ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Yazılar & Hikayeler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=320)
-   -   Kaybettiğimiz Değerler (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=371628)

Prof. Dr. Sinsi 08-01-2012 10:58 PM

Kaybettiğimiz Değerler
 



Kaybettiğimiz değerler
Geçenlerde resmî bir daireye işim düştü. Kapıdaki görevliden, hangi odaya gitmem gerektiğini öğrenerek, içeri girdim. "Hayırlı günler efendim!" diyerek elimdeki evrakları ilgiliye uzattım.
Bu dileğime cevap vermek bir yana, yüzüme bile bakmadan, bir robot gibi elini uzatıp evrakları aldı ve incelemeye başladı. Baktım, inceleme biraz uzun sürecek. Dedim ki:
- Müsaade ederseniz oturabilir miyim?
Yine ses yok. Bu sükûtu müsaade kabul edip oturdum. Bir müddet sonra incelemesi bitip, evrakı imzalayarak bana uzattı. Evrakı aldıktan sonra, "Teşekkür ederim, tekrar iyi günler diliyorum." dedim. Görevli, iç dünyasından sıyrılıp cevap verdi:
- Anlamadım, bir şey mi dediniz? Bir eksiklik mi var?
- Hayır efendim, "Teşekkür ederim." dedim.
- Ben vazifemi yaptım. Niçin teşekkür ediyorsunuz ki?
- Doğru, vazifenizi yaptınız, fakat benim bir işimi gördünüz. Bundan dolayı memnun oldum ve bunu bildirmek için de teşekkür ettim.
Sustu. Ben bu suskunluktan istifade ederek, "Allaha ısmarladık!" deyip ayrıldım. Bu konuşmalara rağmen, arkamdan "Güle güle" bile diyemedi. Bön bön baktı. Deseydi, ona bir zararı olmazdı. Fakat alışmamıştı ve alıştırılmamıştı böyle şeylere...
Bu hâdise, eski değerlerimizden neler kaybettiğimizi hatırlattı bana. Hâlbuki dinimiz, her Müslümanın, kibar, nazik olmasını emrediyor. Nesilleri tükenmek üzere de olsa rastlamışsınızdır "Eski İstanbul beyefendisi" tabir edilen yaşlı kimselere... Her konuşmaları, "Efendim"li ve "Teşekkür"lüdür. En ufak bir hatada, hemen "Özür dilerim" derler. Birine sıkıntı vermek, onlar için en büyük üzüntü kaynağıdır. Onların bu hâllerine imrenmemek mümkün mü?
Eskiden İstanbul'da Beylerbeyi'nde çok kibar insanlar otururmuş. Vapur iskelesinde, kapıda karşılaşan iki kişiden biri diğerine yol verirmiş:
- Önce siz buyurun beyefendi!
- Estagfirullah efendim, ne münasebet, siz önce buyurun!
- Mümkün değil beyefendi, imkânsız, sizden önce girmem!...
Bu karşılıklı iltifatlar devam ederken, bazen vapuru bile kaçırırlarmış.
Bu tür iltifatların, saygı ifadelerinin sayısız faydaları var. En başta, insanların kaynaşmasında, sevginin, saygının artmasında çok önemli bir etkendir bunlar...
Kibarlıkta ve nezakette de Müslümanların üzerine yoktu eskiden. Terbiyenin merkezi, kaynağı da Osmanlı sarayı idi. Dünyanın hiçbir yerinde bu derece nezaket ve kibarlık yoktu. Bundan sonra, saraylara yakın olan Beşiktaş halkına yayıldı. Beşiktaş'tan sonra İstanbul halkına, İstanbul'dan da bütün Anadolu'ya yayıldı nezaket ve kibarlık...
Eskiden kibarlık yarışı yapılırdı, şimdi ise kabalık yarışı... Bu değerlerimizi hep Batı'ya açılmakla kaybettik. Biz Batı'nın ne kadar kötülükleri, pislikleri varsa, onları aldık. Onlar ise bizim güzelliklerimizi sahiplendiler.
Sayın Bakiler, Avrupa seyahatinden bahsederken, bunu çok güzel dile getirmişti bir yazısında. İngiltere, İslâm düşmanlığında birinci olduğu gibi, İslâmiyetin değerlerini sahiplenmede de birinci... Adı geçen yazıdan pasajlar:
"İngiltere'de en çok kullanılan iki kelime şunlar: "Teşekkür ederim" ve "Özür dilerim!" Herkes, bir vesileyle herkese teşekkür ediyor! Ve herkes en küçük bir yanlışlık, bir hata dolayısıyla karşısındakinden derhal özür diliyor. Halk, son derecede kibar, kibar, kibar!"
İngiltere'de her şey kendi milleti için, onun rahatı, huzuru için. İnsana değer vermek ancak bu kadar olur:
"Bir kaldırım üzerinde, bir sokak arasında, bir dağ yolunda, şu veya bu sebepten bir çukur açılacak da, onun etrafına derhal bir koruma çemberi, çerçevesi konulmayacak! Bu mümkün değildir!...
Ya trafik? İngiltere'yi dolaşıp durduğum günlerde, bir trafik kazasına bile rastlamadım. Gazetelerde de çarpışan arabaların resimleri çıkmadı. Ölen, yaralanan olmadı."
Bütün bunlar, bizde olması gereken şeyler değil mi? Kibarlık budalası hâline getirmemek şartıyla kibarlıktan, teşekkür etmekten, insana değer vermekten kim ne zarar görmüş?
Okuyanlara tesir etmesi için yazdıklarımla önce kendim amel edeyim: Yazılarımı ilgiyle takip ettiklerini bildirip, bizzat veya telefon, faks, mail vs. ile teşekkür ve tebriklerini bildiren bütün saygıdeğer okuyucularıma bilmukabele teşekkürlerimi arz ederim.

Mehmet Oruç




Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.