ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Türklerin Islamiyeti Kabulüve Islam Devletine Hizmetleri (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=77962)

Şengül Şirin 05-19-2009 01:39 PM

Türklerin Islamiyeti Kabulüve Islam Devletine Hizmetleri
 
A. TÜRKLERİN İSLÂMİYETİ KABULÜ VE İSLÂM DEVLETLERİNDEKİ HİZMETLERİ
İlk Türk Arap İlişkileri

Hz. Osman zamanında Kafkasya'ya yönelen İslâm orduları Hazar Türkleri tarafından durdurulmuştur.
Maveraünnehir bölgesini alan Emeviler, Orta Asya'ya girmek istediklerinde Türgişler tarafından engellenmiştir.
Abbasiler iktidara geçtiklerinde Türgişler yıkılış sürecine girmişti. Uygurlar ise henüz yeni kurulmuştu. Uygurlar Çin'e karşı durabilecek güçte değildi.

Talas Savaşı (751)
(Araplar ve Türkler X Çinliler)
Doğudan batıya ilerleyen Çinliler ile Ön-Asya'dan doğuya ilerleyen Araplar, Talas ırmağı kıyılarında savaştılar. Bu savaşta, Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesini istemeyen, Karluk ve Yağma Türkleri, Arapların yanına geçmişler ve savaşı Arapların kazanmasını sağlamışlardır.

Nedenleri:
Çin'in, Batı Türkistanda egemenlik kurmak istemesi.
Çin'e karşı koyacak durumda olmayan Batı Türkistan'daki Türklerin Abbasilerin, Horasan Valisi Ebu Müslim'den yardım istemesi.

Sonuç:
İslâm ordusu Çin ordusunu Talas Savaşı’nda yenilgiye uğrattı. Karluk Türkleri bu savaşta Çin'e karşı etkili biçimde savaştı.
Önemi:
Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesi engellenmiştir. Çin'in, Orta Asya'daki baskısı bitti. Bu durum, Uygurların kuvvetlenmesine ve Batı Türkistandaki Türklerin rahatlamasını sağladı.
Türkler, bu savaştan sonra guruplar halinde İslamiyet'i kabul etmeye başlamışlardır. (Önce Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri)
Esir alınan Çinlilerden kâğıt yapım tekniği öğrenilmiştir.

Türklerin İslamiyet'i Kabul Etme Nedenleri
İslamiyet’teki tek tanrı (Allah) inancı ile Gök Tanrı inancı arasında pek fark bulmamaları
Türk toplumunda bulunan Ozan ve Kam'lar ile İslam Evliyaları ve Dervişlerinin birbirine benzerlik göstermesi
Cihad fikriyle, fetih fikrinin birbiriyle bağdaşması
İslamiyet'in öngördüğü doğruluk, dürüstlük, temizlik, konukseverlik gibi ahlak kurallarının, Türk ahlak anlayışına uygun olması
Ahiret inancı ve Kurban Kesme benzerlikleri
Bilimsel ve ticari ilişkilerin etkileri

Türklerin İslam Dünyasındaki Etkinlikleri ve Hizmetleri:
Abbasiler döneminden başlayarak Türkler'in etkinlikleri artmıştır. Abbasilerde Türkleri devlet hizmetinde görevlendiren ilk halife "Mansur" dur.
Harun Reşid döneminde Saray Muhafızları Türklerden oluşturulmuştur. Bizans sınır boylarında (Uc), Türklere görevler verilmiştir.
Me'mun ve Mu'tasım dönemlerinde Türkler'in askeri etkinlikleri arttı. Mu'tasım döneminde Türkler için "Samerra" şehri kuruldu.
Azerbaycan'da başlayan ve devleti (Abbasileri) tehdit eder hale gelen Babek isyanı, Mu'tasım döneminde Türkler tarafından bastırılmıştır.
Büyük Selçuklular, Abbasi Halifesini Büveyhoğullarının baskısından kurtardılar.
Batı'da Bizans ve Haçlılara karşı, doğuda Moğol tehlikesine karşı İslam dünyasını Türkler korumuşlardır.
Değişik bölgelerde kurmuş oldukları devletler yoluyla İslamiyet'i batı ve doğu'da yaydılar.
İslam uygarlığının gelişmesine büyük katkıda bulundular. (Farabi, İbn-i Sina, Biruni, Harezmi, İbn-i Türk önemli Türk Bilim adamlarıdır.)
Eğitim ve Öğretim Kurumları açısından İslam dünyasının gelişmesini sağladılar (Nizamiye Medresesi)
İslam Sanatına' da katkıda bulunmuşlardır.

