![]() |
“Yolun Doğrusunu Göstermek Allah’A Âittir.” (Nahl: 9)
Bunun içindir ki insanların kendilerine bir lütuf olarak gösterilmiş olan hiyadet yolunu takip ederek ebedi hayatlarını kazanmak için çalışmaları gerekir. Nitekim diğer Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Yolun doğrusunu göstermek ALLAH’a âittir.” (Nahl: 9) “De ki: Gerçek Rabb’inizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin!” (Kehf: 29) Dünya da ahiret de ALLAH’a âittir. Her ikisi de O’nun mülküdür, O’nun kudret ve tasarrufu altındadır. Âyet-i kerime’sinde: “Şüphesiz son da ilk de (ahiret ve dünya da) bizimdir.” buyuruluyor. (Leyl: 13) Ne ahirette ne de dünyada O’nun hüküm ve iradesinin dışında geçerli olacak bir başvuru yeri yoktur. Hidayet O’nun hidayetidir. O nasıl dilerse öyle olur. ALLAH-u Teâlâ hidayet yoluna gitmekle faydanın, dalâlet yoluna gitmekle zararın ancak kulların kendilerine âit olduğunu beyan etmek üzere Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyurur: “Ben sizi alevler saçan bir ateşe karşı uyardım. O ateşe ancak yalanlayıp yüz çeviren bedbaht kimse girer.” (Leyl: 14-15-16) Küfür ve isyanda ileri gidip tevbe etmeyen bedbahtlar o ateşte yanarlar. ALLAH-u Teâlâ’yı yalanlayıp inkar eden, İslâm’ı kabullenmeyen, bir an olsun Hakk’a yönelmeyen kimselerin yanında; takvada ileri bir merhaleye varan, küfür ve şirkten sakınıp, onları hatırına bile getirmeyen, nefsini arıtmak için malını hayır yollarında harcayan itaatkar müminler ise bu ateşten uzak kalacaklardır. Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Temizlenip arınmak üzere malını hayra veren kimse ise ondan uzak tutulur.” (Leyl: 17-1Cool ALLAH-u Teâlâ dünyada ve ahirette bunlara, râzı ve hoşnud olacakları kadar lütufta bulunacaktır. Malını Rabb’ine taat uğrunda infak eder, verdikleri ile hem kendisini hem malını temizlemek için gönüllü olarak verir. Yalnız ve yalnız Hakk’ın rızâsını gözetir. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.