![]() |
Gürcistan
1 Eklenti(ler)
http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1277457367
Gürcistan Cumhuriyeti Ülkenin Resmi adı: Gürcistan Cumhuriyeti Yerel adı: Sak'art'velo Eski Adı: Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet Başkenti: Tiflis İdari Bölümleri: 53 bölge, 9 şehir ve 2 bağımsız cumhuriyet ; Abashis, Abkhaziai (Sokhumi), Adigenis, Ajaria (Bat'umi), Akhalgoris, Akhalk'alak'is, Akhalts'ikhis, Akhmetis, Ambrolauris, Aspindzis, Baghdat'is, Bolnisis, Borjomis, Chiat'ura*, Ch'khorotsqus, Ch'okhatauris, Dedop'listsqaros, Dmanisis, Dushet'is, Gardabanis, Gori, Goris, Gurjaanis, Javis, K'arelis, Kaspis, Kharagaulis, Khashuris, Khobis, Khonis, K'ut'aisi, Lagodekhis, Lanch'khut'is, Lentekhis, Marneulis, Martvilis, Mestiis, Mts'khet'is, Ninotsmindis, Onis, Ozurget'is, P'ot'i, Qazbegis, Qvarlis, Rust'avi, Sach'kheris, Sagarejos, Samtrediis, Senakis, Sighnaghis, T'bilisi, T'elavis, T'erjolis, T'et'ritsqaros, T'ianet'is, Tqibuli, Ts'ageris, Tsalenjikhis, Tsalkis, Tsqaltubo, Vanis, Zestap'onis, Zugdidi, Zugdidis Bağımsızlık Günü: 9 Nisan 1991 (Sovyetler Birliği) Milli Bayramları: Bağımsızlık günü, 26 Mayıs (1918) Anayasası: 17 Ekim 1995 Üye Olduğu Uluslararası Örgüt ve Kuruluşlar: BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CIS (Bağımsız Devletlerin Topluluğu), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü) Kafkas Dağlarının güneyinde yer alan bir devlet.Kuzeyinde Rusya Federasyonu, güneyinde Ermenistan ve Türkiye, güneydoğu ve doğuda Âzerbaycan, batısında Karadeniz yer alır. Abhaz ve Acar Muhtar cumhûriyetleri ile Güney Osetya muhtar bölgesi Gürcistan’a bağlıdır. Târihi Gürcistan’da, insanlar çok eski devirlerden beri yaşamaktadır. Eski devirlerde Kafkasya metal işlemeciliğin beşiği sayılırdı. M.Ö. 7. asırda Anadolu’nun Kimmerler tarafından işgal edilmesiyle kaçan kabilelerin Kura Vâdisindeki yerli halklarla kaynaşmasından sonra bölgede İberia Krallığı kuruldu. M.Ö. 65’te Gürcistan kıyıları Roma hâkimiyetine girdi. 337’de Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra Gürcistan uzun yıllar Bizans ve Pers imparatorlukları arasındaki harplere sahne oldu. Karadeniz kıyısındaki Lazika, Bizans; İberia da Pers hâkimiyeti altına girdi. Müslümanlar 654’te Tiflis’i ele geçirerek bölgede bir emirlik kurdular. Bagratlı neslinden olan Birinci Aşot, Abbâsîlerin ve Bizans’ın bölgedeki zayıflığından faydalanarak 886’da İberia Kralı olduğunu îlân etti. 975’te başa geçen Üçüncü Bagrat doğu ve batıda bulunan prenslikleri tek bir devlet altında topladı. İkinci David,Tiflis’i Müslümanlardan geri aldı. Kraliçe Tamara (1184-1213) devrinde en kuvvetli dönemini yaşayan Gürcistan’ın sınırları Âzerbaycan’dan Çerkesya’ya, Erzurum’dan Gence’ye kadar uzanıyordu. Moğolların bütün Kafkasları istilâsından sonra Doğu Gürcistan İlhanlılara bağlandı. Suram Dağlarının batısında kalan kısım bağımsızlığını korudu. Timur Han 1386-1403 târihleri arasında Gürcistan’a uyguladığı ekonomik ve kültürel tedbirler krallığın bir daha toplanmasına imkan bırakmadı. Ülke bir süre sonra birbirleriyle savaşan prensliklere bölündü. İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden sonra, batı Hıristiyan âlemiyle bağları kopan Gürcistan, Osmanlı ve İran ordularının sürekli seferlerine mâruz kaldı. Osmanlı orduları 1510’da İmereti’ye girerek başkent Kutaisi’yi ele geçirdi. Tiflis’i ve Transkafkasya’yı 1578’de ele geçiren İran Şahı Birinci Abbâs, çok sayıda Hıristiyanı İran’ın uzak bölgelerine sürdü. İranlılar Gürcistan yönetimini Muhran Âilesine bıraktı. Safevî Hânedânının çöküşü sırasında Osmanlılar bölgeye akınlar düzenlediler. Duruma hâkim olan İran Hükümdârı Nâdir Şah, Kartli’nin başına İkinci Teimuraz’ı geçirdi. Bunun oğlu İkinci Erekle Kartli ve Kaheti krallıklarını birleştirerek bir devlet kurmaya çalıştı. Dağıstanlı kabilelerin akınlarına mâruz kalan İkinci Erekle Gürcistan’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü güvence altına alan Georgiyevsk Antlaşmasıyla Rusya’nın koruması altına girdi (1783). Bir süre sonra İran saldırılarına karşı Gürcistan’ı yalnız bırakan Ruslar Kartli ve Kaheti’yi işgal ettiler. Bölge Rus askerî vâlileri tarafından yönetilmeye başlandı. Ruslar 1810’da İmereti’yi, ardından da diğer küçük Gürcü prenslikleri hâkimiyetleri altına aldılar. Osmanlı idâresi altında olan Batum ve Poti limanları ile güneybatı toprakları Osmanlı-Rus harpleri netîcesinde Rusların eline geçti. Uzun yıllar Rusların hâkimiyeti altında kalan Gürcistan, 1905 devrimi sırasında karışıklıklara ve gerilla savaşlarına sahne oldu. Şubat 1917 devriminden sonra Gürcüler Ermeni ve Âzerilerle birlikte Transkafkasya Federal Cumhûriyetini kurdular. Fakat bu birlik kısa bir süre sonra dağıldı. Gürcüler 26 Mayıs 1918’de bağımsız bir devlet kurarak Alman korumasını kabul ettiler. Almanların yenilmesi üzerine ülke İngiliz işgâline uğradı. Îtilaf devletleri 1920 Ocak’ında Gürcistan’ı fiilen tanıdı. Gürcüler eski düzeni geri getirmeye çalışan Beyaz Orduya katılmayı kabul etmemelerinden bir süre sonra Gürcü asıllı Stalin ve Orconikidze’nin başında bulunduğu Kızıl Ordu Gürcistan’a girerek 1921 Şubat ayında Tiflis’i ele geçirdiler ve bölge Sovyet hâkimiyetine girdi. 1924’te çıkan köylü ayaklanması Kızıl Ordunun yardımıyla bastırıldı. 