![]() |
Karadeniz Uşakları
Balı deli, denizi azgın, yağmuru sel, bitkisi arsız, deresi fırtına, dağı geçit vermez, yolu macera... Haliyle insanıda heyecanlı, dellenmeye teşne, değişik akıllı, tahripkar, yaratıcı... Coğrafyanın, insanları bu denli etkilediği, hatta belirlediği bir başka yer zor bulunur herhalde. Arabayla gidiyorsunuz. " Lom gibi yağmur yağıyor" ( Bir Hopa benzetmesi. Lom, inşaatlarda bazen bir yeri delmek için, bazen kalıp sökmek için kullanılan ucu sivri, ince bir bilek kalınlığında demir çubuktur.) Evet,lom gibi yağmur yağıyor, ortalığı sular seller götürüyor. Virajı dönüyorsunuz, etraf günlük güneşlik. Ya da kar yağdı, yarım metre kar var. Bir bakarsınız yerdeki kar Hopa'da bir günde erir, hemen yandaki Arhavi'de 10 gün kalır. Çünkü efendim, sadece Hopa'da esen bir rüzgar vardır: Kalas. Kalas çok mübarek ve sert bir rüzgardır. Diyelim ki denize düştünüz, elbiseleriniz ıslandı. Çıkarıp asın, eğer kalas varsa yarım saatte kupkuru. Bu çeşitlilik, Doğu Karadeniz'in etnik yapışı içinde geçerli. Doğudan başlayarak ilk beş ilçenin sahil kesiminde Lazlar yaşar: Hopa, Arhavi, Fındıklı, Ardeşen, Pazar. Pazar'ın yarısı Laz'dır. Arhavi müstesna -oranın tamamı Lazdır-, bu ilçenin yüksek kesimlerim Hemşinliler mesken tutmuştur. Daha yukarda Artvin'de Gürcüler var. Eskiden Ermeniler de varmış, onlar da kalmamış. Daha batıya doğru ise eskiden Rumlar varmış, orlar da kalmamış, ama hala Rumca konuşulan köyler var. Ayrıca, çok eskiden beri göç veren Doğu Karadeniz yine eskiden beri göç de almış. Mesela Hopa'da yerleşik ve çok sayıda İspirli yaşar (Erzurum'un bir ilçesi). îspirlilerin birçoğu neredeyse Lazlaşmıştır; bazı Lazlardan daha iyi Lazca bilirler mesala. Sonra, özellikle son zamanlarda Kürtler de geldi. Ordu, Giresun tarafından Balkan göçmenleri bile gelmiş zamanında. Velhasıl, biraz gayret ederseniz Türklere bile rastlayabilirsiniz bu coğrafyada! (Şaka şaka özellikle Ordu ve Giresun'da çok sayıda varlar.) Aynı çeşitlilik konuşulan diller için de geçerli. Mesela Hopa Lazcasıyla Arhavi Lazcası arasında farklar var. Hele bir Hopalının bir Ardeşenlinin Lazcasını anlamak daha da zor. Burada hemen hala birçok kişinin haberdar olmadığı önemli bir gerçeğe işaret edelim: Her Karadenizli, hatta her Doğu Karadenizli Laz değildir. Laz olanların ayrı bir dili vardır ve demin de dediğimiz gibi, sadece 5 ilçenin sahil kesimlerinde konuşulur.Lazcada bir Türk şivesi değildir.Yani piçak, ayu, ne yapayisun..." Lazca değil sadece Doğu Karadenizlilerin becerebildiği kadarıyla Türkçedir. Lazca olan şudur : "Hami (h'ler yumuşak g'ye yakın okunacak * gırtlaktan ) tutu, mu ikip..." Aynı şey Hemşinliler için geçerli değil. Çünkü batıdaki Hemşinliler dillerini unutmuş. Doğudakiler (Hopa, Kemalpaşa) hala konuşuyor. Hemşinlilerin dili de tamamen ayrıdır; bir Ermeni lehçesi. Hemşinliler, Müslümanlaşmış Ermenilerdir. Hatta, Hopa'da biraz da takılarak şu hikaye anlatılır: "Bizim Hemşinliler Ermeni olduklarım bilmiyorlardı. Ne zaman ki ASALA militanlarının yargılanmasını televizyon verdi ve konuşmaları duyuldu, o konuşmaları anladıklannın farkına vardılar ve aslen Ermeni olduklarını öğrendiler." HER HEMŞİNLİ ERMENİ DEĞİL* Dizinizde kaynağı belirsiz yanlışlar sunulmasını üzüntüyle karşılıyorum. Üzerinde durmak istediğim konu, Hemşinliler. Kelimeden de anlaşılacağı gibi, Hemsin bir yer adı. Çayeli'den başlayıp Hopa'ya kadar uzanan bölgenin dağlık kesimlerinin genel adı. Burada ya-şayanlara etnik kökenine bakılmaksızın Hemşinli denir. Bütün Hemşinlilerin Ermeni kökenli oldukları doğru değildir. Evet, Hopa'nın iç kesimlerinde yaşayan ve Ermeni lehçesiyle konuşan Hemşinliler mevcutur. . Ama Fındıklı, Ardeşen, Pazar, Çamlihemşin, Hemsin ve Çayeli'deki Hemşinlilerin Türk kökenli oldukları bilinmektedir. Bölgedeki diğer bütün etnik grupların ana dillerinin farklı olmasına karşın adı geçen yerlerde anadil Türkçedir. Bir yer düşünün ki, Müslümanlaşmış Ermeniler kendi dillerini konuşsun, Müslümanlaşmış Rumlar kendi dillerini konuşsun, Lazlar, Gürcüler, Çerkezler, Abhazlar kendi dillerim konuşsun, ama "Batı Hemşinliler Ermeniceyi unutmuş" olsun. Hemşinliler sadece nefesli çalgıları bilirler. Tulum ve şimşir kaval çalmaktan hoşlanırlar. Hemşinlilere Ermeni asıllı denmesi, Hemşinlilerin Ms. 620'de Tahpur kasahasına geldiklerinde yörede Ermenilerin oturması ve o zamana kadar kullanılan yöresel isimlerin değiştirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Yoksa Ermenilerle hiçbir ilişkileri yoktur. http://www.karalahana.com/images/trabzon32.jpg |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.