ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Gezelim, Görelim (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=467)
-   -   Köprülü Kanyon-Selge (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=668545)

Prof. Dr. Sinsi 09-03-2012 04:30 PM

Köprülü Kanyon-Selge
 

KÖPRÜLÜ KANYON-SELGE

Antalya’dan Alanya’ya doğru yolumuza devam ediyoruz. Aspendos sapağından 5,3 km sonra (Antalya’dan 53 km), Selge-Taşağıl-Beşkonak yön levhasını göreceksiniz.

Bir doğa harikası olan Köprülü Kanyon’a sapaktan itibaren 43.5 km’lik bir yolla ulaşılıyor.

Toros’lara doğru giden dar, virajlı ama asfalt yolun büyük bölümü çam ormanlarının yeşilliği içinde geçiyor. Doğanın Türkiye’nin bu bölgesine ne kadar cömert davrandığını düşünüyorsunuz. Çam kokusunu ciğerlerinize dolduruyorsunuz. Bu doğal değerlere yeterince sahip çıkılıp çıkılmadığı sorusu aklınıza takılıveriyor. Haklısınız. Çünkü birazdan karşınıza çıkacak görüntü yüreğinizi parçalayacak. İnsanoğlunun doğanın binlerce yılda kendisine bahşettiği değerleri nasıl tahrip ettiğini görecek ve isyan edeceksiniz.

Evet, 1994 yazı sonunda bir kıvılcımla başlayan yangının çıplaklaştırdığı kilometrelerce karelik orman alanından geriye kalan hüzün verici tablo, sapaktan sonra 27. km’de başlıyor ve yaklaşık 4 km devam ediyor. Yangının üzerinden 5 yıla yakın zaman geçti ve bu süre içinde yeniden ağaçlandırma yapıldı ama doğanın kendisini yenilemesi yıllar alacak.

Beşkonak’tan sonra dere kenarında restoranlar ve rafting tesisleri başlıyor. Bu salaş tesisler, Köprülü kanyon girişine kadar devam ediyor. Yöreyi ziyarete gelen turistlere ve rafting yapmak isteyenlere servis veren restoranlarda ızgara et, tavuk ve alabalık yenebilir. Alkollü ve alkolsüz içki servisi de yapılıyor. Yakınlarda bir de alabalık çiftliği var.

Artık bir doğa harikası olan Köprülü Kanyon’un girişindesiniz. Köprüçayın yüzbinlerce yıl süren uğraşla oluşturduğu kanyonun girişinde bir Roma köprüsü var. Köprülü Kanyonun simgesi durumuna gelen Oluk Köprünün üzerinden kamyonlar bile geçebiliyor. Kanyonu 27 metre yüksekten aşan ve kes:-):-):-):-)ştan bindirme tekniğiyle yapılan köprü M.S. 2. yüzyıla tarihleniyor.

Bölgedeki diğer çaylar gibi yaz aylarında suyu temiz olan Köprü çaya girilebiliyor. Su sıcaklığının 15 derecenin altında kaldığını ve yazın sıcak günlerinde böyle bir serinliğe ihtiyaç duyacağınızı unutmayın ve hazırlıklı olun.

Çevrede Oluk köprüden başka bir köprü daha var. Piknik yapmak için doğal güzelliği ve suları ile ideal bir ortam sunan Büğrüm köprüye, Oluk köprüyü geçtikten bir süre sonra sola dönerek ve 1 km yol alarak ulaşabilirsiniz.

Selge:

Selge antik kentine gitmek için de Oluk Köprü’yü geçmek gerekiyor. Selge, köprüden yaklaşık 13 km uzaklıkta. Yol dar ve taşlı topraklı. Yükseldikçe manzara da güzelleşiyor. Aşağıda köprülü kanyon girişini, ormanlarla örtülü vadiyi, kıvrıla büküle akan Köprü çayını ve karşıda tepesinde kar hiç eksik olmayan, güneşte parıldıyan Toka Dağı’nı hayranlıkla seyredeceksiniz.

Biraz daha yükseliyorsunuz, ağaçların arasından sivrilen kayalıkların ilginç yapısı dikkatinizi çekiyor. Karstik yapının aşınmasıyla oluşmuş kayalıklara yörede "Adam Kayalar" ya da "Şeytan Kayaları" deniyor.