1936’da kabul edilen yeni Anayasa ile Gürcistan, SovyetlerBirliğini meydana getiren 15 cumhûriyetten biri oldu. Sovyetler Birliğinde 1989’da başlayan reformlar Gürcistan’da da köklü değişikliklere sebeb oldu. İlk çok partili seçimler yapıldı. Ülke yeni bir siyâsî ve ekonomik döneme girdi. Gürcistan 1991’de bağımsızlığını îlân etti ve aynı sene Bağımsız Devletler Topluluğuna katıldı. Gürcistan bağımsızlığını îlân ettikten bir süre sonra iç karışıklıklar çıktı. Devlet başkanı Gamsahurdia yanlıları ile muhalif gruplar arasında çatışmalar uzun süre devam etti. Muhâlefet yönetimi ele geçirdi. Devlet başkanı Gamsahurdia yurt dışına kaçtı. Diğer tarafta Abhazlar bağımsızlık isteği ile ayaklandılar. Hükümetle Abhazalar arasında çatışmalar hâlâ devam etmektedir (1993). http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Fizikî Yapı http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Gürcistan toprakları dağlık olup üç bölgeye ayrılır. Kuzeyde bir set gibi uzanan Kuzey Kafkas Sıradağları, doğuya doğru yükselen ve derin vâdilerle birbirinden ayrılan bir dizi paralel dağ silsilesinden meydana gelir. Bölgenin en yüksek noktaları Şhara (5068 m), Rustaveli (4960 m), Tetnults (4852 m)tur. Buzullarla kaplı dağlardan birçok akarsu kaynaklanır. Ülke topraklarının güneyinde ve Karadeniz’e yakın kesimde Kolhida Ovası yer alır. İç kısımlarda dağlarla çevrili yüksek bir plato bulunur. Bu plato Kartli Ovası olarak bilinir. Gürcistan topraklarının en güneyinde KüçükKafkaslar sıralanır. Akarsu yönünden zengin olan Gürcistan’da Kolhida Ovasını İnguri, Rioni ve Kodori nehirleri, Kartli Ovasını ise Kura Nehri ve kolları sular. İklim Kafkas Dağlarının meydana getirdiği tabiî engeller kuzeydeki soğuk hava kütlelerinden Gürcistan’ı korur. Ülke bütün sene boyunca Karadeniz’den gelen sıcak ve nemli havanın tesiri altında kalır. Batı kesimlerinde nemli bir astropik deniz iklimi hâkimdir. Doğuda ise hafif nemlilikten kuraklığa kadar değişen özelliklerde tropikaltı iklim kuşakları görülür. Batıda 1000-2000 mm arasında değişen yıllık yağış ortalaması iç kesimlerde ve dağ eteklerinde 400-700 mm’ye düşer. Kışları genelde yumuşak geçer. Tabiî Kaynakları Mâdenler: Gürcistan mâden bakımından zengindir. Başlıca yeraltı kaynakları kömür, manganez, petrol, doğal gaz, talk ve mermerdir. Bitki örtüsü ve hayvanlar: Gürcistan topraklarının üçte biri orman ve çalılıklarla kaplıdır. Yüksek kesimlerde Alp tipi bitki örtüsü hâkimdir. Ormanlarda meşe, kestane, kayın, Kafkas köknarı, dişbudak, ıhlamur, Pitsunda çamı gibi değişik ağaçlar vardır. Gürcistan toprakları yabânî hayvan bakımından zengindir. Ormanlarda yaban domuzu, karaca, Kafkas geyiği, vaşak, kurt, bozayı, tilki, çakal, dağlık bölgelerde keçi, Kafkas antilobu, kartal, ormantavuğu yaşar. Nüfus ve Sosyal Hayat http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Gürcistan’ın nüfûsu 5.5 milyon civârındadır. Nüfûsun %69’unu Gürcüler, % 9’unu Ermeniler, % 7’sini Ruslar, % 5’ini Âzeriler, % 3’ünü Osetler, % 7’sini diğer milletler meydana getirir. Nüfûsun büyük kesimi 1000 metrenin altında olan bölgelerde yaşar. Başkent Tiflis’in dışında önemli şehirleri Kutaisi, Suhumi, Batum, Rustavi, Zugdidi ve Gori’dir. Eğitim 7-17 yaş arasında mecbûrî ve parasızdır.Tiflis Üniversitesi ve Bilimler Akademisi ülkenin en önemli yüksek öğrenim kurumlarıdır. Ekonomi Gürcistan ekonomisi tarım ve sanâyiye dayanır. Ekime elverişli alanlar az olduğu gibi işlemesi zordur. Buna rağmen fazla iş gücü istemesine rağmen, yüksek gelirli çay ve turunçgiller ekonomiye önemli katkıda bulunur. Diğer ürünler şekerpançarı ve tütündür. Bağ ve bahçelerden çeşitli ürünler elde edilir. Gelişmiş bir sanâyiye sâhib olan Gürcistan’da başlıca makina yapım sanâyi kuruluşları, ağır motorlu taşıt, elektrikli lokomotif, iş araçları, hassas ölçü âletleri, torna tezgahı fabrikalarıdır.Metal işleme sanâyii oldukça ileridir. Kimyâ sanâyii gübre, sentetik elyaf ve ilâç üretimine, gıdâ sanâyisi ise çay, konserve, tütün işlemeciliğine dayalıdır. Gürcistan dış ticâretini genellikle, eski Sovyetler Birliğini meydana getiren cumhûriyetler ile yapmaktadır. Ülke ihrâcâtının % 95 ve ithâlâtının % 75’ten fazlasını eski Sovyet Cumhûriyetleri ile yapılmaktadır. İhrâcâtın yaklaşık olarak yarısını çay, nârenciye, tütün gibi tarım ürünleri meydana getirmektedir. Buna karşılık buğday, şeker ve ağır sanâyi ürünleri ithâl eder. Ülkede hâlen Sovyet kânunları kullanılmasına rağmen Gürcistan parlamentosu Eylül 1991’de bağımsız gümrük sistemini kuran kânunu kabul etti. Gürcistan ile Türkiye arasında bulunan Sarp sınır kapısının ticârî nakliyat ve turizm yönünden önemi çok büyüktür. Sarp sınır kapısı 1988’de açılmıştır. Türkiye-Gürcistan arasında çeşitli anlaşma ve protokoller yapılmıştır. http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Bunlardan bâzıları şunlardır: Ekonomik ve Ticârî İşbirliği Protokolü (1989), 1990-95 yıllarına âit Tıp ve Sağlık Protokolü: Bu protokolle taraflar arasında tıp ve sağlık alanında bilgi alış verişi, uzman eğitimi ve mübâdelesi ile ortak araştırmalar ve tesisler kurulması kararı alınmıştır.Telekomünikasyon Protokolü (16.3.1991):Bu protokol ile ilk aşamada Batum’a uzak mesâfe hat aboneliği tipi telefon bağlantısı hizmete sokulma aşamasına getirilmiş Teletaş ile Tiflis’te telefon cihazı üretimi için ortak şirket kurulması konusunda ilke anlaşması yapılmıştır. Gürcistan’a 250 milyon kwh elektrik satışına ilişkin protokol. Ulaşım: Ulaşım son derece gelişmiştir. Yük taşımacılığı genelde demiryoluyla yapılır. Batum ve Poti limanları Transkafkasya’nın hepsine hizmet verir.Rusya’nın birçok şehrine düzenli uçak seferleri vardır. Genel İstatistiki Bilgiler Konum: Güneybatı Asya'da Karadeniz kıyısında, Türkiye ile Rusya arasında yer almaktadır. Coğrafi Konumu: 42 00 Kuzey derecesi, 43 30 Doğu boylamı Bulunduğu Kıta: Güneybatı Asya Yüzölçümü: toplam: 69,700 km² Sınırları: toplam: 1,461 km Sınır Komşuları: Ermenistan 164 km, Azerbaycan 322 km, Rusya 723 km, Türkiye 252 km Denize Kıyısı (Sahil şeridi): 310 km İklimi: Ilıman ve sıcaktır. Deniz Seviyesinden Yüksekliği: en alçak noktası: Karadeniz 0 m; en yüksek noktası: Mt'a Mqinvartsveri (Gora Kazbek) 5,048 m Doğal Kaynakları: Orman, hidro enerji, manganez, demir, bakır, kömür, petrol Arazi Kullanımı: tarıma uygun