ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Yazılar & Hikayeler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=320)
-   -   [ Yaşanmiş Bir Hadise (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=394878)

Prof. Dr. Sinsi 08-04-2012 02:12 AM

[ Yaşanmiş Bir Hadise
 

Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yaşandı. Olay Alfred Hitchcock'un meşhur


korku filmlerini bile çok gerilerde bırakacak kadar


tüyler ürpertici. Gece bindiğiniz otomobilde direksiyonda kimse yoksa ne


yapardınız? Kendisi Bünyanlı olmayan, politikayla


uğraşmış ve halen Kayseri'de yasayan işadamı, 22 Şubat 2001


tarihinde Bünyan sınırında, Kayseri Malatya kara


yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer. Lokantaya oturur ve orada


kalabalık toplulukla birlikte alkol alır. Yürüyüş mesafesindeki


Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar. Ancak dışarısı hem zifiri


karanlık hem de korkunç bir kar-tipi fırtınası başlamıştır. Benzin


istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki,


Bünyan'a dönüş yolu kenarına varır. Oradan gecen


bir arabaya binip, Bünyan'a ulaşma derdindedir. Fırtına daha da


şiddetlenir. Adam bir-kaç adim ötesini bile görememektedir. Gelip-gecen


bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde, hayalet gibi yavaş


yavaş yaklaşan bir arabanın iki farını fark eder.


Arabanın, tam önünde yavaşlamasıyla birlikte


hemen arka kapıyı açar ve arabaya biner. Kapıyı kapatır, araba yeniden


hareket eder. İçeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Araba da kimse


olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden paniğe kapılır.


Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan koşarak uzaklaşmak ister ama hem


araba hızlanmış, hem de korku ile dizleri bağlanmış, hareket edemez hale


gelmiştir. Araba keskin bir viraja doğru yaklaşır. Adam dua etmeye


baslar. Tüm günahları için tövbe eder. Arabayı durdurması için Allaha yalvarır.


Tam bu esnada, pencereden bir el uzanır ve direksiyonu


kıvırarak, sert virajdan arabanın doğru yola dönmesini sağlar. Her


tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve


yakarışı artar ve her seferinde de bir el dışarıdan


uzanıp, direksiyonu çevirir. Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını


kımıldatır. "Ya Allah koru beni..." deyip, kapıyı açmasıyla birlikte,


kendisini arabadan dışarı fırlatır. Bir kaç takla attıktan sonra,


şarampolde kendisine gelir. Defalarca üç ihlas-bir Elham okuyarak,


Bünyan'a yürüyerek ulaşır ve bir kahvehaneye girer. Üstü başı ıslak ve şok haldedir. Kendisini tanıyanlar hemen sobanın başına alırlar. Eline bir sıcak çay


verirler. Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen


doğaüstü ve korkunç olayı anlatır. Olayı dinleyenler inanmak istemeseler


de, anlatan kişinin akli başında ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir


pozisyonda olduğunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik oluşur.


yaklaşık yarım saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki


kişi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak cay söylerler. Bu arada,


gelenlerden birisi, diğerine şunları söyler:


-Ahmet baksana, şu sobanın başında titreyerek oturan adam, bizim araba yolda


kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip-inen kişi değil mi? der.


HERŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ YADA GÖRÜNMEDİĞİ GİBİ OLMAYABİLİR... )

Prof. Dr. Sinsi 08-04-2012 02:12 AM

[ Yaşanmiş Bir Hadise
 

''Satılık köpek yavruları'' ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu:


-köpek yavrularını kaça satıryorsunuz?


dükkan sahibi:


-30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları,dedi


-benim 2 dolar 37 sentim var.dedi çocuk


-bir bakabilir miyim yavrulara? dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpekler kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı.yavrulardan biri arkadan geliyordu.küçük çocuk yürümekte zorluk çeken yavruya işaret edip sordu:


-bunun nesi var?


dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı.küçük çocuk heyecanlanmıştı.


- ben bu yavruyu almak istiyorum


dükkan sahibi:


-hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor.eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava verebilirim


küçük çocuk birden sinirlendi.adamın gözlerine dik dik bakarak o köpeği bana vermenizi istemiyorum o da diğerleri kadar değerli tam fiyatını ödeyeceğim


dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı


bu köpeiğ gerçekten almak istediğini sanmıyorum.bu yavru diğer yavrular gibi koşup zıplayamayacak.


bunun üzerine çocuk eğildi,pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkan sahibine gösterip tatlı bir sesle:


-bende çok iyi bir şekilde koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini iyi anlayabilcek bir sahibe ihtiyacı var dedi.


(DAN CLARK)


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.