Özetle:
İslamiyet'i her türlü iç ve dış tehlikelerden korumuşlardır.
İslamiyet ' in yayılmasına ve bir dünya dini olmasına katkıda bulunmuşlardır.
İslam dünyasına önemli devlet, bilim ve sanat adamları kazandırmışlardır.
İslam Kültürünü geliştirerek batıya tanıtmışlardır. (Büyük Selçuklular ve Osmanlılar).
Bugün, İslam bilim ve kültürünü laik devlet yapısı içerisinde geliştirmektedirler (Türkiye Cumhuriyeti).

http://tarih.batl.k12.tr/siniflar_ve...9/images/4.jpg
B. TÜRK - İSLAM DEVLETLERİ
Tolunoğulları (868 - 905)
Abbasilerin merkezi otoritesinin zayıflaması üzerine, Tulunoğlu Ahmet Bey
Mısır 'da kurulan ilk Türk-İslam devletidir.
Tarım, bayındırlık, ticaret ve mimari alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla Mısır'daki sosyal yaşayışı ve ekonomik yaşayışı ileri seviyeye ulaştı. Abbasilerin saldırısıyla Tulunoğlu devleti yıkılmıştır.
İç karışıklıklar sonucu, Abbasiler son vermiştir.
kendi Devleti’ni kurdu.
Abbasilerin Mısır'daki Türk kökenli valilerinden Mehmet Bey tarafından kuruldu. Bu devlet Türklerin Mısır'da kurduğu ikinci devlettir.
Mısır 'da kurulan ikinci Türk-İslam devletidir.
Devletin egemenlik alanı Hicaz'ı ve Suriye'yi de kapsamıştır. Bu sırada Tunus'ta kurulan Fatimiler İhşitleri yıkarak, Abbasi devletine son vermeyi amaçladılar.
Fatimilerin güçlü saldırıları sonucu yıkıldılar.

Not: Tolunoğulları ve Ihşıdîler’in yönetici ve orduları Türk, halkı ise Araplardan oluşmaktaydı. Bu nedenle uzun ömürlü olamamışlardır.
Yorum: Bir bölgede etkin ve uzun ömürlü olabilmek için sadece yönetim ve askeri güç yeterli olamamaktadır. Halkın desteği alınmalıdır.

Karahanlılar (840–1212)
Karluk Yagma Çiğil adlı Türk toplulukları tarafından kurulmuştur.
Bilinen ilk hükümdar Bilge Kül Kadir Han'dır.
Başkentleri, Balasagun’dur.
Satuk Buğra Han (Abdülkerim) zamanında devleti oluşturan topluluklar arasında, İslamiyet benimsenmeye başlamıştır. Talas Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan bu durum nedeniyle, Karahanlılar ilk müslüman Türk devleti sayılmıştır.
Samanoğulları devletine son vererek Maveraünnehir bölgesine sahip oldular.
Devleti oluşturan boylar iç işlerinde serbest olduğundan, devlet konfederatif bir özellik göstermiştir.
Gaznelilerle komşu olunca, onlarla mücadele etmeye başladılar.
En parlak dönemlerini Yusuf Kadır Han zamanında yaşamışlardır.
Yusuf Kadır Han'ın ölümünden sonra, taht kavgaları ve Gaznelilerle mücadele devleti yıpratmış, doğu ve batı olarak ikiye ayrılmışlardır. Doğunun merkezi Kaşgar, batının merkezi Semerkant olmuştur.
Doğu Karahanlılara, Karahıtaylar; Batı Karahanlılara Harzemşahlar son vermiştir.
Arapça ile karşılaşmalara rağmen, resmi dil olarak Türkçeyi kullanmışlardır. Bundan sonraki Türk devletleri Arapça ve Farsçayı resmi dil yapmışlardır.
Bu nedenle Karahanlılar, resmi dili Türkçe olan ilk Türk devleti sayılmıştır.
Uygur alfabesi ile yazışmışlardır.
Türk edebiyat tarihinin iki önemli eseri olan Divan-ı Lügati’t Türk ve Kutadgu Bilig bu devlet zamanında yazılmıştır.

