![]() |
Büyüklenmek [Kibir]
Bir insan kendini, iyiliklerini ve ibâdetlerini üstün görmesi, kötü bir huydur. Allahü teâlâ, kendini başkalarından üstün görmeyi ve üstün bilmeyi haram etmiştir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (Kalbinde zerre kadar kibir "büyüklük" bulunan kimse Cennete giremez) buyurdu. İnsanlardan, Allahü teâlâya karşı bile üstünlük taslayanlar oldu. Nemrud ve Firavun böyleydiler. Tanrılığını ilân ettiler .Allahü teâlânın nasihat vermek için gönderdiği peygamberini, Nemrud ateşe attı. Firavun da öldürmek istedi. Her ikisi de aciz, zavallı bir insandı. Allahü teâlâ Nemrudun canını, burnundan beynine giren bir sinek ile aldı. Firavunu da Kızıl Denizde boğdu. Her asırda böyle ahmaklar gelmiş tir. Mao ve Stalin gibi zalimler, milyonlarca insanı öldürerek ve işkence yaparak, din adamlarını ve müslümanları, din kitaplarını yok ederek, milletlerini sindirmişler, korkutarak kendilerine taptırmışlardır. Peygamberlere karşı büyüklük gösterenler oldu. Şeytan, ilk peygamber Âdem aleyhisselâma secde etmeyerek ilk kibirli kimse oldu. Sevgili Peygamberimiz İslâmiyeti açıkladığı ve yaymaya başladığı zaman, (Bu din, Mekkenin ileri gelenlerine indirilseydi daha iyi olurdu) dediler. Büyüklük ve azamet, Allahü teâlâya mahsustur. Kullarına tevazu, alçak gönüllülük yakışır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (Allahü teâlâ buyuruyor ki, üstünlük ve azamet, bana mahsustur. Bu ikisinde bana ortak olanı Cehenneme atarım, hiç acımam) buyurdu. Fakat kalbinde zerre kadar îmân olan, Cehennemde sonsuz kalmayacak, Cennete girecektir. Büyük günah işleyip de tövbe etmeyen, şefaata, affa kavuşamıyan mü'min, Cehennemde günahlarının karşılığı olan azapları çektikten sonra çıkarılacak, Cennete sokulacaktır. Cennete giren, oradan hiç çıkmayacaktır. Hadîs-i şerîfde (Kibri, hıyaneti ve kul borcu olmayan mü'min, hesapsız Cennete girecektir) ve (Kul hakkı, mü'minin aybı, kusurudur) buyuruldu. İnsanlardan cahil olanlar, yedi şeye kavuşunca, kendilerini başkalarından üstün, büyük görürler. Büyüklenmeye sebep olan yedi sıfat şunlardır: Din ve fen bilgilerinde yükselmek, yapılan ibâdetler, mensup olduğu ailenin soyu-sopu, güzellik, kuvvetli olmak mal ve mevki-rütbe sahibi olmak. Bunlar, iyi niyetlerle yapılırsa her biri, Allahü teâlânın rızasını kazanmaya da sebep olur. İnsanlara faydalı olmaya yarar. Bu sıfatları ile büyüklük, üstünlük taslayanları Allahü teâlâ sevmez. Haset, kin tutmak ve riya (gösteriş) da büyüklenmeye sebep olur. Büyüklüğün ilâcı tevazudur. Tevazu alçak gönüllü davranmak, büyüklenmemek demektir. Yüce Rabbimiz, (Büyüklenenleri sevmem, tevazu edenleri severim) buyuruyor. Sevgili Peygamberimiz de, (Allahü teâlâ tevazu üzere olmayı bana emretti. Hiçbiriniz, hiçbir kimseye büyüklük, üstünlük göstermeyiniz.) buyurdu. ALINTI |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.