topraklar: %9 Devamlı Ekilen Alanlar: %4 daimi Otlakları: %25 Ormanlık Arazisi: %34 Diğer Arazileri: %28 (1993 verileri) Sulanan Arazisi: 4,000 km² (1993 verileri) Ülkede Görülme Olasılığı Olan Doğal Afetler: depremler Nüfus: 4,989,285 (Temmuz 2001 verileri) Nüfus Artış Oranı: %-0.59 (2001 verileri) Mülteci oranı: -2.48 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini) Bebek Ölüm Oranı: 52.37 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini) Ortalama Hayat Süresi: Toplam Nüfusun: 64.57 yıl Erkeklerde: 61.04 yıl Kadınlarda: 68.28 yıl (2001 verileri) Ortalama Çocuk Sayısı: 1.45 çocuk/1 kadın (2001 tahmini) HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 den az (1999 verileri) HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 500 den az (1999 verileri) HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (1999 verileri) Ulus: Gürcü Nüfusun Etnik Dağılımı: Gürcü %70.1, Ermeni %8.1, Rus %6.3, Azeri %5.7, Osetin %3, Abkhaz %1.8, diğer %5 Din: Gürcistan Ortodoksları %65, Müslümanlar %11, Rus Ortodoksları %10, diğer %14 Diller: Gürcüce %71 (resmi), Rusça %9, Ermenice %7, Azerice %6, diğer %7 Okur Yazar Oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler Toplam Nüfusta: %99 erkekler: %100 kadınlar: %98 (1989 verileri) GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 22.8 milyar $ (2000 verileri) GSYİH - reel büyüme: %1.9 (2000 verileri) GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %32 endüstri: %23 hizmet: %45 (1999 verileri) Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %4.1 (2000 verileri) İş Gücü: 3.08 milyon (1997) Sektörlere Göre İşgücü Dağılımı: endüstri %20, tarım %40, hizmet %40 (1999 verileri) İşsizlik oranı: %14.9 (1999 verileri) Endüstri: Çelik, uçak, makine parçaları, elektrik lokomotifleri, kamyon, traktör, ayakkabı, tekstil, kimyasallar, ahşap ürünler, şarap Deniz Seviyesinden Yüksekliği: %-0.3 (1998 verileri) Elektrik Üretimi: 7.975 milyar kWh (1999) Elektrik Tüketimi: 7.117 milyar kWh (1999) Elektrik İhracatı: 850 milyon kWh (1999) Elektrik İthalatı: 550 milyon kWh (1999) Tarım Ürünleri: Narenciye, üzüm, çay, sebze, patates, büyükbaş hayvan İhracat: 372 milyon $ (2000 verileri) İhracat Ürünleri: Narenciye, çay, şarap, diğer tarım ürünleri, makineler, kimyasallar, yakıt, tekstil İhracat Ortakları: Rusya %19, Türkiye %16, Azerbaycan %8, Ermenistan %6 (1999) İthalat: 898 milyon $ (2000 verileri) İthalat Ürünleri: Yakıt, tahıl ve diğer gıdalar, makine ve parçaları, taşıt ekipmanları İthalat Ortakları: AB %22, Rusya %19, Türkiye %12, ABD %12 (1999) Dış Borç Tutarı: 1.9 milyar $ (2000) Para Birimi: Lari (GEL) Para Birimi Kodu: GEL Mali Yılı: Takvim yılı. |
Gürcistan Cumhûriyeti
8 Eklenti(ler)
Gürcistan Cumhûriyeti
http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 DEVLETİN ADI: Gürcistan Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ: Tiflis YÜZÖLÇÜMÜ: 69.700 km2 NÜFUSU: 5.500.000 RESMİ DİLİ: Gürcüce DİNİ: Ortodoks, İslâmiyet PARA BİRİMİ: Ruble Kafkas Dağlarının güneyinde yer alan bir devlet.Kuzeyinde Rusya Federasyonu, güneyinde Ermenistan ve Türkiye, güneydoğu ve doğuda Âzerbaycan, batısında Karadeniz yer alır. Abhaz ve Acar Muhtar cumhûriyetleri ile Güney Osetya muhtar bölgesi Gürcistan'a bağlıdır. Târihi Gürcistan'da, insanlar çok eski devirlerden beri yaşamaktadır. Eski devirlerde Kafkasya metal işlemeciliğin beşiği sayılırdı. M.Ö. 7. asırda Anadolu'nun Kimmerler tarafından işgal edilmesiyle kaçan kabilelerin Kura Vâdisindeki yerli halklarla kaynaşmasından sonra bölgede İberia Krallığı kuruldu. M.Ö. 65'te Gürcistan kıyıları Roma hâkimiyetine girdi. 337'de Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra Gürcistan uzun yıllar Bizans ve Pers imparatorlukları arasındaki harplere sahne oldu. Karadeniz kıyısındaki Lazika, Bizans, İberia da Pers hâkimiyeti altına girdi. http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Müslümanlar 654'te Tiflis'i ele geçirerek bölgede bir emirlik kurdular. Bagratlı neslinden olan Birinci Aşot, Abbâsîlerin ve Bizans'ın bölgedeki zayıflığından faydalanarak 886'da İberia Kralı olduğunu îlân etti. 975'te başa geçen Üçüncü Bagrat doğu ve batıda bulunan prenslikleri tek bir devlet altında topladı. İkinci David,Tiflis'i Müslümanlardan geri aldı. Kraliçe Tamara (1184-1213) devrinde en kuvvetli dönemini yaşayan Gürcistan'ın sınırları Âzerbaycan'dan Çerkesya'ya, Erzurum'dan Gence'ye kadar uzanıyordu. Moğolların bütün Kafkasları istilâsından sonra Doğu Gürcistan İlhanlılara bağlandı. Suram Dağlarının batısında kalan kısım bağımsızlığını korudu. Timur Han 1386-1403 târihleri arasında Gürcistan'a uyguladığı ekonomik ve kültürel tedbirler krallığın bir daha toplanmasına imkan bırakmadı. Ülke bir süre sonra birbirleriyle savaşan prensliklere bölündü. http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethinden sonra, batı Hıristiyan âlemiyle bağları kopan Gürcistan, Osmanlı ve İran ordularının sürekli seferlerine mâruz kaldı. Osmanlı orduları 1510'da İmereti'ye girerek başkent Kutaisi'yi ele geçirdi. Tiflis'i ve Transkafkasya'yı 1578'de ele geçiren İran Şahı Birinci Abbâs, çok sayıda Hıristiyanı İran'ın uzak bölgelerine sürdü. İranlılar Gürcistan yönetimini Muhran Âilesine bıraktı. Safevî Hânedânının çöküşü sırasında Osmanlılar bölgeye akınlar düzenlediler. Duruma hâkim olan İran Hükümdârı Nâdir Şah, Kartli'nin başına İkinci Teimuraz'ı geçirdi. Bunun oğlu İkinci Erekle Kartli ve Kaheti krallıklarını birleştirerek bir devlet kurmaya çalıştı. Dağıstanlı kabilelerin akınlarına mâruz kalan İkinci Erekle Gürcistan'ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü güvence altına alan Georgiyevsk Antlaşmasıyla Rusya'nın koruması altına girdi (1783). Bir süre sonra İran saldırılarına karşı Gürcistan'ı yalnız bırakan Ruslar Kartli ve