ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Şiir Cenneti (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=315)
-   -   Ömer Seyfettin Aşk Şiirleri (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=658493)

Prof. Dr. Sinsi 09-02-2012 03:24 AM

Ömer Seyfettin Aşk Şiirleri
 
Ömer Seyfettin Şiirleri

Ömer Seyfettinin Şiirleri

Nişanlı

Korularda bülbüllerin rüyası,

Açılmayan güller ile süslenir;

Odasında yalnız kalan şu esir,

Şu genç kızın nedir acab hülyası?

Mavi ipek divanına uzanmış,

Yuvasında hasta yatan kuş gibi

Sessiz, sakin, hıçkırıyor... Sebebi

Söylenilmez, ne acıklı saklayış...

Korularda bülbüllerin rüyası,

Açılmayan güller ile süslenir;

Odasında yalnız kalan şu esir,

Şu genç kızın nedir acab hülyası?

Şu genç kızın bilinmeyen hülyası,

Belki şimdi oralarda çarpışan,

Oralarda can vererek şan alan

Bir isimsiz kahraman...

Yalnızlık

Güneş batmakta... Ovada gecenin

Gölgeleri büyür, büyür, sararır...

Ağaçlıklar, akan sular bir serin

Rüzgar ile dalgalanır, kararır.

Kuşlar ötmez, yuvalar boş, görünmez

Bir ışıltı uzaklarda; yazık ben

Öksüzüm şimdi bu yolda giderken.

Gök bile yıldızlarına bürünmez!

Eski izler, çirkin, korkunç lekeler

Kılavuzluk eder. Zavallı atım

Şüphelenir bu gidişten ve kişner...

Gece gelir, ıssızlık sanki solur

Ve ruhum uyur, uyanır, her adım

Atımın nal sadası ninni olur!..

Doğduğum Yer

Buralardan çok uzakta bir köydü!

Beyaz, billur bir derecik içinden,

Hıçkırırdı, sevinerek geçerken.

Kenarında vardı birçok söğüdü...

Ben işte bu söğütlerin susmayan

Gölgesinde büyümüştüm. Evimiz

Tenha idi; ne yabancı, ne bir iz...

Bahçemizdi yakındaki o orman.

Bir ses, "sevin!" derdi gülen rüzgarda,

Sevinçlere yoktu orda nihayet.

Sanılırdı bu ses gümüş dallarda

Görünmeyen bülbüllerin öğüdü!

Doğduğum yer, doğduğum yer... O cennet

Buralardan çok uzakta bir köydü!..

Kızılırmağa

Ah, ey Kızılırmak! Ağlıyor musun?

Dalgaların coşmuş, bilmiyor durmak,

Çöktü yüzbin ocak, anlıyor musun?

Ben geldim başına, isterim sormak:

Yüzlerce yıl evvel üstünden geçen

Türklerin başına nedir bu gelen?

Yasasız kalmışlar serserilikten

Kaçmak isterlerse yol verme, sen ak!

Ak, boğulsun kaçan, acıma ona.

İster misin yurda baykuşlar kona?

Geçmek lazım ise yok mudur Tuna?

Geriye bırakma, ak Kızılırmak!

ÖMER SEYFETTİN

Nereye?

Bir kahraman gördüm, gençti, güzeldi.

Atlamış maziden binlerce seddi,

Kır atıyla sanki canlı bir yeldi.

Sordum: "Nereye?" - "Ben giderim" dedi,

"Tarif olunamaz bir şana doğru..."

Güneş doğuyordu, maviden sisler,

Çiçekler açılmış, ötüyordu her

Dalda bir yavru kuş... "Aşk nuru yer yer"

"Tutuşurken böyle nereye sefer?"

Diye sordum, dedi: "Türkân'a doğru..."

"Yalnızsın yiğidim! Yolda kalırsın,

"Maksatların ölür, onulmaz yasın,

"Yol gösteren lazım, öne katılsın!"

Dedim. "Düşman varsa" dedi, "atılsın,

"Yolumun uğradığı Kur'ân'a doğru..."

"Uzak ufuklarda karlı dağlardan

"Aşarken sellerden, ormandan, yardan

"Yoldaş ister insan, değil Yaradan;

"Yalnızlık O'nundur..." dedim. "Dost yardan

Geçmez" dedi, "yolum yarâna doğru..."

Sürünce doğuya o kır atını,

Kılıçının çarptı taşlara kını,

Altun kıvılcımlar bu hoş akını

Gaybederken gördüm bu genç taşkını;

Dedi: "Uçuyorum Turan'a doğru!.."

Koşma

Ey Türk Genci! Aç gözünü azıcık

Etrafına bir dikkat et, gördüğün

Hayal değil, hakikattir, pek açık,

Pusu kurmuş herkes sana bak bu gün!..

Medeniyyet ateş, demir eliyle

Kan taşırtan, yuva yıkan seliyle

İlerliyor elektrik piliyle,

Yapılır mı uçurumda hiç düğün!

Artık uyan, keyif zamanı değildir,

İçtiklerin bade değil, hep zehir,

Kuvvetlenip Garb'i korkut ve sindir,

Galip gel de, sonra, Türk'üm de öğün!..



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.