ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Yasin Suresi ( Türkçe ) Okunuşu - Yasin Suresinin ( Türkçe ) Okunuşu (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=778061)

Prof. Dr. Sinsi 09-08-2012 05:46 PM

Yasin Suresi ( Türkçe ) Okunuşu - Yasin Suresinin ( Türkçe ) Okunuşu
 
Yasin Suresi ( Türkçe ) Okunuşu - Yasin Suresinin ( Türkçe ) Okunuşu
Yasin Suresi ( Türkçe ) Okunuşu - Yasin Suresinin ( Türkçe ) Okunuşu
Yasin Suresi ( Türkçe ) Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim

1: Yâ Sîn.

2: Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) Kur?ân?a andolsun.

3: Muhakkak ki sen gerçekten gönderilen resûllerdensin.

4: .Sıratı Mustakîm üzerinde(sin).

5: Azîz ve Rahîm olan Allah tarafından indirilmiştir.

6: Babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman içindir. Çünkü onlar gâfillerdir.

7: Andolsun ki (Allah?ın) söz (ü) onların çoğunun üzerine hak oldu. Artık onlar âmenû olmazlar (Allah?a ulaşmayı dilemezler).

8: Muhakkak ki Biz onların boyunlarına çenelerine kadar halkalar (zincirler) kıldık (geçirdik). Bu sebeple onlar başları yukarı kaldırılmış olanlardır.

9: Ve onların önlerine ve arkalarına set kılarak (çekerek) böylece onları perdeledik. Artık onlar göremezler.

10: Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için eşittir. Onlar âmenû olmazlar (Allah?a ulaşmayı dilemezler).

11: Sen sadece zikre tâbî olanı ve gaybte Rahmân?a huşû duyanı uyarırsın. Öyleyse onu mağfiret ile (günahların sevaba çevrilmesiyle) ve ?kerim ecir? ile müjdele.

12: Muhakkak ki Biz ölüleri diriltiriz. Ve takdim ettiklerini ve onların eserlerini yazarız. Ve herşeyi İmam-ı Mübin?de (apaçık bir rehberde) saydık (tespit ettik).

13: Onlara o şehrin halkını misal ver. Onlara resûller gelmişti.

14: Onlara iki (resûl) göndermiştik. Fakat ikisini de tekzip ettiler (yalanladılar). Bunun üzerine (onları) üçüncü (resûl) ile azîz kıldık (destekledik). O zaman onlar: ?Muhakkak ki biz size gönderilmiş resûlleriz.? dediler.

15: Dediler ki: ?Siz bizim gibi beşerden başka bir şey değilsiniz. Ve Rahmân bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.?

16: (Resûller) dediler ki: ?Bizim gerçekten size gönderilmiş resûller olduğumuzu Rabbimiz biliyor.?

17: Ve bizim üzerimizde açıkça tebliğden (bildirmekten) başka bir şey (sorumluluk) yoktur.

18: ?Muhakkak ki biz sizinle uğursuzluğa uğradık. Eğer siz gerçekten vazgeçmezseniz (son vermezseniz) sizi mutlaka taşlayacağız. Ve mutlaka bizden size elîm bir azap dokunacak.? dediler.

19: ?Uğursuzluğunuz sizinle beraberdir (kendinizdendir). Size zikir hatırlatılınca mı (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz müsrif (haddi aşan) bir kavimsiniz.? dediler.

20: Ve şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi. ?Ey kavmim (size) gönderilmiş olan resûllere tâbî olun!? dedi.

21: (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar hidayete ermiş olanlardır.

22: Ve ben niçin beni Yaratan?a kul olmayayım ki; siz O?na döndürüleceksiniz.

23: Ben O?ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer Rahmân bana bir zarar dilerse onların şefaati bana bir (şey) fayda vermez (sağlamaz). Ve onlar beni kurtaramazlar.

24: Eğer öyle olsaydı (putlara tapsaydım) muhakkak ki ben mutlaka apaçık dalâlette olurdum.

