Bölgenin pamuk üretimi, Türkiye üretiminin üçte ikisi kadardir. Hatay ili ve Göller Bölgesi'nin bazi kesimlerinde tütün tarimi yapilmaktadir

Akdeniz Bölgesi'nde meyve ve sebze yetistirilen dikili alanlar da büyük yer tutar. Turfandacilik, son yillarda ulasimin gelismesine dayali olarak çok ilerlemistir. Meyvecilikte ilk sirayi turunçgiller alir. Türkiye'nin turunçgiller üretiminin beste dördünden fazlasi Akdeniz Bölgesi'nde gerçeklesir. Muz ise yanlizca bu bölgeye özgü bir meyvedir.

Bölgenin en hizli sanayilesen kesimi Çukurova'dir. Çukurova ayni zamanda Türkiye'nin de baslica sanayi merkezleri arasinda yer alir. Adana'daki çesitli sanayi kollari (özellikle tekstil) yaninda, Akdeniz Bölgesi'nin baslica sanayi tesisleri arasinda; Mersin Petrol Rafinerisi (ATAS), Iskenderun Süperfosfat ve DemirÇelik Fabrikalari, Antalya Ferrokrom ve Seydisehir Alüminyum fabrikalari sayilabilir.

Akdeniz Bölgesi, özellikle Antalya Körfezi çevresindeki dogal ve tarihsel zenginlikler sayesinde, Türkiye'nin en önemli turizm merkezi olmustur. Antalya körfezi çevresinde, hiçbir Akdeniz ülkesinde rastlanmayacak ölçüde dogaya saygili, modern ve son derece gelismis mimari konumlariyla çesitli tatil köyleri ve oteller yer alir.

Turistlerin Her Mevsim Akin Ettigi Kiyi Kenti Antalya dogal güzelliklerinin yaninda, kültürel ve tarihi zenginlikleri ile de turistlerin ilgisini çekmektedir. Bölgenin tarihi evrimi Paleolitik Devir'den (M.Ö. 50.000) günümüze kadar uzanir. M.Ö. 2. yüzyilda Bergama Krali II. Attalos tarafindan kurulan kentin tarihi isimleriyle batisinin Likya, dogusunun Pamfilya ve kuzeyinin Pisidya olarak isimlen dirilen bölgelerinde birçok antik kent bulunur. Kentin sembolü durumundaki Yivli Minareli Cami, Murat Pasa Camii, Tekeli Mehmet Pasa Camii, eski Antalya evlerinin bulundugu Kaleiçi Mahallesi, çesitli egzotik Akdeniz bitkileriyle bezenen Atatürk ve Karaalioglu parklari, Hadrianus Kapisi, Atatürk ve Arkeoloji müzeleri görül meye degerdir. Kentin dogusunda yer alan Lara plaji ile batisindaki Konyaalti plaji yüzmek için idealdir. Bu plajlarin yanisira Antalya'da, içlerinde çesitli su oyunlarinin yeraldigi iki de su parki bulunmaktadir.

Yukari ve Asagi Düden Selaleleri, Kursunlu Selalesi, kis sporlari merkezi Saklikent, Güllük Dagi Milli Parki ve bu park içinde yer alan antik dag kenti Termessos ve Yontma Tas devri insanlarinin yerlesim yeri olan Karain Magarasi, Antalya'nin yakin çevresindeki ilgi çekici yerler arasindadir.

Antalya'nin bati sahilinde yer alan Kemer, Akdeniz'in en güzel tatil merkezlerindendir. Çevresinde dogaya, çevreye ve insana saygi duyularak insa edilmis çok sayida tatil köyü bulunur. Hareketli marinasi, renkli çarsilari, barlari, restoranlari ve birbirinden güzel aktivitelerle dolu yasantisiyla Kemer'i yasamak gerekir. Her yil Nisan ayinda düzenlenen Kemer Karnavali yöreye ayri bir renk katar. Kemer'in güneyinde bulunan Faselis, tarihi bir liman kentidir. Birbirinden güzel dogal koylara sahip olan Faselis kentinin çevresi ormanlarla kaplidir. Faselis'in güneyinde ise tarihi Olimpos kenti yer alir. Kentteki harabeler defne ormanlariyla çevrilidir. Olimpos'un kuzeyinde Çirali adi verilen 300 metre yüksekliginde kutsal bir alan bulunur. Buradaki kayalarin arasindan kendiliginden çikan gaz, havanin oksijeni ile birlesince yanmaktadir. Mitolojiye göre yanan alev, Likyali kahraman Bellerofontes'in öldürdügü canavarin agzindan çikmaktadir.