Kaheti'yi işgal ettiler. Bölge Rus askerî vâlileri tarafından yönetilmeye başlandı. Ruslar 1810'da İmereti'yi, ardından da diğer küçük Gürcü prenslikleri hâkimiyetleri altına aldılar. Osmanlı idâresi altında olan Batum ve Poti limanları ile güneybatı toprakları Osmanlı-Rus harpleri netîcesinde Rusların eline geçti. Uzun yıllar Rusların hâkimiyeti altında kalan Gürcistan, 1905 devrimi sırasında karışıklıklara ve gerilla savaşlarına sahne oldu. Şubat 1917 devriminden sonra Gürcüler Ermeni ve Âzerilerle birlikte Transkafkasya Federal Cumhûriyetini kurdular. Fakat bu birlik kısa bir süre sonra dağıldı. Gürcüler 26 Mayıs 1918'de bağımsız bir devlet kurarak Alman korumasını kabul ettiler. Almanların yenilmesi üzerine ülke İngiliz işgâline uğradı. Îtilaf devletleri 1920 Ocak'ında Gürcistan'ı fiilen tanıdı. Gürcüler eski düzeni geri getirmeye çalışan Beyaz Orduya katılmayı kabul etmemelerinden bir süre sonra Gürcü asıllı Stalin ve Orconikidze'nin başında bulunduğu Kızıl Ordu Gürcistan'a girerek 1921 Şubat ayında Tiflis'i ele geçirdiler ve bölge Sovyet hâkimiyetine girdi. 1924'te çıkan köylü ayaklanması Kızıl Ordunun yardımıyla bastırıldı. 1936'da kabul edilen yeni Anayasa ile Gürcistan, SovyetlerBirliğini meydana getiren 15 cumhûriyetten biri oldu. http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Sovyetler Birliğinde 1989'da başlayan reformlar Gürcistan'da da köklü değişikliklere sebeb oldu. İlk çok partili seçimler yapıldı. Ülke yeni bir siyâsî ve ekonomik döneme girdi. Gürcistan 1991'de bağımsızlığını îlân etti ve aynı sene Bağımsız Devletler Topluluğuna katıldı. Gürcistan bağımsızlığını îlân ettikten bir süre sonra iç karışıklıklar çıktı. Devlet başkanı Gamsahurdia yanlıları ile muhalif gruplar arasında çatışmalar uzun süre devam etti. Muhâlefet yönetimi ele geçirdi. Devlet başkanı Gamsahurdia yurt dışına kaçtı. Diğer tarafta Abhazlar bağımsızlık isteği ile ayaklandılar. Hükümetle Abhazalar arasında çatışmalar hâlâ devam etmektedir (1993). Fizikî Yapı http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Gürcistan toprakları dağlık olup üç bölgeye ayrılır. Kuzeyde bir set gibi uzanan Kuzey Kafkas Sıradağları, doğuya doğru yükselen ve derin vâdilerle birbirinden ayrılan bir dizi paralel dağ silsilesinden meydana gelir. Bölgenin en yüksek noktaları Şhara (5068 m), Rustaveli (4960 m), Tetnults (4852 m)tur. Buzullarla kaplı dağlardan birçok akarsu kaynaklanır. Ülke topraklarının güneyinde ve Karadeniz'e yakın kesimde Kolhida Ovası yer alır. İç kısımlarda dağlarla çevrili yüksek bir plato bulunur. Bu plato Kartli Ovası olarak bilinir. Gürcistan topraklarının en güneyinde KüçükKafkaslar sıralanır. Akarsu yönünden zengin olan Gürcistan'da Kolhida Ovasını İnguri, Rioni ve Kodori nehirleri, Kartli Ovasını ise Kura Nehri ve kolları sular. İklim Kafkas Dağlarının meydana getirdiği tabiî engeller kuzeydeki soğuk hava kütlelerinden Gürcistan'ı korur. Ülke bütün sene boyunca Karadeniz'den gelen sıcak ve nemli havanın tesiri altında kalır. Batı kesimlerinde nemli bir astropik deniz iklimi hâkimdir. Doğuda ise hafif nemlilikten kuraklığa kadar değişen özelliklerde tropikaltı iklim kuşakları görülür. Batıda 1000-2000 mm arasında değişen yıllık yağış ortalaması iç kesimlerde ve dağ eteklerinde 400-700 mm'ye düşer. Kışları genelde yumuşak geçer. Tabiî Kaynakları Mâdenler: Gürcistan mâden bakımından zengindir. Başlıca yeraltı kaynakları kömür, manganez, petrol, doğal gaz, talk ve mermerdir. Bitki örtüsü ve hayvanlar: Gürcistan topraklarının üçte biri orman ve çalılıklarla kaplıdır. Yüksek kesimlerde Alp tipi bitki örtüsü hâkimdir. Ormanlarda meşe, kestane, kayın, Kafkas köknarı, dişbudak, ıhlamur, Pitsunda çamı gibi değişik ağaçlar vardır. Gürcistan toprakları yabânî hayvan bakımından zengindir. Ormanlarda yaban domuzu, karaca, Kafkas geyiği, vaşak, kurt, bozayı, tilki, çakal, dağlık bölgelerde keçi, Kafkas antilobu, kartal, ormantavuğu yaşar. Nüfus ve Sosyal Hayat http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Gürcistan'ın nüfûsu 5.5 milyon civârındadır. Nüfûsun %69'unu Gürcüler, % 9'unu Ermeniler, % 7'sini Ruslar, % 5'ini Âzeriler, % 3'ünü Osetler, % 7'sini diğer milletler meydana getirir. Nüfûsun büyük kesimi 1000 metrenin altında olan bölgelerde yaşar. Başkent Tiflis'in dışında önemli şehirleri Kutaisi, Suhumi, Batum, Rustavi, Zugdidi ve Gori'dir. Eğitim 7-17 yaş arasında mecbûrî ve parasızdır.Tiflis Üniversitesi ve Bilimler Akademisi ülkenin en önemli yüksek öğrenim kurumlarıdır. Ekonomi Gürcistan ekonomisi tarım ve sanâyiye dayanır. Ekime elverişli alanlar az olduğu gibi işlemesi zordur. Buna rağmen fazla iş gücü istemesine rağmen, yüksek gelirli çay ve turunçgiller ekonomiye önemli katkıda bulunur. Diğer ürünler şekerpançarı ve tütündür. Bağ ve bahçelerden çeşitli ürünler elde edilir. http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1258571557 Gelişmiş bir sanâyiye sâhib olan Gürcistan'da başlıca makina yapım sanâyi kuruluşları, ağır motorlu taşıt, elektrikli lokomotif, iş araçları, hassas ölçü âletleri, torna tezgahı fabrikalarıdır.Metal işleme sanâyii oldukça ileridir. Kimyâ sanâyii gübre, sentetik elyaf ve ilâç üretimine, gıdâ sanâyisi ise çay, konserve, tütün işlemeciliğine dayalıdır. Gürcistan dış ticâretini genellikle, eski Sovyetler Birliğini meydana getiren cumhûriyetler ile yapmaktadır. Ülke ihrâcâtının % 95 ve ithâlâtının % 75'ten fazlasını eski Sovyet Cumhûriyetleri ile yapılmaktadır. İhrâcâtın yaklaşık olarak yarısını çay, nârenciye, tütün gibi tarım ürünleri meydana getirmektedir. Buna karşılık buğday, şeker ve ağır sanâyi ürünleri ithâl eder. Ülkede hâlen Sovyet kânunları kullanılmasına rağmen Gürcistan parlamentosu Eylül 1991'de bağımsız gümrük sistemini kuran kânunu kabul etti. Gürcistan ile Türkiye arasında