ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Sünen-İ Nesai Umra (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=333226)

Prof. Dr. Sinsi 07-27-2012 02:52 PM

Sünen-İ Nesai Umra
 



Sünen-i Nesai Umra
34- UMRA BÖLÜMLERİ
1- UMRA VE RUKBA KONUSUNDA DEĞİŞİK RİVAYETLER
3667- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), insanlara hitab ederek: “Umra modeliyle bir malı hibe etmek caizdir” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3668- Ata (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Umra ve Rukba yoluyla mal hibe etmeyi yasakladı.” Ben: “Rukba nedir?” diye sordum. Şöyle buyurdular: “Bir kimsenin diğer bir kimseye hayatta olduğun sürece bu senindir demesidir. Eğer böyle yaparsanız bu caizdir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3669- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra modeliyle hibe etmek caizdir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3670- Ata’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kimseye yaşadığı sürece bir şey verilirse o verilen şey hayatı ve ölümünde de o kimsenin malıdır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3671- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Rukba ve Umra modeliyle mal vermeyiniz. Kime, Rukba ve Umra yoluyla bir şey verilirse o mal verilen kişinin varislerine aittir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3672- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra ve Rukba yoluyla mal vermek yoktur. Kime Umra ve Rukba yoluyla bir mal verirse artık o mal yaşadığı sürece ve öldüğünde de verilen kimsenindir.” (İbn Mâce, Hibe: 4)
3673- Yine İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra ve Rukba modeli mal hibe etmek yoktur. Kime, Umra ve Rukba sûretiyle bir mal verilirse o mal yaşadığı sürece ve ölümünde de verilen kimsenindir.” (İbn Mâce, Hibe: 4)
3674- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Rukba yoluyla mal hibe etmeyi yasakladı ve kime Rukba yoluyla bir mal verilirse artık o mal verilenindir” buyurdu. (İbn Mâce, Hibe: 4)
3675- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kime, Umra şeklinde bir mal hibe edilirse o mal yaşadığı sürece ve ölümünde de hibe edilen kimsenindir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3676- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Ey Ensar topluluğu! Mallarınızı elinizde tutunuz, onları Umra modeliyle hibe etmeyiniz. Zira kim Umra şeklinde bir malını başka birisine hibe ederse, verdiği o mal o kişi yaşadığı sürece ve öldüğünde de verilen kimseye aittir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3677- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Mallarınızı kendi üzerinizde tutunuz o mallarınızı Umra sûretiyle başkalarına hibe etmeyiniz. Kime Umra şeklinde bir mal verilirse -yani ömrün oldukça bu mal senindir diyerek- Artık o mal yaşadığı süre ve öldüğünde de o kimsenin sayılır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3678- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Rukba modeliyle verilen bir mal artık verilen kimsenin olmuştur.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3679- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra ve Rukba yoluyla mal alanların ev halkı da o maldan istifade edebilirler.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
2- UMRA VE RUKBA KONUSUNDA DEĞİŞİK RİVAYETLER
3680- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kime Umra yoluyla bir mal verilirse, artık o mal onun ve çocuklarınındır. O kimseye varis olan çocuklar o mala da aynı şekilde varis olurlar.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3681- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra şeklindeki bağışlanan mal bağışlanan kimsenin ve varislerinindir. Yani o kimseye varis olanlar bu mala da varis olurlar.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3682- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kimseye Umra şeklinde bir mal verilirse, artık o mal ona ve varislerine aittir. O kimsenin ölümünde varisleri tüm mallarıyla birlikte bu yolla gelen mala da varis olurlar.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3683- Abdullah b. Zübeyr (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimse başka bir kimseye Umra yoluyla bir malı bağışlarsa o mal bağışlanan kimseye ve varislerine aittir o kimse ölünce diğer malları gibi bu malda miras olarak kalır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3684- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim, Umra yoluyla bir malı birine bağışlarsa, artık o mal kesinlikle bağışlayan kimseye dönmeyecek şekilde hibe edilene aittir. Hibe edenin o mal üzerinde sözü geçerli değildir. Dolayısıyla mal Umra olarak verilen kimse ve varislerinindir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3685- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimseye Umra yoluyla bir mal bağışlanırsa o mal onun ve varislerinin olmuş olur. Veren kimse o malına bir daha dönemez. Çünkü verilen mal verilmiş bitmiştir. Verilen kimsenin mirasçılarına geçecektir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3686- Câbir (r.a)’in haber verdiğine göre Rasûlullah (s.a.v) şöyle hükmetti: “Bir kimse Umra yoluyla bir malı başkasına hibe ederse o mal artık hibe edilen kimsenin ve varislerinindir. O mal hibe edilenin diğer malları gibi olmuştur. Eğer bu kimse ölürse o mallarda tüm varisler aynı şekilde hak sahibidirler.