Gazneliler (963–1180)
Samanoğulları Devleti’nin Gazne şehri valisi Alp Tekin tarafından kurulmuştur.
Hükümdar Sebük Tekin zamanında Samanoğullarından ayrılıp tamamen bağımsız olmuşlardır.
En parlak dönemlerini Sultan Mahmut zamanında yaşadılar. Sultan unvanını ilk kullanan hükümdar olan Gazneli Mahmut, Hindistan'a 17 sefer yapmış, kuzey bölümlerine İslamiyet'in girmesini sağlamıştır.
Selçuklularla yaptıkları Nesa (1035), Serahs (1038), Dandanakan (1040) savaşlarını kaybettiler.
Dandanakan Savaşı’ndan sonra Selçuklu egmenliğine girdiler.
İdari ve askeri güç Türklerdi. Türkler nüfus olarak azınlıkta idi. Nüfus olarak Afganlılar ve İranlılar çoğunlukta idi.
Devletin resmi dili Arapça ve Farsçaydı.
Gazne ordusunda merkezi gücü oluşturan Gulâmlar denilen askerler devşirme usulüyle yetiştirilmiştir. Bunlar devletten maaş alırlardı.
Sanatta İran ve Hint tesirlerinin altında kalmışlardır.
Büyük Selçuklu Devleti yıkılınca Afganlılar (Gurlar) isyan ederek bu devlete son vermişlerdir.

Büyük Selçuklular ve Onlara Bağlı Devletler
Oğuzlar

Oğuzlar, Türklerin en kalabalık ve tarihte en etkin rol oynayan koludur.
Oğuzlara, Araplar Guz, Bizanslılar Uz, Ruslar Tork demişlerdir. Oğuzlara Müslüman olduktan sonra " Türkmen " (Yörük) denilmiştir.

Oğuzların Tarihte Kurdukları Devletler
Büyük Selçuklu Devleti
Anadolu Selçuklu Devleti
Harzemşahlar
Karakoyunlular
Akkoyunlular
Anadolu Beylikleri
Osmanlı Devleti
Türkiye Cumhuriyeti

Oğuz Boyları
24 Oğuz Boyu vardır.
Büyük Selçuklu Devleti, Oğuz Türklerinin Üçok koluna mensup olan Kınık boyu tarafından kurulmuştur.

http://tarih.batl.k12.tr/siniflar_ve...9/images/5.jpg
Büyük Selçuklu Devleti (1038 – 1157)
Tarihteki Önemleri
Adını Selçuk Bey'den almış, devleti Tuğrul ve Çağrı Bey kurmuştur.
İslamiyet'i dış saldırılara karşı korumuşlar, İslam ülkelerini bir yönetim altında birleştirmişlerdir.
Anadolu'nun Türkleşme sürecini başlatmışlardır.
Türk - İslam kültürünü sentezlemişlerdir. (Birleştirmişler, harmanlamışlardır)
İslam uygarlığını geliştirmiş ve yaymışlardır.
9. yy.da doğuda Seyhun Irmağı, batıda Akdeniz ve Marmara, güneyde Mısır ve Basra Körfezi'ne kadar sınırlarını genişletmişlerdir.

Devletin Kuruluşu
Devlete ismini veren Selçuk Bey, Oğuzların Üçok kolunun Kınık boyundandır.
Aşağı Seyhun ile Hazar denizi arasındaki geniş bozkırlarda yaşayan oğuzlar' da ordu komutanı (Subaşı) olarak görevli olan Selçuk Bey, Oğuz Yabgu'su ile anlaşmazlığa düşmüş ve çevresiyle birlikte Seyhun Irmağının aşağı ve doğusunda bulunan " Cent " şehrine yerleşmiştir.
Oğuzlar Devletine karşı, Samanoğulları'ndan yardım istemiş ve çevresiyle birlikte İslamiyet'i kabul etmiştir.
Samanoğulları Devleti’nin Karahanlı ve Gaznelilerle mücadelesi sonucu yıkılmasıyla ve Selçuk Bey'in ölmesiyle dağılan Oğuz boylarını Arslan Bey toparladı ise de, Gazneli Sultan Mahmut oğuzların kendisi için tehlikeli olduğunu anlamış ve Arslan bey ve ileri gelenleri tutuklatmıştır.
Selçuk Bey 'in torunlarından Tuğrul ve Çağrı Bey kardeşler, Selçukluları yeniden toparlamayı ve devleti kurmayı başarmışlardır.