bulunan Sarp sınır kapısının ticârî nakliyat ve turizm yönünden önemi çok büyüktür. Sarp sınır kapısı 1988'de açılmıştır. Türkiye-Gürcistan arasında çeşitli anlaşma ve protokoller yapılmıştır. Bunlardan bâzıları şunlardır: Ekonomik ve Ticârî İşbirliği Protokolü (1989), 1990-95 yıllarına âit Tıp ve Sağlık Protokolü: Bu protokolle taraflar arasında tıp ve sağlık alanında bilgi alış verişi, uzman eğitimi ve mübâdelesi ile ortak araştırmalar ve tesisler kurulması kararı alınmıştır. Telekomünikasyon Protokolü (16.3.1991):Bu protokol ile ilk aşamada Batum'a uzak mesâfe hat aboneliği tipi telefon bağlantısı hizmete sokulma aşamasına getirilmiş Teletaş ile Tiflis'te telefon cihazı üretimi için ortak şirket kurulması konusunda ilke anlaşması yapılmıştır. Gürcistan'a 250 milyon kwh elektrik satışına ilişkin protokol. Ulaşım: Ulaşım son derece gelişmiştir. Yük taşımacılığı genelde demiryoluyla yapılır. Batum ve Poti limanları Transkafkasya'nın hepsine hizmet verir.Rusya'nın birçok şehrine düzenli uçak seferleri vardır. |
Cevap : Gürcistan
2 Eklenti(ler)
Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alan ülke. Tam adı Gürcistan Cumuhuriyeti’dir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcistan'nın kuzeyinde Rusya, güneyinde Azerbaycan, Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler. Nüfusu; 4,260,000 (122..) COĞRAFYA K.'de Büyük Kafkas dağları ve G.'de Acaristanimeretiya ile Triyalet dağları arasında karmaşık yapıda bir çöküntü alanı vardır; bu alanın B.'sı büyük ölçüde Karadeniz'e açılır (Kolkhis ovası) ve içeri kesime doğru daralır (Yukarı Kura vadisinde Gori ve Tiflis havzaları). Yer şekilleri, çeşitli doğal ortamlar ve toprak değerlendirme biçimlerinin ortaya çıkmasına yol açan önemli iklim farkılıkları yaratır. B.'da bol yağış alan alüvyonlu Kolkhis ovası aşırı yağışlardan zarar görmektedir. Akaçlama çalışmaları burada yoğun tarım yapılmasına (pirinç, mısır, yem bitkileri, sebze) olanak vermektedir. Yarı tropikal ürünler (çay, turunçgiller) yüksekliği 450 m'yi aşmayan dağ eteklerinde yetişir; ne var ki bu ürünler korkunç donlara karşı korunaksızdır. iklimin daha kurak olduğu yukarı Rion kıyısındaki Kutaysi havzasında bağlar, meyvelikler, dut ağaçları görülmeye başlar, içerilere doğru, Gori ve Tiflis havzalarında yağışlar azalır (yaklaşık 500 mm) ve sulama gerekli hale gelir (bağcılık, meyvecilik, tahıl üretimi). Yoğun tarım yöntemleriyle değerlendirilen, kalabalık ovalar ve havzalar kırsal ekonomiye (küçükbaş hayvan yetiştiriciliği) yönelen dağlık alanla karşıtlaşır. Maden ve enerji kaynakları bol olmayan Gürcistan, sanayi etkinliğini kendi gereksinimlerini karşılamaya yönelik donanım ve tüketim mallan üretimine kaydırmıştır. Ulusal önem taşıyan tek maden kaynağı, Çyatura'dan elde edilen, dışsatımı yapılan (Poti limanından) ve demir alaşımlarının üretiminde kullanılan (Zesta-foni'de) manganezdir, iki küçük kömür yatağının (Tkibuli, Tkvarçeli) işletilmesi, Rion ve inguri'deki hidroelektrik santralları gerekli enerjinin bir bölümünü sağlar. Demir-çelik sanayisi ve kimyasal ürünler alanında uzmanlaşmış Rustavi bir yana bırakılırsa, sanayi merkezlerinde yalnızca çeşitli dönüştürme sanayilerine (makine yapımı, besin maddeleri, tekstil) rastlanır. Bakü'den gelen petrol borularının ulaştığı Batum limanında bir rafineri ve hafif sanayiler vardır. Acaristan, Abhazistan (Gürcistan'a bağlı) özerk cumhuriyetlerinin başkentleri Batum ve Suhum'da liman etkinlikleri canlıdır. Kutaysi, Kolkhis'in iktisadi merkezidir. Siyasal ve yönetimsel işlevinin ve hizmetler kesimindeki etkinliklerinin gelişmesi, Gürcistan ulusunun tarihsel ve geleneksel kültür merkezi olan Tiflis'in yönetim alanındaki rolünü artırmıştır. Gürcistan, az bulunan ve beğenilen güney ürünlerini sağlayan "bahçe" olma özelliğiyle ve Gürcüler'in (nüfusun % 68,7'si) dillerine ve kültürlerine gösterdikleri bağlılıkla SSCB'de özgün bir yer tutar. TARİH Gürcistan'da Alt Yontmataş döneminde yaşamış olan insan topluluklarının varlığını ortaya koyan izler bulunmuştur. Bölgenin güneyinde ve batısındaki birçok sit, Yemtaş döneminden başlayarak burada yerleşik bir tarımın olduğunu doğrular Pro-metheus efsanesinin de gösterdiği gibi Antikçağ'da Kafkasya, maden işletmeciliğinin anayurdu olarak kabul edilirdi. Gürcistan'da Tunç çağ İ.Ö. II. blnyıl'ın başında başlamıştır. İ.Ö. I. blnyıl'ın başında Asur ve daha sonra Urartu tarih tutanaklarında Gürcüler'in atalarından söz edilir; İ.Ö. XII. ve VII. yy. arasında çeşitli gürcü kabileleri birleşmeye başladılar. Batıda, iason' un Altın postu aramaya geldiği efsanevi Kolkhis krallığı'nın (bugünkü Mingrelya ve imeretlya) yükselişi, Ahemeni imparatorluğumun ortaya çıkışı ve Karadeniz'in doğu kıyısında yunan kolonilerinin kuruluşuyla aynı zamana rastlar. İ.Ö. III. yy.'da, Doğu Gürcistan'da kurulan iberya krallığı Kartli ve Kahetya eyaletlerini tek bir devlet halinde birleştirdi. Miletos Yunanlıları tarafından sömürgeleştirilen Kolkhis (ya da Batı Gürcistan'da Lazlk) Pontos kralı Büyük Mlthridates'in egemenliğine girdikten sonra Pompelus tarafından iberya İle birlikte fethedildi (İ.Ö. 65) ve pers akınlarına karşı bir Roma ileri karakolu durumuna geldi. Kolkhis Arsakiler ve Sasaniler' den sonra da Roma egemenliğine girdi. 