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3687- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Kim bir malı Umra şeklinde bir başkasına hibe ederse o mal o kimsenin ve varislerinindir. O malda hibe eden kimsenin hiçbir şartı ve istisnası caiz değildir” diye hükmetti. Ebu Seleme der ki: “O malı hibe eden miras geçerli olacak bir hibe de bulunmuş oldu, miraslar ve mirasçılar o hibe eden kimsenin şartını kesmiş oldu.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3688- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim başka bir kimseye kendisine ve varislerine ait bir malı Umra sûretiyle bağışlarsa yani bu malı sana ve varislerine verdim derse artık o malda veren kimsenin ve varislerinin hiçbir hakkı yoktur çünkü o mal verilen kimseye aittir. Ve mal sahibine geri dönmez çünkü o malı hibe ederken miras muameleri yapılacak şekilde yani kesin olarak vermiştir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3689- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Umra hakkında şöyle hükmetmiştir. Bir kimsenin bir kimseye ve onun çocuklarına bir bağışta bulunması ve sana ve çocuklarına bir şey olursa o mal bana ve varislerime aittir şeklinde şart koşmasıdır. Halbuki o mal verilen kimsenin ve varislerinin olmuştur.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3- UMRA VE RUKBA KONUSUNDA DEĞİŞİK RİVÂYETLER
3690- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Umra yoluyla bir mal bağışlanmışsa o mal bağışlanan kimseye aittir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3691- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra şeklinde bağışlanan mal bağışlanan kimseye aittir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
3692- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra şeklinde mal hibe etmek yoktur kime bu yolla bir mal verilirse o mal verilen kimseye aittir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
3693- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kime Umra şeklinde bir mal hibe edilirse o mal hibe edilen kimsenindir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
3694- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Umra modeli mal bağışlamak caizdir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
3695- Katade (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Süleyman b. Hişam bana Umra’yı sordu. Dedim ki: Muhammed b. Şirin Şureyh’ten şunları nakletti: “Allah’ın Peygamberi Umranın caiz olduğuna hükmetti.” (Müslim, Hibat: 4; Buhârî, Hibe: 30)
4- KOCASININ İZNİ OLMADAN KADIN BİR ŞEYLER VEREBİLİR Mİ?
3696- Amr b. Şuayb (r.a) babasından ve dedesinden naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kadın bir kocaya nikahlandığında o kadını, erkeğin malından bağışta bulunması caiz değildir.” (Ebû Davud, Büyü’: 87; Müsned: 6394)
3697- Amr b. Şuayb (r.a) babasından ve dedesinden rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Mekke’yi fethettikten sonra bir konuşma yaptı ve şöyle buyurdu: “Evli bir kadın kocasının izni olmaksızın bir şey veremez.” (Ebû Davud, Büyü’: 87; Müsned: 6394)
3698- Abdurrahman b. Alkame es Sekafi (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Sekif heyeti Rasûlullah (s.a.v)’e gelmiş ve hediye de getirmişlerdi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Bu getirdiğiniz hediye midir yoksa sadaka mıdır?” diye sordu. “Eğer hediye ise bu hediye ile Allah’ın Rasûlünü memnun etmek ve ihtiyacını gidermek istenmiştir. Eğer sadaka ise Allah’ın rızası kazanılmak istenmiştir.” Onlar: Hayır bu sadaka değil hediyedir dediler. Rasûlullah (s.a.v)’de onların getirdikleri bu hediyeyi kabul etti. Onlarla beraber oturup konuştu onlara bazı şeyler sordu onlar da Rasûlullah (s.a.v)’e sordular o kadar çok oturup konuştular ki öğle ile ikindi namazını cem ederek birlikte kıldılar. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
3699- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kureyş, Ensarî, Sekafi ve Devsiler dışında kimseden hediye almamaya karar verdim.” (Ebû Davud, Büyü’: 83; Tirmizî, Menakıb: 74)
3700- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’e bir miktar et getirilmişti. Rasûlullah (s.a.v): “Bu nedir?” diye sorunca, Berire’ye getirilen sadakalardan denildi. O zaman Rasûlullah (s.a.v): “Bu et Berire’ye sadakadır. Fakat bize onun hediyesidir” buyurdu. (Müslim, Zekat: 52; Ebû Davud, Zekat: 30)


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.