![]() |
Cennet'in Yeryüzündeki Yakutu Hacer-İ Esved..
Cennet'in Yeryüzündeki Yakutu Hacer-i Esved.. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Hacerü’l-Esved 'siyah taş' manasına gelir. Kâbe'de bulunan 18-19 cm kutrunda (çapında), siyaha çalan kırmızımsı esmer, parlak bir taştır. Hz. Âdem (a.s.) yaratıldığında, meleklerin tavaf etmesi için yeryüzünde Allah’ın emri ile Cebrail (a.s.)’ın temelini çıkarttığı ve bugünkü Kâbe'nin ilk şekli olan bina yanına Âdem (a.s.)'ın makamı olarak konduğu rivayetler arasındadır. Kâbe, Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail (a.s.) tarafından inşa edilirken Hz. İsmail (a.s.) tarafından Ebû Kubeys dağından getirilerek Kâbe'nin bugünkü köşesine tavaf işareti olarak konmuştur. Ebû Kubeys dağına Nuh tufanı esnasında melekler tarafından getirilmiştir. Tavafa başlarken, her şavtın sonunda ve sa'ye başlarken bu taşa dokunmak/öpmek veya uzaktan selamlamak sünnettir. Hacerü’l-Esved, Cennet’ten nurdan bir sütun olarak zuhur ettiği ve sonunda bugünkü halini aldığı rivayet edilir. İnsanların günahlarının tesiriyle karardığı da söylenir. Hacerü’l-Esved, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve melekler tarafından öpülmüştür. Hacerü’l-Esved’i öpmek, Cenâb-ı Hakk’ın saltanat-ı İlahiyesine kurbiyete (yakınlığa) bir işaret olması itibariyle hürmet, teslim ve ikrar manasını ifade eder. Kâbe, Huzaalıların eline geçtikten sonra, Hacer-i Esved, onların rakibi olan Cürhümlüler tarafından kaçırılıp sonradan Huzaa kabilesi tarafından yeniden ele geçirilerek tekrar yerine konulmuştur. Daha sonraları Abbasi Halifelerinden Muktedir Billah zamanında Mekke’yi zabtetmiş olan Karamite (Kırmitîler) reisi Tahir tarafından koparılıp Kûfe Mescidi’ne konulmuştu. 20 sene sonra, Halife Mutî’ Billah tarafından 24 bin dinar karşılığında geri alınıp Mekke’ye getirilmiş, bugünkü yerine konulmuştur. Hacerü’l-Esved, muhtelif zamanlardaki yangınlarda kırılmıştır. Şimdi 12 parça olarak birleştirilmiştir. Ufak bir parçası Kanunî Sultan Süleyman zamanında İstanbul’a nakledilmiş, Süleymaniye civarındaki Kanuni Sultan Süleyman türbesine asılmıştır. Rivayete göre; Hacerü’l-Esved kıyamet gününde Kâbe’yi tavaf edenlere şahit olacağından tavafı aşk ile yapmak gerekir. Halk arasında hacdan gelenlerin avuçlarının içlerinin öpülmesi o nedenledir ki, hacca gidip tavaf edenler Hacerü’l-Esved’i selamlarlar, öperler ya da dokunarak veya uzaktan ellerini açarak istilam ederler. Çünkü hacı “elestü bi Rabbiküm” bezmindeki ikrarı burada yenilemiş olduğundan memleketinde henüz hacca gidememiş kimselerin onu tasdik ettiklerini ifade için hacının avucunun içini öpmeyi âdet edinmişlerdir. “Yedi kat gök ve yer ve bunların içindekiler, Allah’ı tesbih eder. Hiçbir varlık yok ki, Onu hamd ile tesbih etmesin; fakat onların tesbihini anlayamazsınız!” (İsrâ sûresi, 17/44) Bütün mahlukat Allah’ı zikrediyor. Onlara zikir etme kuvvetini veren Allah Teâlâ, onları konuşturamaz mı, onlara şefaat izni veremez mi. Hacerü’l-Esved’i öpmek sünnettir. Hz. Ömer (r.a.), Kâbe’yi tavaf ederken Hacerü’l-Esved’e karşı: “Sen bir taşsın, zarar ya da faydan olmaz; ama Rasûlullah (s.a.v.) öptüğü için ona uyarak seni öpüyorum” dedi. Hz. Ali (r.a.), bunu işitince, Rasûlullah (s.a.v.)’in: “Hacerü’l-Esved, kıyamette insanlara şefaat eder” buyurduğunu ben işittim demiştir. Hz. Ömer, Hacerü’l-Esved’in Cennet’ten geldiğini, o taşı öpmenin sünnet olduğunu, taşın şefaat edeceğini elbette biliyordu. O’nun böyle bir ifade kullanması ve Hz. Ali’nin bu hadis-i şerifi nakletmesi dindeki bir hükmün vesika haline gelmesi içindir. Hacerü’l-Esved’le ilgili çok hadis-i şerif vardır. İşte onlardan bazıları: “Hacerü’l-Esved, Cennet yakutlarındandır. Kıyamette, iki gözü ve bir dili olduğu halde getirilir. Tazim ve sıdk ile istilam edenin lehinde şahitlik eder. Riya ve alay ile istilam edenin de aleyhine şahitlik eder.” (Tirmizî) “Hacerü’l-Esved’i hayırlı işlerinize şahit yapın. Çünkü o, kıyamette şefaati reddedilmeyen bir şefaatçidir. Dili ve iki dudağı olacak ve ona elini sürene şahitlik yapacaktır.” (Taberanî) “Rasûlullah (s.a.v.), Hacerü’l-Esved’i istilâm ettiklerinde, onu öper ve yüzünü sürerdi.” (İbn Mace) ”Hacerü’l-Esved’e cahiliye zamanı adamlarının manevi pislikleri bulaşmasaydı, ona dokunup da iyi olmayan dertli kalmazdı.” (Beyhâki) “Kıyamette onun fasih bir dili olduğu halde Hacerü’l-Esved huzura getirilir ve o, iman ile kendisine dokunanlara şehadet eder.” (Hâkim) “Hacerü’l-Esved kardan daha beyazdı, insanların günahları onu kararttı.” (Taberani) Yüce Mevlâ’mız herkese bu nimetten hissedâr olmayı nasip etsin. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.