300'e doğru iberya Sasaniler'in egemenliğine girerken Kolkhis Roma'nın himayesinde bir devlete dönüştü. O tarihte ortaya çıkan hıristiyanlığı, kutsal metinlere göre, kappadokialı köle Nino getirdi. V. yy.'da, efsanevi kahraman, kral Vahtang Gorgaslaniy (ya da Gorgasal) Gürcistan'a ulusal egemenliğini kazandırdı, krallığını hemen hemen tüm Kafkasardina değin genişletti ve başkenti Mtsheta'dan Tiflis'e taşıdı. Ama bu krallık, Sasani kralı Hüs-rev I (531-579) tarafından yıkıldı ve ülke, arap fethine değin (650'ye doğr.) yeniden Bizans ile iran arasındaki nüfuz mücadelelerinin etkisi altına girdi. Bunun üzerine yerel aristokrasi, bölgedeki abbasi valisiyle Tiflis'teki arap komutanların gözetiminde iktidarı ele geçirdi. Ulusal dirilişin öncüsü Bagratlılar'dır. IX. yy.'da Aşot I Tao ülkesindeki (Gürcistan'ın güney-batisında) Artanudji'ye yerleşti ve arap halifelerlyle bizans imparatorlarının zayıflamasından yararlanarak kendisini iberya hanedanının vârisi İlan etti. Aşot' un soyundan gelen Bagrat III (975-1014) Doğu ve Batı Gürcistan'daki tüm prenslikleri birleştirdi, Kutaysi'yi başkent yaptı, Tiflis ise Araplar'ın elinde kaldı. XI. yy.'da bölgeye giren Selçuklu Türkleri Tiflis'i ele geçirdiler (1088). Daha sonra kenti alan Kurucu David III (1089-1125) Haçlı seferlerinden yararlanarak paralı askerlerden sürekli bir ordu kurdu, sınırlarını Karadeniz'den Hazar denizi'ne, Kafkasya'dan güneyde Şirvan'a kadar genişletti ve Tiflis'i yeniden başkent yaptı (1122). Gürcistan, altın çağını Georgiy lll'ün (1156-1184) ve özellikle kızı, kraliçe Tamara'nın saltanatları (1184-1213) döneminde yaşadı; kraliçe, fetihlerini Trabzon'a değin yaydı ve Bizans'tan esinlenen çarpıcı bir maddi ve kültürel gelişmeye ön ayak oldu. Hassas bir hiyerarşiye dayalı güçlü derebeylik kurumları İle oldukça etkin bağımsız bir kilise krallığın İktidarını dengeliyordu. Kentler gelişti. Hindistan ile Avrupa'yı bağlayan bir kervan yolu ülkeden geçti. Bilim, felsefe, sanat ve edebiyatta (Şota Rusta-velly'in kraliçe Tamara'ya adadığı Vefhis Thaosani) büyük ilerlemeler kaydedildi. 1220'den başlayarak Moğollar ülkeye girdiler. Doğu Gürcistan iran'daki Hulagu soyundan gelen ilhanlılar'ın egemenliğine girerken, Imeretiya bagratlı prenslerin yönetiminde daha bağımsız bir konumdaydı. Georgiy V'ln (1314-1346) ülke bütünlüğünü sağlamasına karşın, Timur yönetimindeki yeni istilalar (1386-1403) ülkeyi altüst etti. Ülkenin bütünlüğünü sağlayan Aleksandr l'in saltanatından (1412-1442) sonra krallığın üç oğlu arasında paylaşılması yeni bir karışıklıklar dönemi başlattı. istanbul'un Türkler tarafından alınması (1453) Gürcistan'ı batı hırlstiyanlığından uzak düşürdü. Türkler 1510'da imeretlya' yı ve başkent Kutaysi'yi ele geçirdiler. Sa-fevi şahı ismail I de Kartli'yl işgal etti. 1578'de Türkler Kafkasardinı ve Tiflis'i ele geçirdiler; bunların yerini alan şah Abbas I binlerce hırlstiyan gürcüyü iran'ın uzak bölgelerine sürdü. Böylece Gürcistan'ın doğu bölümü iran topraklarına katılırken güney-batisı osmanlı etki alanına girdi. Geri kalan bölümü de, birbirleriyle sürekli olarak çatışan derebeyi prensliklerine bölündü. Muhran sülalesinden gelen ve safevi şahlarını Tiflis'te temsil eden yöneticilerin en ünlüsü, 1703-1711 arasında Kartli naibi, sonra da 1724'e değin aralıklarla yine Kartli kralı olan Vahtang Vl'ydı. Çıkardığı yasalarla ün kazanan Vahtang Gürcistan'a matbaayı getirdi, Gürcistan yıllıklarını yayımlattı, saraylar yaptırdı, kiliseleri onarttı, sulama kanalları açtırdı, 1722 iran-afgan bunalımı ve safevi hanedanının çökmesi üzerine Osmanlılar ülkeyi yeniden ele geçirdiler. Tiflis'ten kovulan Vahtang Vl'nın Ruslar'dan istediği yardım, bu bölgenin Büyük Petro İçin taşıdığı öneme karşın karşılıksız kaldı. Gürcistan'ı fetheden iranlı Nadir Şah, Kartli tahtını bir bagrat olan Teymuraz ll'ye (1744-1762), Kahetya tahtını da Teymuraz' ın oğlu Heraklius ll'ye (1744-1798) verdi. Babasının ölümü üzerine Heraklius II bu iki tahtı tek bir Gürcistan krallığı halinde birleştirirken, imeretiya kralı Salomon I de (1752-1784) türk egemenliğini sarstı. Dağıstan'daki lezgi dağlılarının, Türkler ve Iranlılar'ın akınları karşısında Heraklius II yeniden rus himayesine başvurmak zorunda kaldı. 1783'te Yekaterlna II ile Georgiyevsk antlaşması' İmzaladı. Bu antlaşmayla Gürcistan'ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü çarlık İmparatorluğu tarafından güvence altına alınıyor, buna karşılık Heraklius da rus metbuluğunu tanıyordu. Yine de Gürcüler, iran'ın yeni saldırıları karşısında yalnız kaldılar. 1795'te Tiflis, Ağa Muhammet Şah Kaçar'ın birlikleri tarafından yağmalandı. Sakat olan Georgiy XII (1798-1800), gürcü hükümdarlara sadece naip unvanını bırakarak krallığı çar Pavel l'e teslim etmeyi tasarladı. Bu arada her iki hükümdar da öldü. 1801'de çar Aleksandr Gürcistan'ı ilhak ederek, ülkenin yönetimini prens Tsitsiya-nov'a verdi; prens de krallık ailesini ülkeden sürdü (1803). Birçok ayaklanmaya karşın Rusya, XIX. yy. boyunca yavaş yavaş diğer gürcü topraklarını da İlhak etti; 1811'de, imeretiya krallığı, 1828'de Guriya, 1857'de Mingrelya, 1858'de Svanetiya ve 1864'te Abha-zlstan. Karadeniz'deki Poti ve Batum limanlarıyla güney-batı bölgeleri, türk-rus savaşlarından sonra İmparatorluğa bağlandı, 1844'te Gürcistan Kafkasya genel valiliğine katıldı ve birkaç hükümete bölündü (Tiflis, Kutaysi, Karadeniz, Batum ve Şuhum). Sert biçimde bastırılan ulusal nitelikli köylü isyanlarına karşın ülkede düzenin sağlanması, nüfusu hızla artan bir gürcü ulusunun ortaya çıkmasını hazırladı: XIX. yy. başında yaklaşık 500 000 olan nüfus 1897'de 2 034 000'e ulaştı. Genel vali M. S. Vorontsov (1844-1854) ve Aleksandr H'nin kardeşi grandük Mihall'in (1862-1882) yönetimleri sırasında özellikle rus ve Avrupa kökenli düşün akımları oluşum halindeki bir entelljansiyayı etkilemeye başladı (Pirveli Dasi ["Birinci Grup"] ve Meyore Dasi'nin ("ikinci Grup"] kurulması). Toprak reformu girişimleri ve 1864-1871 arası gerçekleştirilen köleliğin kaldırılması köylülerin yazgısında önemli bir değişikliğe yol açmadı; çar iktidarı da yerli aristokrasiyi kollama konusunda pek istekli davranmadı. Bu arada demiryollarının yapımı (1872'de Tiflis-Poti, 1883'te Bakü-Batum), Çyatura'da manganez ocaklarının işletilmesi, Tiflis ve Batum'da sanayinin gelişmesi, genellikle yabancı (batılı, rus ya da ermeni) işverenler hesabına çalışan bir kent proletaryasının doğmasına yol açtı. Başta Aleksandr III (1881-1894) olmak üzere çarların azınlıklara karşı uyguladığı zora dayalı ruslaştır-ma siyaseti ve toplumsal hoşnutsuzluk işçiler arasında huzursuzluğa yol açtı ve en-telljansiyada milliyetçi duygular uyandırdı. 