![]() |
M Harfi 10
müjgân: kirpik.
müjik: Rus köylüsü. mükâbere: münakaşada ağız kalabalığı ile karşısındakini yenmeye çalışma, yanlışta direnme, büyüklenme. mükâfât: ödül. mükâfâten: ödül olarak. mükâleme: konuşma. mükâşefe: sırların açılması. mükâtebe: yazışma. mükebbir: tekbir getiren, "Allahuekber" diyen. mükedder: kederli, acılı. mükellef: yükümlü, yüklenmiş, aşırı süslü. mükellefîn: mükellefler, yükümlüler. mükellefiyet: mükellef olma, yükümlülük, görevli oluş. mükemmel: ergin, tamam, olgun. mükemmelen: mükemmel bir biçimde. mükemmeliyet: mükemmellik, tamamlık. mükemmil: tamamlayıcı. mükerrem: kerîm olan, kendisine değer verilen, saygıdeğer. mükerrer: tekrarlı. mükerreren: tekrar tekrar. mükesser: çoğaltılmış. mükevvenât: yaratılmışlar. mükezzib: yalanlayan. mükreh: zorlanan. mükrim: ikram eden. mükrimane: ikram edercesine. mükteseb: kazanılmış. mülâbeset: karışma, bulaşma. mülâebe: oynaşma. mülâene: lânetleşme. mülâet: bir örtü adı. mülâhaza: dikkatle bakma, iyice düşünme. mülâhhas: özet, hulâsa. mülâkat: kavuşma, konuşma. mülâki: buluşan, kavuşan. mülâtefe: lâtifeleşme, şakalaşma. mülâyemet: yumuşaklık. mülâyimane: yumuşakça. mülâzemet: bağlanma, devam. mülâzım: gerekli, lüzumlu, teğmen. mülevven: renkli. mülevves: kirli, pis, bulaşık. mülga: kaldırılmış. mülhak: katılmış. mülhem: ilham olunmuş, kalbe doğmuş. mülhemane: ilham alarak, ilham olunurcasına. mülhid: dinsiz. mülhik: ekleyen. mülhim: ilham eden. mülk: bir şeyin dış yüzü. mülk: mal, sahip olunan şey. mülkiye: ülkenin idaresi için çalışanların bulunduğu daire. mülkiyet: mal sahipliği. mülsak: yapıştırılmış, bitiştirilmiş. mülteb http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg karıştırmış, yanılmış. mülteci: iltica eden, sığınan. mültefit: iltifat eden, iyi davranan. mültefitane: iltifat ederek, iyi davranarak. mültehab: yaralı, iltihaplı. mülteka: kavuşma yeri, kavşak. mültekit: yerden alan. mülûk: melikler, hükümdarlar. mülzem: ilzam edilmiş, susturulmuş. mülzim: susturan. mümaileyh: kendisinden söz edilen. mümâlata: karşılıklı şiir söyleme. mümânaât: engelleme. mümânea: karşılıklı engelleme. mümârese: uzmanlaşma. mümas: temas eden, dokunan. mümaselet: misil olma, benzerlik. mümasil: benzeri, misli, dengi. mümaşaat: maslahat namına hoş geçinme, anlaşma yolunu seçme. mümaşaatkâr: hoş geçinen, anlaşma yolunu seçen. mümatala: savsaklama, borcu uzatma. mümehhed: hazırlanmış, serilmiş. mümessel: temsil getirilen. mümessil: temsilci. mümevveh: vehmî, hayâlî. mümeyyiz: ayıran, ayırd eden. mümeyyize: ayıran, temyiz eden. mümidd: yardım eden, uzatan. mümin: îman eden. müminane: mümine yakışır şekilde, inanarak. müminât: kadın müminler. müminîn: müminler, îman edenler, inananlar. müminûn: erkek müminler. Mümît: ölümü yaratıp öldüren Allah. mümkin: mümkün, olabilir. mümkinât: mümkün olanlar. mümkine: mümkün olabilen. mümsike: tutan, yapışan. mümtâz: seçkin, üstün. mümtâzâne: seçkin bir biçimde. mümtâze: seçilmiş, ayrılmış. mümtâziyet: seçkinlik, üstünlük. mümted: uzayan. mümtenî: olması imkânsız. mümtenîa: olması imkânsız olan şey. mümteniât: olması imkânsızlar. mümaaaic: birleşen, kaynaşan. mümaaaicen: birleşerek. münâcât: dua, kurtuluş için Allaha yalvarma. münâdi: seslenen, çağıran. münâdim: yok olan. münâfât: aykırılık, birbirinin aksine olma. münâferet: karşılıklı nefret. münâfık: iki yüzlü, fitneci, görünüşte Müslüman gerçekte kâfir. münâfıkane: münafıkça. münâfi: zıt, aykırı. münâkale: taşıma. münâkaşa: sert tartışma. münâkaşât: sertçe tartışmalar. münâkaza: zıtlık, uymazlık. münâkız: birbirine zıt. münâk http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg yansıyan. münakkaş: nakışlı. münâsebât: uygunluklar, ilgiler. münâsebet: uygunluk, ilgi. münâsebetdâr: münasebetli, ilgili. münâsebetdârâne: münasebetli bir biçimde. münâsib: uygun, yakışır. münavebe: nöbetleşme. münavebeten: nöbetleşe, sırayla. münâzaa: niza etme, çekişme, kavga. münâzara: tartışma. münâzarât: tartışmalar. münâzaünfih: niza sebebi, çekişme vesilesi. münazır: tartışmacı. münba http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg ileri gelen, çıkan. münbasıt: yayılan, genişleyen. münbit: verimli. münceli: parlayan. müncelib: celbedilen, çekilen. müncemid: donmuş. müncer: sürüklenen, sonuçlanan. müncezib: çekilen, cezbedilen. müncezibane: cezbedilircesine, çekilircesine. müncî: kurtarıcı. mündefî: defetme, giderme. mündemic: içine bırakılmış. münderecât: içindekiler. münderic: içine konulmuş. münder http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg izi kalmayan. münebbih: uyandıran, dalgınlıktan kurtaran. müneccemen: parça parça, kısım kısım. müneccim: yıldızlarla uğraşan, falcı. münekker: bilinmeyen, meçhul. münekkid: tenkid eden, eleştiren, değerlendiren. münevver: nurlanmış, aydın. münevvil: nimet veren. münevvim: uyutucu. münevvir: nurlandıran. münezzeh: temiz, arınmış. münezzehiyet: temizlik, kusursuzluk, noksansızlık. münfail: etkilenen. münfasıl: ayrılmış. münfekk: ayrılan. münferid: tek, yalnız. münferiden: tek olarak. münfesih: bozulmuş, hükümsüz. münhal: boş, işsiz. münhani: eğri. münhaniye: eğri, çarpık. münharif: yoldan çıkmış, çarpık. münhasır: yalnız birinin olan, özel olarak ayrılan. münhasıran: yalnız birine özgü olmak üzere, özel olarak. münhasif: sönükleşen, parlaklığını yitirip görünmez hâle gelen. münhezim: bozguna uğramış. münib: pişman olup dönen. münîf: meşhur, yüce, büyük. Münîm: nimet veren, nimetlendiren, Allah. Münîmane: nimet vererek. münîr: nurlandıran. münkabız: sıkıntılı, tutuk. münkad: inkıyad eden, uyan, boyun eğen. münkalib: dönüşen, değişen. münkasım: bölünen. münkatı: kesilen. Münker: kabirdeki sual meleklerinden biri. münker: haram, günah. münkerat: haramlar, günahlar. münkesif: tutulmuş. münkesir: kırılmış. münkeşif: açılmış, bulunmuş. münkız: kurtaran. münkir: inkâr eden, dinsiz. münkirane: inkâr edercesine. münsed: set çekilmiş, engellenmiş. münşaib: kollara ayrılan. münşakk: yarılan. münşi: inşa eden, yapan. müntabık: uygun. müntafi: sönen. müntakil: nakledilen, taşınan. müntakim: intikam alan, öc alan. müntebih: uyanık. müntec: sonuçlanmış. müntefi: sönen. münteha: son, en son derece. müntehab: seçilmiş. müntehi: sona eren. müntehib: uyanık. müntehib: yağmacı. müntehir: kendini öldüren. müntesib: bağlı, ilgili. müntesibîn: bağlananlar, ilgililer. münteşir: yayılmış. münteşire: yayılan. müntic: netice veren. münzel: indirilmiş. münzevi: yalnız yaşayan. münzeviyane: yalnız yaşayarak. münzil: indiren. münzir: korkutan, sakındıran. mürâât: uyma. mürââten: uyarak. müracaat: başvurma. mürâdif: eş mânâlı. mürâfaa: duruşma. mürâi: iki yüzlü, riyakâr. mürcie: sapık bir topluluk. mürcif: fitneci, yalancı. mürebbi: terbiye eden, eğiten, terbiyeci. mürebbiyane: terbiye edercesine. mürebbiye: terbiyeci kadın. müreccah: tercih edilen, seçilen. müreccih: tercih eden, tercih ettiren sebep. müreffeh: refah ile yaşayan, rahat. mürefref: gerçek gibi ağaç resmi. mürekkeb: terkib edilmiş, birleşik, boya. mürekkebat: terkipler, bileşikler. müretteb: sıralanmış, dizilmiş. mürettebat: iş ekibi, personel, gemide çalışanlar. mürettib: tertib eden, sıraya koyan. mürevvic: geçerli kılan, değer veren. Mürîd: irade eden, isteyen, Allah. mürîd: isteyen, tarikata girip şeyhe bağlanan. mürîdane: irade ederek, isteyerek. mürsel: gönderilmiş. peygamber. mürselîn: gönderilenler, peygamberler. mürşid: irşad eden, îman yolunu gösteren. mürşidane: mürşit gibi. mürtecâ: umulan. mürteci: geri dönmek isteyen, geri dönen, gerici. mürtecî: rica eden, ümit eden, ümitli. mürted: dinden çıkan. mürtedane: dinden çıkarcasına. mürtefî: yükselen. mürtehil: ölen. mürtesem: resimlenmiş. mürteşi: rüşvetçi. müraaaık: rızıklanan. mürûr: geçme. mürüvvet: insaniyet, mertlik. mürüvvetkârâne: insanca, mertçe. müsâade: izin. müsâadekâr: izin verici, müsaade eden. müsâbaka: yarışma. müsâbakât: yarışmalar. müsâbık: yarışmacı. müsademat: çarpışmalar. müsademe: çarpışma, vuruşma. müsadere: toplama, elden alma. müsâdif: rastlayan. müsadim: çarpışan. müsait: uygun. müsâlâha: barışma. müsâlemet: barışıklık. müsâmaha: hoş görme, kusuru görmezlikten gelme. müsâmahakâr: hoş gören. müsâmahakârâne: hoş görerek. müsamere: eğlence, piyes. müsâraa: acele, teşebbüs. müsâvât: eşitlik, denge. müsâvi: eşit, dengeli. müsbet hareket: yapıcı ve düzeltici hareket. müsbet: isbat olunan, pozitif, olumlu. müsbit: isbat eden. müsebbeb: sebeplerin sonucu. müsebbebât: sebelerin sonuçları. müsebbib: sebep olan. müsebbih: tesbih eden, Allahı anan. müsebbihane: tesbih ederek, Allahı anarcasına. müsebbit: tesbit eden. müseccel: sicilli, kayıtlı. müsehhil: kolaylaştıran. müsekkin: yatıştırıcı. müsellah: silahlı. müsellem: doğruluğu kabul