Antalya'nin sirin ilçesi Finike, çevresindeki portakal bahçeleri ile taninan bir tatil beldesidir. Finike'nin batisinda ise Demre, tarihi ismiyle Myra bulunur. Dünya çocuklarinin sempatik büyükbabasi Noel Baba burada yasamis ve hayata veda etmistir. Mezarinin bulundugu yere yapilan kilise daha sonra Noel Baba Müzesi'ne dönüstürülmüstür. Her yil Demre'de Noel Baba Festivali düzenlenmektedir.

Antalya'nin bati sahilindeki bir diger tatil beldesi olan Kalkan, Avrupa Rönesansi'ni animsatacak kadar güzel bir mimariye sahip otelleriyle görülmeye degerdir. Kalkan çevresinde Türkiye'nin en uzun plaji olan Patara Plaji (22 km) uzanir. Bu plaj ayni zamanda Avrupa'nin da en uzun plajidir. Patara tarihi kent alaninda Likya döneminden kalma çesitli yapilar bulunur. Patara'nin kuzeyinde Likya'nin tarihi baskenti olan Xanthos ve yine Likya'nin kutsal kentlerinden biri olan Letoon yer alir. Daha kuzeyde ise Pinara ve Tlos gibi antik kentler bulunmaktadir. Bu kentler mimari konumlariyla görülmeye deger güzelliktedir.

Pamfilya Bölgesi Antalya'nin dogu bölgesi tarihte Pamfilya Bölgesi olarak isimlendirilmekteydi. Sahillerinde uzun ve ince kumlu plajlarin yer aldigi bölge bugün tatil beldeleri, tarihi kentleri ve zirai alanlariyla taninmaktadir. Antalya'nin 18 km dogusunda bulunan Perge antik kenti, ilk defa Hititler tarafindan kurulmustur. Kentteki mimari eserlerin çogu Roma döneminden kalmadir. Tarihi yapilar arasinda tiyatro, stadyum, kent kapilari, caddeler, agora ve hamamlar turistlerin ilgisini çeker. Antalya'ya 40 km uzaklikta bulunan Belek sahillerinde büyük ve modern tatil kompleksleri uzanir. Fistik çamlariyla kapli olan Belek'te genis alanlari kaplayan uluslararasi standartlardaki yesil sahalarda golf oynamanin tadina doyulmaz. Antalya'dan 50 km uzaklikta bulunan Aspendos antik kenti geçmiste Pamfilya Bölgesi'nin en önemli sehirlerinden biri idi. Kentteki en önemli mimari eser tiyatrodur. Mimar Zenon tarafindan M.S. 2. yüzyilda yapilan tiyatro, Anadolu'nun en iyi korunan eski yapilardan biridir. 15.000 kisiyi alabilen Aspendos tiyatrosu, fevkalade bir akustige sahiptir

Her yil düzenlenen sanat festivali etkinlikleri çerçevesinde tiyatroda klasik konserler, zengin kostümlü operalar, baleler ve tiyatro eserleri sahnelenir. Aspendos ayni zamanda altin isleme ve mücevher kesim merkezidir. Turistlerin yogun ilgisini çeken bu merkezde altinin nasil islendigi görülebilir.

Side Türkiye'nin en önemli tarihi kentlerinden biridir. Antalya'nin 80 km dogusunda küçük bir yarimada üzerinde yer alir. 25.000 kisilik tiyatrosu, bölgedeki tiyatrolarin en büyügüdür. Hamam kalintilari restore edilerek müze haline getirilmistir. Apollo Mabedi, agora, anitsal çesmeler, surlar ve liman kalintilari kentin en fazla ziyaret edilen yerleri arasindadir.

Güzel plajlariyla Alanya, ülkenin kentlesmis tek tatil beldesidir. Sahiller boyunca çesitli otel ve tatil köyleri bulunur. Modern Alanya, bati ve dogu sahilleri boyunca uzanir. Tarihi Alanya ise kentin tam ortasindan Akdeniz'e dogru uzanan yarimadanin üzerinde yer alir. Selçuklu Devleti'nin kislik baskenti olan Alanya'da Selçuklular'dan kalma birçok tarihi eser bulunur.
Göller Bölgesi

Akdeniz bölgesinin baslica gölleri batidaki Göller Bölgesi'nde toplanir. Göller bölgesinin ortasinda yer alan Isparta ili nefis gül bahçeleri, gülyagi ve dünyaca ün yapmis halilari ile taninir. ülkenin en güzel göllerinden olan Egirdir, Beysehir gölünün bir kismi ve Kovada gölleri Isparta'dadir. Egirdir gölünün kuzeyinde antik kent Pisidian Antiocheia yer alir. Apollo Mabedi, Hamam, Aziz Paul Bazilikasi, tiyatro ve su kemerleri antik kentte bulunan önemli eserlerdir. Kentin güneybatisinda yer alan Gölcük krater gölüne ise gül bahçeleri arasindan geçi lerek gidilir.