Yolun ilerleyen kesiminde Akdeniz Servisi ormanıyla karşılaşırsınız. Ortadoğunun saf olarak korunabilmiş tek Akdeniz Servisi Ormanı bu yol üzerindedir.

Ulaşımı hâlâ zor olan Selge, antik çağda güçlü bir kent devleti imiş. Şimdi bu kent kalıntıları arasında yaşamını sürdürmeye çalışan köylülerin içinde bulundukları yoksulluğu düşününce, binlerce yıl önce burada 20,000 kişinin nasıl yaşadığını, neyle geçindiklerini, ne yeyip içtiklerini düşünmeden edemiyor insan. Tarihçiler Selge’nin üzerinde kurulduğu coğrafya parçasının çok verimli olduğundan, zeytinciliğin, bağcılığın ve hayvancılığın yaygınlığından söz ediyorlar. Şimdiki köy halkının tek geçim kapısı hayvancılık. Bir de Selge’ye gelen turistlere bir şeyler satmaya çalışan çocukların köy ekonomisine sağladığı katkıdan söz edilebilir. Çocuklar bu işi o kadar ileri götürmüşler ki, Sultanahmet meydanı misali, gelen turistlerin çevrisini bir ordu gibi sarıyorlar. Biraz daha uyanıkları ise köyün girişini zincirle kapatmış, gelen geçenden para almaya çalışıyorlar.

Selge’nin tarih sahnesine çıkışı, bölgedeki diğer kentler gibi M.Ö. 5. yüzyıla rastlıyor. Ve yine diğer kentler gibi bu dönemde konu olan en önemli olay Büyük İskender’in ordularıyla bölgeden geçmesidir. Ama Selgeliler diğer kentlerin tersine bunu memnunlukla karşılamışlar. B. İskender’e elçi yollamışlar, ordularına yol göstermişler.

Selge bağımsızlığını M.S. 3. yüzyıla kadar sürdürüyor. Sonra da Roma egemenliğine giriyor.

Ören yerini gezmeye tiyatrodan başlayabilirsiniz. Köyün içinden geçen yol tiyatroya kadar gidiyor. Sahne binasıyla basamaklarının bir bölümü çökmüş olan tiyatro, Selge’nin en iyi yapısı durumunda. En üst basamaklara çıkıp çevreyi seyredin. Arkanızda yalçın bir tepe göreceksiniz. Köylüler Bozburun Dağı diyorlar.

Tiyatronun hemen altında, köy evleriyle iç içe stadium uzanıyor. Oturma sıralarının bir bölümü görülebiliyor. Tiyatroya göre doğuda, bir tepenin eteklerinde Agora kalıntıları bulunuyor. Tepenin güney eteklerinde ise kentin tek nekropolü yer alıyor. Şehrin güneyindeki tepe üzerinde de şehir duvarları uzanıyor. Şehrin ana kapısı da burada. duvarların kuzeyinde iki tapınağın kalıntıları var. İki tapınaktan birinin Zeus’a, diğerinin Artemis’e adanmış olduğu tahmin ediliyor.

KÖPRÜÇAY’DA RAFTİNG

Güneşin kavurucu sıcağında hava 30-40, deniz suyu 24-27 derecede iken 12 derecelik kaynak suyu üzerinde raftinge ne dersiniz?

Rafting için en iyi parkur Köprüçay üzerindedir. Köprüçay kanyonunda başlayan rafting serüveni her gün yerli yabancı yüzlerce turisti çekiyor.

Köprüçay üzerinde en az 15 seyahat acentası rafting turları organize ediyor. Bot, kürek, can yeleği ve kask acentalar tarafından karşılanıyor. Bu zevkli serüvene katılmak isteyenlere mayo ve ıslanabilir ayakkabı getirmek düşüyor.

12 km’lik rafting parkuru 1-3 zorluk derecelerinden oluşuyor ve her yaştan insan katılabiliyor.

Su bol ve kaza riski hemen hemen hiç yok gibi. Rafting botlarına 8-10 kişi rahatlıkla binebiliyor. Bir de 2 kişilik kayaking botları var. Bu güzergahta her ikisi de kullanılabiliyor.

