ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Yazılar & Hikayeler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=320)
-   -   Şüphe Ve Saptırma Şeytanin Silahlarındandır (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=369942)

Prof. Dr. Sinsi 08-02-2012 03:25 AM

Şüphe Ve Saptırma Şeytanin Silahlarındandır
 

Şüphe Ve Saptırma Şeytanin Silahlarındandır


Şeytan bu noktada, nasihat, irşad, korku, şefkat ve hayır sevgisi gibi kılıflara girerek azim ve gayretleri zayıflatmak ve gevşetmek için şüphe ve caydırma silahını kuşanan avanesini yardımına çağırır. Bu silah, kendisinden şiddetle sakınılması gereken ipekten bir kılıf içerisine sarılmış korkunç bir silahtır. Bundan, İslam'ı anlama hususundaki kusur, yahud zaaf veya korku hissinin bir neticesi olarak dinleri hakkında şüpheye düşmeyenler korunabilirler. Dolayısıyla Şeytan'ın bu desisesinden korun­mak, cemaatın ferdlerini onun şerrinden himaye etmek; davet yoluna gi­renlerin yollarına olan güven ve itimadını artırmak ve bir de hakkın orta­ya çıkmasını isteyerek izah'a ihtiyaç duyanlara cevap vermelerini kolay­laştırmak için bu soru ve şüphelerin bir kısmını arzedip hak cihetini orta­ya koymak suretiyle onlara cevap vermeye çalışacağız (İnşaallah).
Cidal ve münakaşa çıkarmak isteyenlere gelince, bizim onlarla hiç­bir işimiz yoktur.
Bu Soruların Bir Kısmı Şunlardır:
Takip ettiğimiz davet metoduna uymak bütün müslümanlar üzerine farz mıdır?.
İslam devletini kurmak için çalışmak her müslüman üzerine va­cip midir?
Bu gayeyi gerçekleştirmek için cemaat halinde çalışmak şart mı­dır?
Neden ferdi çalışma değil? Sahih ve doğru olan cemaatı nasıl se­çeceğiz?
İhvan-ı Müslimin Cemaatı sizce doğru yolda mıdır?
Yoksa Ha­san el-Banna'nın çizdiği yoldan saptı mı?
Ve yarım asırdan daha fazla zaman geçmesine rağmen İhvan neden İslam devletini hala kuramadı?
Daha işin başında iken yaptıklarını yıkmak ve kendilerine darbe indirmek için Allah düşmanları peşlerini bırakmadığı halde cemaa­tın bu binayı kurması mümkün müdür?
Karşılık ve mukavamet göstermeden, darbelerle karşılaşmaya, işkenceleri göğüslemeye ve bütün bu çileleri sineye çekmeye İhvan daha ne kadar devam edecek?
Bu işkence ve darbeler lider ve komutanların hatalarının bir so­nucu mudur?
Ve bunların telafi edilmesi mümkün müdür?
İhvan'in elinde bulunan ve hareket ile davet sahasında harcanan malların kaynakları nelerdir?
İhvan nazırında "Şura"nın mevkii nedir?
Diğer İslami cemaatlere karşı İhvan'ın tavrı nedir?
Acaba İhvan-ı Müslim’in Cemaatı bîr takım dünyevi maksatlar için dînin arkasına mı gizleniyor?
İhvan herhangi bir hükümetin veya herhangi bir düşüncenin temsilcisi değil mi? (Şayet değilse) Deliliniz nedir?
Ve bunun gibi daha başka sorular.

Prof. Dr. Sinsi 08-02-2012 03:25 AM

Şüphe Ve Saptırma Şeytanin Silahlarındandır
 

Sözün Muhatabı Kimdir?


Bu sözümüzün muhatabının İslam'a, bu yüce dine mensup oluşunun manasını idrak eden; düşünen ve tefekkür eden, hatta Rabbini razı etmek için bu din'e karşı vazifelerini ifa etmek isteyen şuurlu müslümanlar ol­duğunu izah etmemizin faydalı olacağını sanıyorum. Dünyasıyla meşgul, gafil müslümanlara gelince onlar için söylenecek söz de, bu sözün yeri de başkadır..
Takip ettiğimiz ve tabi olduğumuz davet yoluna olan itimadımız -El­hamdülillah- tam olup zaman ve olaylar onun doğruluğuna ve sağlamlığı­na olan güvenimizi artırmaktadır. İşte bu yol Hz. Muhammed (a.s.)'in ge­tirdiği İslam'ın kendisidir ki, bizim için ondan başka hiçbir yol yoktur. Ona sımsıkı sarılma ve ondan hiç sapmama konusunda son derece azim­liyiz. Bu yola dikkatle sarılırız ve seyrimizin salametine yardım edecek her türlü nasihati memnuniyetle kabul ederiz. Bunun, İslami vazifesini doğru ve samimi olarak eda etmek isteyen her müslüman fert ve cemaatin izlemesi gereken bir metod olduğunu yakinen biliyoruz. Bu sebeble hiç bir zaman cemaatımızı veya saflarımızı şüpheye düşürmek isteyenlerin şüpheye düşüreceklerinden, yahud caydırmak isteyenlerin caydıracağın­dan korkumuz yoktur. Bilakis bunlardan tıpkı vücudun koruyucu seru­mundan istifade ettiği gibi istifade etmeye çalışırız.
Tecrübe ve ilmimize varis olmak, hizmet ve sorumluluk emanetini teslim almak genç nesillerin tabii hakkıdır. Sanıyoruz soru ve cevap me­todu bu veraseti gerçekleştirmenin en güzel yollarından biridir.

Prof. Dr. Sinsi 08-02-2012 03:25 AM

Şüphe Ve Saptırma Şeytanin Silahlarındandır
 

Davet Metodumuzu Takip Etmek Bütün Müslümanlara Farz mı?


Cevabımızın başlama noktasını teşkil eden soru, meselenin özünü ihtiva eden şu sorudur: Takip ettiğiniz da'vet metoduna uymak her müslüman üzerine vacip midir? Bu metoda uyarak İslam devletini kurmak ve bu dini yeryüzünde iktidar yapmak gibi hedefler her müslüman erkek ve kadın üzerine zorunlu bir vecibe midir? Yoksa bir farz-ı kifaye, yahut is­teyenin tercihine bırakılmış ihtiyari bir mesele midir?.
Hakikaten bu soruya cevap olacak mahiyette pek çok eser kaleme alınmıştır.
Son asrımızda yazılan eserlerin başında Şehid İmam Hasan el-Benna'nın "Risaleleri" yer alır. Üstad el-Benna önce Allah Teala'nın kitabın­dan ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)'in siretinden iktibas ederek davet metodumuzu tesbit etti. Sonra bizi o metoda uymaya çağır­dı. Biz de ona icabet edip bir müddet kendisiyle birlikte bu metod üzerin­de yürümeye devam ettik. Nihayet kendisi, davet yolunda bizden önce şehid olup Allah'ın yanına göç etti. Allah Teala'dan, ona kavuşuncaya ka­dar tebdil ve tağyir etmeden, sapmadan ve saptırılmadan bizi bu yol üze­rinde sabit kılmasını temenni ediyoruz.

Başarıya ulaştırmak Allah'a aittir.

Mustafa Meşhur


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.