![]() |
Medine'den Ayrılış
Zilkâde ayının çıkmasına beş gün vardı. Günlerden Cumartesi idi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Medine'de yerine Ebû Dücâne es-Sâidî'yi vekil tayin etti. Hâne-i Saadetinde yıkandı. Güzel kokular süründü. Yeni elbiseler giydi. Öğleye doğru Hâne-i Saadetinden çıkıp Mescid-i Şerife gitti. Öğle namazını kıldırdı. Fahr-i Âlem Efendimiz, etrafını nurânî halkalar halinde sarmış olan yüz bini aşkın Müslümanla birlikte Medine'den hareket ederek Zülhuleyfe mevkiine vardı. Geceyi, muazzam, cemaatıyla burada geçirdi. Ertesi günü, öğle namazını burada edâ ederek ihrama girdi ve herbiri insanlık âleminin birer yıldızı olan Sahabîleriyle birlikte Mekke-i Mükerremenin yolunu tuttu. Fahr-i Âlem Efendimizin beraberinde bütün Ezvâc-ı Tahirat ve hayattaki tek evlâdı Hz. Fâtıma da vardı. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, devesi Kasva'nın üzerinde idi. On binlerce Sahabî o Mânevi Güneşin etrafında yörüngelerini kaybetmeyen gezegenleri andırıyordu. Dillerde sadece telbiye vardı: "Lebbeyk Allahümme Leybeyk. Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk. İnnelhamde vennimete leke ve'l-mülk. Lâ şerike leke." Sanki yeryüzü bir ağız olmuş, aynı telbiye'yi yüzbinler dil ile tekrarlıyordu. Fahr-i Âlem Efendimiz ve Sahabîlerin sevinç ve heyecanına âdeta yer ve gök iştirak ediyordu. Salih SURUÇ |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.