1892'de Jordania Noe ve Karlo Çheyd-ze tarafından kurulan Mesame Dasi ("Üçüncü Grup"] Gürcistan'da ilk marx-çı siyasal hareket oldu ve daha sonra kurulacak olan Gürcistan Sosyal-demokrat partisi'nin çekirdiğini oluşturdu. Sert biçimde bastırılan 1898-1901 gösterileri ve grevlerinden sonda RSDİP'nin bölünmesi, gürcü sosyal demokratların, Jordania çevresinde meşru menşevlkler ve Lado Ketshovili ile Yosif Djugaçviliy (Stalin) çevresinde yasadışı çalışan bolşevikler olarak ikiye ayrılmasına yol açtı. 1905 Rus devrimi Gürcistan'da, Kazaklar tarafından bastırılan karışıklıklara ve gerilla mücadelelerine neden oldu. Menşevikler, zamanla çoğunluk partisi oldular; Duma'nın üyelerinin hemen hemen tümü menşevlktir. Birinci Dünya savaşı sırasında Kafkasya cephesi Ösmanlı imparatorluğu'na karşı saldırıların hareket noktası olarak önemli bir rol oynadı. Şubat 1917 devri-mi'nden sonra üç kafkasardı ulusu, Pet-rograd geçici hükümetini temsil eden Kafkasardı özel komitesi tarafından yönetildi. Çok geçmeden, menşevlklerln yönetimindeki sovyet iktidarı bu komiteye karşı çıktı, Bu arada Kilise, 1811'de kaldırılan Gürcistan patrikliğini yeniden kurmaya çalıştı. Ekim bblşevik ihtilaline ve Kafkas cephesinin kaldırılmasına karşı olan Kafkasyalılar, kasım 1917'de Tiflis'te, Kafkasardı için komiserlik adı altında geçici bir hükümet kurdular. Seym adı verilen bir parlamento şubat 1918'de Lenin'in dağıttığı kurucu meclis için seçilen kafkasyalı delegelerle toplandı. Seym Kafkas cephesinde bir ateşkes antlaşması yapmak üzere Türklerle bağlantı kurarken bolşevlkler Brest-Litovsk'ta Kars, Ardahan ve Batum'u Osmanlı imparatorluğu'na bıraktılar (mart 1918). Bunun üzerine Türkler ile Kafkaslı-lar arasında çatışmalar yeniden başladı. Türk kuvvetleri Ardahan, Batum ve Kars'ı ele geçirdiler (daha sonra TBMM İle Sovyetler Birliği arasında imzalanan Moskova antlaşması [mart 1921] İle Türkiye Ba-tum'dan vazgeçti). Nisan 1918'de bağımsız bir Kafkasardı Federatif Cumhuriyeti kuruldu, ancak çeşitli ulusların farklı eğilimleri nedeniyle dağıldı. 26 mayıs 1918'de Almanlar'ın himayesinde Gürcüler bağımsızlıklarını ilan ettiler, onları Azerbaycanlılar ve Ermeniler izledi. Tiflis'te Jordania Noe'nin başkanlığında menşevlk ağırlıklı bir hükümet kuruldu. Güçlü bir orta düzey köylülük oluşturmayı amaçlayan bir toprak reformu, temel sanayi kuruluşlarının ulusallaştırması, bir toplumsal yasalar dizisi, Tiflis Üniversitesinin kurulması yeni rejimin başlıca girişimleriydi. Mondros ateşkesi'nden (ekim 1918) sonra Almanlar'ın yerini ingiliz işgal birlikleri aldı. Paris Barış konferansina katılan ve fiilen, sonra da hukuken 22 ülke tarafından (bu arada Fransa ve ingiltere) tanınan Gürcistan Cumhuriyeti, Denikin komutasındaki beyaz rus orduları, ekonomik ambargo, mali istikrarsızlık ve Ermenistan'la sınır çatışmaları gibi ciddi tehlikelerle karşı karşıyaydı. Mayıs 1920'de Lenin, bolşevik partisinin tanınması karşılığında Gürcistan'ın bağımsızlığını tanıdı, ama Stalin'le Ordjo-nlkidze'nin yönetimindeki II. Kızılordu şubat 1921'de Tiflis'te bir sovyet yönetimi kurdular, ardından, aralık 1922'de de Gürcistan'ı, Azerbaycan ve Ermenistan İle birlikte Kafkasardı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine kattılar. Sürgündeki menşevlk hükümet 1934'e değin Paris'te bir temsilcilik bulundurdu. Bunu "yerel şovenclilğe karşı" sert bir baskı dönemi izledi. Gürcistan kilisesi baskı altına alındı; komünist partide tasfiyelere gidildi. Menşevlklerin daha önce tüm büyük işletmeleri ulusallaştırarak İzlemiş oldukları sosyalist siyaset, yeni düzene geçişi kolaylaştırdı. Ama köylüler İktidara karşı birkaç kez ayaklandı. K. Şolokaşvllinln önderliğindeki 1924 isyanı oldukça ciddiydi; bastırılması İçin Kızılordu müdahale etmek zorunda kaldı. Ayrıca 1929-30'dakl toprakları zorla kolektifleştirme siyaseti birçok karışıklığa ve rejimin, özellikle Kafkasardı birinci sekreterliğine mlngrelyalı L. Beria'nın atanmasından sonra sertleşmesine yol açtı; 1931'den 1938'e değin Be-ria ülkeyi bir diktatör gibi yönetti. Gürcistan'ın önde gelen birçok bolşeviği (A. Enukldze, B. Mdivani, M. Okudjava, vb.), 1936-1938 arasındaki büyük temizlik harekâtı sırasında öldürüldü. Ulusal enteli-jansiya dağıtıldı ve Ordjonikidze intihara zorlandı. SSCB'nın gürcü yöneticilerinin desteği ve Tiflis'in Kafkasardı Federasyonunun merkezi olması, 1936'da federe cumhuriyet statüsüne geçmesinden sonra da Gürcistan'ın ekonomik gelişmesini kolaylaştırdı, ikinci Dünya savaşindan hemen sonra Stalin ve Vişinskiy'ln Türkiye' den Kars ve Ardahani istemeleri sonuç vermedi. Stalin'in ölümü ve Beria'nın idam edilmesini, Gürcistan Komünist partisi örgütünde bir temizlik harekâtı İzledi. Rüşvet, görevi kötüye kullanma, karaborsa ve her tür yasadışı iktisadi girişim genellikle ulusal bir özellik gibidir ve Gürcistan'daki resmi kurumlara çeki düzen vermeye çalışan (parti birinci sekreteri V. P Mjavanad-ze'nin 1972'de görevinden alınması) merkez iktidar tarafından mahkûm edilmektedir. EDEBİYAT Sözlü bir geleneğin mirasçısı olan ve bl-zans toprakları içerisindeyken hıristiyan-laştırılmış bulunan (IV. yy.) ülkede önce dinsel bir edebiyat gelişti; ermişlerin ya-şamöyküleri (Martyre de Chouchanik [fr. çev.], V. yy.; Vie de Grégoire de Khand-zta [fr. çev.], X. yy.), ilahiler (Mıtbevarl, Mi-hall Modrekili, X. yy.), kutsal kitap yorumları ve tanrıbillm (Otim Hagyorit, 955-1028; Georgly Hagyorit, 1009-1065). XII. yy.'da