![]() |
Cennet Ve Cehennem Ehlinin Konuşmaları
مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكِينَ وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَالْخَائِضِينَ وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدِّينِ حَتَّى أَتَانَا الْيَقِينُ CENNET VE CEHENNEM EHLİNİN KONUŞMALARI* Muhterem Mü’minler! Yüce Allah (c.c) insanın yaratılış amacıyla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”[url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftn2]buyurmaktadır. Kendisine iman edip yararlı iş yapanlar için cennet, iman etmeyenler için ise cehennem hazırlandığını da bizlere bildirmiştir. Yüce kitabımız Kur’an, cehenneme götüren amellerden bazılarını, bizzat cennet ve cehennem ehli arasında geçen şu konuşmalarla bizlere bildiriyor. Cehennemi hak edenlere; [b]“Sizi cehenneme sokan şey nedir?” diye sorulur.Onlar da pişmanlık ve acı içinde “Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksula yedirmezdik. Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalardık. Ceza gününü de yalanlıyorduk. Nihayet ölüm bize gelip çattı.”[url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftn4] “Keşke amel defterim bana verilmeseydi. Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim. Keşke ölüm her şeyi bitirseydi. Malım bana hiçbir yarar sağlamadı. Saltanatım da yok olup gitti” diye cevap verecekler. Allah Teala da buna karşılık;[b] Onu yakalayıp bağlayın. Sonra onu cehenneme atın. Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu. Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu. Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu. Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur!” buyuracaktır. Dünyada iken kibir sahibi olan, Allah rızası için çalışan insanları hor-hakir görüp her türlü kötülüğü işleyen, tevbe etmeden ölen günahkâr kimseler, içinde bulundukları acı ve pişmanlıkla cennetliklere seslenecek adeta onlardan yardım dileneceklerdir. Kur'ân'da bildirilen bu manzara nekadaribretvericidir! “Cehennemlikler cennetliklere, ‘Ne olur, sudan biraz da bizim üzerimize akıtın, (Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bize verin!)’ diye çağrışırlar. Cennettekiler de, ‘Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır’ derler (ve kendi aralarında cehennemlikleri kastederek şöyle konuşurlar)[b]; Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa biz de onları bugün öyle unuturuz. Muhterem Cemaat! Cehennem ehlinin bu manzarasına karşın cennet ehlinin gıbta edilecek bir hâli vardır. Çünkü cennet ehli dünyada güzel işler yapmış olarak, imanla ve tertemiz bir kalp ile Allah Teala'nın huzuruna gelmişlerdir. Kendilerini büyük bir iştiyakla bekleyen, akla hayâle gelmeyecek nimetlerle donatılmış olan cennetlere girmişlerdir. Onların nasıl hak ettikleri ve cennet Kur'ân-ı Mübîn'de şöyle tarif edilmektedir:[b] “Namazlarında derin saygı içinde olan, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çeviren, zekatı ödeyen, ırzlarını koruyan, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet eden ve namazlarını kılmaya devam edenler ise Firdevs cennetlerine varis olacaklar ve orada ebedî kalacaklardır.”[b] "Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır. (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.) Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler. Sadece “selam!”, “selam!” sözünü işitirler. Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!"[url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftn9] buyrulmuştur. Muhterem Müslümanlar! Cennet ve cehennem ehlinin dışında bir de cennet ve cehenneme giremeyen üçüncü bir grup daha vardır ki bunlar “A’raf ehli”dir. Cennet ve cehennem bu kimselere gösterilir. Hâlik-i Zülcelâl hazretleri, cennet ve cehennemi Â’raf ehlinin diliyle şöyle anlatmaktadır: “Cennet ve cehennem arasında bir sur, A’râf üzerinde de bir takım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, ‘Selam olsun size!’ [b]diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar. Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, ‘Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma’ derler. Â’raftakiler simalarından tanıdıkları bir takım adamlara da seslenir ve şöyle derler: ‘Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!’ ” Aziz Cemaat! Cennet ve cehennem Yüce Rabbimizin rahmetinin, adaletinin bir tecellisi ve şüphe götürmez hakikatleridir. Mü’min olan kimseler dünyada bu gerçeği tasdik eder, cennete girmek için çalışır, ümitle cenneti özlerler. Cennete girdiklerinde umduklarına nail olmanın sevinciyle bunları dünyadayken inkar eden cehennemliklere şöyle seslenecekler: [b] “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’d ettiğini gerçek buldunuz mu?’ Onlar, ‘Evet’ derler. O zaman aralarında bir duyurucu, ‘Allah’ın laneti zalimlere!’ diye seslenir. Hutbemi Yüce Allah’ın cennetlikler için yaptığı şu övgü ve öğüdüyle bitiriyorum; [b]“Şüphesiz cennetteki nimetlere ulaşmak büyük bir başarıdır. Çalışanlar, böylesi için çalışsınlar!” * Elif DURSUNÜST, Sakarya Merkez Vaizesi [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref2] Zariyât, 52/56. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref3] Müddessir, 74/42. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref4] Müddessir, 74/43-47. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref5] Hakka, 69/25-35. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref6] Âraf, 7/50-51. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref7] Mü’minûn, 23/2-5. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref8] Mü’minûn, 23/8-11. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref9] Vâkıa, 56/15-27. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref10] Âraf, 7/46-48. [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref11] Âraf 7/44 [url=http://www.ebediyyen.biz/#_ftnref12] Saffât 37/60-61 |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.