ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Psikoloji / Sosyoloji / Felsefe (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=595)
-   -   Başarının Bilinmeyen Bir Sırrı Daha! (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=519455)

Prof. Dr. Sinsi 08-20-2012 11:07 PM

Başarının Bilinmeyen Bir Sırrı Daha!
 

Beni anladınız artık.

Benim tüm derdim her öğrencinin/çocuğun kendi kapasitesini kesfetmesine yardımcı olacak ve onlara hayat başarısı getirecek bir eğitim sistemi kurmak.

Ama şu andaki okul sistemi bunu sağlıyor mu? Hayır.

3 milyondan fazla işsiz var. Bu sayı düşecek mi?

Ekonomi düzelse de düşmeyecek. Çünkü bu 3 milyonun büyük bir kısmı 21. yüzyıl becerilerine sahip değil. İş bulmaları zor.

Hem liselerde hem de üniversitelerde öğrencilere konuşuyorum. Hepsinin mutlaka bir bahanesi var. Bu bahaneler gerçek engeller mi?

Nesnel engeller

Öğrencilerin haklı olduğu durumlar var. Başarıya ket vuran nesnel engeller var.
Müzik yeteneği olan bir öğrencinin piyanosu yoksa, kendisini geliştiremez. Piyano olmaması nesnel bir engel.

(Tabii bu arada unutmayalım. Bill Gates'in bilgisayarı yoktu ama geceleri bir liseye gidip, laboratuvarda sabaha kadar program yazıyordu.)

Ama engellerin çoğu genelde öznel engeller.

Öznel engeller

Ama başarının önündeki en büyük engeller daha çok nesnel. Yani kafamızda kendimiz için yarattığımız engeller. Kendi düşüncelerimiz bizi sabote ediyor.

Ben başaramam!
Bu bana mı kaldı?
Ne adamlar var!
Parasız ne yapabiliriz ki!
Adamın olmadan hiç bir şey yapamazsın!

Güzel bir örnek var.

Flash Forward

Flash forward adlı bir dizi vardı. Bu dizede tüm insanlar 2 dakika 17 saniye bayılıyor. Bu baygınlık sırasında rüya görüyor.

Bu rüyada da kendilerinin 6 ay sonra o saatteki hayatları gözlerinin önünden geçiyor.

Bir karakter tam intihar etmek üzereyken bayılıyor. Rüyasında 6 ay sonra kendisini çok mutlu bir birey olarak görüyor.

Ayılınca, intihar etmekten vazgeçiyor. Çünkü ileride mutlu olacağını biliyor.

‘Gelecek beni kurtardı' diyor.

Bu dizi sadece bir kurgu ama bir ders çıkartabiliriz.

Biz de kendimizin 6 ay sonrasını pozitif bir şekilde hayal edip, şu andaki duygularımızı değiştirebiliriz.

Beynimizin bu gücü var. Oturtuğumuz yerden, geleceğimizi hayal edip, bütün öznel engelleri kaldırabiliriz. Bence okul bunu öğretmeli. Aileler bunu öğretmeli.

Hayal etmek

Jerry Porras, “Success built to last” kitabında başarılı insanlar ile yaptığı röportajlara yer vermiş.

Bütün başarılı insanların ortak bir özelliği var.

Hepsi başarılarını hayal etmiş. 6 ay sonrasını, 5 yıl sonrasını, 10 yıl sonrasını.

Beyin güçleri ile engelleri kaldırmışlar. Yerine başarıyı koymuşlar.

Bilinç düzeyi yüksek insanlar, hayatta olanlardan bağımsız olarak kendi düşünce sistemlerini değiştiren insanlar.

Öznel engeller yerine başarıyı koyan insanlar.

Siz de geleceğinizi hayal ederek başarıya ulaşabilirsiniz.

Not Bir kadın okurum “Özgür Bey neden erkekler tuvalete dergi ya da kitapla girer ama kadınlar girmez?” diye sormuş.

Facebook'ta tartıştık ve öğrendim ki kadınlar da dergi ya da kitap ile tuvalete giriyormuş.

Yazan : Özgür BOLAT | Hürriyet

Prof. Dr. Sinsi 08-20-2012 11:07 PM

Başarının Bilinmeyen Bir Sırrı Daha!
 