Tuğrul ve Çağrı Beyler Dönemi
Horasan bölgesi için, Gaznelilerle; Nesa (1035), Serahs (1038) ve Dandanakan (1040) savaşlarını yapmışlardır.
Tuğrul Bey, Nişabur'u Gaznelilerden alarak, kendisine merkez yapmış ve bağımsızlığını ilan etmiştir (1038).

Dandanakan Savaşı (1040)
(Büyük Selçuklular X Gazneliler)
Nedeni: Gazneliler' in Selçuklu gücünü Horasan'dan atmak istemesi
Önemi: Selçuklular, bu savaştan sonra sürekli gelişme aşamasına girerken, Gazneliler zayıflama ve yıkılış sürecine girmişlerdir.
İran, Irak, Azerbaycan ele geçirilmiştir.
Merkez Nişabur'dan Rey şehrine taşınmıştır.
Oğuzların Anadolu'ya akınları Çağrı Bey'in keşif seferiyle başlar (1016). Anadolu' ya yapılan seferlerin artması üzerine, Pasinler savaşı yapılır.

Pasinler Savaşı (1048)
(Büyük Selçuklular X Bizans + Gürcü Kuvvetleri)

Nedeni:
Selçuklular' ın Anadolu'ya yönelik akınlarının artması
Bizans'ın, Türklerin Anadolu'ya girme girişimlerini durdurmak istemesi
Bizans'ın Anadolu otoritesini koruma isteği
Önemi: Türkler’in Anadolu'nun fethi için Bizans'la yaptıkları ilk büyük savaş ve kazandıkları ilk büyük zaferdir.

Not: Anadolu'nun fethinde üç önemli savaş görülür;
Pasinler – Malazgirt – Miryokefalon
1048 – 1071 – 1176


Pasinler Savaşı, Bizans'ın Anadolu'daki otoritesini sarsmıştır.
Doğunun ve Batının Sultanı
Abbasi Halifesinin, Şii Büveyhoğulları'nın baskısı üzerine Tuğrul Bey'den yardım istemesiyle, Tuğrul bey iki defa Bağdat seferi düzenlemiş, Büveyhoğullarına son vermiştir. Tuğrul Bey, Abbasi Halifesi tarafından doğu ve batının sultanı ilan edilmiştir.
Önemi: İslam dünyasının koruyuculuğu ve liderliği Selçuklulara geçmiştir.

Tuğrul Bey döneminde (1040 – 1063), sınırların Ceyhun'dan Fırat'a kadar genişlediği; devletin sağlam temeller üzerine oturtulduğu; Anadolu yönünde gelişmelerin başladığı görülmektedir.
Alp Arslan Dönemi (1064 – 1072)
Azerbaycan, Kafkasya ve Türkistan seferlerine çıktı.
Döneminde komutanları tarafından doğu Anadolu'ya seferler düzenlenmiştir.
Fatımi devletine son vermek ve Mısır'ı fethetmek için, Mısır seferine çıkmışken Bizans İmparatorunun Doğu Anadolu'ya doğru sefere çıkması üzerine geri döndü.

