![]() |
İngiltere'de Demokrasi Hareketleri
Avrupa’da mutlakıyetçi kraliyet rejiminden parlementerizme geçiş, İngiltere’de başlamıştır. Kıran kırana geçen siyasi mücadelenin sonucunda İngiliz soylular, Kral Yurtsuz John’a 1215 yılında Magna Charta adı verilen bir fermanı kabul ettirerek, parlemento yönetimini kurdular. Buna göre: 1. Kral halkın onayını almadan vergi toplayamayacaktı. 2. Kanuni dayanağı olmadan kimse tutuklanamayacak, hapis ve sürgün edilemeyecekti. 3. Ülkeye giriş ve çıkış serbest olacak, tam ticaret serbestisi tanınacaktı. Parlementer sistem bazen işletilerek bazen askıya alınarak, on yedinci yüzyıla gelinmiş olundu. Bu yüzyıl mutlakiyetçilerle özgürlükçü hareketlerin mücadelesine sahne olmuştur. Kral I. Charles’ın parlementoya danışmadan İspanya ve Fransa’ya savaş ilan etmesi ve bu savaşların maliyetini karşılayabilmek için vergileri arttırması üzerine, İngiliz Parlementosu 1628 yılında Haklar Bildirisi (Petition of Rights) adı verilen belgeyi yayınladı. Bu bildiride, kralın yetkileri sınırlanarak hukuksal süreçten geçmeden kralın kimseyi suçlayamayacağı, cezalandıramayacağı ve orduyu halka karşı kullanamayacağı belirtiliyordu. Kral buna tepki göstererek parlementoyu dağıttı. Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlementoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı. Aradan geçen kırk yıllık süreç sonunda, 1689 yılında İngiliz Parlementosu’nun Haklar Kanunu (Bill of Rights) yayınlamasıyla, egemenlik parlementonun denetimine geçmiştir. Bu bildiriye göre; 1. Parlemento seçimleri serbestçe yapılabilecektir. 2. Parlemento üyeleri tam bir ifade özgürlüğüne sahip olacaktır. 3. Parlementonun kabul ettiği kanunlar kral dahil herkesi bağlayacaktır. 4. Parlementonun izni alınmadan asker ve vergi toplanamayacaktır. Bu kanun ile parlementer demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi ilkeler Avrupa’da ve tüm dünyada ilk önce İngiltere’de uygulanmıştır. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.