Masmavi göllerin ili olan Burdur çevresinde 14 göl bulunmaktadir. Kentte yogun olarak ziyaret edilen yerler arasinda 597 metre uzunlugu ve içerisindeki 9 adet gölüyle insuyu Magarasi, çevresinde ince kumlu plajlarin bulundugu ve dogal güzellikleri ile taninan Salda Gölü, Cibyra (Gölhisar) ve Sagalassos (Aglasun) antik kentleri ile Kuruçay ve Hacilar Höyükleri bulunur.

Dogu Akdeniz Akdeniz bölgesinin dogusunda yer alan Antakya, tarihi zenginliklerin yanisira çevresindeki tabiat güzellikleri ile de büyük bir turistik deger tasir. M.Ö. 307'de Büyük iskender'in generallerinden Antigonus tara findan kurulan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir ticaret, bilim ve inanç merkezi olmustur. Hiristiyanligin yayilmasinda önemli rol oynayan yörede, bu dine inananlara tarihte ilk kez "Hiristiyan" denilmistir. Sehrin dogusunda ilk Hiristiyanlarin ayin düzenledikleri Aziz Peter Kaya Kilisesi bulunur. Mozaik Müzesi'nde, Antakya çevresinden derlenen harikulade güzellikte ve dünyaca ünlü mozaikler sergilenmektedir. Önceleri kilise olan HabibNeccar Camii ise Sultan Baybars tarafindan camiye çevrilmistir. Kentin en büyük camii olan bu yapi 17. yüzyilda restore edilerek bugünkü görünümünü almistir. Kentin dogu tepelerinde yer alan, Romalilar tarafindan insa edilmis Antakya Kalesi de çesitli restorasyonlar geçirmistir.
Antakya'nin en büyük ilçesi olan iskenderun büyük bir sanayi ve ticaret limanidir. Türkiye'nin en genis ve uzun sahil gezinti bulvari iskenderun'da bulunur. Palmiyelerle çevrili seritte çesitli parklar, kafeler ve restoranlar yer alir. Kentin 34 km güneyinde bulunan Uluçinar (Arsuz) plajlariyla taninan bir tatil beldesidir. Iskenderun'un güneydogu sundaki Sogukoluk ise yazin serinlenebilecek bir yayladir. Çam ormanlariyla kapli yaylanin denizden yüksekligi 850 metredir.

Zengin bir tarih beldesi olan Kahramanmaras ilinin çevresi yemyesil ormanlarla kaplidir. Kahramanmaras geleneklerinin sürdürüldügü tarihi evler restore edilerek veya korunarak yasatilmaya çalisilmaktadir. Kentte bakircilik, pirinççilik, tahta ve sedef oymaciligi gibi el sanatlari çok gelismistir. Bunun yanisira altin ve gümüsten yapilan süs esyalari ve takilari da ünlüdür. Dibek'te dövülerek yapilan Maras dondurmasi tüm Türkiye'de sevilir. Sanayii hizla ilerleyen Kahramanmaras ili, tarihi eser bakimindan da zengindir.

Şengül Şirin 09-07-2011 10:54 PM

Cevap : Akdeniz Bölgesi
 
AKDENİZ BÖLGESİ

1- Türkiye’nin dördüncü büyük bölgesidir.
2- Adana Bölümü ve Antalya Bölümü olarak iki bölüme ayrılır.
3- Orta ve Batı Toroslar kıyıya paralel uzanarak, kıyı ile iç kesimler arasında ulaşımı zorlaştırırlar. Ulaşım bazı geçitlerden sağlanır:

GEÇİDİN ADI DAĞIN ADI BAĞLANDIĞI YER


Belen Geçidi Nur DaÄŸları Adana Bölümü’nü GüneydoÄŸu Anadoluya
Gülek BoÄŸazı Bolkar DaÄŸları Çukurova’yı, İç Anadolu’ya
Çubuk BoÄŸazı Batı Toroslar Antalya’yı Göller Yöresine
Sertavul Geçidi Orta Toroslar Silifke’yi, İç Anadolu’ya

4- Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde Akdeniz İklimi,iç kesimlerinde Karasal iklim hüküm sürer.
5- Bölgede kalkerler(kireç taşları) geniş yer tutar.
6- Nüfusun geneli Adana Bölümünde yoğunlaşmıştır.
7- Antalya bölümünde Göller yöresi(Beyşehir ,Eğiridir, Burdur, Acıgöl, Salda,Yarışlı)bulunur.
8- Güneşli gün sayısının ,yıllık sıcaklık ortalamasının en yüksek olduğu bölgemizdir.
9- Muz,turunçgiller,gül,soya fasulyesi,yer fıstığı,anason,Mısır üretiminde Türkiye de ilk sıradadır.
10- Bir yılda en çok hasat (ürün alma) bu bölgede yapılır.(4-5 kez)
11- Seracılığın en fazla yapıldığı bölgemizdir.
12- Kıl keçisi en çok bu bölgede yetişir.
13- Asi, Seyhan ,Ceyhan ,Göksu,Aksu,Manavgat ve Dalaman Çayı önemli akarsularıdır.
14- Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin taşıdığı alüvyonlarla oluşan Çukurova Adana Bölümünde yer alır.

Şengül Şirin 09-07-2011 10:56 PM

Cevap : Akdeniz Bölgesi
 
KONUMU, SINIRLARI VE KOMÅžULARI:


Bölge yurdumuzun güneyinde, Akdeniz boyunca bir şerit halinde uzanır. Komşuları Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs Adası ve Akdeniz ile komşudur. Gerçek Alanı 122.927 Km28217;dir. Ülkemizin % 158217;ini kaplar ve Alan bakımından 5.sırada yer alır.


Nüfusu 2000 sayımına göre 8.7 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km28217;ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km28217;ye 83 kişi). Kentsel nüfus % 608217;tır (Türkiye ortalaması %65). Nüfus artış hızı %o 228217;dir (Türkiye ortalaması %o 18.3)

BÖLÜMLERİ:


1.Adana Bölümü


2.Antalya Bölümü


YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:

Dağları: Bölge genel olarak Toros Dağları ve yüksek platolarla kaplıdır. Batı Toroslar, Bey Dağları, Çiçekbaba ve Barla Dağları, Sultan Dağı, Dedegöl ve Geyik Dağları, Orta Toroslar, Bolkar Dağları, Aladağlar, Tahtalı ve Binboğa Dağları, Nur Dağları. Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi dağların uzanış yönü ulaşıma elverişli olmadığı için ulaşım ancak geçitlerden sağlanır. Bu geçitler Çubuk, Gülen ve Gürbulay Geçitlerdir.



Platoları: Taşeli ve Teke Platoları



Ovaları: Çukurova, Amik, Antalya, Göller Yöresindeki Çöküntü Ovaları.



Akarsuları: Bölgedeki akarsular iklim sebebiyle düzensiz akışa sahiptir. Akarsuları kışın kabarır, yazın ise çok azalır. Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman başlıca akarsularıdır. Manavgat ve Aslantaş Baraj Gölleri de bulunmaktadır.



Gölleri: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Kovada, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Avlan başlıca gölleridir.



İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:



Bölgenin Akdeniz yamaçlarında Akdeniz İklimi ve Maki Bitki Topluluğu görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.



Dağların kuzey yamaçlarında ve göller yöresindeyse iklim karasallaşır. Bitki örtüsü de bozkırdır. Bu alanlarda yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yer yer ormanlara da rastlanır.


TARIM VE HAYVANCILIK:


Buğday: Bölgenin dağların kuzey yamaçlarındaki karasal iklimin görüldüğü alanlarda görülür.

Pirinç: Amik Ovasında ve Maraş çevresinde görülür.

Pamuk: Çukurova ve kıyı ovalarında. Türkiye8217;de 2. Sırada görülür.

Tütün: Burdur ve Göller Yöresinde yetiştirilir.

Turunçgiller: Akdeniz İkliminin görüldüğü kıyı kesiminde görülür.

Muz: Mersin ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Türkiye8217;de 1 sıradadır.

Zeytin: Kıyı kesiminde yetiştirilir.

Göller Yöresinde: Ananas, Haşhaş, Gül ve 350ekerpancarı yetiştirilir.

