ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Yazılar & Hikayeler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=320)
-   -   Konuşurken Kendi Dil Ve Din Bilgimizi Kullanmıyoru (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=371604)

Prof. Dr. Sinsi 08-01-2012 11:02 PM

Konuşurken Kendi Dil Ve Din Bilgimizi Kullanmıyoru
 

Konuşurken Kendi Dil ve Din Bilgimizi Kullanmıyoruz

Dikkat ederseniz Cenâb-ı Peygamber (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem), Kubeys tepesinden ilk tebliğini, ilk davetini Mekkelilere vaaz buyururken, ebu cehil ve yandaşları gürültü yapmaya başladılar. Değişik sesler çıkarmaya başladılar. Protesto için, konuşmaya ses katarak ahengi bozmak, ortalığı karıştırmak, dinlenilmemesini sağlamak, onu kulaklara ulaştırmamak için alkışlamaya, bağırmaya başladılar. Ortalığı germeye çalıştılar.

Bugün Müslümanlar olay olacak, ortalık karışacak gibi yersiz endişelerden dolayı konuşmuyorlar. Konuşurken de bakıyoruz -bunu çok vurguluyorum, çünkü çok rahatsız oluyorum- hep onların argümanlarıyla, onların kavramlarıyla, onların kelimeleriyle, onların kurallarıyla konuşuyoruz. Kendi dil bilgimizi kullanmıyoruz. Kendi din bilgimizi kullanmıyoruz. Onların ölçülerinde konuşuyoruz. Anlamsız anlamsız kelimeler kullanıyoruz, meselenin bütün bereketini götürüyoruz. Konuşmanın bereketini götürüyoruz. Affedersiniz, öyle kelimeler kullanıyorlar ki konuşanın abdestini kaçırıyor. O konuşmada bir tesir olmuyor.
Kur’an-ı Kerim'in mûciz olma özelliklerinden birisi de edebiliğidir. Kur’an'ın edebilik yönü de vardır. Cenâb-ı Hakk'a dikkat edersek, Kur’an-ı Kerim'de kelimeler çok özenle, çok dikkatli seçilmiştir. Adeta ifade, yani kelime, tamamen muhteva ile bütünleşmiştir. Kur’an-ı Kerim'de bu özellik vardır. Kelimeden, o kelimenin içindekileri anlamları; duygusal, hissi anlamlarını bile görebiliyoruz. Kelimeye dikkatlice baktığında görebiliyorsun. Kur'an'ın bu özelliği var. Müslümanlar buna dikkat etmiyorlar.
Eskiden medreselerde hitabet eğitimi vardı. Biz talebeliğimizde aynanın karşısında çok konuşuyorduk. Aynaya bakarak konuştururlardı bizi. Mimiklerimize, dudak hareketlerimize, el hareketlerimize bakardık. Büyük bir boy aynasının karşısında kürsüye oturur gibi oturur, kendimize vaaz ederdik. Kendimizi takip ederdik. Hangi kelimeyi kullanıyoruz, nasıl kullanıyoruz, nerede kullanıyoruz bunlara özen gösterirdik. Şimdi de diksiyon dersi diyorlar da bunun hitabetle alakası yok.


HÂCE-İ HÂCEGÂN





Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.