edilen, teslim edilmiş. müsellemât: doğruluğu kabul edilen şeyler. müselsel: zincirleme, ard arda gelen. müsemmâ: isimlendirilen. müsemmeât: isimlendirilenler. müsemmem: zehirli. müsemmim: zehirleyen. müsennâ: kat kat. müsevvid: müsveddeyi yazan. müsevvik: sevk eden. Müseylime: peygamberlik dâvâ eden yalancının adı. müseyyeb: tembel, uyuşuk, üşengeç. müsî: teselli veren. müsi: yaramaz. müsîn: yaşlı, ihtiyar. müskir: haram içki. müskirât: haram içkiler. müskit: susturan. Müslim: ünlü hadîs kitaplarından biri, bu kitabı yazan âlimin namı. müslim: islâm olan. müsliman: islâma girmiş, Müslüman. müslimât: kadın Müslümanlar. müslimûn: erkek Müslümanlar. müsmî: işittiren. müsmir: meyveli, verimli. müsned: isnat edilmiş, dayandırılmış. müsrif: israfçı. müsrifane: israf edercesine. müstâcel: acele yapılması gereken. müstâcil: acele yapan. müstâfi: istifa eden, ayrılan. müstağfir: günahları için af dileyen. müstağni: tok gözlü, çekingen, başkalarından bir şey beklemeyen. müstağniyane: müstağnice müstağrak: dalmış, batmış. müstahak: hak eden. müstahdem: hizmet eden. müstahkem: sağlamlaştırılmış. müstahrec: çıkarılmış. müstahsen: beğenilen. müstahsil: üretici. müstahsin: beğenen. müstahsinane: beğenerek, güzel bularak. müstaid: yetenekli, uygun. müstain: yardım isteyen. müstakar: kararlı. müstakbel: gelmesi beklenen zaman. müstakil: kendi başına, bağımsız. müstakillen: bağımsız olarak. müstakim: doğru, düzgün. müstakimane: istikametle, dosdoğru, düzgün biçimde. müstâmel: kullanılmış. müstantık: sual soran, sorgu hakimi. müstârib: Araplaşmış. Müstean: kendisinden yardım istenen, Allah. müstear: takma. müstebîd: uzak gören. müstebîdane: diktatör gibi, baskı yaparcasına. müstebşir: müjdeleyen. müstecab: kabul gören. müstêcir: kiracı. müstecir: korunma dileyen. müstedir: daire şeklinde olan. müstedlel: delillendirilmiş, kanıtlı. müstefad: isifade olunan. müstefid: faydalanan. müstehab: sevilmiş, sevaplı. müstehak: hak eden, layık. müstehan: değersiz. müstehcen: açık saçık, ayıp, edepsizcesine. müstehlek: tüketilmiş. müstehlik: tüketici. müstehzi: alay eden, alaycı. müstehziyane: alay edercesine. müstekar: karar kılan, yerleşen, sabit. müstekbir: büyüklenen. müstekreh: tiksinilen. müstelzim: gerektiren. müstemi: dinleyici. müstemidd: yardım isteyen. müstemir: devamlı, sürekli. müstemirane: devamlı, aralıksız. müstemirre: devam eden, sürüp giden. müstemirren: devamlı, yerleşmiş. müstemlekât: sömürgeler. müstemleke: sömürge. müstenid: dayalı, dayanmış. müsteniden: dayanarak. müstenife: müstakil olan ara cümle. müstên http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg alışık. müstenkif: çekimser, kaçınan. müstenkifane: çekimser kalarak. müstensih: yazarak çoğaltan. müsterhimane: istirham ederek, merhamet dilercesine. müsterih: istirahat eden, rahat. müsterihane: rahatlıkla, gönül rahatlığıyla. müstesna: kural dışı, ayrı, sıra