Malazgirt Savaşı (26 Ağustos 1071)
(Büyük Selçuklular X Bizans)

Sebepleri
Selçuklular'ın, kendilerine gelen göç dalgalarını yerleştirecek alan için Anadolu'ya yönelmeleri, Anadolu'yu yurt edinme isteği
Bizans'ın, Anadolu'dan Türkleri çıkarma isteği.
Sonuçları
Anadolu kapıları Türklere açıldı. Bu savaştan sonra Türkler Anadolu'ya göç etmeye başladılar.
Anadolu Türk Tarihi başladı, Anadolu'da ilk Türk beylikleri kuruldu.
Hristiyan Bizans'ın İslam dünyası üzerindeki baskısı sona erdi.
Türklerin batıya ilerleyişleri üzerine Bizans'ın Papa'dan yardım isteği, Haçlı Seferlerine sebep olmuştur.
Önemi
Türk milletine yeni bir yurt, yeni bir gelecek, yeni bir tarih hazırlayan önemli bir zaferdir.

Melikşah Dönemi (1072 – 1092)
Büyük Selçukluların en geniş sınırlara ulaştığı, kültür ve uygarlık alanında en parlak düzeye ulaştığı dönemdir.
Amcası Kavurd' un Sultanlığını tanımaması üzerine, mücadele etmiş ve onu öldürtmüştür.
Karahanlı ve Gaznelilere egemenliğini kabul ettirdi.
Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Tutak ve Artuk beyleri, Anadolu'nun fethiyle görevlendirmiştir.
Suriye, Filistin ve Arabistan'da fetihler yapmıştır.
Sultan Melikşah bütün müslüman ülkeleri yönetimi altına alma politikası izlemiştir.
Dönemin en önemli iç olayı "Batınilik" propagandasıdır. Hasan Sabbah, Selçukluları içten parçalama ve yönetimi ele geçirmek için batınilik mezhebini yaygınlaştırmaya ve ileri gelen Türk yöneticilerini öldürtmeye başlamıştır.
Nizamiye Medresesi bu dönemde önemli bir eğitim-öğretim kurumuna dönüşmüştür.
Sultan Melikşah adına " Celali Takvimi " düzenlenmiştir.

Devletin Dağılışı
Melikşah'ın ölümünden sonra oğulları arasında taht kavgaları çıkması (Berkiyaruk-Mehmet-Mahmut-Sencer), devleti yıpratmıştır.
Son selçuklu sultanı Sencer’dir. Sencer’in, Katvan Savaşı’nda (1141) Karahıtay'lara yenilmesi ile devletin dağılış dönemi hızlandı.
Sultan Sencer'in ölmesiyle Selçuklu Devleti parçalandı. (1157)

Selçukluların Parçalanma Nedenleri
Veraset anlayışı. (Ülkenin, hanedanın ortak malı sayılması)
Yönetime küstürülen Oğuzların (Türkmenlerin) ayaklanmaları.
Haçlı Seferleri (Dolaylı)
Doğudan gelen Moğol akınları
Batınilerin çalışmaları. (Batınilik; Şii mezhebinin radikal siyasi hareketinin doğurduğu hareket)
Abbasi Halifelerinin egemenlik gücünü geri almak için yaptığı olumsuz çalışmalar
Atabeylerin, merkezi otoritenin zayıflamasıyla, bağımsızlık ilanları

Büyük Selçuklu Devletine Bağlı Devletler
Horasan Selçukluları
Irak Selçukluları (1119 – 1194)
Kirman Selçukluları (1048 – 1187)
Suriye Selçukluları (1069 – 1118)
Türkiye (Anadolu) Selçukluları (1075 – 1308)

Atabeylikler
Atabey: Selçuklu şehzadelerini eğitmekle görevlendirilen tecrübeli devlet adamlarına atabey denir.
Atabeyler, merkezi otoritenin zayıflamasıyla bulundukları bölgelerde bağımsızlıklarını ilan ettiler.

1. Salgurlular (Fars Atabeyliği) (İran) (1148 – 1286)
2. İldenizliler (Azerbaycan Atabeyliği) (1146 – 1225)
3. Beğteginoğulları (Erbil Atabeyliği) (1144 – 1232)
4. Böriler (Şam Atabeyliği) (1128 – 1154)
5. Zengiler (Musul Atabeyliği) (1127 – 1259)

