ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Gariplerin Dini: İslam (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=523844)

Prof. Dr. Sinsi 08-20-2012 11:03 PM

Gariplerin Dini: İslam
 

Baktık ki,(Forumdaki)dinler bahçesinde bir nadide çiçek eksiktir.

Haddimiz olmayarak,bahçevanlığa soyunduk.

İnşaAllah,altından kalkarız.

İslamiyet....Sadece bir din degil,bir derya...sebil.

Tüm dinlerin cemidir(Toparlanıp özütünün alınmasıdır)

Bir yaşam tarzıdır,bir felsefe,bir ilim.

İslam,bir din de degildir...bir idealdir;

Son kertede ulaşılabilecek.

İslam,tevhid dinidir.Kayıtsız ve şartsız;

Saf Tevhid'dir.


Zaman zaman,yüregi buruk insanlar gördük,

''Ben/Biz müslümanım/müslümanız''diyenlerin incittigi,

Pireye kızıp,yorganı yakanları gördük.

Dini kendi diyalektigi ile degil,uygulaması ile,

Uygulayan taraftarlarının icraatleri ile degerlendiren...

Bu lezzete uzak duran...uzak kalan...

Nice canlar,mücevherler gördük.

Onlara,izah etmemize bile izin vermeyenler gördük.

O kadar kırılmış,o kadar üzülmüş,sinirlenmiş.

İzin verse idiler;

Onlara İslamın ''Gariplerin Dini''oldugunu anlatacaktık.

Asla,cebbarların,zalimlerin,anlayışı kıtların,sevgisizlerin..

Hoşgörüsü olmayanların dini olmadığını,olamayacağını,

Bir bir anlatacaktık.Çoğunca olmadı,olamadı.

Onlara,her ilahi din mensubuyetine sahip saliklerin...

Kendilerinden bir parçayı bu gergefte bulabilecegini,

Bu gariplerin cemaatinde,masum ve mazlumların

otağında herkese bir minder olduğunu söyleyemedik.

Onlara...Rahman ile Brahman arasındaki benzeşimi;

Ya Huve derken Yahveh,El-lahumme derken Elohim

demiş oldugumuzu,meryem suresini anlatamadık.

Neticede Bütün güzel isimlerin...

O,El Müteali'ye ait oldugunu diyemedik.

Sapalarda,gölgelerde yaşanan hakiki İslamı,

Saf tevhid'i ve Saf Vahiy'i ifade edemedik.

Ortada dolaşan,garip kılıklı,çatık kaşlı...

Din bezirganlarından,tacirlerinden,Heva ve

hevesini din-tanrı edinenlerden...o karanlıktakilerden,

nefis ejderhasının sırtına semer olmuşlardan

sıra gelmedi belkide.......neyse.


Buda bir imtihan aslında....belki;

Kapıyı böyle heyulalara tutturmak...

O engele ragmen kapıdan girmek,

Bedevi degil;

Medeni İslama yönelmek.

Veya yerdeki mücevheri,üstündeki tortu ve

kirleri silip parlattıktan sonra görmek...

Görebilmek.......Kim bilir.

Prof. Dr. Sinsi 08-20-2012 11:03 PM

Gariplerin Dini: İslam
 

Sn.Kether,

Yorumunuz için teşekkürler.

Biz,özel olarak sizleri hedeflememiştik,fakat bu meyandaki

yorumunuzda yazıya oturmuş.

Öncelikle hedefimiz,bir dinin propagandasını yapmak degil;

Bir dindeki potansiyeli tanıtmak idi.Bu amacımızı güncel

yaşamımızdan gözlemlerle aktarmaya çalıştık.

Dinler...evet dinler ve tabii ki İslamiyet dini de dahil;

araçtırlar,hedefe götüren araç.Amacın öznesi degiller elbette.

Amaç,insanın kendini tanıması,kendini tanıma bilgisi

üzerinden Rabbini tanıması,Ruhsal tekamülünü tamamlayarak

daha yüksek planlardaki konumuna hazırlanmasıdır diye

düşünmekteyiz.

Salt din açısından yaklaşırsak,Dinleri merkezde konumlandırıp

amaç haline getirirsek,O Yüce Olan'ı sınırlamış oluruz.

Şüphesiz ki O,Yüce Olan dinlerden de alemlerden de beridir.

Ancak,

Dinler tamamen de reddiye edilecek bir noktada olamazlar.

Nedenine gelince;

Bu gün bildigimiz tüm manevi bilginin kaynağıdır dinler.

Asırlardan beri biriken bir tecrübe ve ilahiyat kültürü

potansiyeli de taşırlar.Kaldı ki;

''Ben dinden ayrı bir yol seçtim''dediginiz anda aslında yine dine bulaşırsınız.

Sadece yeni bir Din/ekol/Yöntem ortaya koymuş olursunuz.

Hiçbir felsefe yoktur ki din ile birleşim veya kesişim yapmasın diyoruz

bu konuda.Gizli veya açık yapar yani.

Biz,meseleye ''faydacı''bir yaklaşımla yaklaşıldığı kanaatindeyiz.

Kişi,bir kısım bilgi,bilinç düzeylerine ulaşıp,bazı ritüeller ile

birtakım özel güçler kazanmak peşinde ise....ve,

Bu duruma da'' kendimizi geliştiriyoruz'' şeklinde

bir açıklama getiriyorsa...

Bunu yanlış buluyoruz.Bunu sadece yanlış degil;

tehlikeli de buluıyoruz.

Bu tesbitimiz size veya başka bir kişilige degil,

tamamen genel olarak hissettigimiz yaygın bir durumun tesbitidir.

Bize ve tecrübelerimize göre:

Kişinin birtakım eylem ve fiillerle,kişisel çaba ile

kazanabilecegi herhangi bir ''Kişisel gelişme'' yoktur.

Net olarak söylüyoruz: Yoktur.

Var gibi görünen ve söylenebilecek bazı yaşanmış vakalara gelince:

Bunların birtakım cin ve şeytanların işi oldugu ve kişiye asla bir

kazanım sağlamadığı da çok eskilerden beri bilinen bir

durumdur.Yani bir serap durumu ve aslında ilerlemeye degil;

muhteşem bir gerilemeye yol açan vakalardır bunlar.

Pergelinin çivili ucunu illa ki O Yüce Olan'a koymak ve

dini/veya felsefeyi-her ne ise- O'na özgüleyerek çaba göstermek gerekir.

Bu seviyedeki çalışmalar neticesi kişi,gerçek anlamda gelişir.

Nasibi olur ise birtakım hediyeler alır,bir takım şeyler yaşatılır.

Bu insanlar elbetteki kalem kagıt alıp veya TV lere koşup,

şunu-bunu yaşadık diye ulu orta dökmiyecek kadar da,

tevazu ve edep sahibidirler.

Aksi durumdaki insanın nasibi olmaz zaten...sadece şarlatandır.

Susma emrine uymayan sistemin kenarından geçemez.

Netice itibarı ile ''son çıkan din bir öncekinin yaması olur''sözünüzü

cevaplamadan not alarak geçiştiriyoruz.Çünkü;

Bizler tüm beyinsel düşüncelere sevgi ile bakıyoruz.

Beynin alem-i Kübra oldugu ögretilmiştir çünkü.

Saygılar sunarız.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.