dışı. müsteşar: kendisiyle istişare edilen. müsteşrik: doğu kültürünü inceleyen Batılı. müstetbeât: sözün yan mânâları, söze tabi olan mânâlar. müstetir: örtülü. müstevî: düzlem. müstevlî: istilâ eden, kaplayan. müstevlîyane: istilâ edercesine, kaplayarak. müsül: misaller, temsiller. müsvedde: ilk yazılış, karalama. müşabbih: benzeten. müşâbehet: benzeyiş. müşâbih: benzer. müşâğabe: aldatıp kötülük etme. müşâhedât: gözlemler. müşâhede: gözlem. müşâhedeten: gözlemle. müşahhas: şahıslanmış, somut. müşahhat: kavga, niza, çekişme. müşâhid: gören, şahid olan. müşâkelet: şekilce benzeyiş. müşâkil: şeklen benzer. müşâreket: ortaklık. müşârünileyh: işaret edilen, kendisinden söz edilen. müşâşâ: parlayan, debdebeli. müşâvere: danışma, konuşma. müşâvir: danışılan, danışman. müşebbeh: benzetilen. müşebbehühbih: kendisine benzetilen. müşebbıt: ayak kaydıran, tehliaaae atan. müşebbihe: Allahı insana benzeten sapık görüş. müşedded: şiddetlendirilmiş. müşerref: şereflenen. müşerrefiyet: şereflenme. müşerrî: şeriatın kurucusu. müşevveş: düzensiz, karışık. müşevveşiyet: karışıklık, dağınıklık. müşevvik: teşvik eden, isteklendiren. müşevvikâne: teşvik edercesine, isteklendirircesine. müşeyyed: kuvvetlendirilmiş, sağlamlaştırılmış. müşfik: şefkatli. müşfikâne: şefkatlice, acıyıp severek. müşfikkârâne: şefkat edercesine. müşir: bildiren. müşîr: mareşal, askeriyede yüksek bir makam. müşîriyet: mareşallik. müşkil: zor, zorluk, müşkül. müşkilât: müşkiller, zorluklar. müşkilküşâ: zorluğu gideren. müşkilpesend: zor beğenen. müşrik: Allaha ortak koşan. müştak: iştiyaklı, çok istekli. müştakane: çok isteyerek, iştiyakla. müştakk: türemiş. müştebih: birbirine benzeyen. müştehi: iştahlı. müştehir: ünlü. müştehiyane: iştahlı bir şekilde. müştehiyat: nefsin hoşuna giden şeyler. müştekâ: şikayet olunan. müştekî: şikayet eden. müştekiyane: şikayet edercesine. müştemil: içine alan. müştemilât: kaplanan şeyler, içeriye alınanlar. müşterek: birlikte, beraber, ortak. müştereken: ortaklaşa, beraberce. Müşteri: bir gezegen. müşteri: alıcı. mütâ: haram nikah. mütabaat: uyma. mütahaccir: taşlaşmış. mütâlââ: inceleme, düşünme, okuma. mütâlââgâh: inceleme yeri. mütâlî: inceleyen. mütâreke: anlaşma. müteaccib: şaşıp kalan. müteaccibane: şaşıp kalırcasına. müteaddi: sataşan. müteaddid: birçok, birkaç, adetli, sayılı. müteaffin: kokuşan. müteafir: birbirinden nefret eden. müteahhid: işi üzerine alan. müteahhir: sonraki. müteahhirîn: sonrakiler. müteâkib: takip eden, izleyen. müteâkiben: hemen arkasından, peşi sıra, daha sonra. müteâl: yüce. müteallik: alâkalı, ilgili. müteallikat: alâkalılar, ilgililer, yakınlar, akrabalar. müteanik: birbirinin boynuna sarılmış durumda olan. müteannid: inat eden, direnen. mütearife: açıkça bilinen. müteassıb: aşırı taraftar, mutaassıb. müteassife: hak yoldan sapan. müteassir: zor. müteavin: yardımlaşan. müteazzir: zor, özürlü. mütebâdir: birdenbire akla gelen. mütebahhir: derya gibi ilmi olan büyük âlim. mütebahhirin: deryalar gibi geniş ilim sahibi âlimler. mütebâid: uzaklaşan. mütebâkî: geri kalan kısım. mütebâriz: açığa çıkan. mütebasbıs: yaltaklanan. mütebâyin: uymaz, zıt, aykırı. mütebeddil: değişen, değişken. mütebessim: gülümseyen. mütecâhil: bilmez görünen. mütecâhir: açıktan günah işleyen. mütecân http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg cinsi aynı olan. mütecâviz: saldıran, haddini aşan. mütecâvizane: tecavüz edercesine, saldırırcasına. mütecebbir: cebreden, zorba, zorlayan. müteceddid: yenilenen. mütecelli: görünen, beliren. mütecerrid: tecerrüt etmiş, soyutlanmış. mütecessid: cesetlenen. mütecessim: cisimlenen. mütecess http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg gizlice araştıran. mütecezzi: parçalanan. mütedâhil: iç içe olan. mütedâir: dolayı, için, üzerine. mütedâvil: ellerde dolaşan, kullanılan. mütedenni: gerileyen. mütederric: derece derece ilerleyen. mütedeyyin: dinli, dindar. müteeddib: edeplenen. müteeddibe: edep kazanmış, terbiyeli. müteehhil: evli, evcilleşen. müteellim: acı duyan. müteellimane: acı hissedercesine. müteemmil: derin derin düşünen. müteessif: üzüntülü. müteessifane: üzülürcesine. müteessir: etkilenen, üzülen. müteessirâne: üzüntü duyarak, etkilenerek. müteevviğ: ağa olmaya çalışan. müteezzi: incinen. mütefârık: ayrı ayrı. mütefâvit: çeşitli, farklı. mütefekkir: düşünen, fikir üreten. mütefekkirâne: düşünerek. mütefelsif: filozoflaşmış, felsefe ile fikri bulanmış. mütefennin: fen adamı. müteferrik: ayrı ayrı, parça parça. müteferrikan: ayrı ayrı bir hâlde. mütefeyyiz: feyizlenen, manen gıdalanan. mütegallib: zor kullanarak galip gelen, zorba. mütegallibe: zorba. müteganni: ırlayan. mütegannim: koyun şeklinde görünen, ganimetçi. mütegayir: birbirine zıt. mütegayyir: başkalaşan, değişken. mütehaccir: taşlaşmış. mütehâcim: saldıran. mütehakkık: doğrulanan. mütehakkim: hükmeden, zorba. mütehakkimane: hükmedercesine, zorlayarak. mütehâlif: birbirine karşı, uymaz. mütehallik: huy edinen. mütehammil: yüklenen, dayanan, tahammül eden. mütehammilâne: tahammül ederek, dayanarak. mütehammir: ekşiyen, mayalanan. müteharri: araştıran. müteharrik: hareket eden. müteharrike: hareketli. mütehassıl: meydana gelen. mütehassıs: uzman, işin ustası. mütehassir: hasret çeken, özleyen. mütehassirane: özleyerek, hasret çekerek. mütehass http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg duygulanan. mütehavvif: korkan. mütehavvil: değişen, değişken. mütehayyel: hayâl edilen. mütehayyer: şaşılacak. mütehayyil: hayâl kuran. mütehayyir: şaşmış, şaşırmış. mütehayyiz: yer tutan. mütehevvisane: heveslenerek. müteheyyic: heyecanlı. mütekabil: karşılıklı. mütekabile: karşılıklı olan. mütekaddim: önceki. mütekaddimin: öncekiler. mütekaid: emekli. mütekalkıl: deprenen, sarsılan. mütekallid: bir görevi