ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Valideyn (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=569048)

Prof. Dr. Sinsi 08-24-2012 04:31 PM

Valideyn
 

BİSMİHİ TEALA

ALLAH (Celle celalühü) ana baba hakkına o kadar büyük önem atfet­miştir ki, kendi rızasını bile ana baba rızasına bağlamıştır. İnsanı Ya­ratan olduğu için kendisine şükrü vacip kıldığı gibi, dünyaya gelme­sine vesile oldukları için de ana ve babaya şükrü de âdeta kendisine yapılan şükre müsavi olarak zikrederek onu da vacip kılmıştır. Nitekim bir ayet-i kerime de:



''Biz insana anasına babasına ihsan (iyilik) etmesini tavsiye (ve emr) ettik. Annesi onu, zaaf üzerine zaafla (çeşitli zorluk, zahmet ve sıkıntılara katlanarak) karnında taşıdı ve iki sene ona süt emzirdi ve iki seneden sonra sütten ayırdı. (Bu nedenle dedik ki) Ey insan! Bana ve valideynine (annene ve ba­bana) şükret! Çünkü, âhirette dönüşünüz Bana’dır!“

Dönüşümüz ALLAH'a (Celle celalühü) olacaktır ve bu emre uyup uy­ma­dığımızdan elbette sorulacağız. Ana babaya itaat, onlarla hüsn-ü mu­aşeretle davranmak, huzurlarında gerekli olan edebe uymak ve onla­rın bütün haklarını korumak insan üzerine vacip bir vazifedir. Özel­likle evladı için çeşitli zorluk ve sıkıntılara, zahmetlere katlanan an­neye daha da itaatkâr olmasını tavsiye edildi.

Çünkü o, evladını kar­nında taşırken giderek daha da fazlalaşan zahmet ve sıkıntılara düçar olmakta ve doğum yaklaştıkça bu zorluk ve zayıflık ziyadeleşmekte­dir. Doğum sonrasında da evladın terbiye ve muhafazası devam eder ve yine pek çok zorluklarla karşılaşır. Kısacası, bülûğ çağına gelinceye kadar bu iş öylece devam eder.

Bülûğa erdiği zaman insan şu ilâhî fermana muhatap olur:

''Ey insan! Bil asâle (öncelikle ve özellikle senin Yaratıcın olmam hasebiyle) Bana şükret! Çünkü, seni yaratmakla kalmayıp, sana ayrıca sayısız nîmetler verdim. Öyle ise, bunların şük­rünü edâ etmen için Bana karşı şükredici (şekûr) bir kul ol­man elbette vaciptir. Pederine ve validene de şükret! Çünkü onlar, senin vücûda gelmene vesile oldular, seni beslediler, büyüttüler, terbiye ettiler ve senin için pek çok zorluklara katlandılar. Buna karşılık onlara da şükretmen (teşekkür et­men ve minnet duyguları içinde olman) vaciptir. On­lara iyi ve saygılı olmakla, haklarına uymakla, korumak ve kol­lamakla.. şükür borcunu öde! Aksi halde, cezalandırıla­cak­sın! Unutma ki, dönüşün Bana’dır. Yaptıklarından sual ol­unacaksın. Bu şükür görevini ifa etmeyecek olursan seni cezalandıracağım!“

Beyzavi’ye (rahmetullahi aleyh) göre, çocuk emzirme süresinin iki yıl olduğuna bu âyet bir delildir. Çünkü, emzikten kesilme zamanının iki sene ta­mamlanınca olacağı izah buyurulmuştur. Annenin çocuğu için kat­landığı zahmet ve sıkıntılara ayrıca işaret olunması da, anneye olan ihtimamın daha fazla olmasını gerektirmektedir. Nitekim Rasûlullah (Sallu aleyhi ve sellem) Efendimiz,

''Kime iyilik edeyim?“ diye soran birine: „Anana, sonra anana, sonra anana ve sonra ba­bana.“ diye cevap vermiş olması da bunu teyîd etmektedir. Demek ki, babaya nazaran, annenin hukuku daha da büyük bir önem arz et­mektedir. Ana ve babaya şükür borcu, sağlıklarında onlara saygılı olmak ve hizmet etmekle olur. Vefatlarından sonra onlara şükür ise, onlara hayırla dua etmek ve dostlarıyla münasebetlerini devam et­tirmektir.

Hazin ve Medarik’te haber verildiğine göre bu âyet-i tefsîr ederken Süfyân bin Uyeyne (http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg anh) şöyle buyurmuştur:

„Bir kimse beş vakit namazı eda ettiği takdirde ALLAH’a (Celle celalühü) şükretmiş olur. Bütün namazlarının akabinde anne ve babasına hayırla dua ettiği zamanda da ebeveynine olan şükür borcunu eda etmiş olur.“

O halde ana babaya karşı saygılı ve terbiyeli olmak, yaşlan­dıklarında onlara hizmet etmek, her zaman yardımcı olmak ve emir­lerine karşı gelmemek, hayatta iken de, öldükten sonra da onlara her duasında onlara da yer vermek vacip olan bir görev olarak karşımıza çıkmakta­dır. Bu göreve gereken önemi vermeyenlerin ALLAH (Celle celalühü) tarafından cezalandırılabilecekleri de aslâ hatırdan çıkarılmamalıdır!




Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.