![]() |
Müslümana Hergün Ramazan
Müslümana Hergün Ramazan Ramazan ayının gelmesiyle (hoş geldi¸ sefa geldi) farklı bir iklim teneffüs edilir sanki. Soluduğumuz havada bile bir farklılık mevcuttur. Oruçlu olmamız¸ vakit içinde her daim Allah’ı hatırlamamız anlamına da gelir. Oruç tutmak¸ bir ibadettir¸ bir duadır. Onu yalnızca¸ günlerin bir bölümünde yemekten içmekten kesilmek olarak algılamamak gerek. Zira yalnızca yememek¸ içmemek değildir oruç. O¸ günaha yabancılaştırır¸ günaha karşı zırh/kalkan vazifesi görür.. Efendimizin (s.a.v) buyurduğu gibi; “Oruç sabrın¸ sabır da imanın yarısıdır.” Ramazan ayının gelmesiyle¸ yaşadığımız şehirde ayrı bir renge bürünür sanki. İftar çadırları¸ iftar sofraları¸ zekâtlar¸ suç oranındaki düşüklük gibi… Bu gelişmeler¸ bu dönüşümler¸ boşa değildir¸ sebepleri vardır mutlaka... Mesela¸ karşınızdakinin size sataşmasına cevaben¸ Efendimiz (s.a.v)’in¸ “ben oruçluyum”¸ deyiniz¸ uyarısı da bu doğrultuda algılanabilir. Ramazan ayı¸ insanların suratlarındaki ifadeleri bile değiştirir. Oruç tutuyorum diye sağa sola saldırmayı¸ dengesizce sinirlenmeyi marifet bilenler olsa da¸ onu hakkıyla tutanlar için¸ uyarıcı olmakla birlikte¸ belli bir duruşta sağlar insana. Oruç tutmak¸ günaha karşı savunmaya yönelik bir hamledir. Bir nimettir. “Sıhhat”tir. Nimetlerin değerini bir kez daha hatırlatır. Kimisinin diyet niyetiyle tuttuğu oruç¸ hâlbuki esas itibariyle¸ günahların zayıflatılmasıdır. Oruç başlı başına bir fiil¸ bir eylem¸ bir duruştur. Başladığındaki heyecan¸ o ayın bitmesiyle tuhaf bir hüzne boğar insanı… Oruçlunun tek derdi¸ tek tasası¸ tek telaşı¸ midesi değildir. Oruç¸ Müslümanlara direnç ve iradeyi öğretir. İşte bu sebeple başlı başına bir öğretmen edası da taşımaktadır. Oruç¸ Müslüman’ın durduğu yerdir¸ attığı adımdır.. Ramazan ayı¸ ramazan orucunun vaktini işaret eder. Ramazan; berekettir¸ paylaşımdır¸ yardımlaşmadır. “Mağfiret” ayıdır.. “Ramazan girdiğinde¸ cennet kapıları¸ Rahmet kapıları açılır¸ Cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar zincirlere vurulur”¸ diyor Efendimiz (s.a.v)… Kapısını çaldığın an¸ çeşitli nimetlerden faydalanırsın. Eğer ki kapıyı çalmaya dahi niyetin yok ise¸ yolun ve güzergâhın başkadır¸ bu sebeple başkalaşım geçirmeye de mahkûmsundur. Bir ramazan gecesi¸ melekler tarafından kulaklarınız şu uyarı ile çınlayabilir: “Ey hayır peşinde koşan kimse! Hayır işlemeye yönel. Ey şer peşinde koşan! Şerri terk et…” “Allah’ım! Senin için oruç tuttum ve senin rızkınla iftar edip¸ sana tevekkül ettim”¸ diyen Müslüman için¸ sofradan kalkıldığında her şey unutulmuş değildir. Yalnızca Ramazan’da akla gelen¸ fakirler¸ yetimler¸ yoksullar¸ Ramazan sonrası da aynı ilgi ve alâkayı bekler. Ve yalnızca Ramazan’da tuttuğu oruçla¸ Müslüman olduğunu bir kez daha hatırlayanlar için¸ Ramazan sonrası ikinci bir fırsat daha doğmuştur. Oruç tutmak¸ şükretmektir¸ sabırdır Çünkü oruç tutmak¸ sınırdan ve ölçüden nasiplenmektir Bu yüzden¸ onu sadece fiziksel manası ile idrak etmek eksiklik olacaktır Bedenimizle birlikte¸ ruhumuzu da kuşatır Ramazan¸ “kapı”dır Afşin Selim | Ramazan Rehberi |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.