25: Muhakkak ki ben sizin Rabbinize îmân ettim. Öyleyse beni işitin.

26: (Ona) ?Cennete gir!? denildi. ?Keşke kavmim bilseydi.? dedi.

27: Bu sebeple Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve ikram edilenlerden kıldığını (bilselerdi).

28: Onun arkasından onun kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik indiriciler de olmadık.

29: (Onların cezası) sadece bir sayha (şiddetli ses dalgası) oldu. O zaman onlar sönenler oldular.

30: O kullara yazıklar olsun! Onlara hiçbir resûl gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar (hepsiyle alay ettiler).

31: Ondan önceki nice nesillerden (kimleri) helâk ettiğimizi onların (helâk edilenlerin) kendilerine dönmediklerini görmediler mi?

32: Ve ancak herkes toplandığı zaman (onlar da) huzurumuzda hazır bulundurulacak olanlardır.

33: Ve ölü toprak onlara bir âyettir (mucizedir). Onu dirilttik ve ondan habbeler (taneler) çıkarttık. Böylece ondan yerler.

34: Ve orada hurma ve üzüm bahçeleri kıldık (yaptık). Ve orada pınarlar fışkırttık.

35: Onun ürünlerinden (meyvelerinden) ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hâlâ şükretmezler mi?

36: Arzın yetiştirdiği herşeyden onların nefslerinden ve bilmedikleri şeylerden çiftler (eşler) yaratan O (Allah) Sübhan?dır (herşeyden münezzeh).

37: Ve gece onlar için bir âyettir (ibrettir). Ondan gündüzü sıyırırız (çekip alırız). O zaman onlar karanlıkta kalanlardır.

38: Ve Güneş onun için istikrarlı kılınan (yörüngesinde) akar gider. İşte bu azîz ve alîm olan (en iyi bilen) Allah?ın takdiridir.

39: Ve Ay kurumuş hurma salkımı dalı gibi bir şekil (bedir şeklinden hilâl) haline dönünceye kadar ona menziller takdir ettik.

40: Güneş?in Ay?a yetişmesi ve gecenin gündüzü geçmesi mümkün olamaz. Ve hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler (seyrederler).

41: Onların zürriyetlerini (nesillerini) dolu gemilerde taşımamız onlar için bir âyettir.

42: Ve onlar için onun gibi (gemiler gibi) üzerine binecekleri şeyler yarattık.

43: Ve dilersek onları boğarız o zaman onlara yardım edilmez ve onlar kurtarılmaz.

44: Bizden bir rahmet ve belli bir zamana kadar metalanmaları (faydalanmaları) hariç.

45: Ve onlara: ?Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden sakının. Umulur ki böylece rahmet olunursunuz.? denilmişti.

46: Rab?lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirenler olmasınlar.

47: Onlara ?Allah?ın sizi rızıklandırdığı şeylerden infâk edin (verin).? denildiği zaman kâfirler âmenû olanlara: ?Allah?ın dileseydi doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir dalâlet içindesiniz.? dediler.

48: ?Ve eğer siz doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zaman?? derler.

49: Onlar tartışırken onları alacak (yakalayacak) olan tek bir sayhadan (şiddetli ses dalgasından) başka bir şey gözlemiyorlar (beklemiyorlar).
50: Artık vasiyet etmeye güçleri yetmez. Ve ailelerine dönemezler.

51: Ve sur?a üfürülmüştür. İşte o zaman onlar mezarlarından Rab?lerine koşarlar (uçarlar yükselirler).

52: ?Eyvahlar olsun bize mezarlarımızdan bizi kim beas etti (kaldırdı)? Bu Rahmân?ın vaadettiği şeydir. Ve resûller doğru söylemişler.? dediler.