Köprüçay suyu özellikle yaz aylarında billur gibi ve içilecek nitelikte. Derinlik 1-5 metre arasında değişiyor.

Köprüçay’a kendi imkanlarıyla gelen ya da otel rezervasyonlarında satılan tura katılıp acenta tarafından alınan turistler Köprüçay köprüsü civarındaki başlama noktalarından birinde, saat 11.00, 11.30 civarında botlara biniyorlar. Tur öncesinde rehber tarafından bilgilendirilen raftingciler, 1 km’lik ilk etap sırasında daha çok kürek çekme ve bota yön verme deneyimini sakince akan suda yaşıyorlar. "Büğrüm köprü" mevkiinde yarım saatlik gezi, yüzme ve fotoğraf molası veriliyor. Gizli kanyon bölümündeki tarihi köprüye çıkılıyor ve büyük kaynak suyu seyrediliyor.

Saat 13.00 civarında yemek molası ardından tekrar botlara biniliyor ve 2.5 saat sürecek ve Beşkonak’a 3 km kala son bulacak 11 km’lik parkura başlanıyor.

Küçük şelaleler, hızlı akıntılı bölümler burada. Devrilip devrilmemek her botta bulunan rehberin ustalığına kalmış. Rehberin komutlarının raftingcilerin çığlıklarına karıştığı bu etap oldukça aaaifli.

Sonraki etaplarda yarışma ve animasyonlar yer alıyor. Animasyon, şaka ve yarışmaların hepsi "su"lu. Bir de çamur banyosu var ki, o da tümüyle fotoğraf çekmek için malzeme oluşturmak amacını güdüyor.

Rafting serüveni saat 16.00 gibi sone eriyor. Etapları başarıyla tamamlayan raftingcilere sertifikaları ile profesyonel fotoğrafçılar tarafından çekilip acele bastırılan fotoğrafları bu aaaifli günün anısı olarak veriliyor.

En az 6 kişilik bir grup oluşturabiliyorsanız ve seyahat acentaları tarafından organize edilen turları kaçırdıysanız, kendi imkanlarınızla Köprülü Kanyon’a gidebilir ve raftingci acentalarla doğrudan görüşebilir ve aldığınız rehberle kendi rafting serüveninizi organize edebilirsiniz.

Rafting için kişi başı ödenen ücret yemek dahil 30-45 alman markı arasında.Köprülü Kanyon

Milli Parkı

Sınırları içinde Köprülü kanyon, köprü çayı ve antik Selge kentinin bulunduğu 36.500 hektarlık alan, 1973 yılında Köprülü Kanyon Milli Parkı ilan edildi.

Ön Asya’daki en büyük Akdeniz servi ormanı buradadır. Bu zengin doğal ortam yaban hayatın gelişmesine de imkan tanımış. Usulsüz avlanmalarla sayıları azalmış da olsa, milli park sınırları içinde yaşayan hayvanlar şöyle: geyik, dağ keçisi, tilki, kurt, sansar, porsuk, turaç, keklik, çulluk, üveyik, kartal.

Resimler....

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

Kanyonda ip inişi, son yılların ilgi gören doğa sporlarından

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

Selge Tiyatrosu yılların tahribatından kurtulamamış. Yine de antik kentin en iyi durumdaki yapısı.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

Rafting son yılların en popüler doğa sporu. Köprüçay da bu sporun en ilgi gören parkuru. Köprüçay’ın üzerindeki tarihi köprüyü biraz geçtikten sonra başlıyor, rafting parkuru. Raftlar traktörlerle taşınıyor ve sonra suya indiriliyor. Can yelekleri giyiliyor ve artık yaklaşık 3 saat süren heyecanlı serüven başlıyor.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

Rafting ve kayaking heyecan verici, üstelik herkesin yapabileceği kadar da güvenli. Sakın ürkmeyin. Elinizdeki Gezi’nin yayıncısı Ekin çalışanları bu sporu denerken ekipte hiç yüzme bilmeyen bir arakadaşımız bile vardı.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

Köprüçay rafting serüveninde, eğlence ve animasyon da var. Kürekle su sıçratma en bilineni. Kürek kapmaca ve çamur banyosu da son yıllarda pek popüler.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

Ve artık macera bitiyor. Herkesin yüzünde gülücüklerle...


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.