ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Yazılar & Hikayeler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=320)
-   -   Davalar Azimetler Üzerine Bina Edilir; (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=370378)

Prof. Dr. Sinsi 08-02-2012 02:19 AM

Davalar Azimetler Üzerine Bina Edilir;
 

Davalar Azimetler Üzerine Bina Edilir; Ruhsatlar Üzerine Değil


Gerçekte Allah (c.c), eziyet ve işkencenin baskısı altında, kalbi iman ile mutmain olduğu ve küfür göğsünü açmadığı halde, lisanıyla küfür sö­zünü söyleyen kimsenin mazeretini kabul etmiştir. Şüphesiz bu Allah'ın kullarına olan bir rahmetidir. Ve Allah, sınırlı beşer gücünün takatini en iyi bilendir:
"Kim imanından sonra Allah'a (karşı) küfre sapıpta, -Kalbi iman ile mutmain olduğu halde baskı altında zorlanan hariç küfre göğüs açarsa, işte onların üstüne Allah'tan bir gazap vardır ve büyük azap da onların­dır."
Fakat bu ruhsat, eziyet ve baskı altında bulunan bütün mü'minler için geçerli bir esas ve asıl kabul etmek anlamında değildir. Sadece bu bir istisnadır, asıl olan sabır ve sebat etmek, inanca sarılmak ve kafirlerin is­teklerine boyun eğmemektir.
Şüphesiz hak davaların, ruhsatlar ve ruhsatlara sarılan kimseler üze­rinde bina edilmesi mümkün değildir. Ancak bu dava, azimete sarılan kimseler üzerine bina edilir. Gerekli olan da budur.
Bundan dolayı, davetlerdeki Allah'ın sünneti temyiz, arındırma, te­mizleme ve terbiye üzerine gerçekleşmiştir. Bu yüzden Resulullah (a.s.)'ı, Kureyş'in tatbik ettiği işkence ve eziyetlerden mü'minleri korumak için, bu ruhsata sarılmaya yönelmelerini istediğini ve onları buna teşvik ettiği­ni görmüyoruz. Fakat O, mü'minlere karşı şefkatli ve merhametli olması­na rağmen, sürekli eziyet ve işkencelere dayanmaları, sabır ve sebat göstermeleri için tavsiyelerde bulunuyor, onları, Allah'ın Cennetiyle ve za­feriyle müjdeliyordu.
Resulullah (a.s.) mü'minleri bundan başka bir suretle karşılamadı. Ancak sabır, sebat ve tahammülü tavsiye etmek suretiyle...
Yüce Allah şöyle vahyediyordu:
"Şu halde sen, sana vahyedilene sımsıkı tutun; çükü sen dosdoğru bir yol üzerindesin."
"Bundan dolayı sen davet et, emrolunduğun gibi dosdoğru bir isti­kamet tuttur. Onların neva (istek ve tutkularına uyma. Ve de ki: "Ben Allah'ın indirdiği her kitaba inandım."
"Muhakkak biziz, biz ki, sana Kur'an'ı parça parça indirdik. O hal­de Rabb'inin hükmüne sabret ve onlardan hiç bir günahkara yahut nan­köre itaat etme."
"O halde sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme."
Eziyet ve baskılara tahammül edemeyen mü'minlerin, kalblerinde rı­za göstermeksizin, mü'minlerle olan kardeşlik rabıtalarını koparmaksızın ve kalbini küfre açıp değiştirmeksizin söyleyecekleri küfür sözlerinden dolayı mazeretleri kabul görebilir.

Mustafa Meşhur


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.