Umudun gelecekte ki olası etkisi yeni çözülen bir sır değil ki...Her şeyin başının umut etmek ,hayal kurmak,pozitif yaşam olduğunu uzun süredir biliyoruz.Ama insanlar sürekli yeni şeyler keşfetmiş gibi aynı şeyleri pişirip yediriyorlar.Hele biri var yeni kitap çıkardı başarının sırrıyla ilgili resmen ho'ponopono yöntemini kendi yöntemi gibi satıyor şu anda.

Flash forward ise hala bitmesinden büyük üzüntü duyduğum bir dizi olmakla birlikte kurgusunun kurgudan ibaret olmadığını düşündüğüm bir dizidir.Fakat orda olası sonların değişmeyeceği,anlatılıyor.Ne yaparlarsa yapsınlar sonunucun değişmediğini yani ''kader''konusunu işliyorlar gözümüze soka soka.Verdiğin örnekten yola çıkarsak o intihar etmeye kalkan adam zaten ölmeyecekti,sadece bunu öğrendi...Senin kaderinde öldüğün saat yazıyorsa sen istediğin kadar değiştirmeye çalış,umut et bu değişmez.Ki nasıl yine aynı dizide başına kötü şeyler gelecek kişilerin bu durumu ne yaparlarsa yapsınlar,çabalasınlar,olmayacak diye hayal kursunlar,umutlarını kaybetmesinler yinede değiştiremediklerini görmüş bulunduk.Buna ''kader ağlarını kendi örer,gideceğin ağı sen seçersin,ama yinede vardığın nokta ağın ortasındaki tek noktadır''diyerek cevap verebiliriz.
Diziyi örnek verdiğin için söylüyorum.Aslında orda en büyük anlatılmak istenen şu:dünyada geleceğinden bir parçada olsa haber alabilmek için çırpınan insanların aslında yanlış yaptıklarını bunun her zaman iyi sonuçlarda getirmediğidir.Çünkü 6 ay sonra başına kötü bir şey geleceğini bilmek o altı ayınıda zehir eder.

Başarı için sır kalmış bir şey olduğunu sanmıyorum ben artık.Bu bir kaderdir.Ayrıca çözülebilecek bir sır çözülse ve herkes başarılı olabilse ''başarının''bir önemi kalmazdı.Ben ne yaparsam yapayım Allah'ın beni yarattığı genetik donanımın üstüne çıkamam.Yani bir müzik dehası olarak yaratmak isteseydi,4 yaşında bana piyano alabilecek bir ailede dünyaya gelirdim.Anlatabildim mi?

Sana kendimden şöyle bir örnek vereyim kardeşim.Hayatta çok çok istediğim bir şey var.Ve bunun için yıllardır umutta ediyorum,dua da ediyorum,hayal dersen gırla...Sadece bunlarla kalmayıp bunun olabilmesi için atılabilcek adımları atıp çalışıyorumda...Ama olmuyor.Belki yarın olacak.Belkide olmayacak.Senin anlattığın sır başarılı olamayan,dua etsede başına kötü şeyler gelebilen,çok çalışsada istediğini elde edemeyen insanlara Allah inancını sorgulatır...

Prof. Dr. Sinsi 08-20-2012 11:07 PM

Başarının Bilinmeyen Bir Sırrı Daha!
 

Aslında senin bahsettiğin sır diye söylüyorum ama sen paylaştığın için.Özgür Bey başarılı olmuş bir adam, bunun kendi yaptığı bir şey olduğunu sanıyor olabilir,ama işler istediği gibi gitmeyip başarısız olsaydı bunu Allah'a bağlardı.Tıpkı yazılıdan kötü not alanın hoca soruları çok zormuş diye düşünenler gibi oysa yüksek alınan notu hemen sahipleniriz.

not:tuvallette dergi okuyan kadın,erkek farketmez nefret ederim...ya böyle bir kültürmü var.Tanıdığım biri işi abartıp kahvesinide alırdı yanına.Hatta bu bir statü olarak kabul görülüyor vay be tuvalette bile okuyor...diye.halbuki adam ordan başka bir yerde bir şey okumuyor


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.