ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Kültür-Sanat (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99)
-   -   Uygarlık Tarihinde Kedilerinde İzi Varmış... (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=65540)

Berna 02-28-2009 10:54 AM

Uygarlık Tarihinde Kedilerinde İzi Varmış...
 
İnsanların sadık dostu olma şerefi genelde köpeklere verilir. Kedilere reva görülen sıfat ise çoğunlukla nankörlüktür. Oysa gamsız ve miskin görüntülerine rağmen kediler de köpekler kadar insanoğlunun vazgeçilmez dostlarındandır.


Örneğin Edgar Allan Poe'nun kedisi Cattarina, gelmiş geçmiş en büyük korku hikâyelerinden birine konu oldu. Bilim adamı Nikola Tesla'nın elektrikle ilgili dünyayı değiştirecek olan araştırmasına Macek adlı erkek kedisi sayesinde başladı. Kartopu adlı Kanada kedisinin bir tutam tüyü, bir katilin yakalanmasını sağlamakla kalmayıp adli tıp alanında devrime yol açtı.

Kedilerin tarih sürecini sadece olumlu yönde değiştirdiğini söylemek imkansız. Neyse ki, bu küçük yaratıklar, yaptıklarından bihaberdi. Bir deniz feneri bekçisinin kedisi olan Tibbles, bir canlı türünün kökünü kazıdığını hiçbir zaman bilemedi. İçlerinde kahraman olanlar da var. Kanlı Stalingrad Savaşı'nda Rus kuvvetlerine yardım eden Mourka, Londra Kulesi'ne hapsedilen dostuna hep sadık kalan Trixy, tekerlekli sandalyeye mahkûm sahibi çaresiz kaldığında telefonla polise haber veren Tommy de bu kahraman kediler arasında yer alır. Adını tarihe yazdıran diğer kedileri tanımak istiyorsanız, Sam Stall'ın 'Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi' (Can Yayınları) adlı kitabına bir göz atmanız gerekecek. Biz bu kedilerden birkaç tanesini sizin için seçtik.

http://medya.zaman.com.tr/2009/02/28/kedi01.jpg

Tibbles: Bir türün kökünü kazıdı
Kökü kuruyan bu talihsiz tür, Stephens Adası çit kuşuydu. Bu narin, şakrak, fare benzeri kuş, bir zamanlar Yeni Zelanda'nın her köşesinde yaşıyordu. Ama yöreye Güney Pasifik adalarından göç başlayınca, gemilerle birlikte sıçanlar da geldi. 1894'te adaya bir deniz feneri inşa edildi. Fener bekçisi David Lyall, kendisine arkadaşlık etsin diye kedisi Tibbles'ı da getirdi yanında. Tibbles, derhal işe koyulup bu küçük yaratıkların türünü dünyadan sildi.

Ahmedabad: Uluslararası krize yol açtı
ABD'li diplomat John Kenneth Galbraith, Hindistan'ın Gucerat eyaletine yaptığı resmî bir ziyaret sırasında, iki küçük oğluna birer siyam kedisi hediye edilmişti. Kedilerden birine doğduğu kentin anısına Ahmedabad ismi verilmişti. Galbraith ailesi, kedinin ismini kısaltıp Ahmed yaptı. Ama bu, kısa bir süre sonra öğrendiler ki, Hz. Peygamber'in isimlerinden biriydi. Bir gazetede bu kediden söz edilince komşu Pakistan'da ayaklanma çıktı. Amerikan binaları taşlandı. ABD'li personel, sokaklarda saldırıya uğradı. Mollalar Galbraith'in kellesini istedi. Diplomat, konuyu uzun uzun açıkladıktan sonra kriz sona erdi.

Müezza: Hz. Muhammed'in kedisi
Hıristiyanlar kediye daima kuşku ile bakmışlardır. Yüzyıllar boyu yeni doğmuş bebeklerin soluğunu çalmaktan tutun da şeytanın çıraklığına varana kadar suçlanmadığı şey kalmamıştır zavallı yaratığın. Müslümanların kediye bakış açısı ise tam tersidir. Kediler, bu yüce konumlarını Hz. Muhammed'in (sas) sevgili kedisi Müezza'ya borçludur. Bir gün bu sadık kedi, tam da giysisinin yenine kıvrılıp uyumuşken Peygamber namaza çağrılınca, kediyi rahatsız etmektense giysisinin yenini keser. Döndüğünde Müezza, sahibinin önünde eğilir, karşılığında da üç kere sırtı okşanır.

Kartopu: Katili yakalatan kedi
Dougles Beamish, bir cinayet işlemiş, kaçıp kurtulacağını sanmıştı. Adli tıp uzmanları, cesetle birlikte gömülen kanlı bir ceket üzerinde yirmi yedi beyaz tüy buldu. Bu tüyler Beamish'in kedisi Kartopu'ndan başkasının değildi. Kartopu'ndan alınan kan örneği ile tüyler eşleştirildi ve cinayet aydınlatıldı.

Casus Pisi: Bir CIA ajanı
Soğuk Savaş yıllarında pek çok casusluk olayına şahit oldu dünya. Bunlardan belki de en ilginci Casus Pisi adlı CIA ajanı. CIA, bir sokak kedisine ameliyatla mikrofon, pil ve radyo alıcısı, kuyruğuna da anten yerleştirdi. Ama bu 16 milyon dolarlık proje, ilk denemede sona erdi. Bir parkın önüne bırakılan kedi, anında bir taksinin altında kaldı.

Necmi: Adı olan ilk kedi
Firavun III. Tutmotis zamanında yaşayan Necmi'yi diğer kedilerden ayıran bir özellik vardı. Çünkü o, dünyada ismi olan ilk kediydi. Necmi'nin adı, eski Teb şehrinin dışına gömülmüş Puimre adlı önemsiz bir memurun mezarında, duvara yazılıydı.

Pulcinella: Füg bestecisi
İtalyan besteci Domenico Scarlatti'nin Pulcinella adlı kedisi piyanonun klavyesinde gezmekten çok hoşlanırdı. Bunlardan birinde Pulcinella, sıradışı olsa da kulağa hoş gelen birtakım notalara basmış. Scarlatti de bu kısa pasajı notaya geçirmiş ve bu temadan hareketle koca bir füg bestelemiş.

Portakal: Sinemanın unutulmaz rollerinin kraliçesi
Sinemadaki kedi oyuncular listesinin tepesinde Portakal oturuyor. Portakal, 1951'de Rhubarb filmiyle beyazperdeye adımını attı. Brooks'ta Minerva'yı oynadıktan sonra birçok önemli beyazperde projesinde unutulmaz karakter rollerine çıktı. Bunların arasında This Island Earth, Breakfast at Tiffany filmleri vardı. Portakal, hayvan dünyasının Oscar'ı olan Patsy Ödülü'nü 1952'de Rhubarb'daki rolüyle aldı.

Tommy: Telefon eden kedi Ohio'da oturan ve kronik hasta olan Gary Rosheisen, Ocak 2006'da tekerlekli sandalyesinden düştü. Ayağa kalkamıyor, yardım çağıramıyordu. Birkaç dakika sonra biri 911'e telefon etti. Görevli karşıdan ses gelmeyince eve polis gönderdi. Eve giren polisler, Rosheisen'ı yatak odasında buldular. Kedisi Tommy ise oturma odasında telefonun yanındaydı ve evde başka kimse yoktu. Daha sonra Rosheisen, kedisine otomatik çevirme düğmesine basıp 911'i aramayı öğretmeye çalıştığını anlattı.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.