Seracılık: Akdeniz Bölgesi ilk sırada yer alır.

Sebzecilik: Mersin ve Antalya çevresinde turfanda sebze yetiştirilir.

Bölgenin hayvancılığı fazla gelişmemiştir. Genelde yaylacılık faaliyetiyle birlikte yapılır. Sığır, Koyun ve Kıl Keçisi yetiştirilir.

YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:

Krom: Adana, Denizli ve Muğla8217;da (Türkiye8217;de 1.)

Barit: Antalya, İçel ve Konya8217;da (Türkiye8217;de 1.)

Boksit (Alüminyum): Antalya, Konya, Adana ve Hatay (Türkiye8217;de 1.)

Kükürt: Isparta-Keçiborlu

Demir: Adana ve İçel

Amyant: Hatay-İskenderun

Manganez: Adana, MuÄŸla ve Burdur

Petrol: Adana

ENDÜSTRİ:

Adana Bölümünde: Dokuma, Tütün, Gıda, Kimya, Tarım Araçları, Çimento, Madeni Eşya, Tuğla, Ataş-Mersin8217;de Ataş Petrol Rafinerisi, ve Mersin Limanı bulunmaktadır.

Antalya Bölümünde: Ferro Krom, Yağ, Gülyağı, Çimento, Tuğla, Tarım Araçları, Halıcılık, faaliyeti yapılmaktadır.

TURİZM:

Burdur8217;da İnsuyu Mağarası, Alanya8217;da Damlataş Mağarası, Tarsus8217;ta Yedi Uyuyanlar Mağarası, Mersin8217;de Cennet ve Cehennem Obruğu, Plajları bulunmaktadır.

NÜFUS VE YERLEŞMESİ:

Nüfusu 2000 sayımına göre 8.7 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km28217;ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km28217;ye 83 kişi). Kentsel nüfus % 608217;tır (Türkiye ortalaması %65). Nüfus artış hızı %o 228217;dir (Türkiye ortalaması %o 18.3)

Fakat tarım alanlarının ikliminde uygun olması nedeniyle verimli olması nüfusun bu alanlara toplanmasına neden olmuştur. Bunun yanında Toroslar ve Platolarda nüfus çok seyrektir. Bölge nüfusun %708217;i Adana Bölümüne toplanmıştır.

BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:

Ø Yüzölçümü bakımından % 15 ile 4. Sıradadır.


Ø Orman bakımından % 21 ile 2. Sıradadır. Ama Maki olduğu için ekonomik değeri yoktur


Ø iklimin etkisi ile orman yangınları çok görülür.


Ø Ekili-Dikili alanlar bakımından % 18 ile 5. Sıradadır.


Ø Dağların uzanış yönü nedeniyle Boyuna Kıyı Tipi görülür.


Ø Ekonomisi tarıma dayanır ve Sanayi 2. Sırada gelir.


Ø Sanayi bakımından Türkiye8217;de 3. Sırada gelir.


Ø Susam, yerfıstığı, turunçgiller, muz, gül ve soya fasülyesi üretiminde Türkiye8217;de ilk sırada gelir.


Ø İklimi nedeniyle tropikal bir bitki olan muz sadece bu bölgede yetiştirilir.


Ø Karstik Yer şekillerine en çok bu bölgede yetiştirilir.


Ø Kışları en ılık bölgemizdir.


Ø Üçüncü büyük Kapalı Havzamız olan Göller Yöresi Antalya Bölümünde yer alır.


Ø Çukurova en büyük delta ovamızdır ve Seyhan ve Ceyhan Nehirleri tarafından oluşturulmuştur.


Ø İklim sayesinde yılda birden fazla ürün alınabilmektedir.


Ø Sıcaklık ve buharlaşma nedeniyle en tuzlu denizimiz Akdeniz8217;dir.


Ø Kışları en kısa süren bölgemizdir.


Ø Sebze ve Meyvenin en erken olgunlaştığı bölgemizdir.


Ø Don olaylarının en az olduğu bölgemizdir.


Ø Mevsimlik işçi göçünün en fazla olduğu bölgemizdir.


Ø Göl bakımından en zengin bölgemizdir.


Ø Platolarında nüfus çok seyrektir.


Ø Toroslar ulaşımı olumsuz yönde etkiler.


Ø Yıl içinde gölge uzunluğunun en kısa olduğu


Ø Güneşlenme süresinin en fazla olduğu bölgedir.


Ø Derece ortalama sıcaklık ile en sıcak bölgemizdir.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.