üzerine alan ve yapan. mütekâmil: olgun. mütekâsil: tembel, üşenen. mütekatı: kesişmiş, kesik kesik. mütekebbir: büyüklenen, büyüklük taslayan. mütekebbirane: kibirlenerek, büyüklenerek. mütekeffil: kefil olan. mütekellif: külfetli, zorlu. mütekellim: söyleyen, konuşan. mütekellimane: konuşarak, söz söylercesine. mütekellimimaalgayr: başkaları adına da konuşan. mütekellimîn: îman konularındaki âlimler. mütekellimivahde: sadece kendi adına konuşan. mütekerrir: tekrarlanan. müteaaayifane: aaaiflenerek. mütekkeffil: kefil olan. mütelebb http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg giyinmiş. mütelemmi: parıldayan. mütelevvin: renk değiştiren. mütelezziz: lezzet duyan. mütelezzizane: lezzet alarak. mütemadi: devamlı. mütemadiyen: devamlı, sürekli. mütemasil: benzer, eş. mütemayil: meyili, taraftar. mütemayiz: ayrı, seçkin. mütemeddin: medenileşmiş. mütemehhil: büyüyüp gelişmek için zamana ihtiyacı olan şey. mütemekkin: yerleşen. mütemerkiz: merkezleşmiş. mütemerrid: inat eden, direnen. mütemerridane: direnircesine. mütemessik: sımsıkı yapışan. mütemessil: benzeyen, sûretlenen. mütemmim: tamamlayan. mütenâfir: birbirinden nefret eden. mütenâhi: tükenen, biten. mütenaîm: nimetlenen. mütenâkıs: noksanlaşan. mütenâkız: birbirine zıt. mütenâsık: dizili, birbirine uygun biçimde. mütenâsib: uygun, birbirine yakışan. mütenâvil: yiyen. mütenâzır: simetrik. mütenazilen: inerek, inmekle. mütenebbih: uyanmış. mütenecc http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg pislenmiş. mütenevvi: türlü, çeşitli. mütenevvir: nurlanan. mütenezzih: tenzih eden. mütenneffir: nefret eden, tiksinen. müterâdif: eş anlamlı. müterâfık: arkadaşlık eden. müterakim: birikmiş. müterakki: yükselmiş. mütercim: tercüme eden. mütereddi: soysuzlaşmış. mütereddit: tereddüt eden, kararsız. müterennim: şarkı söyleyen. müterettib: sıralı, rütbeli. mütesâdif: rastlayan. mütesâfile: alt alta gelen. mütesâide: yükselen. mütesallib: katılaşmış. mütesânid: dayanan. mütesânidane: dayanırcasına. mütesâvi: eşit, denk. müteselli: teselli bulan. müteselsil: zincirleme. müteselsilen: zincirleme olarak. müteşââb: şubelere ayrılan. müteşâbih: birbirine benzer, mânâsı kapalı âyet ve hadîs. müteşâbihât: edebî sanatlarla ifade edilmesi sebebiyle mânâsı kapalı olan sözler, âyet ve hadîsler. müteşâbike: birbirine girmiş, örgülenmiş, karışık. müteşâib: şubelenen, kollara ayrılan. müteşâkil: şakelce benzer. müteşebbih: benzeyen. müteşebb http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg teşebbüs eden, işe girişen. müteşekki: sızlanan, şikayetçi. müteşekkil: şekillenmiş, oluşmuş. müteşekkir: şükreden, teşekkür eden. müteşekkirâne: şükrederek, teşekkür edercesine. müteşeyyih: şeyhlik taslayan. mütetâbık: birbirine uygun olan. mütetâbıkan: birbirine uyarak. mütetahhir: temizlenen. mütevafık: birbirine uyan. mütevaggıl: bir işle pek fazla meşgul olan. mütevahhiş: