![]() |
Tab'î Mustafa Efendi
Kassam Ahdebzade Mustafa Efendi adıyla da anılan Tab'î Mustafa Efendi'nin besteciliğinin yanı sıra, hattatlıkla uğraşması, bir divan oluşturacak kadar şiir yazmış olması,onun Enderun'da eğitim gördüğü izlenimini vermektedir. Tab'î Mustafa Efendi padişah Osman III döneminde saray müezzini oldu. 1758'de de Kapıcılar kâtibi (hünkâr yaverleri kâtibi) olarak atandı. 1760'tan sonra Galata'daki evine çekilerek, uğraştığı bütün sanat dallarını bıraktı. Lale devrinin bestecileri arasında yaygın bir ün kazanan Tab'î Mustafa Efendi'nin besteleri kasik Türk müziğinin özgün yapıtları arasında sayılır. İnce işlenmiş ezgilerden oluşan bu besteler, Lale devrinin edasını ve havasını yansıtır.Hemen bütün dönemlerde, yapıtları beğeniyle dinlenen Tab'î Mustafa Efendi'nin yüzden fazla yapıtı arasında ancak otuz kadarı günümüze gelebilmiştir. Eserleri: Yegâh beste (hafif usulünde): Buldum peyâm-ı lûtf ile yârin nişanesin. Nühüft beste (devr-i kebir): 01 meh-i hüsnün dilâ zâr-ı nihânın kim bilir. Nühüft ağır semai (aksak semaî): Seyr edip aks-i ruhin câm-ı safa memlûde. Bayati nakış ağır semai (aksak semai; sengin semai değişmeli): Çıkmaz derûn-ı dilden efendim muhabbetin. Bayati yürük semai (yürük semai): Gülyüzlülerin şevkine gel nûş edelim mey. Hüseyni yürük semai (yürük semai): Dök dîdeden eşk-i teri sermayesiz olmaz. Hüseyni nakış yürük semai (yürük semai; aksak semai değişmeli): Ben gibi sana âşık-ı üftâde bulunmaz. Rast beste (hafif): Seyr eyle o billur beden taze Fireng'i. Sâzkâr beste (zencir): Hemîşe dilde sühân elde sâz-kârımdır. Hicaz yürük semai (yürük semai): Takat mı gelir sevdiğim ol işve vü nâze. Uşşak yürük semai (yürük semai): Ol sîm-beden câme değişmekten usanmaz. Hûzî beste (muhammes): Bir güzel Arnavud'un gamzesi kâr etdi dile. Hûzî yürük semai (yürük semai): Bakma bize düşman gibi ordan, beri gel ha. Kürdi beste (hafif): Dağ-ı dilimi saklar iken yâre açıldı. Rehavi ağır semai (sengin semai): Portakal u turunç iki memesi. Şehnazbuselik yürük semai (yürük semai): Nâz ile hıram eylese titrer o sementen. Dügâh beste (devr-i kebir): Berk-i gül ey gonca-f em sen gibi ter-dâmen midir. Dügâh beste (devr-i revân): Nigâh-ı lûtf ederek sana hayran olduğum busen. Dügâh ağır semai (aksak semai): Nedir ol cünbüş-i nâdîde o cân-sûz ni-gâh. Rahatülervâh beste (çenber): Aldırıp kendini hüsnün seyreden seyyah olur. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.