53: Sadece tek bir sayha (şiddetli ses dalgası)! İşte o zaman onlar hepsi huzurumuzda hazır bulunanlardır.
54: İşte o gün (hiç)bir kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez. Ve amellerinizden başka bir şey ile cezalandırılmazsınız.

55: Muhakkak ki cennet ehli o gün zevkli bir meşguliyet içinde olanlardır.

56: Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerinde yaslanmış olanlardır.

57: Orada onlar için meyveler ve istedikleri (her)şey vardır.

58: Rahîm olan Rab?ten ?selâm? sözü vardır.

59: Ey mücrimler (suçlular)! Bugün ayrılın.

60: Ey Âdemoğulları! Ben sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan) size apaçık bir düşmandır.

61: Ve Ben sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

62: Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?

63: Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.

64: İnkâr etmeniz sebebiyle bugün ona (cehenneme) yaslanın (girin).

65: Bugün onların ağızlarını mühürleriz. Kazanmış olduklarını (yaptıklarını) Bize onların elleri anlatır ayakları şahitlik eder.

66: Ve eğer dileseydik elbette gözlerini mahvederdik (kör ederdik). O zaman yolda (sağa sola) koşuştururlardı. Bundan sonra nasıl görürler?

67: Ve eğer dileseydik elbette onları mekânlarında (bulundukları yerde) değiştirirdik. O zaman ileri gitmeye ve geri dönmeye güçleri yetmezdi.

68: Kimin ömrünü uzatırsak onun yaratılışını tersine çeviririz (kuvvetini gideririz). Hâlâ akıl etmez misiniz?

69: Biz O?na (Peygamber?e) şiir öğretmedik. Ve (bu) O?na yakışmaz. O (O?na indirilen) sadece zikir ve apaçık Kur?ân?dır.
70: (Kur?ân?ın indirilmesi) hayy olanları inzar etmek (uyarmak) ve (azap) sözünün kâfirlerin üzerine hak olması içindir.

71: Ellerimizle (kudretimizle) onlar için hayvanları nasıl halkettiğimizi görmediler mi? Onlar böylece onlara (hayvanlara) malik olurlar.

72: Biz onları (hayvanları) onlara zelil (itaatkâr) yaptık. Böylece onlardan kendilerinin binekleri oldu (onlara binerler) ve onlardan (etlerinden) yerler.

73: Ve onlarda kendileri için (birçok) menfaatler (yararlar) ve içecek şeyler (süt) vardır. Hâlâ şükretmezler mi?
74: Ve yardım olunacaklarını ümit ederek Allah?tan başka ilâhlar edindiler.

75: (O ilâhlar) onlara yardım etmeye muktedir değildirler. Ve kendileri onlar (o ilâhlar) için (onlara yardıma) hazır askerlerdir.

76: Artık onların sözleri seni mahzun etmesin. Muhakkak ki Biz sakladıklarını da açıkladıklarını da biliriz.

77: İnsan onu bir nutfeden nasıl yarattığımızı görmedi mi? Sonra da Bize (karşı) apaçık hasım (düşman) oldu.

78: Kendi yaratılışını unutup Bize misal getirdi: ?Kemiklerimiz çürüyüp dağılmış haldeyken kim onlara can verecek?? dedi.

79: De ki: ?Onu ilk defa inşa eden (Yaratan) ona hayat verecek. Ve O bütün yaratışları en iyi bilendir.?

80: Yeşil ağaçtan sizin için ateş (oksijen) kılan (çıkaran) O?dur. Böylece siz ondan yakarsınız.

81: Gökleri ve yerleri yaratan onların bir eşini daha yaratmaya kaadir değil midir? Evet O (yegâne) Yaratıcı ve en iyi Bilen?dir.

82: O (Allah) bir şey irade ettiği (dilediği) zaman O?nun emri sadece ona: ?Ol!? demektir. O hemen olur.

83: İşte O Sübhan?dır. Herşeyin melekûtu (mülkü ve hükümdarlığı) O?nun elindedir. Ve O?na döndürüleceksiniz.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.