![]() |
Mutçuluk -Neo-Hegelcilik -Neo-İdealizm
Mutçuluk
İnsan davranışlarının mutluluk isteğiyle belirlendiği görüşüne dayanan törebilimsel akım. Antikçağ Yunan felsefesi, çoğunlukla, bir mutçuluk felsefesidir. En üstün iyi, mutluluktur. Sokrates'e göre, en üstün iyi olan mutluluk, töresel mutluluktur ki bu da bilgiyle elde edilir. Bilgiyle erişilen mutluluk, bilgenin mutluluğu, Sokrates'ten sonra hemen bütün Yunan düşünürlerince olduğu gibi kabul edilmiş bir temadır. Örneğin, hazcı Aristippos'a göre gerçek haz, sürekli olandır, sürekli olan hazza da bilgelikle varılabilir. Epikuros'a göre gerçek mutluluk, erdem yoluyla varılan bir çeşit yüksek duygusuzluk halidir. Erdem, bilgeye, kendi mutluluğuna yarayan her şeyi yaptıran, kendi mutsuzluğunu doğuracak her şeyden de kaçınmasını sağlayan bir davranıştır. Stoacı Zenon da aynı kanıdadır, en yüksek erdem mutlu yaşamaktır, buna da bilgelikle varılır, bilgelikse doğaya uvgun davranmakla gerçekleşir. Bir bakıma bütün öğretiler, mutluluk amacını taşımaktadırlar. İnsan, çeşitli öğretilerle, mutluluğa erişmenin yollarını araştırmaktadır. Mutluluk, hemen bütün öğretilere göre iyi yaşama anlamındadır. Toplumsalı bireysele indirgemek, mutluluk koşullarını her zaman ve her yerde aynı ve geçerli saymak gibi güçsüzlüklerine karşın mutluluğu ölümden sonraya aktaran dinsel anlayıştan çok daha bilimsel olan mutçuluk anlayışı, insanları bu dünyada mutlu kılmanın yollarını aramak gibi üstün bir güç taşır. Fransız maddecileriyle İngiliz yararcıları ve Amerikan pragmacıları, bütün idealist yanılgılarıyla birlikte, temelde mutçuluk anlayışından yola çıkmışlardır. Neo-Hegelcilik Yeni Hegelcilik. Dinsel ve kurgusal felsefeyi savunmak üzere ileri sürülmüş diyalektik özden yoksun Hegelcilik anlayışları. Diyalektikten yoksun idealist Hegelciliğin usaaykırı bir biçimde çeşitli yorumlarını dile getirir. Yenihegelcilik, Hegel'in diyalektiğindeki bütün sağlam ve olumlu yanları bir kenara bırakarak bütün idealist yanları ele almak ve büyütmek yolunda belirmiştir. Yenihegelcilere göre hayat uyuşturulamaz karşıtlıklarla (antagonizm) doludur. Uyuşturulamaz karşıtlıklar doğaldır, hayatın yapısı gereğidir ve insanlarca hiç bir zaman aşılamaz, çözümlenemez. Öyleyse insanlar uyuşturulamaz karşıtlıkların aşılması yolunda hiç bir çaba göstermeksizin kendilerini hayatın akışına bırakmalıdırlar. Kimi yenihegelciler de karşıtlığın aşılması yerine uyuşturulmasının olanaklı bulunduğunu ileri sürerler. Diyalektiği tümüyle yadsıyanları olduğu gibi onu sadece bilinçsel alana İndirgeyenleri de vardır. Fransa'da varoluşçulukla kaynaştırılmış, Mussolini İtalya'sında faşizmin emrine verilmiştir. Bu tüm idealist yenihegelciliği İskoçya ve İngiltere'de J. H. Stirling, John ve Edward Caird, T. H. Green, F. H. Bradley. B. Bosanquet, R. B. Haldane, J. E. Mc Taggart; Amerika'da da W. T. Harris, Josiah Royce izlemektedirler. Neo-İdealizm Yeni-Düşüncecilik. Bilimsel verilerle uyuşturulmaya çalışılan XIX. yüzyıl sonlarıyla XX. yüzyıl düşünceciliği. Türkçe yazımıyla yeni idealizm de denir. Yenihegelcilik'le anlamdaş sayanlar da var. İradeci metafizik de deniyor. Kimi felsefe tarihçileri de bu deyimle özellikle Benedetto Croce ve Giovanni Gentile'in temsil ettikleri İtalyan Hegelciliğini dile getiriyorlar. Fransız düşünürü Main de Biran'ın iradeci kişicilik, Victor Cousin'in kimi papazlarca edep gerekleri felsefesi adıyla anılan öğretileri de yenidüşünceci öğretiler sayılıyor. Çağımızda yenidüşünceciliğin çok ve çeşitli biçimleri meydana çıkmıştır; Olaybilim, Mah'çılık, yenigerçekcilik, yenieieştiricilik, kişilikcilik, yaşam felsefesi vb. yenidüşüncecilik disiplini içindedir. Genellikle Felix Ravaisson, Jules Lachelier, Maurice Blondel, Boutroux, Bergson, Herbert Bradiey, Bernard Bosanquet, Th. Hill Green, Octave Hamelin, Rudolph Hermann Lotze, Gustave Th. Fechner. Wilhelm Wundt yenidüşünceciliğin başlıca temsilcileri sayılmaktadır. Çağdaş burjuva felsefeleri, yeni ya da eski düşünceci öğretilerdir. Bu acıdan bakınca, çağımızın moda felsefesi olan varoluşçuluğun bile yenidüşünceci bir öğreti okluğu kolaylıkla görülür. Bütün bu öğretilerin ortak niteliği, kimilerinin bilimsel verilere dayanma savlarına rağmen, bilime karşı ve bilimdışı oluşlarıdır. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.