birliğe karışan devlet din dışı övgü edebiyatının (Çahruhadze, Şavtell) ve Rusta-veliy'in yapıtlarının baş yeri tuttuğu epik edebiyatın (Amiran-Daredjaniani; Visrami-ani) gelişmesini kolaylaştırdı. Altın çağı siyasal ve kültürel bir kaos izledi, Kahetiy Teymuraz (1589-1663) ve Arçil (1647-1713) gibi kralların lirik ve öğretici şiirleri bu dönemin belirgin yapıtları oldu. Bilim ve sanatın koruyucusu kral Vahtang Viran özendirmesi sonucu, Moskova'da S. S. Orbeliyaniy (1658-1725), Guramişvlli, Ga-başvili (1750-1791) bir gürcü uyanışını hazırladılar. Ülkenin Rusya'yla birleşmesi (XVIII. yy. sonu) esinini yurtseverlik ve halkçılıktan alan bir romantizmin ortaya çıkmasına yol açtı (A. Çavçavadze, Bara-taşvili), kapitalizmin gelişmesi tiyatroda (G. Eristavi) ve düzyazıda (D. Çonkadze, 1830-1860) toplumsal mücadelelerde bir silah olan bir gerçekçiliğin ortaya çıkmasını saijadı. Şair ve denemeci prens ilya Çavçavadze, birkaç dostuyla birlikte, yazınsal ve toplumsal bir hareket olan ve rus eleştirei düşüncesinden etkilenen Pirveli Dasi'yi ("ilk Grup") kurdu. 1869' da şair ve gazete yazarı G. E. Tseretelly ile dostu Niko Nikoladze tarafından rus popülizminin evrimiyle benzerlik gösteren köktenci bir hareket olan Meyore Dasi ("ikinci Grup") kuruldu. Onların XX. yy.'da Kazbegly, Vaja Pşavela ve Aragvl-spirell (1867-1926) gibi özgürlük yanlısı kahramanlar tarafından geliştirilen gelenekleri, marxçılığın İlerlemesinden kaynaklanan proletarya akımı (Ninoşvili, Ev-doşvill, 1873-1916) ve 1905 olaylarında düş kırıklığına uğramış olan şairlerde ortaya çıkan "Mavi Boynuzlar" grubunun slmgeciliğiyle (Yaşvlli, 1895-1937; T. Ta-bidze, 1895-1937; Leonidze, 1889-1941) çatıştı. Başlangıçta rakip gruplara (Akademicilik, Arifloni, LEF, simgecilik, vb.) bölünmüş olan düzyazıcılar (Kyaçeli, 1884-1963; Şengelaya, 1896-1980; K. Lordklpanidze [doğm. 1905]; A. Kutateli [doğm. 1897]; Gamsahurdya [doğm. 1891]), oyun yazarları (Kakabadze, 1895-1972) ve şairler (G. Tabldze; Abaşe-II, 1884-1954; S. Çlkovani, 1903-1966) 1917'den sonra sosyalizmi yüceltmek üzere birleştiler. Stalin kültürünün etkisinde kalmış olan Gürcistan, 1955'ten bu yana şiirinin biçim ve temasında yenileşmeyi (A. Kalandadze [doğm. 1924]; Berülava [doğm. 1924]; Abaşldze [doğm. 1909]) ve düzyazıda günün insansal ve toplumsal sorunları (N. Dumbadze [doğm. 1928]; A. Sulakayuri [doğm. 1927]; O. Yo-sellyaniy [doğm. 1931]; T. Çiladze [doğm. 1931]) başardılar. ORTAÇAĞ SANATI Gürcistan, kiliselerinin mimarisiyle ünlüdür. V. yy.'da, eski ahşap hıristiyan kiliselerinin yerini taş bazilikalar almaya başlamıştır; yavaş yavaş birçok mimarı tip doğmuş, bölgenin tarihi boyunca yinelenmiş ve varlığını Ortaçağ'dan sonra da sürdürmüştür. Erken hıristiyanlık döneminden kalan yapılar arasında, Bolnl-si'deki bazilika planına göre yapılmış üç sahınlı Sion kilisesini (478-493), haç biçimli plana göre yapılmış kubbeli idleti ve Eralaant kiliselerini saymak gerekir; bugün yıkıntı halinde bulunan VII. yy.'dan kalma Bana kilisesi İse merkezi planlıdır. Djvari kilisesi (586-604) sonradan çok yaygınlık kazanacak olan yan bölmeli dörtdillmll plan türünün bir örneğidir. Bu dönemin kiliseleri özenle bezenmişti; absidada mozaikler, duvarlarda freskler, duvar örgülerinde ve kubbe altlarında kabartma haçlar yer alıyordu. Bunlar bazen Ateni'deki gibi kırmızıya boyanmıştı. Djvari ve Ateni kiliselerinde olduğu gibi, dış cephe boyunca çoğunlukla oymalı frizler ve figürlü sahneler yer alırdı. Vll.-X. yy.'lar arasında, mimari türlerin daha da çeşitlilik kazandığı görülür; bu yaratıcı dönem X. ye XI. yy.'larda doruk noktasına ulaştı. Ülkenin başlıca üç bölgesindeki katedraller bu parlak döneme tanıklık eder: batıda Kutaysi, doğuda Alaverdi (XI. yy. başı), Oşkl ve Işhani, iç kesimde Svetıy Tshoveli, ilk üç katedral batı kanatları uzatılmış üçdlllmli plana göre yapılmıştır. Başlangıçta dörtdilimll plana göre yapılmış olan Işhani katedrali, XI. yy.'da serbest haç biçimine dönüştürüldü. Mimarideki ustalığın yanı sıra, üstün nitelikli süslemeler de dikkat çekicidir: Oşki'de, kilisenin İki kurucusunun heykelleri Deyisis'in iki yanında yer alır. Sonraki yüzyıllarda ortaya çıkan değişiklikler öncelikle yapı tekniği alanındaydı: değişik renklerdeki tüf ve moloz taşların kullanımı uyumlu düzenlemelerin gerçekleşmesini sağladı. Kintsvisi ve Timot Subanide olduğu gibi, kubbe yapımında tuğla bile kullanılmaya başlandı; bu yapılardaki ilk duvar resimlerinin büyük bölümü korunmuştur. Dönemin en güzel yapılarından biri kral Kurucu Davld tarafından yaptırılan Guelatl manastıridır, absldasındaki Meryem Ana ve Çocuk isa heykelinin İki yanında başmelekler (mozaik) yer alır. Moğol istilasını İzleyen yüzyılların mimari yapıları, önceki dönemin sanatsal niteliklerine hiçbir zaman erişemedi. XV. yy.'daysa sivri kemerin mimariye girmesi gibi önemli yenilikler getirildi Süsleme ve el sanatları XVIII. yy.'a kadar uyumlu bir gelişme içindeydi. Özellikle kuyumculukta, hanap, taç, cilt ve takıların yanı sıra güzel minelerle bezeli (ayin haçları, ikonalar) değerli ürünler ortaya çıkmıştı. Dinsel sanat, çarpma tekniğiyle yapılan büyük boyutlu yapıtlara özgü pagan geleneğini sürdürdü, bu etkinin varlığı IX. yy.'a kadar izlenebilir. Tahta oymacılığının da özel bir yeri vardır, üst düzeyde sanatsal nitelikli bir el sanatı kolu olarak gelişen bu dal, taş oymacılığı ve çarpma (kapı kanatları) tekniklerinden yararlandı. Ayrıca, nakış işlerine de değinmek gerekir. Günümüze ulaşan yapıtlar arasında korunmuş olanlar, özellikle isa'nın mezara konuluşunu betimleyen XIII. ve XIV. yy.. Minyatür ve ikonalar gibi geleneksel sanat ürünleriy-se, Doğu Akdeniz havzasındaki tüm ülkelerce paylaşılan ortak kültürün bir parçasıdır. yapıtlarıdır |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.