ıssız, kimsesiz, korkutucu, ürkütücü. mütevakkıf: bağlı olan. mütevâkki: sakınan. mütevâli: devamlı. mütevâtir: yalan üzerine birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluğun bir olay hakkında verdikleri kesin haber. mütevâtiren: kesin ve şüphesiz bir haber olarak. mütevattın: vatan edinmiş. mütevâzı: alçakgönüllü, tevazu sahibi. mütevâzıane: alçakgönüllü bir biçimde. mütevâzî: vezinli, tartılı. mütevâzin: tartıları aynı olan. müteveccih: yönelik, yönelen. müteveccihen: yönelerek. müteveffa: vefat etmiş, ölmüş. mütevehhim: kuruntulu. mütevekkil: vekil eden, tevekkül eden. mütevekkilane: tevekkül edercesine, Allaha güvenerek. mütevelli: vakıf idarecisi. mütevellid: doğan, ortaya çıkan. mütevessî: genişleyen. müteyakkız: uyanık. müaaaâhim: kalabalıktan sıkıntı çeken. müaaaâyid: artan. müaaaellil: alçalan, zillete katlanan. müaaaellilâne: zelil olarak, alçalarak, zilletini bilip göstererek. müaaaelzil: sarsılan. müaaaelzile: sarsılmış. müaaaeyyin: süslenen. müaaaeyyine: süslenmiş. müttaki: günahtan çekinen, takva sahibi. müttebi: tabi olan, uyan. müttefekunaleyh: üstünde birleşilen mesele. müttefik: birleşmiş, kendisiyle birleşilen kimse. müttefikan: hep birlikte. müttefikane: birleşerek. müttehem: suçlanan. müttehid: birleşmiş, kaynaşmış. müvazi: aynı ağırlıkta, denk, eşit. müvekkil: vekil tayin eden. müvellid: doğuran. müvellide: doğuran, meydana getiren. müvellidülhumûza: oksijen. müvellidülmâ: hidrojen. müverrih: tarihçi. müvessî: genişlettiren. müvesv http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg vesvese veren. müvezzi: dağıtıcı. müvvellide: doğurtan. müyesser: nasip olma. müyul: meyiller, yönelmeler. müzafünileyh: belirtili isim tamlamasında belirtilen isme denir. müzâheme: sıkışıklık. müzâhemet: karşılıklı olarak sıkıntı ve zahmet verme. müzâheret: koruma, yardım. müzâhir: koruyan, yardımcı. müzahref: süprüntü, dışı süs içi pis şey. müzahrefât: süprüntüler, dışı süs içi pis şeyler. müzahrefiyet: dışı süs içi pis olma, fıtri olmama, yapmacık. müzâkere: bir konuyu anlamak için karşılıklı konuşma, ders çalışma. müzâyaka: darlık, yokluk. müzâyede: artırma, satış. müzdad: artırılmış, çoğaltılmış. Müzdelife: Kâbede mukaddes bir yer. müzehheb: yaldızlı. müzehher: çiçekli. müzehhib: yaldızcı. müzekkâ: temizlenmiş. müzekker: erkek. müzekki: temizleyen, ıslah eden. müzekkir: hatırlatan. müzevver: uydurma, düzme. müzevvir: yalancı, arabozucu. müzeyyen: süslü. müzeyyenât: süslüler. müzeyyene: süslü, süslenmiş. müzeyyifane: aaayif ederek, aşağılayarak. Müzeyyin: süsleyen, her eserini harika nakışlarla süsleyen Allah. müzhir: gösterici. müzîc: taciz eden, rahatsız eden. müzil: izale eden, gideren. Müzill: indiren, alçaltan, zillete düşüren, Allah. müzmahil: perişan olmuş, dağılmış. müzmin: yerleşmiş, eski. müznib: günahkâr. müznibîn: günahkârlar. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.