Harzemşahlar (1097–1231)
Harzem yöresi, Aral Gölü ile Hazar denizi arasında kalan yerdir. Burada yaşayanlara Harzemşahlar denilmiştir.
Harzemi yöneten Atsız adlı Türk beyi, Büyük Selçukluların zayıflamasından yararlanarak bağımsızlık hareketini başattı.
Sultan Sencer’in Oğuzlara esir düşmesinden sonra Atsız bağımsızlığını ilan etti.
Harzemliler zamanında İran'ı, Horasan'ı ve Afganistan'ı alarak Cengiz İmparatorluğuna sınır oldular.
Harzemliler Cengiz Han'ın gönderdiği dostluk kervanını casuslukla suçlayarak imha edince, Moğol-Harzem savaşları başladı. Cengiz Han'ın başlattığı savaşlarla Harzemliler yıkılış sürecine girdi.
Moğol istilası sonucu Harzem yöneticiler bir kısım halkla birlikte Kafkasya'ya ve Doğu Anadolu'ya çekilmek zorunda kaldı. Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Alaaddin Keykubat, Harzemlilere Moğollara karşı bir ittifak kurulmasını önerdi. Harzemliler bunu reddederek Doğu Anadolu'yu almaya çalıştılar. Bu durum Yassı Çemen Savaşına neden oldu.
Harzemliler, Yassı Çimen Savaşı’nda yenildi (1230) ve tarihten silindi.

Eyyubiler (1174–1250)
Haçlı saldırısına uğrayan Fatimi Devleti’ne, yardım için gönderilen ordunun komutanı olan Selahattin Eyyubî, Fatimi Devleti’ni yıkarak kendi Devleti’ni kurmuştur.
Selahattin Eyyubî I. Haçlı Seferi’nde kurulmuş olan Kudüs Haçlı Krallığı’nı, Hittin Savaşı’nda yendi ve bu devleti yıktı. (1187) Bunun üzerine III. Haçlı seferi yapıldı. Selahattin Eyyubi III. Haçlı seferinde Kudüsü başarıyla savundu.
Devletin egemenlik alanı Hicaz'ı ve Güneydoğu Anadolu'yu kapsamıştır.
Selahattin Eyyubi’den sonra başarılı hükümdarlar iktidarda görülmedi.
Devlet iç isyanlar ve haçlı saldırılarıyla zayıfladı.
Memluklu adı verilen askerlerin isyanları sonucu Eyyubi devleti yıkılmıştır.
Eyyubiler devlet ve askerlik alanında Büyük Selçukluları ve Abbasileri örnek almışlardır.

Memluklar (Kölemenler) (1250–1517)
Eyyubi ordusunda devşirme usulü ile yetiştirilen Memluklu adı verilen askerlerin komutanlarından Aybey, Eyyubi Devleti’ne son vererek Memluklu Devleti’ni kurdu.
Aybey, Mısır'a yönelik olan VII. Haçlı Ordusunu Mansura Savaşı’nda yenilgiye uğrattı.
Sultan Kutuz zamanında, Arabistan'ı ve Akdeniz kıyılarını almayı amaçlayan Moğol ordularını (İlhanlıları) Suriye'de Ayncalut Savaşı’nda yenilgiye uğrattı (1260). Böylece Suriye, Mısır, Arabistan ve Akdeniz kıyıları Moğol istilasından korundu. Memluklular, Moğol istilasını durduran tek devlet oldu.
Sultan Baybas, Abbasilerin yıkılışıyla sona eren Abbasi halifeliğini yeniden kurdu. Amaç, İslam dünyasının liderliğidir.
Memlukluların egemenlik alanı Hicazı, Güneydoğu Anadoluyu ve Çukurova'yı kapsamıştır.
Fatih döneminde bozulan ilişkiler, II. Bayezıt döneminde savaşlara dönüştü.
Yavuz Sultan Selim Memlukluları Mercidabık (1516) ve Ridaniye (1517) savaşlarında yenilgiye uğrattı ve yıktı.
Hükümdarlık, hanedanlık anlayaşına göre sürdürülmüş-tür. Buna rağmen çok yetenekli komutanlar da iktidara gelebilmiştir. Bu durum çok sayıda hükümdar değişimine neden olduğu gibi başarılı kişilerin de hükümdar olabilmesini sağlamıştır.
Resmi dil Arapça idi. Buna rağmen sarayda Türkçe kouşulurdu. Bunun nedeni devlet teşkilatında Türklerin bulunmasıdır.



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.